bugün
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- akşama ne yemek yapsam7
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak14
- ismet'in ilim fuarına katılması8
- ağıza alınca rahatlatan şeyler6
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı12
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur14
- kötü bir insan mıyım ben9
- açık oylayan yazar ne demek istiyor7
- çin'de 2 çocuğunu camdan aşağıya atan cani anne7
- yavıdice öğreniyoruz4
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi16
- hatay da çürük domates satan suriyeli pazarcı6
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit7
- günün sözü8
- güncelleme sonrası oluşan gif yükleme hatası5
- nervio31
- leş kaktüsü6
- sigara içmeyince sinirlenmek4
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- terapi niteliğindeki şeyler15
- cennet çamuru5
- sözlüğün yeni tasarımı23
- anın görüntüsü27
- sözlüğün en ılık yazarı7
- bik bik'in gerçek yüzü5
- amedspor11
- tuborg smooth2
- fon skandalı2
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- göbek marul3
- keyif kaçıran şeyler6
- percy jackson and the olympians2
- 8 kasım 2026 çorumspor fenerbahçe maçı2
- hava durumu2
- açık oylayıp fava atıp takip edip mesaj atan yazar2
- samsak döveci9
- ucuz atlatmak5
- hamas denince akla gelenler12
- akp'nin kemalistleşmesi5
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- ne bu fon vurgunu6
- gelmiş geçmiş en iyi futbolcu4
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- tatar sulhiyenin gaddar katili aksaraylı ismed2
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- galatasaray amed operasyonu5
- sözlük yazarlarının su bardakları6
Peygamberlik literatürünün tümü, putperestliğe karşı ortak bir anlayışta birleşir. Putperestlik, peygamberlerin gözünde mitolojik tanrılarla ilişkilendirilen teolojik bir problem değil; insan elinin ürünü olan nesnelere —taş, tahta, altın ve gümüşe— atfedilen sahte kutsallığın ifadesidir. Bu nedenle putperestlik, teolojik olmaktan çok ahlaki ve sembolik bir sapma olarak değerlendirilir.
işaya, Yeremya, Hezekiel ve diğer peygamberlerde görülen bu yaklaşımda, pagan dinlerinin mitolojik kökenleriyle herhangi bir polemik bulunmaz. Hiçbir peygamber, çoktanrılı mitlerin tanrılarından ya da onlara ilişkin efsanelerden bahsetmez. Tüm eleştiriler, putların insan ürünü nesneler olduğu fikri etrafında döner.
Hezekiel kitabında (8:14) bir pagan mite gönderme yapıldığı görülür: “Kadınlar, Tammuz için ağlıyorlardı.” Bu ifade, Mezopotamya mitolojisinde iştar’ın sevgilisi olan genç Tammuz’un ölümü üzerine tutulan yas ritüeline işaret eder. Benzer bir ima, Zekeriya 12:11’de “Hadadrimmon’un yasına” dair ifadede de bulunur.
Ancak Hezekiel’in veya çağdaşlarının bu mitin ayrıntılarını gerçekten bilip bilmedikleri belirsizdir. Peygamber, belki yalnızca halk arasında sürdürülen ritüel biçimini biliyordu; çünkü antik toplumlarda bile ritüellere katılanların çoğu, bunların mitolojik kökenleri hakkında oldukça yüzeysel bilgiye sahipti. Dolayısıyla Hezekiel’in bahsettiği “ağlayan kadınlar”, mitin içeriğini değil, yalnızca dışsal ibadet biçimini tekrarlıyor olabilirler.
Hezekiel, putperestliğe karşı defalarca ve şiddetle polemik yapmasına rağmen, Tammuz miti ya da herhangi bir mitolojik motif hakkında tek bir yorumda bulunmaz. Pagan inançlarını fetişizm olarak nitelendirir. Tanrılar için kullandığı en yaygın sıfat gillulim’dir (ibranice: “pislik yığınları”, “gübre topakları”).
Hezekiel 7:19’da şöyle yazar:
“Altınlarını sokaklara atacaklar, gümüşleri kir sayılacak. Çünkü gümüşleri ve altınlarıyla kendilerine iğrenç putlar yaptılar; bu, onların tökezleme taşı oldu.”
Hezekiel 16, 20 ve 23. bölümlerde, israil’in dinden sapışı uzun alegorilerle anlatılır. israiloğulları, gümüş ve altından “erkek biçiminde putlar” yapmış, onlara adaklar adamış, hatta çocuklarını onlara kurban etmiştir. Bu düşüş, Mısır’daki ikametlerinden başlayarak tarih boyunca süregelmiştir.
Bu bölümlerdeki imgeler yoğun biçimde erotiktir. Peygamber, israil’in Tanrısı YHWH’ye olan sadakatsizliğini fuhuş metaforu üzerinden anlatır. Putlar, gayrimeşru sevgililer gibi tasvir edilir; israil’in “zina ettiği” yabancı uluslar, şehvet düşkünü askerler olarak betimlenir. Buna rağmen Hezekiel, Tammuz gibi mitlerdeki erotik veya doğurganlık temalarına asla gönderme yapmaz. Yani peygamber, putların plastik imgeleriyle uğraşır, ama onların ardındaki mitolojik tanrıları tamamen göz ardı eder.
Hezekiel’in bu konudaki özeti nettir:
“Siz diyorsunuz ki: ‘Uluslar gibi olalım, ülkelerin aileleri gibi olalım, oduna ve taşa hizmet edelim.’”
— Hezekiel 20:32
Bu cümle, peygamberin putperestliği nasıl algıladığını açıkça gösterir: Paganların taptığı şey, tanrılaştırılmış odun ve taştır.
ikinci işaya’da (özellikle 44:9–20 ve 51:9–10) yer alan polemikler, torah’ın putperestliğe karşı geliştirdiği anlayışın en canlı örnekleridir. Bu bölümler, pagan tanrılara yönelik alayın doruk noktasını temsil eder.
işaya 44:9–20 şöyle der:
“Put yapanların hepsi birer alay konusudur; sevdikleri putlar hiçbir işe yaramaz...
Ahşap ustası bir ölçü çizer, kalemle şekil verir, rendelerle işler, pergelle biçimlendirir ve onu bir insana benzetir — bir evde oturması için insan biçiminde bir güzelliğe.
Bir adam sedir keser, çınar veya meşe alır, ya da ormandaki ağaçlardan biriyle beslenir.
Bunun bir kısmını yakar, ateşinde ısınır, ekmeğini pişirir;
Geri kalanından bir tanrı yapar, putunun önünde yere kapanır.
Yarısını yakar, közlerinde et pişirir, doyasıya yer;
Geri kalanıyla bir put yapar, diz çöküp ona dua eder:
‘Beni kurtar, çünkü sen benim tanrımsın!’ der.
Onların hiçbir bilgisi ve zekâsı yoktur; gözleri kapalı ki göremezler, zihinleri körelmiştir ki anlamazlar.
Kimse düşünmez: Yarısının ateşte yandığını, ekmeğini közünde pişirdiğini, etini orada kızartıp yediğini... Geri kalanından iğrenç bir put mu yapayım? Bir kütüğe mi secde edeyim?
Böylece, külleriyle beslenir, aldanmış bir yürek onu saptırır. Kendi elindeki putu kurtaramaz.”
— işaya 44:9–20
Bu pasaj, cansız nesnelerin tanrı olabileceğine dair inancı şiirsel alayla eleştirir. Peygambere göre putperestlik, insanın aklını ve görme yetisini körelten bir çılgınlıktır.
işaya 51:9–10’da ise, YHWH’nin yaratıcı gücü yüceltilerek, mitolojik ejderha ve deniz canavarı imgeleri (Rahab, Tannin) yalnızca sembolik olarak anılır:
“Uyan ey Rabbin kolu, uyan, gücünü kuşan! Eski günlerde, geçmiş kuşaklarda yaptığın işleri an. Rahab’ı parçalamadın mı, ejderhayı delip öldürmedin mi?”
— işaya 51:9–10
Bu ifade, mitolojik bir hikâyeyi onaylamaz; tersine, YHWH’nin tek ve mutlak kudretinin eski efsanelere üstün geldiğini vurgular.
Hezekiel, işaya, Yeremya ve diğer peygamberlerde mitolojik temaların tamamen sessiz bırakılması tesadüf değildir. Hiçbiri pagan mitlerine atıf yapmaz, onların tanrılarını doğrudan reddetmez. Bunun nedeni, putperestliğin onların gözünde teolojik değil, antropolojik bir sapma olmasıdır:
insan, kendi elleriyle yaptığı şeye tanrılık atfetmektedir.
Peygamberlerin tüm kınamaları bu tek tema etrafında döner:
“Elleriyle yaptıklarına tanrı demeyecekler.”
— Hoşea 14:3
Ve insanlık, bir “tahta parçasının tanrı olmadığını” fark ettiğinde —işaya 44:19’un ifadesiyle— putperestlik de tamamen ortadan kalkacaktır.
işaya, Yeremya, Hezekiel ve diğer peygamberlerde görülen bu yaklaşımda, pagan dinlerinin mitolojik kökenleriyle herhangi bir polemik bulunmaz. Hiçbir peygamber, çoktanrılı mitlerin tanrılarından ya da onlara ilişkin efsanelerden bahsetmez. Tüm eleştiriler, putların insan ürünü nesneler olduğu fikri etrafında döner.
Hezekiel kitabında (8:14) bir pagan mite gönderme yapıldığı görülür: “Kadınlar, Tammuz için ağlıyorlardı.” Bu ifade, Mezopotamya mitolojisinde iştar’ın sevgilisi olan genç Tammuz’un ölümü üzerine tutulan yas ritüeline işaret eder. Benzer bir ima, Zekeriya 12:11’de “Hadadrimmon’un yasına” dair ifadede de bulunur.
Ancak Hezekiel’in veya çağdaşlarının bu mitin ayrıntılarını gerçekten bilip bilmedikleri belirsizdir. Peygamber, belki yalnızca halk arasında sürdürülen ritüel biçimini biliyordu; çünkü antik toplumlarda bile ritüellere katılanların çoğu, bunların mitolojik kökenleri hakkında oldukça yüzeysel bilgiye sahipti. Dolayısıyla Hezekiel’in bahsettiği “ağlayan kadınlar”, mitin içeriğini değil, yalnızca dışsal ibadet biçimini tekrarlıyor olabilirler.
Hezekiel, putperestliğe karşı defalarca ve şiddetle polemik yapmasına rağmen, Tammuz miti ya da herhangi bir mitolojik motif hakkında tek bir yorumda bulunmaz. Pagan inançlarını fetişizm olarak nitelendirir. Tanrılar için kullandığı en yaygın sıfat gillulim’dir (ibranice: “pislik yığınları”, “gübre topakları”).
Hezekiel 7:19’da şöyle yazar:
“Altınlarını sokaklara atacaklar, gümüşleri kir sayılacak. Çünkü gümüşleri ve altınlarıyla kendilerine iğrenç putlar yaptılar; bu, onların tökezleme taşı oldu.”
Hezekiel 16, 20 ve 23. bölümlerde, israil’in dinden sapışı uzun alegorilerle anlatılır. israiloğulları, gümüş ve altından “erkek biçiminde putlar” yapmış, onlara adaklar adamış, hatta çocuklarını onlara kurban etmiştir. Bu düşüş, Mısır’daki ikametlerinden başlayarak tarih boyunca süregelmiştir.
Bu bölümlerdeki imgeler yoğun biçimde erotiktir. Peygamber, israil’in Tanrısı YHWH’ye olan sadakatsizliğini fuhuş metaforu üzerinden anlatır. Putlar, gayrimeşru sevgililer gibi tasvir edilir; israil’in “zina ettiği” yabancı uluslar, şehvet düşkünü askerler olarak betimlenir. Buna rağmen Hezekiel, Tammuz gibi mitlerdeki erotik veya doğurganlık temalarına asla gönderme yapmaz. Yani peygamber, putların plastik imgeleriyle uğraşır, ama onların ardındaki mitolojik tanrıları tamamen göz ardı eder.
Hezekiel’in bu konudaki özeti nettir:
“Siz diyorsunuz ki: ‘Uluslar gibi olalım, ülkelerin aileleri gibi olalım, oduna ve taşa hizmet edelim.’”
— Hezekiel 20:32
Bu cümle, peygamberin putperestliği nasıl algıladığını açıkça gösterir: Paganların taptığı şey, tanrılaştırılmış odun ve taştır.
ikinci işaya’da (özellikle 44:9–20 ve 51:9–10) yer alan polemikler, torah’ın putperestliğe karşı geliştirdiği anlayışın en canlı örnekleridir. Bu bölümler, pagan tanrılara yönelik alayın doruk noktasını temsil eder.
işaya 44:9–20 şöyle der:
“Put yapanların hepsi birer alay konusudur; sevdikleri putlar hiçbir işe yaramaz...
Ahşap ustası bir ölçü çizer, kalemle şekil verir, rendelerle işler, pergelle biçimlendirir ve onu bir insana benzetir — bir evde oturması için insan biçiminde bir güzelliğe.
Bir adam sedir keser, çınar veya meşe alır, ya da ormandaki ağaçlardan biriyle beslenir.
Bunun bir kısmını yakar, ateşinde ısınır, ekmeğini pişirir;
Geri kalanından bir tanrı yapar, putunun önünde yere kapanır.
Yarısını yakar, közlerinde et pişirir, doyasıya yer;
Geri kalanıyla bir put yapar, diz çöküp ona dua eder:
‘Beni kurtar, çünkü sen benim tanrımsın!’ der.
Onların hiçbir bilgisi ve zekâsı yoktur; gözleri kapalı ki göremezler, zihinleri körelmiştir ki anlamazlar.
Kimse düşünmez: Yarısının ateşte yandığını, ekmeğini közünde pişirdiğini, etini orada kızartıp yediğini... Geri kalanından iğrenç bir put mu yapayım? Bir kütüğe mi secde edeyim?
Böylece, külleriyle beslenir, aldanmış bir yürek onu saptırır. Kendi elindeki putu kurtaramaz.”
— işaya 44:9–20
Bu pasaj, cansız nesnelerin tanrı olabileceğine dair inancı şiirsel alayla eleştirir. Peygambere göre putperestlik, insanın aklını ve görme yetisini körelten bir çılgınlıktır.
işaya 51:9–10’da ise, YHWH’nin yaratıcı gücü yüceltilerek, mitolojik ejderha ve deniz canavarı imgeleri (Rahab, Tannin) yalnızca sembolik olarak anılır:
“Uyan ey Rabbin kolu, uyan, gücünü kuşan! Eski günlerde, geçmiş kuşaklarda yaptığın işleri an. Rahab’ı parçalamadın mı, ejderhayı delip öldürmedin mi?”
— işaya 51:9–10
Bu ifade, mitolojik bir hikâyeyi onaylamaz; tersine, YHWH’nin tek ve mutlak kudretinin eski efsanelere üstün geldiğini vurgular.
Hezekiel, işaya, Yeremya ve diğer peygamberlerde mitolojik temaların tamamen sessiz bırakılması tesadüf değildir. Hiçbiri pagan mitlerine atıf yapmaz, onların tanrılarını doğrudan reddetmez. Bunun nedeni, putperestliğin onların gözünde teolojik değil, antropolojik bir sapma olmasıdır:
insan, kendi elleriyle yaptığı şeye tanrılık atfetmektedir.
Peygamberlerin tüm kınamaları bu tek tema etrafında döner:
“Elleriyle yaptıklarına tanrı demeyecekler.”
— Hoşea 14:3
Ve insanlık, bir “tahta parçasının tanrı olmadığını” fark ettiğinde —işaya 44:19’un ifadesiyle— putperestlik de tamamen ortadan kalkacaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com