bugün
- nervio abla11
- ayağa boşmalmak9
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum11
- nervio tarzı entry girmek22
- ümit kocasakal20
- ayakçı ve patici yazarlar derneği6
- ayak sevecek kadar abaza olmak6
- kuru amlı7
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı4
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır5
- seri oylayınca hoşlanıyor sanan tipler6
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı74
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları8
- baş ayakçı4
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması18
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- kadın dediğin şakk diye masaya ayağını vuracak4
- yağmur yağarken 1 60 lık kucaklayıp koşmak4
- sarı gelinin nenesi neden ölüyor sorunsalı3
- mersin7
- ayak seven dayak da sever3
- yanında lipstick taşımayan yollu erkek6
- doğu akdeniz de libya mutabakatı tartışması3
- ayak fetişleri için ayak fotoğrafını paylaşan kız3
- from gold from dust35
- neden sürekli gülümsüyorum4
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak15
- gammazlar göreve2
- instagram da artan erotizm sebebi2
- french kiss yapamayan erkek2
- fast food2
- kızıl kmerler3
- beyler sakin2
- güney kore34
- drama köprüsü ndeki hasan olmak3
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar12
- motorcuların trafikte terör yaratması8
- kadın gibi tırmalıyorlar ve saç çekiyorlar3
- 4 tabak makarna yemek3
- vergi dairesine gidip fiş almazsak kaça olur demek2
- adana4
- kadınların 1 saatte modunun değişmesi6
- israil de erken katılım rekoru3
- uludağ yönetimi sözlük kızlarını banlama kararı5
- ismail kartal20
- cadılar bayramında kabak tatlısı yapıp getiren kız4
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor8
- victor osimhen15
- kamos2
- ayaklarını bile göstermeyen bir kızı ciddiye almak2
suudi arabistan ve bae ihvan uzantılı el kaide ve hamas gibi çeteleri yasakladığı günden beri, ne mekke'de, ne de riyad ve dubai'de tek bi bombalı saldırı, tek bi intihar terörü bile gerçekleşmedi.
Suudi Arabistan’daki Müslüman Kardeşler yapılanması, “El-ikhwan al-Muslimun al-Saudiyyun” (Suudi Kardeşler) adıyla 1940’ların sonunda şekillenmeye başladı. Bu dönem, Mısır’daki baskılardan kaçan Müslüman Kardeşler üyelerine Suudi Arabistan’ın kısmen sığınak sağladığı yıllardı. 1948’de Müslüman Kardeşler’in kurucusu Hasan el-Benna, Suudi Arabistan’a yaptığı ziyaret sırasında Mısır kaynaklı bir suikast planının hedefi olmuş, olay iki ülke arasında gerginliğe yol açmıştı.
Suudi Kardeşler, başlangıçta kendi islam anlayışlarını Vehhabi ideolojisiyle uyumlu hale getirerek faaliyet gösterdi. Buna rağmen, hareketin gizli örgütlenme biçimi Riyad yönetiminin daima kuşku ve mesafeyle yaklaşmasına neden oldu. 2014’e kadar resmi bir yasak bulunmadığından, Kardeşler krallık içinde dört ayrı örgüt kurdu:
ihvan-ı Hicaz (Hicaz Kardeşliği) – batı eyaletlerinde,
ihvan-ı Süleyfi,
ihvan-ı Funeysan,
ihvan-ı Zübeyr – orta bölgelerde etkin oldu.
1960’lar ve 1970’lerde ihvan’ın etkisi, Sahva (Uyanış) adı verilen islamcı hareketin yükselmesine yol açtı. Bu dönemde Kardeşler’le ilişkili birçok grup, özellikle üniversitelerde yoğun dini propaganda yürüttü. Aynı zamanda Müslüman Dünya Birliği (1962) ve Dünya Müslüman Gençlik Meclisi (1972) gibi örgütlerin kurulmasına katkı sağlandı.
Bu yıllar, aynı zamanda Usame bin Ladin’in gençlik dönemine denk gelir. El Kaide’nin kurucu ortağı Eymen ez-Zevahiri’ye göre, bin Ladin bir süre Suudi ihvanı’na katılmış, ancak Afgan cihadına katılma kararlılığı nedeniyle örgütten uzaklaştırılmıştır; çünkü bu tutum, o dönemde ihvan’ın siyasal çizgisiyle çelişmekteydi.
2000’lere gelindiğinde, Suudi yönetimi Kardeşler’e karşı giderek sertleşti. 2002’de içişleri Bakanı Prens Nayif bin Abdülaziz, Müslüman Kardeşler’i “Krallıktaki tüm kötülüklerin kaynağı” olarak niteledi. 2011 Arap Baharı sırasında Kardeşler, protesto hareketlerini destekleyince, Riyad yönetimi bu durumu doğrudan monarşiye bir tehdit olarak gördü. Mısır’da Mübarek rejiminin devrilip Kardeşler’in iktidara gelmesi üzerine Suudi Arabistan, Mısır ordusuna açık destek vererek bu hükümetin devrilmesine katkıda bulundu.
Buna tepki olarak, bazı Suudi din adamları aralarında ihvan’a yakın isimlerin de bulunduğu 56 şeyh—8 Ağustos 2013’te yayımladıkları açık mektupta Mısır’daki darbeyi “meşru cumhurbaşkanına karşı işlenmiş bir günah” olarak nitelendirdi. Aynı dönemde “Rabba Katliamı” sonrası binlerce Suudi vatandaş sosyal medyada Rabia işareti paylaşarak Mısır’daki ihvan’a destek gösterdi.
Bu destek uzun sürmedi. 4 Şubat 2014’te çıkarılan bir kraliyet kararnamesiyle, “aşırılıkçı dini veya entelektüel gruplara üyelik” ya da “sempati göstermek” üç ila yirmi yıl hapisle cezalandırılabilir hale geldi. Ardından, 7 Mart 2014’te, Müslüman Kardeşler Suudi Arabistan tarafından resmen terör örgütü ilan edildi. Bu karar, hem bölgesel düzeyde ihvan’ı marjinalleştirmeyi hem de Batılı ülkelerin örgüte verdiği desteği azaltmayı amaçlıyordu.
Riyad yönetimi, ilan sonrası ihvan’a yönelik baskılarını sistematik biçimde artırdı. Aralık 2015’te okullara, Müslüman Kardeşler’le ilişkili düşünürlerin Yusuf el-Karadavi, Seyyid Kutub ve Hasan el-Benna gibi isimlerin—eserlerinin müfredattan çıkarılması talimatı verildi. Aynı dönemde Suudi Arabistan, Suriye’deki isyancılara silah desteği konusunda da temkinli davrandı; çünkü Esad karşıtı cephede yer alan Suriye Müslüman Kardeşler’i güçlendirmekten çekinmekteydi.
Suudi Arabistan’daki Müslüman Kardeşler yapılanması, “El-ikhwan al-Muslimun al-Saudiyyun” (Suudi Kardeşler) adıyla 1940’ların sonunda şekillenmeye başladı. Bu dönem, Mısır’daki baskılardan kaçan Müslüman Kardeşler üyelerine Suudi Arabistan’ın kısmen sığınak sağladığı yıllardı. 1948’de Müslüman Kardeşler’in kurucusu Hasan el-Benna, Suudi Arabistan’a yaptığı ziyaret sırasında Mısır kaynaklı bir suikast planının hedefi olmuş, olay iki ülke arasında gerginliğe yol açmıştı.
Suudi Kardeşler, başlangıçta kendi islam anlayışlarını Vehhabi ideolojisiyle uyumlu hale getirerek faaliyet gösterdi. Buna rağmen, hareketin gizli örgütlenme biçimi Riyad yönetiminin daima kuşku ve mesafeyle yaklaşmasına neden oldu. 2014’e kadar resmi bir yasak bulunmadığından, Kardeşler krallık içinde dört ayrı örgüt kurdu:
ihvan-ı Hicaz (Hicaz Kardeşliği) – batı eyaletlerinde,
ihvan-ı Süleyfi,
ihvan-ı Funeysan,
ihvan-ı Zübeyr – orta bölgelerde etkin oldu.
1960’lar ve 1970’lerde ihvan’ın etkisi, Sahva (Uyanış) adı verilen islamcı hareketin yükselmesine yol açtı. Bu dönemde Kardeşler’le ilişkili birçok grup, özellikle üniversitelerde yoğun dini propaganda yürüttü. Aynı zamanda Müslüman Dünya Birliği (1962) ve Dünya Müslüman Gençlik Meclisi (1972) gibi örgütlerin kurulmasına katkı sağlandı.
Bu yıllar, aynı zamanda Usame bin Ladin’in gençlik dönemine denk gelir. El Kaide’nin kurucu ortağı Eymen ez-Zevahiri’ye göre, bin Ladin bir süre Suudi ihvanı’na katılmış, ancak Afgan cihadına katılma kararlılığı nedeniyle örgütten uzaklaştırılmıştır; çünkü bu tutum, o dönemde ihvan’ın siyasal çizgisiyle çelişmekteydi.
2000’lere gelindiğinde, Suudi yönetimi Kardeşler’e karşı giderek sertleşti. 2002’de içişleri Bakanı Prens Nayif bin Abdülaziz, Müslüman Kardeşler’i “Krallıktaki tüm kötülüklerin kaynağı” olarak niteledi. 2011 Arap Baharı sırasında Kardeşler, protesto hareketlerini destekleyince, Riyad yönetimi bu durumu doğrudan monarşiye bir tehdit olarak gördü. Mısır’da Mübarek rejiminin devrilip Kardeşler’in iktidara gelmesi üzerine Suudi Arabistan, Mısır ordusuna açık destek vererek bu hükümetin devrilmesine katkıda bulundu.
Buna tepki olarak, bazı Suudi din adamları aralarında ihvan’a yakın isimlerin de bulunduğu 56 şeyh—8 Ağustos 2013’te yayımladıkları açık mektupta Mısır’daki darbeyi “meşru cumhurbaşkanına karşı işlenmiş bir günah” olarak nitelendirdi. Aynı dönemde “Rabba Katliamı” sonrası binlerce Suudi vatandaş sosyal medyada Rabia işareti paylaşarak Mısır’daki ihvan’a destek gösterdi.
Bu destek uzun sürmedi. 4 Şubat 2014’te çıkarılan bir kraliyet kararnamesiyle, “aşırılıkçı dini veya entelektüel gruplara üyelik” ya da “sempati göstermek” üç ila yirmi yıl hapisle cezalandırılabilir hale geldi. Ardından, 7 Mart 2014’te, Müslüman Kardeşler Suudi Arabistan tarafından resmen terör örgütü ilan edildi. Bu karar, hem bölgesel düzeyde ihvan’ı marjinalleştirmeyi hem de Batılı ülkelerin örgüte verdiği desteği azaltmayı amaçlıyordu.
Riyad yönetimi, ilan sonrası ihvan’a yönelik baskılarını sistematik biçimde artırdı. Aralık 2015’te okullara, Müslüman Kardeşler’le ilişkili düşünürlerin Yusuf el-Karadavi, Seyyid Kutub ve Hasan el-Benna gibi isimlerin—eserlerinin müfredattan çıkarılması talimatı verildi. Aynı dönemde Suudi Arabistan, Suriye’deki isyancılara silah desteği konusunda da temkinli davrandı; çünkü Esad karşıtı cephede yer alan Suriye Müslüman Kardeşler’i güçlendirmekten çekinmekteydi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar