bugün
- kadınlar neden aldatır16
- devşirmelik makamı13
- işsizliğin muazzam bir şey olması6
- ağlama duvarını yıksak ne olur sorunsalı4
- erkek aldatabilir ama kadın aldatamaz5
- biz arap değiliz biz türk üz6
- lionel messi8
- uzun zamandır kimsenin dut yememesi5
- her türk kızını türbanlı zanneden gavur8
- para mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı5
- kabullenince huzur veren gerçekler9
- gay pornosu izlerken oğlunu gören baba7
- askerlik9
- kıskançlık5
- 23 haziran 2026 portekiz özbekistan maçı3
- profiline kendi resmini koyan yazarın asıl amacı8
- türk siyasetçiliği yapan araplar7
- ismail kartal16
- sürekli esnemek6
- kadında güzellik aramayan erkek5
- allah bu yahudilerin belası versin2
- insan ne yaparsa kendisi icin yapar2
- tuncay güney2
- içinizdeki trafik canavarını durdurun2
- sözlükteki üstü kapalı erkek nefreti9
- kimyon3
- ak parti'nin yüzde 37 38 oy oranı2
- sözlük erkekleri aranıyor mu8
- yazın yapılabilecek işler2
- the god himself3
- nady bondar2
- selahattin demirtaş övücüsü halk tv6
- erectovanga2
- gözde celep2
- cebinde parası olmayan fakir erkek5
- donald trump5
- demirtaş'ın kılıçdaroğlu ile görüşmeyi reddetmesi4
- sözlükteki zengin yazarlar4
- spora vakit ayıramayan erkek oje sürsün7
- işsizlere tavsiyeler2
- hiç ölmeyecek gibi yaşamak4
- kazıklı maria3
- ne yapıyorsunuz yakışıklı ve güzel dostlarım6
- eski sevgilinin 1 haftada yeni sevgili yapması8
- işsizken canın sıkılmaması yapılması gerekenler2
- şansın yaver gitmesi2
- 17 haziran 2026 avrupa parlamentosu'nun raporu5
- kumardan para kazanmak2
- akrep kadını başak erkeği uyumu3
- cristiano ronaldo4
Genel olarak AKP sağ kesime yakın, kapitalist ve muhafazakar. CHP ise, sosyal demokrat olarak sol kesime yakın duruyor.
25 yıl boyunca AKP'nin siyasi ideolojisi hiç de umrumda olmayabilirdi. Bilime önem verseler, ekonomiyi tüm cumhuriyet kazanımlarını satarak yok etmeye çalışmadan, bu ülkenin içinden çıkmış kurucusunu şeytan gibi görmeseler, liyakate önem verseler, tüm siyasi normları yok sayarak adaletsiz ve ahlaksız bir şekilde rakiplerini yok etmeye çalışmasalardı eğer.
hepsini geçtim; bunların hangisi bizi daha iyi bir yere taşıdı. yüzbinlerce maden ruhsatı verildi de daha mı iyi yaşıyoruz. Doğamızı, ormanlarımızı, ağaçlarımızı yok etmekten başka neye yaradı?
Kağıt fabrikalarımızı sattık, dışarıdan kapıt ithal ediyoruz. Şeker fabrikalarımızı sattık, dışarıdan mısır şurubu ithal ediyoruz. hepsi daha pahalı hale geldi.
Eğitim olarak dökülüyoruz. 25 yıllık iktidarda 8-9 defa sistem değişikliği yaşandı. Çocukların beyni sulandı. Amaç ne? eğitimsiz kültürsüz nesiller mi yaratmaz. başarmak üzere.
AKP'nin bu topluma en büyük zararı ise çok sistemli bir şekilde birbirinden nefret eden, birbirine düşman kesimler yarattılar. Bu belki de en ciddi sorun. Bir partinin lideri ve cumhurbaşkanı olarak derse ki "ya taraf olursunuz ya da bertaraf" Bu nasıl bir yaklaşımdır. Siyasi görüşlerine katılmayan herkes vatan haini, herkes terörist. gelgelelim bir ara elele yürüdükleri ve destekledikleri kesimler de terörist oluverdi. Hiçbir şekilde hatalı olduğunu kabul etmeyen narsist bir yönetim şekli. Bugün neye doğru diyorsam doğru odur, bugünün doğrusu yarın yanlış da olabilir. Böyle bir siyasi bakış açısı olabilir mi? Ama öyle bir hale getirildik ki buna karşı çıkacak kimse yok. Erdoğan'ın egosu herşeyi yapılabilir kılıyor. Kendi belli bir yaşta ama bunun acısını şu anda 20'li 30'lu yaşlarda olup ona gönül verenler ödeyecek. Bu yapılanları gelecekte nasıl açıklayacaklar.
Gelelim CHP'ye. AKP için saydığımız tüm olumsuz değerler CHP için de geçerli olabilir. Liyakatsizliği onlar da devam ettirebilirler. Onlar da kendi adamlarına ihale verebilirler. Onlar da madenleri satabilir, eğitim sisteminin içinden geçebilirler. Ama işte bunun bir kesinliği yok. Tüm bu amelleri yapmayadabilir, pozitif bir tutum takınabilirler. Bu yüzden CHP denenmemiş olmanın bir ümidini taşıyor. Sakın 50 yıl önceki iktidar olayını örnek vermeyin, komik oluyor. Özellikle AKP'nin ideolojisi gün be gün değişirken.
AK Parti doğası nedeniyle kendi kendini tüketti. Tamamen yakın çevresini beslemek adına kurulmuş. Ama sonra partini etrafındaki dalgalar çoğalmaya ve doyurulacak boğazlar artmaya başladı. Bu benzer her oluşumda böyledir. Ama bugün AKP'ye gönül vermiş olanlara tüm saygımla soruyorum:
"Limon ithal eder duruma geldik, memnun musunuz?"
"Kağıt ithal eder duruma geldik, memnun musunuz?"
"ilk mercimeğini bizden aldı tohumlarla başlatan Kanada'dan mercimek alır hale geldik, memnun musunuz?"
"insanlarımız et yiyemez duruma geldi, memnun musunuz?"
"iktidara geldiklerinde en düşük emekli maaşıyla kaç çeyrek alınıyordu, şimdi 2 tane alınıyor; memnun musunuz?"
"doktorlarımız, sadece doktorlarımız değil çok sayıda akademisyenimiz yurtdışına gidiyor, beyin göçü ileri seviyede. Akrep gibi kendi kendimiz sokup yok edecek seviyeye geldik; memnun musunuz?"
bu böyle çok uzun sürer. Ama AKP'nin gerçekten bir çekilme zamanı geldi. Başka bir oluşum denenmeli. Memnun kalınmazsa o da değiştirilir. Bunlar Allah'ın görevlendirdiği insanlar değil, senin benim ödediğimiz vergilerle maaş alan ve mantıksal olarak bizim faydamıza çalışması gereker insanlar. Kim şımarırsa gönderin gitsin.
25 yıl boyunca AKP'nin siyasi ideolojisi hiç de umrumda olmayabilirdi. Bilime önem verseler, ekonomiyi tüm cumhuriyet kazanımlarını satarak yok etmeye çalışmadan, bu ülkenin içinden çıkmış kurucusunu şeytan gibi görmeseler, liyakate önem verseler, tüm siyasi normları yok sayarak adaletsiz ve ahlaksız bir şekilde rakiplerini yok etmeye çalışmasalardı eğer.
hepsini geçtim; bunların hangisi bizi daha iyi bir yere taşıdı. yüzbinlerce maden ruhsatı verildi de daha mı iyi yaşıyoruz. Doğamızı, ormanlarımızı, ağaçlarımızı yok etmekten başka neye yaradı?
Kağıt fabrikalarımızı sattık, dışarıdan kapıt ithal ediyoruz. Şeker fabrikalarımızı sattık, dışarıdan mısır şurubu ithal ediyoruz. hepsi daha pahalı hale geldi.
Eğitim olarak dökülüyoruz. 25 yıllık iktidarda 8-9 defa sistem değişikliği yaşandı. Çocukların beyni sulandı. Amaç ne? eğitimsiz kültürsüz nesiller mi yaratmaz. başarmak üzere.
AKP'nin bu topluma en büyük zararı ise çok sistemli bir şekilde birbirinden nefret eden, birbirine düşman kesimler yarattılar. Bu belki de en ciddi sorun. Bir partinin lideri ve cumhurbaşkanı olarak derse ki "ya taraf olursunuz ya da bertaraf" Bu nasıl bir yaklaşımdır. Siyasi görüşlerine katılmayan herkes vatan haini, herkes terörist. gelgelelim bir ara elele yürüdükleri ve destekledikleri kesimler de terörist oluverdi. Hiçbir şekilde hatalı olduğunu kabul etmeyen narsist bir yönetim şekli. Bugün neye doğru diyorsam doğru odur, bugünün doğrusu yarın yanlış da olabilir. Böyle bir siyasi bakış açısı olabilir mi? Ama öyle bir hale getirildik ki buna karşı çıkacak kimse yok. Erdoğan'ın egosu herşeyi yapılabilir kılıyor. Kendi belli bir yaşta ama bunun acısını şu anda 20'li 30'lu yaşlarda olup ona gönül verenler ödeyecek. Bu yapılanları gelecekte nasıl açıklayacaklar.
Gelelim CHP'ye. AKP için saydığımız tüm olumsuz değerler CHP için de geçerli olabilir. Liyakatsizliği onlar da devam ettirebilirler. Onlar da kendi adamlarına ihale verebilirler. Onlar da madenleri satabilir, eğitim sisteminin içinden geçebilirler. Ama işte bunun bir kesinliği yok. Tüm bu amelleri yapmayadabilir, pozitif bir tutum takınabilirler. Bu yüzden CHP denenmemiş olmanın bir ümidini taşıyor. Sakın 50 yıl önceki iktidar olayını örnek vermeyin, komik oluyor. Özellikle AKP'nin ideolojisi gün be gün değişirken.
AK Parti doğası nedeniyle kendi kendini tüketti. Tamamen yakın çevresini beslemek adına kurulmuş. Ama sonra partini etrafındaki dalgalar çoğalmaya ve doyurulacak boğazlar artmaya başladı. Bu benzer her oluşumda böyledir. Ama bugün AKP'ye gönül vermiş olanlara tüm saygımla soruyorum:
"Limon ithal eder duruma geldik, memnun musunuz?"
"Kağıt ithal eder duruma geldik, memnun musunuz?"
"ilk mercimeğini bizden aldı tohumlarla başlatan Kanada'dan mercimek alır hale geldik, memnun musunuz?"
"insanlarımız et yiyemez duruma geldi, memnun musunuz?"
"iktidara geldiklerinde en düşük emekli maaşıyla kaç çeyrek alınıyordu, şimdi 2 tane alınıyor; memnun musunuz?"
"doktorlarımız, sadece doktorlarımız değil çok sayıda akademisyenimiz yurtdışına gidiyor, beyin göçü ileri seviyede. Akrep gibi kendi kendimiz sokup yok edecek seviyeye geldik; memnun musunuz?"
bu böyle çok uzun sürer. Ama AKP'nin gerçekten bir çekilme zamanı geldi. Başka bir oluşum denenmeli. Memnun kalınmazsa o da değiştirilir. Bunlar Allah'ın görevlendirdiği insanlar değil, senin benim ödediğimiz vergilerle maaş alan ve mantıksal olarak bizim faydamıza çalışması gereker insanlar. Kim şımarırsa gönderin gitsin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar