bugün
- güzel bir kazın yalnız olmasının nedenleri9
- bu gün sözlük ne tatlı lan9
- esnaf lokantasında çorba içerken hayatı sorgulamak9
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek5
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler11
- ice latte ısmarlanacak sözlük yazarları6
- çay içen erkeklerden iğreniyorum ıyy diyen kız4
- tek kasa açan kalabalık market4
- platon un mağara alegorisi15
- tavuk döner4
- sabahtan beri aç olmak5
- özgürlük nedir sorunsalı6
- true silik olsun10
- etli biber dolması yapan erkek6
- kapitalizm3
- aç karnına markete girmek3
- seni severken valizini hazır tutan kadın7
- karınız için market poşetlerini taşır mısınız9
- iskender5
- cebren ve hileyle bütün kalelerin işgal edilmesi4
- katalog fahişeleri2
- üsküdar'a çöktükten sonra kutlama yapmak11
- bıçak arası3
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- sucuk döner5
- işe giderken eve dönünce yapacaklarını düşünmek3
- etli ekmek abartılmış balon bir yiyecektir5
- karınızı kucağınızda taşır mısınız16
- kafası karışık seçmen2
- ismail kartal30
- karınız için boş senete imza atar mısınız5
- akepeli olmak karakter meselesidir6
- ekrem imamoğlu4
- haşlanmış yumurta9
- iguana tokyo2
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı46
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası18
- islamda kadın6
- sözlüğün kırbacı5
- okula uyum sürecinde ebeveynlere uyarılar4
- istanbul da kiralık sosyal konut başvuruları3
- gocunun entry başına 1 tl para aldığı iddiaları4
- anın görüntüsü28
- rick sanchez3
- gammaz diye diye başımızın etinin yenmesi3
- prometheus'un hırsız olduğu gerçeği5
- gammazların yetkiyi kötüye kullanması3
- mansur yavaş'ın idare'i maslahatçılığı5
- gocu33
suudi arabistan ve bae ihvan uzantılı el kaide ve hamas gibi çeteleri yasakladığı günden beri, ne mekke'de, ne de riyad ve dubai'de tek bi bombalı saldırı, tek bi intihar terörü bile gerçekleşmedi.
Suudi Arabistan’daki Müslüman Kardeşler yapılanması, “El-ikhwan al-Muslimun al-Saudiyyun” (Suudi Kardeşler) adıyla 1940’ların sonunda şekillenmeye başladı. Bu dönem, Mısır’daki baskılardan kaçan Müslüman Kardeşler üyelerine Suudi Arabistan’ın kısmen sığınak sağladığı yıllardı. 1948’de Müslüman Kardeşler’in kurucusu Hasan el-Benna, Suudi Arabistan’a yaptığı ziyaret sırasında Mısır kaynaklı bir suikast planının hedefi olmuş, olay iki ülke arasında gerginliğe yol açmıştı.
Suudi Kardeşler, başlangıçta kendi islam anlayışlarını Vehhabi ideolojisiyle uyumlu hale getirerek faaliyet gösterdi. Buna rağmen, hareketin gizli örgütlenme biçimi Riyad yönetiminin daima kuşku ve mesafeyle yaklaşmasına neden oldu. 2014’e kadar resmi bir yasak bulunmadığından, Kardeşler krallık içinde dört ayrı örgüt kurdu:
ihvan-ı Hicaz (Hicaz Kardeşliği) – batı eyaletlerinde,
ihvan-ı Süleyfi,
ihvan-ı Funeysan,
ihvan-ı Zübeyr – orta bölgelerde etkin oldu.
1960’lar ve 1970’lerde ihvan’ın etkisi, Sahva (Uyanış) adı verilen islamcı hareketin yükselmesine yol açtı. Bu dönemde Kardeşler’le ilişkili birçok grup, özellikle üniversitelerde yoğun dini propaganda yürüttü. Aynı zamanda Müslüman Dünya Birliği (1962) ve Dünya Müslüman Gençlik Meclisi (1972) gibi örgütlerin kurulmasına katkı sağlandı.
Bu yıllar, aynı zamanda Usame bin Ladin’in gençlik dönemine denk gelir. El Kaide’nin kurucu ortağı Eymen ez-Zevahiri’ye göre, bin Ladin bir süre Suudi ihvanı’na katılmış, ancak Afgan cihadına katılma kararlılığı nedeniyle örgütten uzaklaştırılmıştır; çünkü bu tutum, o dönemde ihvan’ın siyasal çizgisiyle çelişmekteydi.
2000’lere gelindiğinde, Suudi yönetimi Kardeşler’e karşı giderek sertleşti. 2002’de içişleri Bakanı Prens Nayif bin Abdülaziz, Müslüman Kardeşler’i “Krallıktaki tüm kötülüklerin kaynağı” olarak niteledi. 2011 Arap Baharı sırasında Kardeşler, protesto hareketlerini destekleyince, Riyad yönetimi bu durumu doğrudan monarşiye bir tehdit olarak gördü. Mısır’da Mübarek rejiminin devrilip Kardeşler’in iktidara gelmesi üzerine Suudi Arabistan, Mısır ordusuna açık destek vererek bu hükümetin devrilmesine katkıda bulundu.
Buna tepki olarak, bazı Suudi din adamları aralarında ihvan’a yakın isimlerin de bulunduğu 56 şeyh—8 Ağustos 2013’te yayımladıkları açık mektupta Mısır’daki darbeyi “meşru cumhurbaşkanına karşı işlenmiş bir günah” olarak nitelendirdi. Aynı dönemde “Rabba Katliamı” sonrası binlerce Suudi vatandaş sosyal medyada Rabia işareti paylaşarak Mısır’daki ihvan’a destek gösterdi.
Bu destek uzun sürmedi. 4 Şubat 2014’te çıkarılan bir kraliyet kararnamesiyle, “aşırılıkçı dini veya entelektüel gruplara üyelik” ya da “sempati göstermek” üç ila yirmi yıl hapisle cezalandırılabilir hale geldi. Ardından, 7 Mart 2014’te, Müslüman Kardeşler Suudi Arabistan tarafından resmen terör örgütü ilan edildi. Bu karar, hem bölgesel düzeyde ihvan’ı marjinalleştirmeyi hem de Batılı ülkelerin örgüte verdiği desteği azaltmayı amaçlıyordu.
Riyad yönetimi, ilan sonrası ihvan’a yönelik baskılarını sistematik biçimde artırdı. Aralık 2015’te okullara, Müslüman Kardeşler’le ilişkili düşünürlerin Yusuf el-Karadavi, Seyyid Kutub ve Hasan el-Benna gibi isimlerin—eserlerinin müfredattan çıkarılması talimatı verildi. Aynı dönemde Suudi Arabistan, Suriye’deki isyancılara silah desteği konusunda da temkinli davrandı; çünkü Esad karşıtı cephede yer alan Suriye Müslüman Kardeşler’i güçlendirmekten çekinmekteydi.
Suudi Arabistan’daki Müslüman Kardeşler yapılanması, “El-ikhwan al-Muslimun al-Saudiyyun” (Suudi Kardeşler) adıyla 1940’ların sonunda şekillenmeye başladı. Bu dönem, Mısır’daki baskılardan kaçan Müslüman Kardeşler üyelerine Suudi Arabistan’ın kısmen sığınak sağladığı yıllardı. 1948’de Müslüman Kardeşler’in kurucusu Hasan el-Benna, Suudi Arabistan’a yaptığı ziyaret sırasında Mısır kaynaklı bir suikast planının hedefi olmuş, olay iki ülke arasında gerginliğe yol açmıştı.
Suudi Kardeşler, başlangıçta kendi islam anlayışlarını Vehhabi ideolojisiyle uyumlu hale getirerek faaliyet gösterdi. Buna rağmen, hareketin gizli örgütlenme biçimi Riyad yönetiminin daima kuşku ve mesafeyle yaklaşmasına neden oldu. 2014’e kadar resmi bir yasak bulunmadığından, Kardeşler krallık içinde dört ayrı örgüt kurdu:
ihvan-ı Hicaz (Hicaz Kardeşliği) – batı eyaletlerinde,
ihvan-ı Süleyfi,
ihvan-ı Funeysan,
ihvan-ı Zübeyr – orta bölgelerde etkin oldu.
1960’lar ve 1970’lerde ihvan’ın etkisi, Sahva (Uyanış) adı verilen islamcı hareketin yükselmesine yol açtı. Bu dönemde Kardeşler’le ilişkili birçok grup, özellikle üniversitelerde yoğun dini propaganda yürüttü. Aynı zamanda Müslüman Dünya Birliği (1962) ve Dünya Müslüman Gençlik Meclisi (1972) gibi örgütlerin kurulmasına katkı sağlandı.
Bu yıllar, aynı zamanda Usame bin Ladin’in gençlik dönemine denk gelir. El Kaide’nin kurucu ortağı Eymen ez-Zevahiri’ye göre, bin Ladin bir süre Suudi ihvanı’na katılmış, ancak Afgan cihadına katılma kararlılığı nedeniyle örgütten uzaklaştırılmıştır; çünkü bu tutum, o dönemde ihvan’ın siyasal çizgisiyle çelişmekteydi.
2000’lere gelindiğinde, Suudi yönetimi Kardeşler’e karşı giderek sertleşti. 2002’de içişleri Bakanı Prens Nayif bin Abdülaziz, Müslüman Kardeşler’i “Krallıktaki tüm kötülüklerin kaynağı” olarak niteledi. 2011 Arap Baharı sırasında Kardeşler, protesto hareketlerini destekleyince, Riyad yönetimi bu durumu doğrudan monarşiye bir tehdit olarak gördü. Mısır’da Mübarek rejiminin devrilip Kardeşler’in iktidara gelmesi üzerine Suudi Arabistan, Mısır ordusuna açık destek vererek bu hükümetin devrilmesine katkıda bulundu.
Buna tepki olarak, bazı Suudi din adamları aralarında ihvan’a yakın isimlerin de bulunduğu 56 şeyh—8 Ağustos 2013’te yayımladıkları açık mektupta Mısır’daki darbeyi “meşru cumhurbaşkanına karşı işlenmiş bir günah” olarak nitelendirdi. Aynı dönemde “Rabba Katliamı” sonrası binlerce Suudi vatandaş sosyal medyada Rabia işareti paylaşarak Mısır’daki ihvan’a destek gösterdi.
Bu destek uzun sürmedi. 4 Şubat 2014’te çıkarılan bir kraliyet kararnamesiyle, “aşırılıkçı dini veya entelektüel gruplara üyelik” ya da “sempati göstermek” üç ila yirmi yıl hapisle cezalandırılabilir hale geldi. Ardından, 7 Mart 2014’te, Müslüman Kardeşler Suudi Arabistan tarafından resmen terör örgütü ilan edildi. Bu karar, hem bölgesel düzeyde ihvan’ı marjinalleştirmeyi hem de Batılı ülkelerin örgüte verdiği desteği azaltmayı amaçlıyordu.
Riyad yönetimi, ilan sonrası ihvan’a yönelik baskılarını sistematik biçimde artırdı. Aralık 2015’te okullara, Müslüman Kardeşler’le ilişkili düşünürlerin Yusuf el-Karadavi, Seyyid Kutub ve Hasan el-Benna gibi isimlerin—eserlerinin müfredattan çıkarılması talimatı verildi. Aynı dönemde Suudi Arabistan, Suriye’deki isyancılara silah desteği konusunda da temkinli davrandı; çünkü Esad karşıtı cephede yer alan Suriye Müslüman Kardeşler’i güçlendirmekten çekinmekteydi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar