bugün
- sözlüğün en güzel kadını23
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği4
- arkadaşlar ben saçımı hangi renge boyayacağım ya4
- dünya39
- özkanlar3
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- bir kaç kişinin sözlüğü oyuncağı haline getirmesi2
- amerika birleşik devletleri29
- cumartesi sabahlari2
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- kıymalı domatesli biberli soğanlı yumurta7
- kahrolsun sütyenler memelere özgürlük2
- 80 bin entry girecek kadar işsiz olmak11
- insan olmaya ceyrek kala2
- gece araba sürerken yan cama yapışan kanlı eller3
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli12
- süper kahraman filmleri deccaliyeti aşılıyor3
- pis hissettiren şeyler4
- ali tarakcı hakkında soruşturma başlatılması3
- erdoğan'ın bm konuşmasına eşiyle el ele gitmesi2
- pornonun ne olduğunu unutmak3
- flört uygulamasında kod incelemesi yapmak2
- sabahları sevilen şeyler6
- en güzel oyuncular2
- israil10
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları8
- yazılımcıların flört edememesi9
- geceleri aniden gelen acıkma hissi2
- yahudilere hınç besleyip cinnet geçirmek7
- norveç9
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- mustafa kemal atatürk10
- en medeni ortadoğulular6
- evanjelist9
- taş gibi kalçası olan kadın8
- sözlük kızları nerede sorunsalı6
- anadolu efes biracılık3
- türk rock grupları8
- hewal ebo12
- simko314
- fransa6
- telegram5
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası10
- orospu çocuğu abdullah öcalan7
- isveç5
- ismail yüksek4
- sözlükte ki türk düşmanları10
- cuma akşam evde kalan yazarlar5
- ateizmin dinlere balyoz etkisi yapması5
Genel olarak AKP sağ kesime yakın, kapitalist ve muhafazakar. CHP ise, sosyal demokrat olarak sol kesime yakın duruyor.
25 yıl boyunca AKP'nin siyasi ideolojisi hiç de umrumda olmayabilirdi. Bilime önem verseler, ekonomiyi tüm cumhuriyet kazanımlarını satarak yok etmeye çalışmadan, bu ülkenin içinden çıkmış kurucusunu şeytan gibi görmeseler, liyakate önem verseler, tüm siyasi normları yok sayarak adaletsiz ve ahlaksız bir şekilde rakiplerini yok etmeye çalışmasalardı eğer.
hepsini geçtim; bunların hangisi bizi daha iyi bir yere taşıdı. yüzbinlerce maden ruhsatı verildi de daha mı iyi yaşıyoruz. Doğamızı, ormanlarımızı, ağaçlarımızı yok etmekten başka neye yaradı?
Kağıt fabrikalarımızı sattık, dışarıdan kapıt ithal ediyoruz. Şeker fabrikalarımızı sattık, dışarıdan mısır şurubu ithal ediyoruz. hepsi daha pahalı hale geldi.
Eğitim olarak dökülüyoruz. 25 yıllık iktidarda 8-9 defa sistem değişikliği yaşandı. Çocukların beyni sulandı. Amaç ne? eğitimsiz kültürsüz nesiller mi yaratmaz. başarmak üzere.
AKP'nin bu topluma en büyük zararı ise çok sistemli bir şekilde birbirinden nefret eden, birbirine düşman kesimler yarattılar. Bu belki de en ciddi sorun. Bir partinin lideri ve cumhurbaşkanı olarak derse ki "ya taraf olursunuz ya da bertaraf" Bu nasıl bir yaklaşımdır. Siyasi görüşlerine katılmayan herkes vatan haini, herkes terörist. gelgelelim bir ara elele yürüdükleri ve destekledikleri kesimler de terörist oluverdi. Hiçbir şekilde hatalı olduğunu kabul etmeyen narsist bir yönetim şekli. Bugün neye doğru diyorsam doğru odur, bugünün doğrusu yarın yanlış da olabilir. Böyle bir siyasi bakış açısı olabilir mi? Ama öyle bir hale getirildik ki buna karşı çıkacak kimse yok. Erdoğan'ın egosu herşeyi yapılabilir kılıyor. Kendi belli bir yaşta ama bunun acısını şu anda 20'li 30'lu yaşlarda olup ona gönül verenler ödeyecek. Bu yapılanları gelecekte nasıl açıklayacaklar.
Gelelim CHP'ye. AKP için saydığımız tüm olumsuz değerler CHP için de geçerli olabilir. Liyakatsizliği onlar da devam ettirebilirler. Onlar da kendi adamlarına ihale verebilirler. Onlar da madenleri satabilir, eğitim sisteminin içinden geçebilirler. Ama işte bunun bir kesinliği yok. Tüm bu amelleri yapmayadabilir, pozitif bir tutum takınabilirler. Bu yüzden CHP denenmemiş olmanın bir ümidini taşıyor. Sakın 50 yıl önceki iktidar olayını örnek vermeyin, komik oluyor. Özellikle AKP'nin ideolojisi gün be gün değişirken.
AK Parti doğası nedeniyle kendi kendini tüketti. Tamamen yakın çevresini beslemek adına kurulmuş. Ama sonra partini etrafındaki dalgalar çoğalmaya ve doyurulacak boğazlar artmaya başladı. Bu benzer her oluşumda böyledir. Ama bugün AKP'ye gönül vermiş olanlara tüm saygımla soruyorum:
"Limon ithal eder duruma geldik, memnun musunuz?"
"Kağıt ithal eder duruma geldik, memnun musunuz?"
"ilk mercimeğini bizden aldı tohumlarla başlatan Kanada'dan mercimek alır hale geldik, memnun musunuz?"
"insanlarımız et yiyemez duruma geldi, memnun musunuz?"
"iktidara geldiklerinde en düşük emekli maaşıyla kaç çeyrek alınıyordu, şimdi 2 tane alınıyor; memnun musunuz?"
"doktorlarımız, sadece doktorlarımız değil çok sayıda akademisyenimiz yurtdışına gidiyor, beyin göçü ileri seviyede. Akrep gibi kendi kendimiz sokup yok edecek seviyeye geldik; memnun musunuz?"
bu böyle çok uzun sürer. Ama AKP'nin gerçekten bir çekilme zamanı geldi. Başka bir oluşum denenmeli. Memnun kalınmazsa o da değiştirilir. Bunlar Allah'ın görevlendirdiği insanlar değil, senin benim ödediğimiz vergilerle maaş alan ve mantıksal olarak bizim faydamıza çalışması gereker insanlar. Kim şımarırsa gönderin gitsin.
25 yıl boyunca AKP'nin siyasi ideolojisi hiç de umrumda olmayabilirdi. Bilime önem verseler, ekonomiyi tüm cumhuriyet kazanımlarını satarak yok etmeye çalışmadan, bu ülkenin içinden çıkmış kurucusunu şeytan gibi görmeseler, liyakate önem verseler, tüm siyasi normları yok sayarak adaletsiz ve ahlaksız bir şekilde rakiplerini yok etmeye çalışmasalardı eğer.
hepsini geçtim; bunların hangisi bizi daha iyi bir yere taşıdı. yüzbinlerce maden ruhsatı verildi de daha mı iyi yaşıyoruz. Doğamızı, ormanlarımızı, ağaçlarımızı yok etmekten başka neye yaradı?
Kağıt fabrikalarımızı sattık, dışarıdan kapıt ithal ediyoruz. Şeker fabrikalarımızı sattık, dışarıdan mısır şurubu ithal ediyoruz. hepsi daha pahalı hale geldi.
Eğitim olarak dökülüyoruz. 25 yıllık iktidarda 8-9 defa sistem değişikliği yaşandı. Çocukların beyni sulandı. Amaç ne? eğitimsiz kültürsüz nesiller mi yaratmaz. başarmak üzere.
AKP'nin bu topluma en büyük zararı ise çok sistemli bir şekilde birbirinden nefret eden, birbirine düşman kesimler yarattılar. Bu belki de en ciddi sorun. Bir partinin lideri ve cumhurbaşkanı olarak derse ki "ya taraf olursunuz ya da bertaraf" Bu nasıl bir yaklaşımdır. Siyasi görüşlerine katılmayan herkes vatan haini, herkes terörist. gelgelelim bir ara elele yürüdükleri ve destekledikleri kesimler de terörist oluverdi. Hiçbir şekilde hatalı olduğunu kabul etmeyen narsist bir yönetim şekli. Bugün neye doğru diyorsam doğru odur, bugünün doğrusu yarın yanlış da olabilir. Böyle bir siyasi bakış açısı olabilir mi? Ama öyle bir hale getirildik ki buna karşı çıkacak kimse yok. Erdoğan'ın egosu herşeyi yapılabilir kılıyor. Kendi belli bir yaşta ama bunun acısını şu anda 20'li 30'lu yaşlarda olup ona gönül verenler ödeyecek. Bu yapılanları gelecekte nasıl açıklayacaklar.
Gelelim CHP'ye. AKP için saydığımız tüm olumsuz değerler CHP için de geçerli olabilir. Liyakatsizliği onlar da devam ettirebilirler. Onlar da kendi adamlarına ihale verebilirler. Onlar da madenleri satabilir, eğitim sisteminin içinden geçebilirler. Ama işte bunun bir kesinliği yok. Tüm bu amelleri yapmayadabilir, pozitif bir tutum takınabilirler. Bu yüzden CHP denenmemiş olmanın bir ümidini taşıyor. Sakın 50 yıl önceki iktidar olayını örnek vermeyin, komik oluyor. Özellikle AKP'nin ideolojisi gün be gün değişirken.
AK Parti doğası nedeniyle kendi kendini tüketti. Tamamen yakın çevresini beslemek adına kurulmuş. Ama sonra partini etrafındaki dalgalar çoğalmaya ve doyurulacak boğazlar artmaya başladı. Bu benzer her oluşumda böyledir. Ama bugün AKP'ye gönül vermiş olanlara tüm saygımla soruyorum:
"Limon ithal eder duruma geldik, memnun musunuz?"
"Kağıt ithal eder duruma geldik, memnun musunuz?"
"ilk mercimeğini bizden aldı tohumlarla başlatan Kanada'dan mercimek alır hale geldik, memnun musunuz?"
"insanlarımız et yiyemez duruma geldi, memnun musunuz?"
"iktidara geldiklerinde en düşük emekli maaşıyla kaç çeyrek alınıyordu, şimdi 2 tane alınıyor; memnun musunuz?"
"doktorlarımız, sadece doktorlarımız değil çok sayıda akademisyenimiz yurtdışına gidiyor, beyin göçü ileri seviyede. Akrep gibi kendi kendimiz sokup yok edecek seviyeye geldik; memnun musunuz?"
bu böyle çok uzun sürer. Ama AKP'nin gerçekten bir çekilme zamanı geldi. Başka bir oluşum denenmeli. Memnun kalınmazsa o da değiştirilir. Bunlar Allah'ın görevlendirdiği insanlar değil, senin benim ödediğimiz vergilerle maaş alan ve mantıksal olarak bizim faydamıza çalışması gereker insanlar. Kim şımarırsa gönderin gitsin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar