bugün
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- foşik törklörön liginde birinci amedspor23
- motorinin 100 lirayı görmesi3
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı12
- hewal ebo3
- musa anter11
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm17
- türkler ile moğollar kardeştir17
- boş vakit buldukça yeni ahit okumak2
- flört uygulamasında match oranı2
- z kuşağı2
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- ölümden korkuyor musunuz34
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- claudian clouds43
- parcalandim toparlanamiyorum313
- game of thrones taki kerhaneci17
- çamaşır makinasını çalışırken izlemek6
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra4
- hollanda'nın deniz seviyesinin altında bulunması6
- anın görüntüsü26
- 29 yaşında erkek 40 yaşında kadın evliliği7
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- medyanın yunanla savaşı adeta körüklemesi5
- iş arayanların aslında para araması7
- osmanlıcılar vs kürtçüler5
- akp'li tayyar'ın erdoğan'a sıra dayağı çağrısı2
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler9
- dating uygulamasında eşleşme algoritması3
- sözlük kızları dertleşiyor14
- bilgisayar vs tablet4
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- emeviler6
- memduh bashgan4
- karate kursundan tanışılan kızla sevişmek4
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi19
- meksika açmazı macerası3
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor9
- durup durup dedem köleydi diye ağlamak2
- habire1220
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı16
- ittihat terakki döneminde gerçekleşen soykırımlar6
- düşün ki o bunu okuyor6
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri25
- okan buruk13
- betray me4
- türkiye'deki hoşgörü hristiyanlıktan geliyor4
- yapay zekaya porno aratmak3
- şahin k2
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu7
israil Dininin Niteliği ve Putperestlik Anlayışı
Kutsal Kitap, putperestliği; belirli doğal ya da insan yapımı nesnelerde ilahi veya büyülü güçlerin bulunduğuna, insanın da bu güçleri belirli ritüeller aracılığıyla harekete geçirebileceğine dair bir inanç biçimi olarak ele alır. Bu tür büyülü ritüellerin gerçekleştirildiği nesneler “milletlerin tanrıları” olarak adlandırılır.
Kutsal Kitap’a göre putlar, güçleri içinde barındıran kişisel varlıklar değildir. Put, tanrının evi ya da simgesi değil, bizzat tanrının kendisidir. Bu yüzden torah’da pagan tanrıları sık sık “tahta ve taş”, “gümüş ve altın” olarak anılır. Böylece putperestlik, bu cansız nesnelere anlamsız biçimde ilahi nitelikler atfetmek ve onları tanrılaştırmak olarak tanımlanır. Kutsal Kitap’taki polemiklerin temel argümanı da budur: putperestlik, nesnelere tapınmanın saçmalığıdır.
Dolayısıyla, Kutsal Kitap’ın putperestliği yalnızca en ilkel düzeyinde —“mana inançları” düzeyinde— ele aldığı söylenebilir. Bu yaklaşım, özellikle peygamberlerin putperestliğe karşı yürüttükleri polemiklerde açıkça görülür. Peygamberlik edebiyatı, YHWH inancını doruğa taşımış; fakat aynı zamanda, israiloğulları’nın “ulusların tanrıları”na yönelmesini sert biçimde eleştirmiştir.
Eğer peygamberlerin mitolojik tanrılarla ve onların anlatılarıyla mücadele ettiğini varsayarsak, bunun izlerini bu metinlerde bulmamız gerekirdi. Ancak böyle bir şey yoktur. Peygamberler, pagan tanrıların mitolojik varlıklarını reddetmez, onları iblis ya da şeytani güçler olarak da nitelendirmezler. Kısacası, peygamberler bildiğimiz anlamda çoktanrıcılıkla değil, onun dışsal tezahürü olan fetişizmle mücadele etmişlerdir.
Bilinen en eski edebi peygamber Amos, Tanrı inancına neredeyse hiç değinmez. Amos 8:14’te Samiriyeli Aşinna’dan, 5:26’da ise israiloğullarının kendileri için “yaptıkları” tanrılardan bahseder. Bu durum, birçok kişi tarafından saf tektanrıcılığa ilk ulaşan kişi olarak kabul edilen peygamberin, ardında bıraktığı çoktanrıcılığın doğasını açıklamakta sessiz kaldığını gösterir.
Hoşea’nın ilk bölümlerinde, israil’in Sidon kökenli kraliçe izebel döneminde etkisi altına girdiği Baal tapınmasının yankıları görülür. 2. bölümde, Baal, “fahişe israil”in gayrimeşru sevgilisi olarak betimlenir. Ancak burada bile Kenan Baal’inin mitolojik özelliklerinden söz edilmez. israil’in refahı, yanlış biçimde Baal’e değil, aslında YHWH’ye ait bir armağandır.
Sonraki bölümlerde Baal kültü, geçmişte işlenen birçok günahtan yalnızca biri olarak değerlendirilir. 11:2’de “Baal’ler” ifadesi “oyma putlar”la paralel biçimde kullanılır; 13:2’de “zanaatkârların gümüşten döktüğü buzağı”dan söz edilir. Amos 8:6’da belirtildiği gibi: “Zanaatkâr yaptı, o tanrı değildir.” israil, “ellerinin eseri”ne tapınarak Tanrısından uzaklaşmıştır.
Bu düşünce, işaya peygamberde daha genel bir biçimde dile getirilir: Putperestlik, insanlığın ortak günahıdır. Gümüş, altın, atlar ve savaş arabaları çoğaldıkça “ülke putlarla doldu; herkes ellerinin eserine, parmaklarının yaptığına tapıyor” (işaya 2:7). YHWH’nin büyük teofanisinde, insan kibri karşısında “insan, tapınmak için kendine yaptığı gümüş ve altın putlarını atacak” (2:20). işaya’nın “tanrıların alacakaranlığı”, yani Gotterdammerung sahnesi, aslında gümüş ve altın putların çöküşünü simgeler.
Benzer biçimde Mika peygamber de, kıyamet gününde “Samiriye’nin tüm oyma putlarının parçalanacağını” ve “ellerin eserine tapınmanın” sona ereceğini bildirir (Mika 1:7; 5:12).
Yeremya peygamber ise putperestlikten en çok bahseden kişidir. “israil’in tanımadığı başka tanrılar”dan (Yeremya 19:4; 11:10) söz eder, ancak bunları yaşayan mitolojik varlıklar olarak değil, “taş ve tahta”dan yapılmış cansız nesneler olarak görür (2:27; 8:2). Yeremya’nın “diğer tanrılar” ifadesi, aslında insanların kendi elleriyle yaptıkları “oyma putlar”a ve “boş şeyler”e yöneliktir (8:19).
Yeremya 16:19’da, insanlar tövbe ettiklerinde şöyle diyeceklerdir:
“Atalarımız bize yararsız, boş şeyler miras bıraktılar. insan, tanrı olmadıkları halde kendine tanrılar mı yapar?”
Böylece, putperestlik “insanın kendi ellerinin eserine tapınması” olarak tanımlanır. insanlar bu fetişist sapmadan vazgeçtiğinde, putperestlik de sona erecektir.
Kutsal Kitap, putperestliği; belirli doğal ya da insan yapımı nesnelerde ilahi veya büyülü güçlerin bulunduğuna, insanın da bu güçleri belirli ritüeller aracılığıyla harekete geçirebileceğine dair bir inanç biçimi olarak ele alır. Bu tür büyülü ritüellerin gerçekleştirildiği nesneler “milletlerin tanrıları” olarak adlandırılır.
Kutsal Kitap’a göre putlar, güçleri içinde barındıran kişisel varlıklar değildir. Put, tanrının evi ya da simgesi değil, bizzat tanrının kendisidir. Bu yüzden torah’da pagan tanrıları sık sık “tahta ve taş”, “gümüş ve altın” olarak anılır. Böylece putperestlik, bu cansız nesnelere anlamsız biçimde ilahi nitelikler atfetmek ve onları tanrılaştırmak olarak tanımlanır. Kutsal Kitap’taki polemiklerin temel argümanı da budur: putperestlik, nesnelere tapınmanın saçmalığıdır.
Dolayısıyla, Kutsal Kitap’ın putperestliği yalnızca en ilkel düzeyinde —“mana inançları” düzeyinde— ele aldığı söylenebilir. Bu yaklaşım, özellikle peygamberlerin putperestliğe karşı yürüttükleri polemiklerde açıkça görülür. Peygamberlik edebiyatı, YHWH inancını doruğa taşımış; fakat aynı zamanda, israiloğulları’nın “ulusların tanrıları”na yönelmesini sert biçimde eleştirmiştir.
Eğer peygamberlerin mitolojik tanrılarla ve onların anlatılarıyla mücadele ettiğini varsayarsak, bunun izlerini bu metinlerde bulmamız gerekirdi. Ancak böyle bir şey yoktur. Peygamberler, pagan tanrıların mitolojik varlıklarını reddetmez, onları iblis ya da şeytani güçler olarak da nitelendirmezler. Kısacası, peygamberler bildiğimiz anlamda çoktanrıcılıkla değil, onun dışsal tezahürü olan fetişizmle mücadele etmişlerdir.
Bilinen en eski edebi peygamber Amos, Tanrı inancına neredeyse hiç değinmez. Amos 8:14’te Samiriyeli Aşinna’dan, 5:26’da ise israiloğullarının kendileri için “yaptıkları” tanrılardan bahseder. Bu durum, birçok kişi tarafından saf tektanrıcılığa ilk ulaşan kişi olarak kabul edilen peygamberin, ardında bıraktığı çoktanrıcılığın doğasını açıklamakta sessiz kaldığını gösterir.
Hoşea’nın ilk bölümlerinde, israil’in Sidon kökenli kraliçe izebel döneminde etkisi altına girdiği Baal tapınmasının yankıları görülür. 2. bölümde, Baal, “fahişe israil”in gayrimeşru sevgilisi olarak betimlenir. Ancak burada bile Kenan Baal’inin mitolojik özelliklerinden söz edilmez. israil’in refahı, yanlış biçimde Baal’e değil, aslında YHWH’ye ait bir armağandır.
Sonraki bölümlerde Baal kültü, geçmişte işlenen birçok günahtan yalnızca biri olarak değerlendirilir. 11:2’de “Baal’ler” ifadesi “oyma putlar”la paralel biçimde kullanılır; 13:2’de “zanaatkârların gümüşten döktüğü buzağı”dan söz edilir. Amos 8:6’da belirtildiği gibi: “Zanaatkâr yaptı, o tanrı değildir.” israil, “ellerinin eseri”ne tapınarak Tanrısından uzaklaşmıştır.
Bu düşünce, işaya peygamberde daha genel bir biçimde dile getirilir: Putperestlik, insanlığın ortak günahıdır. Gümüş, altın, atlar ve savaş arabaları çoğaldıkça “ülke putlarla doldu; herkes ellerinin eserine, parmaklarının yaptığına tapıyor” (işaya 2:7). YHWH’nin büyük teofanisinde, insan kibri karşısında “insan, tapınmak için kendine yaptığı gümüş ve altın putlarını atacak” (2:20). işaya’nın “tanrıların alacakaranlığı”, yani Gotterdammerung sahnesi, aslında gümüş ve altın putların çöküşünü simgeler.
Benzer biçimde Mika peygamber de, kıyamet gününde “Samiriye’nin tüm oyma putlarının parçalanacağını” ve “ellerin eserine tapınmanın” sona ereceğini bildirir (Mika 1:7; 5:12).
Yeremya peygamber ise putperestlikten en çok bahseden kişidir. “israil’in tanımadığı başka tanrılar”dan (Yeremya 19:4; 11:10) söz eder, ancak bunları yaşayan mitolojik varlıklar olarak değil, “taş ve tahta”dan yapılmış cansız nesneler olarak görür (2:27; 8:2). Yeremya’nın “diğer tanrılar” ifadesi, aslında insanların kendi elleriyle yaptıkları “oyma putlar”a ve “boş şeyler”e yöneliktir (8:19).
Yeremya 16:19’da, insanlar tövbe ettiklerinde şöyle diyeceklerdir:
“Atalarımız bize yararsız, boş şeyler miras bıraktılar. insan, tanrı olmadıkları halde kendine tanrılar mı yapar?”
Böylece, putperestlik “insanın kendi ellerinin eserine tapınması” olarak tanımlanır. insanlar bu fetişist sapmadan vazgeçtiğinde, putperestlik de sona erecektir.
Gündemdeki Haberler