bugün
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın7
- silver ile evlenecek erkek52
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın16
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- fenerin türkiye'yi yine rezil etmesi5
- g'i l d'e d l'i l y'nin dudakları8
- sapıklara empati kasan insan4
- sarapci koala60
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz4
- iki tas çorba3
- sözlükteki bayan azlığı6
- insan olmaya çeyrek kala2
- melekenin balıkları kavurması3
- sözlük sapığı kim5
- sırrı süreyya önder9
- fikir değiştirmek döneklik midir8
- gammaz çetesi8
- siyaset yüzünden çoğu arkadaşlığın bozulması6
- fetö mitolojisi3
- şarapçının mal varlığı5
- deniz gül3
- friedrich hegel la bi cay icek6
- saadetler dilemek3
- kalyon nail polish2
- popeyes3
- cehennemde isyan çıkarmak2
- seraphim melekleri2
- el chadaille bitshiabu10
- annesine küfür edilmesinden hoşlanan yazar3
- aslan boğa kartal ve insan başlı melekler2
- şarapçının nick değişerek tepkilerden kurtulacanı4
- büyük insan3
- arkadaşlar fasfakirim ya4
- hristiyanlık2
- ellerim bos gonlum hos29
- mitsubishi lancer2
- carrefour3
- teomancalmasur8
- müdüre tamam aşkım diye mesaj atmak4
- evgeny grinko3
- pazartesi diyete başlamak4
- kfc2
- rica etsem beni linçler misiniz13
- tuzlu kahve dizisi8
- uludağ sözlüğün müzikal yapısı4
- mesajla verilmiş en büyük ayarlar8
- düşen insana gülmek3
- islam sosyoloji ve psikolojiyi kabul ediyor mu2
- dünün en beğenilen entry leri3
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki12
herkesin kendi cephesini hak göstermek uğruna şaklabanlıklara başvurup asıl konusunu piç ettiği, bozulmuş türk yargısından ötürü neyin ne olduğunu kimsenin kestiremediği dava. işin aslını mümkün olabildiğince kısa ve net açıklıyoruz.
fenerbahçe şike yaptı mı ? evet. hem de öyle böyle değil, sağlam şike yaptı. trabzonspor masum mu ? tabii ki değil. fenerbahçe'nin son hafta sivasspor'a karşı oynayacağı karşılaşma öncesinde aziz yıldırım'a "başkanım, trabzonlular sivasa girişimde bulunmuş" deniliyor, nitekim aziz yıldırım şike öyle değil böyle yapılır diyerek kendi girişimini yapıyor ve fenerbahçe şike şike şampiyon oluyor. bu ses kaydı bugün internette erişilebilir durumda. yani 2011 sezonunun temiz şampiyonu falan yok. bu konuyu açığa kavuşturduğumuza göre.
teknik olarak, süper lig'in çoğu sezonunun temiz şampiyonu yok. belki fenerbahçe'nin 103 gol attığı ya da beşiktaş'ın namağlup bitirdiği sezonlar gibi istisna sezonlar olabilir. fakat türk futbolu politika ve business için apaçık bir çatışma alanı. futboldan fazlası. 2011 sezonu, devletin araçlarına yeni yeni hükmeden fetullahçı klik ile devletin içindeki geleneksel cumhuriyet savunucusu kliğin giriştiği bir güç mücadelesiydi. bunun da ötesinde cemaatin abd'den ithal ettiği parasal kaynakları ile klasik cumhuriyetçi kültürden gelen fenerbahçeli iş adamlarının mücadelesiydi. fenerbahçe ne ilk şike yapan takım ne de son. süper lig'te ebesinin amı kadar şike döndüğünün devlet on yıllardır zaten farkında ve herifler ekmeğindeydi ta ki fetullahçılar 3 temmuzda çıkıp eski köye yeni adet getirene kadar. sezon boyunca klasik fetö taktikleriyle topladıkları delilleri legal kılıflara uydurduktan sonra piyasaya sürdüler. nitekim bir dava süreci başladı. fenerbahçe ağır kan kaybetti. şampiyonlar ligine gitme hakkını kaybetti. lafı açılmışken.
fenerbahçe'nin şampiyonlar ligine gitmemesi ve yerine trabzonspor'un gitmesi tamamen tff'nin kararıydı. bunun altını çizdik çünkü sanki "uefa türkiye'ye gelmiş, detaylı bir soruşturma yapmış, fenerbahçe'nin şike yaptığına ikna olmuş ve fenerbahçe'yi şampiyonlar ligine almamış" gibi bir magazinsel anlatı var son 10 yıldır. yok anasının amı, interpol mu bu amına koyayım. uefa geldi. tff'ye durumu sordu. tff'nin uefa'ya verdiği feedback neticesinde trabzonspor şampiyonlar ligine gitti. yani uefa'nın söz hakkı bir yere kadar. uefa, liglere o sezon kaç takımı şampiyonlar ligine, kaç takımı avrupa ligine gönderebileceklerini bildirir. bunu da ülke puanına göre hesaplar. kafanıza otursun diye örnek verelim, uefa gelir fransa'ya "bu sezon 2 takımı şampiyonlar ligine gönderebilirsiniz" der. yani "liginizin birincisini ve ikincisini gönderin" demez. o tamamen fransızların sikinin keyfine kalmış bir mevzu. ister ligin ilk iki sırasını gönderirsin. ister yerel kupayı kazanan takımla şampiyonu gönderirsin. ister sırf kimin gideceğini belirlemek için ayrı turnuva düzenlersin. sana kalmış. tff istese ligi o sezon 15. bitiren sivasspor'u da ucl'ye gönderebilirdi. tabii makul bir gerekçe vererek. nitekim tff o gerekçeyi, fenerbahçe'yi ucl'den men etmek için kullandı.
bir de beraat konusu var. onu da anlatalım çünkü o da anlatıla anlatıla piç edilen konulardan. evet fenerbahçe geç de olsa o davadan beraat etti. tabii ki de şike yapmadığı için beraat etmedi, davanın içeriğinin büyüklüğü bütün türk futbolunun foyasını sikip atabilecek kadar fazlaydı o yüzden devlet feneri beraat ettirmek zorunda kaldı. "eğer konuşursam 2006 şampiyonluğu el değiştirir" diyen ümit karan aslında o spor programında kendisini sıkıştıran savcılara göz dağı veriyordu. çünkü aslında bir galatasaray efsanesi olan ümit karan'ın fenerbahçe'nin şampiyonluğunda rolü çok büyüktü ve davanın baş şüphelilerindendi. neticede 2011'i kurcalamanın, çok daha büyük dertlere yol açabileceğini sezen yetkililer geri adım attı. ayrıca devlet artık örgütün başına açtığı işlerden kurtulmak istiyordu zira örgütün faaliyetleri ve örgütle olan geçmiş yakınlaşmalar en çok da hükümeti yaralamıştı.
nitekim futboldan bir 3 temmuz süreci geçti. lakin 3 temmuz büyük tablonun sadece bir parçasıdır. yeni yeni filizlenen bahis skandallarıyla iş bir nebze daha karışacak ama hiçbir zaman bu ülkede toplumu uyutma araçlarının en kullanışlısı olan futbolun itibarını kökünden zedeleyecek bir hamle yapılmayacaktır. alınan her aksiyon barış ve adalet ortamı sağlamaktan ziyade, çatışmayı derinleştirmeye yarayacaktır.
fenerbahçe şike yaptı mı ? evet. hem de öyle böyle değil, sağlam şike yaptı. trabzonspor masum mu ? tabii ki değil. fenerbahçe'nin son hafta sivasspor'a karşı oynayacağı karşılaşma öncesinde aziz yıldırım'a "başkanım, trabzonlular sivasa girişimde bulunmuş" deniliyor, nitekim aziz yıldırım şike öyle değil böyle yapılır diyerek kendi girişimini yapıyor ve fenerbahçe şike şike şampiyon oluyor. bu ses kaydı bugün internette erişilebilir durumda. yani 2011 sezonunun temiz şampiyonu falan yok. bu konuyu açığa kavuşturduğumuza göre.
teknik olarak, süper lig'in çoğu sezonunun temiz şampiyonu yok. belki fenerbahçe'nin 103 gol attığı ya da beşiktaş'ın namağlup bitirdiği sezonlar gibi istisna sezonlar olabilir. fakat türk futbolu politika ve business için apaçık bir çatışma alanı. futboldan fazlası. 2011 sezonu, devletin araçlarına yeni yeni hükmeden fetullahçı klik ile devletin içindeki geleneksel cumhuriyet savunucusu kliğin giriştiği bir güç mücadelesiydi. bunun da ötesinde cemaatin abd'den ithal ettiği parasal kaynakları ile klasik cumhuriyetçi kültürden gelen fenerbahçeli iş adamlarının mücadelesiydi. fenerbahçe ne ilk şike yapan takım ne de son. süper lig'te ebesinin amı kadar şike döndüğünün devlet on yıllardır zaten farkında ve herifler ekmeğindeydi ta ki fetullahçılar 3 temmuzda çıkıp eski köye yeni adet getirene kadar. sezon boyunca klasik fetö taktikleriyle topladıkları delilleri legal kılıflara uydurduktan sonra piyasaya sürdüler. nitekim bir dava süreci başladı. fenerbahçe ağır kan kaybetti. şampiyonlar ligine gitme hakkını kaybetti. lafı açılmışken.
fenerbahçe'nin şampiyonlar ligine gitmemesi ve yerine trabzonspor'un gitmesi tamamen tff'nin kararıydı. bunun altını çizdik çünkü sanki "uefa türkiye'ye gelmiş, detaylı bir soruşturma yapmış, fenerbahçe'nin şike yaptığına ikna olmuş ve fenerbahçe'yi şampiyonlar ligine almamış" gibi bir magazinsel anlatı var son 10 yıldır. yok anasının amı, interpol mu bu amına koyayım. uefa geldi. tff'ye durumu sordu. tff'nin uefa'ya verdiği feedback neticesinde trabzonspor şampiyonlar ligine gitti. yani uefa'nın söz hakkı bir yere kadar. uefa, liglere o sezon kaç takımı şampiyonlar ligine, kaç takımı avrupa ligine gönderebileceklerini bildirir. bunu da ülke puanına göre hesaplar. kafanıza otursun diye örnek verelim, uefa gelir fransa'ya "bu sezon 2 takımı şampiyonlar ligine gönderebilirsiniz" der. yani "liginizin birincisini ve ikincisini gönderin" demez. o tamamen fransızların sikinin keyfine kalmış bir mevzu. ister ligin ilk iki sırasını gönderirsin. ister yerel kupayı kazanan takımla şampiyonu gönderirsin. ister sırf kimin gideceğini belirlemek için ayrı turnuva düzenlersin. sana kalmış. tff istese ligi o sezon 15. bitiren sivasspor'u da ucl'ye gönderebilirdi. tabii makul bir gerekçe vererek. nitekim tff o gerekçeyi, fenerbahçe'yi ucl'den men etmek için kullandı.
bir de beraat konusu var. onu da anlatalım çünkü o da anlatıla anlatıla piç edilen konulardan. evet fenerbahçe geç de olsa o davadan beraat etti. tabii ki de şike yapmadığı için beraat etmedi, davanın içeriğinin büyüklüğü bütün türk futbolunun foyasını sikip atabilecek kadar fazlaydı o yüzden devlet feneri beraat ettirmek zorunda kaldı. "eğer konuşursam 2006 şampiyonluğu el değiştirir" diyen ümit karan aslında o spor programında kendisini sıkıştıran savcılara göz dağı veriyordu. çünkü aslında bir galatasaray efsanesi olan ümit karan'ın fenerbahçe'nin şampiyonluğunda rolü çok büyüktü ve davanın baş şüphelilerindendi. neticede 2011'i kurcalamanın, çok daha büyük dertlere yol açabileceğini sezen yetkililer geri adım attı. ayrıca devlet artık örgütün başına açtığı işlerden kurtulmak istiyordu zira örgütün faaliyetleri ve örgütle olan geçmiş yakınlaşmalar en çok da hükümeti yaralamıştı.
nitekim futboldan bir 3 temmuz süreci geçti. lakin 3 temmuz büyük tablonun sadece bir parçasıdır. yeni yeni filizlenen bahis skandallarıyla iş bir nebze daha karışacak ama hiçbir zaman bu ülkede toplumu uyutma araçlarının en kullanışlısı olan futbolun itibarını kökünden zedeleyecek bir hamle yapılmayacaktır. alınan her aksiyon barış ve adalet ortamı sağlamaktan ziyade, çatışmayı derinleştirmeye yarayacaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar