bugün
- şu anda ne yapıyorsun18
- ayağına kaldırım taşı bağlanan caretta caretta5
- sedat pekmez7
- ta ki seni görene kadar3
- isim koyarken çocuğunu düşünmeyen aile5
- yazılı olmayan sözlük formatı2
- arap emperyalizmi3
- islam düşmanlarına epstein şoku7
- abur cuburlara gelen olağanüstü zam5
- cristiano ronaldo2
- 18 haziran 20263
- 2026 dünya kupası10
- yusuf tekin'in peynir hafızası programı2
- sude sendromu5
- türklerin anadolu'ya sıkışması2
- finlandiya ve isveç'in nato üyeliği3
- yirmili yaşlar3
- cristiano ronaldo vs lionel messi3
- intihar etmek7
- aşırı sinirli olmak4
- iş verenlerin aç gözlü olması4
- takıntılı biri olmak5
- anın görüntüsü19
- yazarlara gelen son mesaj2
- 24 yaşında erkek 18 yaşında kız ilişkisi5
- sigara içen erkek karizması4
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum15
- bursa da navigasyonun yanlış yolu göstermesi2
- 30 lu yaşlar11
- arda güler egosu3
- okulda zorunlu flüt eğitimi2
- sözlükte altın günü yapmak11
- erkeklerin kadınsılaşması9
- üstteki yazarın nicki ile akrostiş yaz8
- eşek sucuğu16
- yeni insanlarla tanışmak istememek6
- insanın bu hayattaki amacı17
- 17 haziran 2026 avrupa parlamentosu'nun raporu2
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı6
- insanların gözlem yapmaması7
- bir şeyler söyle11
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan7
- kimseyi memnun edememek12
- aşık yorguni10
- üşenirken yapılan saçmalıklar7
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması12
- şirinevler8
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi11
- kız olarak doğmanın muazzam avantajı4
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
Malesef bugün yaşadığım hede. Sevgilim hatun çok eften püften gerekçelerle onu sevmediğimi iddia ederek ayrılmak istedi, ben de bu ayrılığı hiç kabul etmedim ama mesajlarıma geri dönmemesi, görüşme tekliflerimi kabul etmemesiyle ona karşı doğan pasif agresif tutumum onda bir öfke yarattı. Ayrılık konuşmasının üstünden 2 hafta geçmişken hala "senden nefret ediyorum"lar, "keşke tanışmasaydık"lar havada uçuşurken artık onun hiçbir lafı gücüme gitmemeye başladı. Artık yazışmak çare olmayacaktı, istese de istemese de kapısına gideceğimi ve görüşeceğimizi söyledim.
Aldım onu, söylense de onla ilk buluştuğumuz yere götürdüm rahat rahat konuşalım diye. Bana öfkesini boşaltmasını istedim. O nefretli öfkeli lafların ardında seven bir kadın olduğunu hissediyordum. Nihayet ilişkide neden onu sevmediğimi düşündüğü konusunda göz yaşları içinde hayatımın ne kadar stresli olduğunu anlattım. Bu gittiğimiz yerdeki konuşma 2-3 saat sürdü. Sonra evine bırakmaya giderken arabayı mümkün olduğunca yavaş sürerek vakit kazanıyor, biraz daha konuşmak istiyordum, o da içten içe benle konuşmaktan mutluydu biliyordum. Evine yakın bir yere park ettiğimde artık elini tutmuştum, onla günlük hayattan yaşadıklarımızı konuşmaya başladık, eski samimiyetimiz oturmuştu sanki. Elini bırakmamı istemesine kayıtsız kalınca Hadi son seferlik tut bari ellerimi derken ne kadar inanarak söylediğini anlamıyordum, beni son kez yanaktan öpmesini istedim, sonra ben de yanaktan öptüm. Konuşmaya devam ederken dudaktan öpücük kondurdum, neden öptün biz sevgili değiliz dedi. Hala çok sevdiğimi söyledim, bunu ne kadar söylediysem de o benim onu sevmediğimi tekrar ediyordu, sonra kendisi de öptü, sonra pişman oldu. Evine sürmemi istedi, sürdüm ama o da fiziksel olarak ayrılmak istemiyordu, evinin sokağına geldiğimizde başını kolumun arasına koyarak üstüme uzandı, bu son demeye devam ediyordu. Onun sokağında olmaktan rahatsızdım, başka yere sürdüm, sakin bir sokaktaydık artık.
Öpüşmekten duyduğu pişmanlık geçmişti, artık ihtirasla öpüyordu, bazen konuşuyorduk, ikimizin de sevdiği halde neden ayrıldığımızı açıklarken arkadaşlarının ve annesinin tepkisini söylüyordu, kimse senle olmamı istemiyor diyordu. Beni nasıl anlattın, şu şu olayları anlattın mı dediğimde anlatmadığını söyledi. E dedim zaten bizim aramızı açan şey buydu, bunu niye anlatmadın dedim. Söylediği bir söz beni kırmıştı, ona kırgın olmamdan rahatsız olmuştu, küsen kırılan erkekle olmaz diyordu. Dedim ben sana küsmedim, insan olduğum için kırıldım, ama artık sana kırılmaktan da geçtim, sevgi dışında hiçbir şey hissetmiyorum sana dedikçe ikimiz de ağlıyorduk artık. Arabanın içinde ağlaya ağlaya sarılıp öpüşürken bunun son buluşmamız olduğunu söylemeye devam ediyordu. ikimizin de ağlaması onun kararını değiştirmiyordu.
Sonra artık onu eve bırakacağım saate gelmiştik sözlük, tekrar evinin sokağına geldim, bu sefer normal tokalaşarak indi arabadan, vedasını etti. Ona aldığım çiçeği de yanında götürmedi. Ben bu ayrılığı hiç kabul etmemiştim ama ağlaya ağlaya öpüşürken sanırım gerçekten son seferimiz olduğu gerçeğiyle yüzleşmiştim. Kısmette varsa olur diyerek hayatıma mı bakmalıyım yoksa ilişkimiz varmış gibi konuşmaya devam mı etmeliyim bilemiyorum. Tek bildiğim şey onun ayrılık konusundaki inadını kıramadığım.
Aldım onu, söylense de onla ilk buluştuğumuz yere götürdüm rahat rahat konuşalım diye. Bana öfkesini boşaltmasını istedim. O nefretli öfkeli lafların ardında seven bir kadın olduğunu hissediyordum. Nihayet ilişkide neden onu sevmediğimi düşündüğü konusunda göz yaşları içinde hayatımın ne kadar stresli olduğunu anlattım. Bu gittiğimiz yerdeki konuşma 2-3 saat sürdü. Sonra evine bırakmaya giderken arabayı mümkün olduğunca yavaş sürerek vakit kazanıyor, biraz daha konuşmak istiyordum, o da içten içe benle konuşmaktan mutluydu biliyordum. Evine yakın bir yere park ettiğimde artık elini tutmuştum, onla günlük hayattan yaşadıklarımızı konuşmaya başladık, eski samimiyetimiz oturmuştu sanki. Elini bırakmamı istemesine kayıtsız kalınca Hadi son seferlik tut bari ellerimi derken ne kadar inanarak söylediğini anlamıyordum, beni son kez yanaktan öpmesini istedim, sonra ben de yanaktan öptüm. Konuşmaya devam ederken dudaktan öpücük kondurdum, neden öptün biz sevgili değiliz dedi. Hala çok sevdiğimi söyledim, bunu ne kadar söylediysem de o benim onu sevmediğimi tekrar ediyordu, sonra kendisi de öptü, sonra pişman oldu. Evine sürmemi istedi, sürdüm ama o da fiziksel olarak ayrılmak istemiyordu, evinin sokağına geldiğimizde başını kolumun arasına koyarak üstüme uzandı, bu son demeye devam ediyordu. Onun sokağında olmaktan rahatsızdım, başka yere sürdüm, sakin bir sokaktaydık artık.
Öpüşmekten duyduğu pişmanlık geçmişti, artık ihtirasla öpüyordu, bazen konuşuyorduk, ikimizin de sevdiği halde neden ayrıldığımızı açıklarken arkadaşlarının ve annesinin tepkisini söylüyordu, kimse senle olmamı istemiyor diyordu. Beni nasıl anlattın, şu şu olayları anlattın mı dediğimde anlatmadığını söyledi. E dedim zaten bizim aramızı açan şey buydu, bunu niye anlatmadın dedim. Söylediği bir söz beni kırmıştı, ona kırgın olmamdan rahatsız olmuştu, küsen kırılan erkekle olmaz diyordu. Dedim ben sana küsmedim, insan olduğum için kırıldım, ama artık sana kırılmaktan da geçtim, sevgi dışında hiçbir şey hissetmiyorum sana dedikçe ikimiz de ağlıyorduk artık. Arabanın içinde ağlaya ağlaya sarılıp öpüşürken bunun son buluşmamız olduğunu söylemeye devam ediyordu. ikimizin de ağlaması onun kararını değiştirmiyordu.
Sonra artık onu eve bırakacağım saate gelmiştik sözlük, tekrar evinin sokağına geldim, bu sefer normal tokalaşarak indi arabadan, vedasını etti. Ona aldığım çiçeği de yanında götürmedi. Ben bu ayrılığı hiç kabul etmemiştim ama ağlaya ağlaya öpüşürken sanırım gerçekten son seferimiz olduğu gerçeğiyle yüzleşmiştim. Kısmette varsa olur diyerek hayatıma mı bakmalıyım yoksa ilişkimiz varmış gibi konuşmaya devam mı etmeliyim bilemiyorum. Tek bildiğim şey onun ayrılık konusundaki inadını kıramadığım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar