bugün

sevgiliden öpüşerek ayrılmak

Malesef bugün yaşadığım hede. Sevgilim hatun çok eften püften gerekçelerle onu sevmediğimi iddia ederek ayrılmak istedi, ben de bu ayrılığı hiç kabul etmedim ama mesajlarıma geri dönmemesi, görüşme tekliflerimi kabul etmemesiyle ona karşı doğan pasif agresif tutumum onda bir öfke yarattı. Ayrılık konuşmasının üstünden 2 hafta geçmişken hala "senden nefret ediyorum"lar, "keşke tanışmasaydık"lar havada uçuşurken artık onun hiçbir lafı gücüme gitmemeye başladı. Artık yazışmak çare olmayacaktı, istese de istemese de kapısına gideceğimi ve görüşeceğimizi söyledim.

Aldım onu, söylense de onla ilk buluştuğumuz yere götürdüm rahat rahat konuşalım diye. Bana öfkesini boşaltmasını istedim. O nefretli öfkeli lafların ardında seven bir kadın olduğunu hissediyordum. Nihayet ilişkide neden onu sevmediğimi düşündüğü konusunda göz yaşları içinde hayatımın ne kadar stresli olduğunu anlattım. Bu gittiğimiz yerdeki konuşma 2-3 saat sürdü. Sonra evine bırakmaya giderken arabayı mümkün olduğunca yavaş sürerek vakit kazanıyor, biraz daha konuşmak istiyordum, o da içten içe benle konuşmaktan mutluydu biliyordum. Evine yakın bir yere park ettiğimde artık elini tutmuştum, onla günlük hayattan yaşadıklarımızı konuşmaya başladık, eski samimiyetimiz oturmuştu sanki. Elini bırakmamı istemesine kayıtsız kalınca Hadi son seferlik tut bari ellerimi derken ne kadar inanarak söylediğini anlamıyordum, beni son kez yanaktan öpmesini istedim, sonra ben de yanaktan öptüm. Konuşmaya devam ederken dudaktan öpücük kondurdum, neden öptün biz sevgili değiliz dedi. Hala çok sevdiğimi söyledim, bunu ne kadar söylediysem de o benim onu sevmediğimi tekrar ediyordu, sonra kendisi de öptü, sonra pişman oldu. Evine sürmemi istedi, sürdüm ama o da fiziksel olarak ayrılmak istemiyordu, evinin sokağına geldiğimizde başını kolumun arasına koyarak üstüme uzandı, bu son demeye devam ediyordu. Onun sokağında olmaktan rahatsızdım, başka yere sürdüm, sakin bir sokaktaydık artık.

Öpüşmekten duyduğu pişmanlık geçmişti, artık ihtirasla öpüyordu, bazen konuşuyorduk, ikimizin de sevdiği halde neden ayrıldığımızı açıklarken arkadaşlarının ve annesinin tepkisini söylüyordu, kimse senle olmamı istemiyor diyordu. Beni nasıl anlattın, şu şu olayları anlattın mı dediğimde anlatmadığını söyledi. E dedim zaten bizim aramızı açan şey buydu, bunu niye anlatmadın dedim. Söylediği bir söz beni kırmıştı, ona kırgın olmamdan rahatsız olmuştu, küsen kırılan erkekle olmaz diyordu. Dedim ben sana küsmedim, insan olduğum için kırıldım, ama artık sana kırılmaktan da geçtim, sevgi dışında hiçbir şey hissetmiyorum sana dedikçe ikimiz de ağlıyorduk artık. Arabanın içinde ağlaya ağlaya sarılıp öpüşürken bunun son buluşmamız olduğunu söylemeye devam ediyordu. ikimizin de ağlaması onun kararını değiştirmiyordu.

Sonra artık onu eve bırakacağım saate gelmiştik sözlük, tekrar evinin sokağına geldim, bu sefer normal tokalaşarak indi arabadan, vedasını etti. Ona aldığım çiçeği de yanında götürmedi. Ben bu ayrılığı hiç kabul etmemiştim ama ağlaya ağlaya öpüşürken sanırım gerçekten son seferimiz olduğu gerçeğiyle yüzleşmiştim. Kısmette varsa olur diyerek hayatıma mı bakmalıyım yoksa ilişkimiz varmış gibi konuşmaya devam mı etmeliyim bilemiyorum. Tek bildiğim şey onun ayrılık konusundaki inadını kıramadığım.
© copyright 2005 - 2026