bugün
- teomancalmasur23
- halloween kutlamayı yasaklamak5
- kim cha eon5
- atam tayyip erdoğan'ı eleştirip prim kasmak5
- ukrayna rusya belarus kadınları3
- türk solu14
- true mi döver gocu mu3
- jeffrey epstein9
- ekrem imamoğlu'nun istanbul'a 10 metro yapması4
- sözlükte aksiyon ve sataşma6
- türkiyeliyim ve mutluyum15
- sözlükçü erkeklerin zevksiz olması3
- yemen3
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın17
- kudüs üç semavi din için önemlidir11
- tarih dizileri6
- ak partiyi savunan dayılar10
- eti form kepekli bisküvi2
- yeni parti5
- mevsim değişmesinin kombinlere etkisi5
- okulda zil çalmasının gereksizliği4
- nervio12
- aliyev'in türk devletleri zirvesi ne katılmaması6
- kızların yara izi olan erkeklere bayılması4
- kel ve at kuyruklu kötü adam6
- simko35
- herzevekil4
- sözlük kızıyla kavga eder misiniz5
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız14
- bir kızın peşinde koşan erkek sayısı5
- motorun yatak sarması6
- azgınlıktan bayır domuzuna dönmek3
- pipisiyle düşünenler buraya2
- yazar donuzlayan erkek gizli eşcinseldir7
- üçler yediler kırklar11
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- sözlükçü kızların tam bir sazan olduğu gerçeği4
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi21
- fransız arabalarının aşırı dandik olduğu gerçeği6
- mısıroğlunu ciddiye almak2
- rafael leao'nun sürekli gülmesi3
- sibel can'ın nutellalı memeleri6
- insan doğuştan iyi midir17
- sikiyi mikiyi gırarsın2
- ömer üründül ün galatasaray başkanı olması5
- sözlük kızlarının bir işe yaramaması7
- 30 ekim 2026 adanaspor kırıkkalespor maçı4
- hangi hogwartz binasını temsil ediyorsunuz2
- atatürk ü abartmaya gerek yok2
- patrick stewart5
görsel
görsel
KIZILCA GÜN PLATFORMU VE BiLDiRGESi
27 Aralık 2025 tarihinde Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda ilan edilen platformun kuruluş metni:
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu ilkelerine, laikliğe ve milli egemenliğe sahip çıkma iradesinin ifadesi olduğunu vurguladı.
Kızılcagün Platformu, etnik ve mezhepsel ayrışmalara dayalı tüm girişimlere karşı, “Cumhuriyet ilkelerinde birleşme” çağrısıyla yola çıktığını açıkladı.
“Türk-Kürt-Arap” nitelemelerinin “etnik temelde bölünme” olduğu ifade edilen açıklamada, “Kızılcagün müjdesini sevgili vatanımızın her köşesine, Edirne’den Ardahan’a, Samsun’dan izmir’e, istanbul’dan Mersin’e kadar bütün il ve ilçelere, köylere, mezralara, mahallelere, üniversitelere, liselere kadar yayacağımıza ant içiyoruz.” denildi.
KURULUŞ BiLDiRGESi
Platform tarafından yayımlanan kuruluş bildirgesinde şu ifadelere yer verildi:
“Kuruluşumuzu Türk milletine ilan ediyoruz! Kızılcagün Platformu’nun kurucusu olarak bizler, bölücü açılım sürecine karşı 27 Aralık’ta Anıtkabir’de ilan ettiğimiz ortak metni kuruluş bildirgesi olarak kabul ediyoruz:
‘Bugün Kızılcagündür! Bugün burada, Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’ya gelişinin 106. Yıldönümü’nde, Türk istiklâli’nin ve Türk istikbalinin büyük kahramanının huzurunda, Anıtkabir’de toplandık. Kızılcagün ilan ediyoruz! Siyasî parti, meslek kuruluşu, dernek farkı gözetmeksizin sağcısıyla solcusuyla, çeşitli illerden gelen vatansever yurttaşların katılımıyla, Seymenlerle, Ankara halkıyla, burada, Kızılcagün ilan etmek için toplandık.
Kızılcagün nedir? Türk töresinde Devlet’in ve milletin buhran yaşadığı günlerde Seymen Alayı tertiplenir, ahâli birleşerek Kurtuluş’un ve yeniden kuruluş’un ilkelerini belirler. Kızılcagün yeni bir gündür. O günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Türk milleti zekidir, çalışkandır, büyük medeni vasfını ve medeni kabiliyetini Devlet’in ve milletin buhran yaşadığı her dönemde ispatlamıştır. Ve çok sabırlıdır…
Son yirmi yıl boyunca hep sabrettik. Cumhuriyet Devrimi’nin yarattığı bütün millî kurumlar yıkıldı, özelleştirme adı altında ülkenin bütün kamusal varlıkları düveli muazzama’nın şirketlerine peşkeş çekilerek siyasî iktidara yandaş bir zenginler sınıfı yaratıldı. Orta sınıf yok edildi. Halk servet eşitsizliğinin yarattığı yoksullukla baş başa bırakıldı, gelecekten beklentisi kalmadı.
Millî sanayi yıkıldı, tarımsal üretim çökertildi. Ülkenin yabancı şirketler tarafından işgal edilmesi için gerekli idarî ve iktisadi ortam bilinçli olarak hazırlandı. Hırsızlık, yolsuzluk, uyuşturucu ticareti ve kullanımı, fuhuş ve her türlü rezillik ortalığa saçıldı. En alt kesimde yer alan işsiz gençliğin mafyalaşması, suça itilmesi vahim bir sorun olarak ortaya çıktı. Toplumun fertleri artık kaderde, kıvançta ve tasada ortak değil. Saray rejimi, çevresinde bir bütün hâlinde toplandığımız millî şuur ve ülküleri tahrip etti. Tarihimizden, içine doğduğumuz toplumun kültüründen gelen ortak değerleri kaybetmeye başladık.
Bütün bunlar bir yana… En önemlisi, istiklâl Harbi’nin zirvesini oluşturan Devrim Kanunları inkâr ve imha edildi. Laiklik kaldırıldı. Tevhid-i Tedrisat Kanunu görmezden gelindi. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranlara hakaret edildi. Yeniden bir Hanedan kurma, Hilafet’i geri getirme talepleri el altından bilinçli olarak yayıldı.
Hep sabrettik. Siyasîlerden medet umduk, bekledik… Atatürk’ü kendi inkârcılığına kalkan yapan, Atatürk maskesi takarak Atatürk’ün getirdiği en temel devrim ilkelerini görmezden gelen ya da tartışmaya açan siyasî partilerden boş yere dirençli bir tavır, bir söz bekledik. Sabrettik. Ve nihayet Parti Devleti ve Cumhur ittifakı’ndan Türk Milleti’nin sabrını taşıran son bir hamle geldi.
Türk milletinin savaşla, kan ve demirle kazandığı milli egemenliğini yok etmeye, milleti ümmete dönüştürmeye tam teşebbüs ettiler ve TBMM’ye bir komisyon kurdurarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucu ilkeleri’ni Ülke içinde ve uluslararası alanda tartışmaya açtılar. Bir Devlet, kendi milletinin egemenliğini tartışır mı, tartıştırır mı? Bunu yaptılar.
Artık yeter! Anayasal Türk-Kürt-Arap kurucu ortaklığını, ülkenin etnik temelde bölünmesini kesinlikle reddediyoruz. Kürdü Türk’ten, Alevi’yi Sünni’den ayıran bütün girişimlere, özellikle imralı’daki terörist başını Kürt yurttaşlarımızın temsilcisi, sözcüsü ve kurucu iradesi olarak pazarlayan anlayışa en kararlı tutumla karşı çıkıyoruz.
Bu Kızılcagün’de Cumhuriyet ilkelerinde,
laiklik dâhil Mustafa Kemal’in Devrim Kanunları’nda birleşiyoruz. Kızılcagün ilan ediyoruz!
Kızılcagün müjdesini sevgili vatanımızın her köşesine, Edirne’den Ardahan’a, Samsun’dan izmir’e, istanbul’dan Mersin’e kadar bütün il ve ilçelere, köylere, mezralara, mahallelere, üniversitelere, liselere kadar yayacağımıza ant içiyoruz.
Ne mutlu Türküm diyene!
görsel
KIZILCA GÜN PLATFORMU VE BiLDiRGESi
27 Aralık 2025 tarihinde Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda ilan edilen platformun kuruluş metni:
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu ilkelerine, laikliğe ve milli egemenliğe sahip çıkma iradesinin ifadesi olduğunu vurguladı.
Kızılcagün Platformu, etnik ve mezhepsel ayrışmalara dayalı tüm girişimlere karşı, “Cumhuriyet ilkelerinde birleşme” çağrısıyla yola çıktığını açıkladı.
“Türk-Kürt-Arap” nitelemelerinin “etnik temelde bölünme” olduğu ifade edilen açıklamada, “Kızılcagün müjdesini sevgili vatanımızın her köşesine, Edirne’den Ardahan’a, Samsun’dan izmir’e, istanbul’dan Mersin’e kadar bütün il ve ilçelere, köylere, mezralara, mahallelere, üniversitelere, liselere kadar yayacağımıza ant içiyoruz.” denildi.
KURULUŞ BiLDiRGESi
Platform tarafından yayımlanan kuruluş bildirgesinde şu ifadelere yer verildi:
“Kuruluşumuzu Türk milletine ilan ediyoruz! Kızılcagün Platformu’nun kurucusu olarak bizler, bölücü açılım sürecine karşı 27 Aralık’ta Anıtkabir’de ilan ettiğimiz ortak metni kuruluş bildirgesi olarak kabul ediyoruz:
‘Bugün Kızılcagündür! Bugün burada, Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’ya gelişinin 106. Yıldönümü’nde, Türk istiklâli’nin ve Türk istikbalinin büyük kahramanının huzurunda, Anıtkabir’de toplandık. Kızılcagün ilan ediyoruz! Siyasî parti, meslek kuruluşu, dernek farkı gözetmeksizin sağcısıyla solcusuyla, çeşitli illerden gelen vatansever yurttaşların katılımıyla, Seymenlerle, Ankara halkıyla, burada, Kızılcagün ilan etmek için toplandık.
Kızılcagün nedir? Türk töresinde Devlet’in ve milletin buhran yaşadığı günlerde Seymen Alayı tertiplenir, ahâli birleşerek Kurtuluş’un ve yeniden kuruluş’un ilkelerini belirler. Kızılcagün yeni bir gündür. O günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Türk milleti zekidir, çalışkandır, büyük medeni vasfını ve medeni kabiliyetini Devlet’in ve milletin buhran yaşadığı her dönemde ispatlamıştır. Ve çok sabırlıdır…
Son yirmi yıl boyunca hep sabrettik. Cumhuriyet Devrimi’nin yarattığı bütün millî kurumlar yıkıldı, özelleştirme adı altında ülkenin bütün kamusal varlıkları düveli muazzama’nın şirketlerine peşkeş çekilerek siyasî iktidara yandaş bir zenginler sınıfı yaratıldı. Orta sınıf yok edildi. Halk servet eşitsizliğinin yarattığı yoksullukla baş başa bırakıldı, gelecekten beklentisi kalmadı.
Millî sanayi yıkıldı, tarımsal üretim çökertildi. Ülkenin yabancı şirketler tarafından işgal edilmesi için gerekli idarî ve iktisadi ortam bilinçli olarak hazırlandı. Hırsızlık, yolsuzluk, uyuşturucu ticareti ve kullanımı, fuhuş ve her türlü rezillik ortalığa saçıldı. En alt kesimde yer alan işsiz gençliğin mafyalaşması, suça itilmesi vahim bir sorun olarak ortaya çıktı. Toplumun fertleri artık kaderde, kıvançta ve tasada ortak değil. Saray rejimi, çevresinde bir bütün hâlinde toplandığımız millî şuur ve ülküleri tahrip etti. Tarihimizden, içine doğduğumuz toplumun kültüründen gelen ortak değerleri kaybetmeye başladık.
Bütün bunlar bir yana… En önemlisi, istiklâl Harbi’nin zirvesini oluşturan Devrim Kanunları inkâr ve imha edildi. Laiklik kaldırıldı. Tevhid-i Tedrisat Kanunu görmezden gelindi. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranlara hakaret edildi. Yeniden bir Hanedan kurma, Hilafet’i geri getirme talepleri el altından bilinçli olarak yayıldı.
Hep sabrettik. Siyasîlerden medet umduk, bekledik… Atatürk’ü kendi inkârcılığına kalkan yapan, Atatürk maskesi takarak Atatürk’ün getirdiği en temel devrim ilkelerini görmezden gelen ya da tartışmaya açan siyasî partilerden boş yere dirençli bir tavır, bir söz bekledik. Sabrettik. Ve nihayet Parti Devleti ve Cumhur ittifakı’ndan Türk Milleti’nin sabrını taşıran son bir hamle geldi.
Türk milletinin savaşla, kan ve demirle kazandığı milli egemenliğini yok etmeye, milleti ümmete dönüştürmeye tam teşebbüs ettiler ve TBMM’ye bir komisyon kurdurarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucu ilkeleri’ni Ülke içinde ve uluslararası alanda tartışmaya açtılar. Bir Devlet, kendi milletinin egemenliğini tartışır mı, tartıştırır mı? Bunu yaptılar.
Artık yeter! Anayasal Türk-Kürt-Arap kurucu ortaklığını, ülkenin etnik temelde bölünmesini kesinlikle reddediyoruz. Kürdü Türk’ten, Alevi’yi Sünni’den ayıran bütün girişimlere, özellikle imralı’daki terörist başını Kürt yurttaşlarımızın temsilcisi, sözcüsü ve kurucu iradesi olarak pazarlayan anlayışa en kararlı tutumla karşı çıkıyoruz.
Bu Kızılcagün’de Cumhuriyet ilkelerinde,
laiklik dâhil Mustafa Kemal’in Devrim Kanunları’nda birleşiyoruz. Kızılcagün ilan ediyoruz!
Kızılcagün müjdesini sevgili vatanımızın her köşesine, Edirne’den Ardahan’a, Samsun’dan izmir’e, istanbul’dan Mersin’e kadar bütün il ve ilçelere, köylere, mezralara, mahallelere, üniversitelere, liselere kadar yayacağımıza ant içiyoruz.
Ne mutlu Türküm diyene!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar