bugün
- pkk'ya küfür edince sinirlenen ülkücü8
- alttaki yazara motto ver16
- sözlük yazarları neli kahve içiyor6
- claudian clouds12
- bebek katili öcalan11
- amedspor10
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı13
- ülkü ocaklarına gidip apoya küfür etmek3
- içimizdeki canavar2
- çerçeve yasa28
- menzil tarikatı'na operasyon2
- bir kadın için ağlayan erkek3
- uludağ sözlüğün havasının temiz olması3
- porno entelektüelliği8
- mansur yavaş3
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler26
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi3
- yaprak dökümü ali rıza bey in felç geçirmesi2
- sözlüğe sütyensiz giren yazarlar3
- osuruktan şiirler22
- zorunlu eğitim zulmü3
- hayatın kuralları14
- uludağ sözlük kızları mericini seçiyor3
- batının ahlaksızlığı2
- sagopa kajmer aforizmaları2
- üsteki yazara güzel bir şey söyle4
- 20122
- 16 ağustos 2026 türksat 4a frekans değişikliği2
- bu havada gidilmez3
- iyi parti2
- türkiye'nin ab vize muafiyeti için son 6 kriteri2
- avrupa yakası aslı5
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- devletin eğitim tekelinin meşruiyeti3
- güzel kızların çaylaklığını merici çeksin2
- bacak uzun gözüksün diye kiçi açıkta birakmak3
- kendini değersizleştiren insan5
- rap dinleyen insanların kendini zeki sanması2
- velvet27
- erzincan da yolcu otobüsü ile suv çarpışması3
- sarı torba8
- çalışmadan para kazanmak6
- günün sözü2
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- israil'in lübnan da çatışmalara hazırlanması2
- türker ertürk hakkında soruşturma başlatılması2
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- bir yazarı savunmak7
- anın görüntüsü33
- uludağ itiraf3
KORKU-GERiLiM TÜRÜNDE HARiKA BiR KiTAP
Türkiye'de pek çok yetenekli yeni yazar var. Ama Korku/Gerilim türü; ne yazık ki çok da işlenen bir dal değil.
işte bu dalda yazılmış bir mücevher buldum:
11 KUSURLU SAPMA
Yazarı: Alpar Tunç Tabak
Bazı kitaplar vardır, sizi korkutmaya çalıştığını hissettirir. Bunu daha ilk sayfalarda anlarsınız zaten. Nereye varacağı bellidir, nasıl etki bırakacağı da...
11 Kusurlu Sapma öyle değil.
Sizi korkutmaya çalışmıyor, korkutuyor!
Ama klişe bir korku değil; çok daha sinsi, çok daha zeki bir yerden geliyor, o yüzden bu kadar sarsıcı... Olayların içine giriyorsunuz ve fark etmeden o gerilimin bir parçası oluyorsunuz. Yavaş yavaş yükseliyor, sizi acele ettirmiyor; ama tam da bu yüzden daha tekinsiz. Fark ettiğinizde iş işten geçmiş oluyor.
Bazı sahneler var ki, filme çekilse gerçekten rahatsız edici olur. Yer yer sert, hatta kanlı detaylar var. Ama mesele bu değil. Asıl gücünü buradan değil, kurduğu atmosferden alıyor. Rahatsız eden şey gördüğünüz değil, hissettiğiniz oluyor.
Kullanılan betimlemeler olayı sadece göstermiyor; dokusuyla, kokusuyla sahneyi kuruyor. Okumuyorsunuz, görüyorsunuz. Hatta bazen gördüğünüzden o kadar emin oluyorsunuz ki, başınızı çevirip arkanıza bakıyorsunuz. Tam yakaladım dediğiniz anda dağılan acayip şeyler oluyor arkanızda...
Hikâyelerin içinde dolaşırken sürekli bir tedirginlik hissi var. Ne olacağını tam kestiremiyorsunuz ama iyi bir şey olmayacağını biliyorsunuz. Kesinlikle biliyorsunuz.
işte kitaptan bir alıntı:
"Bilinçsiz çocuk bir anda elini kaldırdı. Boşluğu yakaladı birkaç kez. Yakaladığı boşluğu, sıktığı yumruğunun içine hapsetti. Sıkılmış küçücük yumruğu bir süre havada titreyerek asılı kaldı ve aniden yatağa düştü ve açıldı. Yumruğun içindekiler kaçıştılar."
Bu kitabı okuduğunuzda “ilginç” deyip geçemeyeceksiniz.
Bitirdiğinizde bile, kitaptan tamamen çıkamayacaksınız.
Aslında kitap sizden çıkmayacak.
Gece vakti, ışıklar söndüğünde hep orada olacak!
______________
Merak ettiyseniz;
https://www.kitapyurdu.co...kusurlu-sapma/750414.html
Türkiye'de pek çok yetenekli yeni yazar var. Ama Korku/Gerilim türü; ne yazık ki çok da işlenen bir dal değil.
işte bu dalda yazılmış bir mücevher buldum:
11 KUSURLU SAPMA
Yazarı: Alpar Tunç Tabak
Bazı kitaplar vardır, sizi korkutmaya çalıştığını hissettirir. Bunu daha ilk sayfalarda anlarsınız zaten. Nereye varacağı bellidir, nasıl etki bırakacağı da...
11 Kusurlu Sapma öyle değil.
Sizi korkutmaya çalışmıyor, korkutuyor!
Ama klişe bir korku değil; çok daha sinsi, çok daha zeki bir yerden geliyor, o yüzden bu kadar sarsıcı... Olayların içine giriyorsunuz ve fark etmeden o gerilimin bir parçası oluyorsunuz. Yavaş yavaş yükseliyor, sizi acele ettirmiyor; ama tam da bu yüzden daha tekinsiz. Fark ettiğinizde iş işten geçmiş oluyor.
Bazı sahneler var ki, filme çekilse gerçekten rahatsız edici olur. Yer yer sert, hatta kanlı detaylar var. Ama mesele bu değil. Asıl gücünü buradan değil, kurduğu atmosferden alıyor. Rahatsız eden şey gördüğünüz değil, hissettiğiniz oluyor.
Kullanılan betimlemeler olayı sadece göstermiyor; dokusuyla, kokusuyla sahneyi kuruyor. Okumuyorsunuz, görüyorsunuz. Hatta bazen gördüğünüzden o kadar emin oluyorsunuz ki, başınızı çevirip arkanıza bakıyorsunuz. Tam yakaladım dediğiniz anda dağılan acayip şeyler oluyor arkanızda...
Hikâyelerin içinde dolaşırken sürekli bir tedirginlik hissi var. Ne olacağını tam kestiremiyorsunuz ama iyi bir şey olmayacağını biliyorsunuz. Kesinlikle biliyorsunuz.
işte kitaptan bir alıntı:
"Bilinçsiz çocuk bir anda elini kaldırdı. Boşluğu yakaladı birkaç kez. Yakaladığı boşluğu, sıktığı yumruğunun içine hapsetti. Sıkılmış küçücük yumruğu bir süre havada titreyerek asılı kaldı ve aniden yatağa düştü ve açıldı. Yumruğun içindekiler kaçıştılar."
Bu kitabı okuduğunuzda “ilginç” deyip geçemeyeceksiniz.
Bitirdiğinizde bile, kitaptan tamamen çıkamayacaksınız.
Aslında kitap sizden çıkmayacak.
Gece vakti, ışıklar söndüğünde hep orada olacak!
______________
Merak ettiyseniz;
https://www.kitapyurdu.co...kusurlu-sapma/750414.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar