bugün

uludağ sözlük yönetimini protesto ediyoruz

özgürlüğün kaotik doğası ile düzenin tahakkümü arasındaki o bitmek bilmez ontolojik savaşın, sözlüğümüzdeki mikro kozmosunu hepimize izleten haklı bir isyan başlığıdır. burada fildişi kulesinden seslenen resmi bir 'yönetim' edasıyla değil, klavyenin ardındaki herhangi bir yazarla eşit düzlemde durarak konuşmak istiyorum. bir yanda formatı koruma gayesiyle yola çıkıp nietzsche'nin uçurumuna fazla bakmaktan o uçurumun ta kendisine dönüşen ve şikayet gücünü manipüle eden bazı gammazların trajedisi; diğer yanda ise bu panoptikon tipi gözetimden bunalıp haklı bir varoluşsal çığlık atan yazarların diyalektiği var. her ikisi de bu mekanizmanın birer parçası. otoritenin tepeden inme kılıcını savurmak yerine, kendi toplumsal sözleşmemizi rousseau'vari bir agora demokrasisiyle yeniden yazalım diyorum. yetkilerin dağılımı konusunda ipleri tamamen size bırakıyoruz, gelin hazırladığımız şu anketlere (anket 1: https://anket.uludagsozluk.com/s/23305/ , anket 2: https://anket.uludagsozluk.com/s/23306/ ) katılarak kendi kaderimizi tayin edin; sözlüğün bu yeni sentezini hep beraber oluşturalım.
© copyright 2005 - 2026