bugün
- nervio abla22
- sedat pekmez43
- gece banyo yapmak vs sabah banyo yapmak2
- feministlerin sınırsız nafaka iptaline kızmaları14
- erkekte fizik mi giyim mi daha önemli8
- hiçbir işin rast gitmemesi4
- grok vs gemini vs chatgpt6
- buddy dude16
- teklif edip asla ısrar etmeyen insan9
- aptal insan tarifi3
- hoşlanan erkeğin adım atmama sebebi6
- 30 yaşından sonra ne yapacağız hissi5
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron16
- sözlükte yalnız bir hayat sürmek3
- türkiye de yaşanacak tek yerin izmir olması3
- cedidacer'in fenerbahçeli bir ezik olması19
- köşe başı dükkanlar erotik shop olsun11
- gavurlar niye müslüman olmuyor3
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük19
- aykut kocaman4
- türkiye'de iyi bir insan olmak11
- 25 yıllık akp iktidarından çıkarılacak ders12
- sözlükteki arkadaş çevresi6
- chp'nin hali ne olacak34
- satrançta at mı daha değerlidir fil mi5
- izmir2
- eşiyle kavga eden goril2
- yaşamak3
- haklı olduğu halde susan insan7
- aşka inanmayan insan4
- kepaze bir hayat sürmek2
- her günün aynı rutinlikte geçmesi2
- sözlükte içinden geçeni özgürce yazamama2
- ıslak kek bile yapamayan kız5
- türkiye de yaşanabilir en ideal şehir2
- 6'ncı nesil uçakta dünyada söz sahibi olmamız11
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- sözlük kadınlarının bugünkü kombini17
- hiç gelmeyecek birini beklemek9
- ömürlük arabalar3
- m r e r e c t o21
- seküler erkek muhafazakar kız birlikteliği7
- adalet var mı2
- uyku bozuldu iyice2
- türk erkeği azerbaycan kızı evliliği7
- toy story 53
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek18
- evli insanların bekarlara sen de evlen baskısı5
- yuvarlak popolu kadın3
suudi arabistan ve bae ihvan uzantılı el kaide ve hamas gibi çeteleri yasakladığı günden beri, ne mekke'de, ne de riyad ve dubai'de tek bi bombalı saldırı, tek bi intihar terörü bile gerçekleşmedi.
Suudi Arabistan’daki Müslüman Kardeşler yapılanması, “El-ikhwan al-Muslimun al-Saudiyyun” (Suudi Kardeşler) adıyla 1940’ların sonunda şekillenmeye başladı. Bu dönem, Mısır’daki baskılardan kaçan Müslüman Kardeşler üyelerine Suudi Arabistan’ın kısmen sığınak sağladığı yıllardı. 1948’de Müslüman Kardeşler’in kurucusu Hasan el-Benna, Suudi Arabistan’a yaptığı ziyaret sırasında Mısır kaynaklı bir suikast planının hedefi olmuş, olay iki ülke arasında gerginliğe yol açmıştı.
Suudi Kardeşler, başlangıçta kendi islam anlayışlarını Vehhabi ideolojisiyle uyumlu hale getirerek faaliyet gösterdi. Buna rağmen, hareketin gizli örgütlenme biçimi Riyad yönetiminin daima kuşku ve mesafeyle yaklaşmasına neden oldu. 2014’e kadar resmi bir yasak bulunmadığından, Kardeşler krallık içinde dört ayrı örgüt kurdu:
ihvan-ı Hicaz (Hicaz Kardeşliği) – batı eyaletlerinde,
ihvan-ı Süleyfi,
ihvan-ı Funeysan,
ihvan-ı Zübeyr – orta bölgelerde etkin oldu.
1960’lar ve 1970’lerde ihvan’ın etkisi, Sahva (Uyanış) adı verilen islamcı hareketin yükselmesine yol açtı. Bu dönemde Kardeşler’le ilişkili birçok grup, özellikle üniversitelerde yoğun dini propaganda yürüttü. Aynı zamanda Müslüman Dünya Birliği (1962) ve Dünya Müslüman Gençlik Meclisi (1972) gibi örgütlerin kurulmasına katkı sağlandı.
Bu yıllar, aynı zamanda Usame bin Ladin’in gençlik dönemine denk gelir. El Kaide’nin kurucu ortağı Eymen ez-Zevahiri’ye göre, bin Ladin bir süre Suudi ihvanı’na katılmış, ancak Afgan cihadına katılma kararlılığı nedeniyle örgütten uzaklaştırılmıştır; çünkü bu tutum, o dönemde ihvan’ın siyasal çizgisiyle çelişmekteydi.
2000’lere gelindiğinde, Suudi yönetimi Kardeşler’e karşı giderek sertleşti. 2002’de içişleri Bakanı Prens Nayif bin Abdülaziz, Müslüman Kardeşler’i “Krallıktaki tüm kötülüklerin kaynağı” olarak niteledi. 2011 Arap Baharı sırasında Kardeşler, protesto hareketlerini destekleyince, Riyad yönetimi bu durumu doğrudan monarşiye bir tehdit olarak gördü. Mısır’da Mübarek rejiminin devrilip Kardeşler’in iktidara gelmesi üzerine Suudi Arabistan, Mısır ordusuna açık destek vererek bu hükümetin devrilmesine katkıda bulundu.
Buna tepki olarak, bazı Suudi din adamları aralarında ihvan’a yakın isimlerin de bulunduğu 56 şeyh—8 Ağustos 2013’te yayımladıkları açık mektupta Mısır’daki darbeyi “meşru cumhurbaşkanına karşı işlenmiş bir günah” olarak nitelendirdi. Aynı dönemde “Rabba Katliamı” sonrası binlerce Suudi vatandaş sosyal medyada Rabia işareti paylaşarak Mısır’daki ihvan’a destek gösterdi.
Bu destek uzun sürmedi. 4 Şubat 2014’te çıkarılan bir kraliyet kararnamesiyle, “aşırılıkçı dini veya entelektüel gruplara üyelik” ya da “sempati göstermek” üç ila yirmi yıl hapisle cezalandırılabilir hale geldi. Ardından, 7 Mart 2014’te, Müslüman Kardeşler Suudi Arabistan tarafından resmen terör örgütü ilan edildi. Bu karar, hem bölgesel düzeyde ihvan’ı marjinalleştirmeyi hem de Batılı ülkelerin örgüte verdiği desteği azaltmayı amaçlıyordu.
Riyad yönetimi, ilan sonrası ihvan’a yönelik baskılarını sistematik biçimde artırdı. Aralık 2015’te okullara, Müslüman Kardeşler’le ilişkili düşünürlerin Yusuf el-Karadavi, Seyyid Kutub ve Hasan el-Benna gibi isimlerin—eserlerinin müfredattan çıkarılması talimatı verildi. Aynı dönemde Suudi Arabistan, Suriye’deki isyancılara silah desteği konusunda da temkinli davrandı; çünkü Esad karşıtı cephede yer alan Suriye Müslüman Kardeşler’i güçlendirmekten çekinmekteydi.
Suudi Arabistan’daki Müslüman Kardeşler yapılanması, “El-ikhwan al-Muslimun al-Saudiyyun” (Suudi Kardeşler) adıyla 1940’ların sonunda şekillenmeye başladı. Bu dönem, Mısır’daki baskılardan kaçan Müslüman Kardeşler üyelerine Suudi Arabistan’ın kısmen sığınak sağladığı yıllardı. 1948’de Müslüman Kardeşler’in kurucusu Hasan el-Benna, Suudi Arabistan’a yaptığı ziyaret sırasında Mısır kaynaklı bir suikast planının hedefi olmuş, olay iki ülke arasında gerginliğe yol açmıştı.
Suudi Kardeşler, başlangıçta kendi islam anlayışlarını Vehhabi ideolojisiyle uyumlu hale getirerek faaliyet gösterdi. Buna rağmen, hareketin gizli örgütlenme biçimi Riyad yönetiminin daima kuşku ve mesafeyle yaklaşmasına neden oldu. 2014’e kadar resmi bir yasak bulunmadığından, Kardeşler krallık içinde dört ayrı örgüt kurdu:
ihvan-ı Hicaz (Hicaz Kardeşliği) – batı eyaletlerinde,
ihvan-ı Süleyfi,
ihvan-ı Funeysan,
ihvan-ı Zübeyr – orta bölgelerde etkin oldu.
1960’lar ve 1970’lerde ihvan’ın etkisi, Sahva (Uyanış) adı verilen islamcı hareketin yükselmesine yol açtı. Bu dönemde Kardeşler’le ilişkili birçok grup, özellikle üniversitelerde yoğun dini propaganda yürüttü. Aynı zamanda Müslüman Dünya Birliği (1962) ve Dünya Müslüman Gençlik Meclisi (1972) gibi örgütlerin kurulmasına katkı sağlandı.
Bu yıllar, aynı zamanda Usame bin Ladin’in gençlik dönemine denk gelir. El Kaide’nin kurucu ortağı Eymen ez-Zevahiri’ye göre, bin Ladin bir süre Suudi ihvanı’na katılmış, ancak Afgan cihadına katılma kararlılığı nedeniyle örgütten uzaklaştırılmıştır; çünkü bu tutum, o dönemde ihvan’ın siyasal çizgisiyle çelişmekteydi.
2000’lere gelindiğinde, Suudi yönetimi Kardeşler’e karşı giderek sertleşti. 2002’de içişleri Bakanı Prens Nayif bin Abdülaziz, Müslüman Kardeşler’i “Krallıktaki tüm kötülüklerin kaynağı” olarak niteledi. 2011 Arap Baharı sırasında Kardeşler, protesto hareketlerini destekleyince, Riyad yönetimi bu durumu doğrudan monarşiye bir tehdit olarak gördü. Mısır’da Mübarek rejiminin devrilip Kardeşler’in iktidara gelmesi üzerine Suudi Arabistan, Mısır ordusuna açık destek vererek bu hükümetin devrilmesine katkıda bulundu.
Buna tepki olarak, bazı Suudi din adamları aralarında ihvan’a yakın isimlerin de bulunduğu 56 şeyh—8 Ağustos 2013’te yayımladıkları açık mektupta Mısır’daki darbeyi “meşru cumhurbaşkanına karşı işlenmiş bir günah” olarak nitelendirdi. Aynı dönemde “Rabba Katliamı” sonrası binlerce Suudi vatandaş sosyal medyada Rabia işareti paylaşarak Mısır’daki ihvan’a destek gösterdi.
Bu destek uzun sürmedi. 4 Şubat 2014’te çıkarılan bir kraliyet kararnamesiyle, “aşırılıkçı dini veya entelektüel gruplara üyelik” ya da “sempati göstermek” üç ila yirmi yıl hapisle cezalandırılabilir hale geldi. Ardından, 7 Mart 2014’te, Müslüman Kardeşler Suudi Arabistan tarafından resmen terör örgütü ilan edildi. Bu karar, hem bölgesel düzeyde ihvan’ı marjinalleştirmeyi hem de Batılı ülkelerin örgüte verdiği desteği azaltmayı amaçlıyordu.
Riyad yönetimi, ilan sonrası ihvan’a yönelik baskılarını sistematik biçimde artırdı. Aralık 2015’te okullara, Müslüman Kardeşler’le ilişkili düşünürlerin Yusuf el-Karadavi, Seyyid Kutub ve Hasan el-Benna gibi isimlerin—eserlerinin müfredattan çıkarılması talimatı verildi. Aynı dönemde Suudi Arabistan, Suriye’deki isyancılara silah desteği konusunda da temkinli davrandı; çünkü Esad karşıtı cephede yer alan Suriye Müslüman Kardeşler’i güçlendirmekten çekinmekteydi.
güncel Önemli Başlıklar
