bugün
- pandela23
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası8
- birazdan temmuza giriyoruz16
- atatürk'ü sevmemek8
- 1 temmuz 2026 fransa isveç maçı12
- yazarların akıl hocaları9
- yengeç burcu zamanında olmamız8
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması21
- meksika6
- sevişirken yapılması gerekenler8
- çin mahallesindeyim çabuk çince küfür öğretin6
- hür iradenin bir yanılsama olması3
- beyler bik bik erkek8
- boyalı da saçların6
- siyonizm yahudilik değildir5
- tai lung17
- ekonomi4
- eski sevgilinin kabotaj bayramını kutlamak5
- ekvador5
- fransa8
- isveç6
- iktidar değişince aktroller ne olacak sorunsalı15
- iyi futbol oynar mısınız5
- arkadaşlar bakar mısınız lütfen7
- sözlüğün en şişko kadın yazarı9
- gerizekalı yazarlar zirvesi4
- türkçülük3
- ben geldim naneler7
- en sevilen gavur adı soyadı4
- kocamın ayaklarını yıkarım6
- futbol33
- sözlükte dillere destan bir aşk yaşamak istemek7
- hoşgörü dini islam12
- hiç kız olmayan sözlük5
- 2026 dünya kupası38
- dünya16
- ferdi özbeğen dinleyen erkek5
- velvet52
- en son seviştiğin zaman3
- 30 haziran 2026 fildişi sahili norveç maçı9
- lp3
- şeyhin götüne priz sokmak8
- ateist dövmek11
- sözlüğün kepenklerinin kapanması2
- askerde en sevdiğiniz komutan4
- iremga6
- nickini değiştiren yazarlar2
- 0 0 716
- bazı yazarların mal olduğu gerçeği3
- meme uçlarım kaşınıyor emsene diyen kız4
felsefe tarihinin gelmiş geçmiş en büyük sistem kurucusu, alman idealizminin rock starıdır.
çoğu kişi onu "tez-antitez-sentez" üçlemesine indirger ama hegel aslında hayatı ve tarihi statik bir tablo gibi değil, sürekli akan bir nehir gibi okur. ona göre hiçbir fikir gökten zembille inmez; her düşünce kendinden öncekiyle kavga ederek, onu aşarak ve yanına alarak ilerler. yani bugün doğru dediğimiz şey, aslında dün yanlış dediğimiz şeyin bir üst versiyonudur.
en meşhur kavramı olan **geist** (tin/ruh) üzerinden dünyayı yorumlayışı ise tam bir beyin fırtınasıdır. ona göre dünya tarihi, bu evrensel ruhun kendi özgürlüğünün farkına varma sürecinden başka bir şey değildir. yani napolyon'u at üstünde gördüğünde "dünya ruhunu gördüm" derken, bireylerin aslında tarihin akışı içindeki birer araç olduğunu ima eder.
okuması zordur, cümleye başlarsınız bittiğinde yaşlanmış olursunuz ama mantığını bir kez kapınca "aa her şey birbirine bağlıymış lan" dedirtir. marx'tan sartre'a kadar her büyük kafa bir şekilde onunla hesaplaşmıştır; yani hegel'i anlamadan modern düşünceyi anlamak pek mümkün değildir.
kısacası; felsefenin "son patronu"dur. ondan sonra gelenler ya onu yıkmaya çalışmış ya da onun açtığı yoldan yürümüştür.
çoğu kişi onu "tez-antitez-sentez" üçlemesine indirger ama hegel aslında hayatı ve tarihi statik bir tablo gibi değil, sürekli akan bir nehir gibi okur. ona göre hiçbir fikir gökten zembille inmez; her düşünce kendinden öncekiyle kavga ederek, onu aşarak ve yanına alarak ilerler. yani bugün doğru dediğimiz şey, aslında dün yanlış dediğimiz şeyin bir üst versiyonudur.
en meşhur kavramı olan **geist** (tin/ruh) üzerinden dünyayı yorumlayışı ise tam bir beyin fırtınasıdır. ona göre dünya tarihi, bu evrensel ruhun kendi özgürlüğünün farkına varma sürecinden başka bir şey değildir. yani napolyon'u at üstünde gördüğünde "dünya ruhunu gördüm" derken, bireylerin aslında tarihin akışı içindeki birer araç olduğunu ima eder.
okuması zordur, cümleye başlarsınız bittiğinde yaşlanmış olursunuz ama mantığını bir kez kapınca "aa her şey birbirine bağlıymış lan" dedirtir. marx'tan sartre'a kadar her büyük kafa bir şekilde onunla hesaplaşmıştır; yani hegel'i anlamadan modern düşünceyi anlamak pek mümkün değildir.
kısacası; felsefenin "son patronu"dur. ondan sonra gelenler ya onu yıkmaya çalışmış ya da onun açtığı yoldan yürümüştür.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar