bugün
- futbol14
- yazarların favori oyun karakteri10
- islam barış dinidir4
- ispanya3
- la liga3
- nelerin koleksiyonu yapılabilir4
- brezilya7
- para mı aşk mı sorunsalı8
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı18
- her filmde aynı karakteri canlandıran aktörler2
- sözlük yazarlarının favori dizisi9
- süper lig7
- hakan fidan3
- türkiye savaşa girerse yanında yer alacak ülkeler3
- gezicilerin polisten dayak yerken çıkardığı sesler7
- sözlük yazarlarının en son okuduğu kitaplar5
- araplar kuzey kıbrıs'ı neden tanımıyor5
- milan skriniar8
- türkiye5
- anın görüntüsü20
- üniversite okumanın gereksiz olması9
- her şeyden önce sadece allah'ın zihni vardı2
- 22 ağustos 2026 espanyol real madrid maçı2
- osuruktan şiirler89
- 22 ağustos 2026 çorum kasımpaşa maçı5
- türkiyede korku yazarının olmaması3
- nervio varıdı nerede o11
- intihar aforizmaları2
- fenerbahçe21
- telekinezi3
- yaprak3
- madencilerin beştepe'ye yürüyeceğiz demesi4
- kanada3
- nasreddinhoca3
- tai lung26
- kasımpaşa4
- çorum4
- kasımpaşa sk4
- çorum fk4
- telefonunuzu alabilir miyim diyen hatun2
- gece yürüyüş yapmak2
- alçak puşt3
- bir şey yokken gelen bir şey var hissi2
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması12
- velvet50
- imralı basılsın apo piçi asılsın6
- pakistan2
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı10
- türkiyenin savaşta olduğu gerçeği2
- sürekli peki neyse diyen kız2
"siyasal amacli siddet eylemi" olarak tanimlanan terorun, kime ve neye gore teror oldugu/olmadigi konusunda mevcut tartismalara son noktayi koyan, uluslararasi sistemde hala birinci derecede aktor rolunu koruyan devlet erkinin, "bakiniz sevgili dunya iste bu yapilan eylem terordur ve bunlari yapanda teroristtir" iddasini, temel ulusal guc unsurlari ile besleyebilmesidir. hatta ve hatta askeri guc, siyasal guc ve ekonomik guc ile birzat kendisi teror eylemlerinde bulunan bir devlet, bu eylemleri bahsi gecen guc unsurlari ile mesrulastirabilir.
ornegin; israil filistin arasinda yasanan catismalarin, asimetrik guc gerceginin en yalin hali ile gozumuze batmasina ragmen, dunya kamuoyunda hamas, hizbullah, el-fetih (diger ikisine mukayese edeceksek nispeten) teror orgutu olarak algilanabilmektedir, kendi halki tarafindan legal bir sekilde iktidara getirilmis olsalarda.
bu perspektiften bakildigi zaman, sovyetlerin cokusu ile birlikte iki kutuplu sistemin ayakta kalan tarafi abd hegemonyasini dunyaya dayatmak icin bir bahane daha dogrusu mesru bir gerekceye sahip olmasi gerekiyordu. her ne kadar bu gerekce birlesmis milletler ve dunya kamuoyu tarafindan makul bulunmamis olsa bile, bugun afganistan ve irak isgal altindadir. abd ekonomik guc unsuru ile kendi kendisine finansor, siyasal guc unsuru ile demokrasiyi ve batililigi, kadim topraklara dayatan bir diktator, nukleer olarak tartisilabilir ama konvansiyonel ve teknolojik olarak tartismasiz dunyanin en iyi ordusudur.
genel olarak dunyada ki enerji denklemi, spesifik olarak petrolde ki fiyat manivelasini ele gecirmek gelecek yillarda kimin terorist ve neyin teror oldugu konusunda belirleyici olacaktir.
terorun ve teroristin tanimindaki muglaklik sayesinde her ulkenin kendi cikarlari ugruna kullandigi bir teror ve terorist tanimi mevcuttur. ulkenin capi buyudukce, terorun mevcudiyetinin etki aloanida buyuyecektir ki adina global war on terrorism denebilsin. Kimden bahsediyoruz? Elbette ABD'den. Ama arada cok ince bir nokta vardir ki bunu kavramak, siyaset biliminin ve uluslararasi iliskilerin temel mantiklarindan birini anlamaya esdegerdir.
ulkelerden beklenen ahlaki tavir ile bireyden beklenen ahlaki tavir ayni degildir. ulkeler vahsi yasamdaki gibi var olmak icin, kendi cikari icin her turlu ahlaksiz eyleme girisme hakkina sahipken bu bireyler bazinda boyle degildir. yani devletler arasindaki iliski bireyler arasindaki iliski gibi degildir. tipki vahsi yasamda guclu olanin ayakta kalmasina ve hukmetmesine dayalidir. hatta niccolo machiavelli isimli kardesimiz gore -ki kendisi siyaset biliminin babalarindandir- egerki sen bir devletin vatandasi olarak o devletin kendi varligini surdurmesi ve egemenligini artirmasi icin giristigi hukuk ve ahlakdisi eylemleri sorgulamaya kalkisirsan o zaman senden daha ahlaksiz biri yoktur. pezevenklik yapamazsin. milyonlarca insanin hayati sozkonusu iken sikmisim ahlaki. ulan devlet yok olunca ahlak neye yarar yavsak demektedir. sinirli bir abimizdir. realistir. oyle ask mesk olaylarini duygusalligi pek sevmez. ama tabi zaman geciyor devir degisiyor. o yuzden simdi artik eskisi gibi salt guce dayali politikalar uygulayamiyorsun.
uygularsin uygulamasina ama baska devletlerin bundan gordugu zarardan, daha fazla sorumlu oldugun bir dunyada yasiyorsun artik. dikkatli ol da bir tarafina girmesin.
ornegin; israil filistin arasinda yasanan catismalarin, asimetrik guc gerceginin en yalin hali ile gozumuze batmasina ragmen, dunya kamuoyunda hamas, hizbullah, el-fetih (diger ikisine mukayese edeceksek nispeten) teror orgutu olarak algilanabilmektedir, kendi halki tarafindan legal bir sekilde iktidara getirilmis olsalarda.
bu perspektiften bakildigi zaman, sovyetlerin cokusu ile birlikte iki kutuplu sistemin ayakta kalan tarafi abd hegemonyasini dunyaya dayatmak icin bir bahane daha dogrusu mesru bir gerekceye sahip olmasi gerekiyordu. her ne kadar bu gerekce birlesmis milletler ve dunya kamuoyu tarafindan makul bulunmamis olsa bile, bugun afganistan ve irak isgal altindadir. abd ekonomik guc unsuru ile kendi kendisine finansor, siyasal guc unsuru ile demokrasiyi ve batililigi, kadim topraklara dayatan bir diktator, nukleer olarak tartisilabilir ama konvansiyonel ve teknolojik olarak tartismasiz dunyanin en iyi ordusudur.
genel olarak dunyada ki enerji denklemi, spesifik olarak petrolde ki fiyat manivelasini ele gecirmek gelecek yillarda kimin terorist ve neyin teror oldugu konusunda belirleyici olacaktir.
terorun ve teroristin tanimindaki muglaklik sayesinde her ulkenin kendi cikarlari ugruna kullandigi bir teror ve terorist tanimi mevcuttur. ulkenin capi buyudukce, terorun mevcudiyetinin etki aloanida buyuyecektir ki adina global war on terrorism denebilsin. Kimden bahsediyoruz? Elbette ABD'den. Ama arada cok ince bir nokta vardir ki bunu kavramak, siyaset biliminin ve uluslararasi iliskilerin temel mantiklarindan birini anlamaya esdegerdir.
ulkelerden beklenen ahlaki tavir ile bireyden beklenen ahlaki tavir ayni degildir. ulkeler vahsi yasamdaki gibi var olmak icin, kendi cikari icin her turlu ahlaksiz eyleme girisme hakkina sahipken bu bireyler bazinda boyle degildir. yani devletler arasindaki iliski bireyler arasindaki iliski gibi degildir. tipki vahsi yasamda guclu olanin ayakta kalmasina ve hukmetmesine dayalidir. hatta niccolo machiavelli isimli kardesimiz gore -ki kendisi siyaset biliminin babalarindandir- egerki sen bir devletin vatandasi olarak o devletin kendi varligini surdurmesi ve egemenligini artirmasi icin giristigi hukuk ve ahlakdisi eylemleri sorgulamaya kalkisirsan o zaman senden daha ahlaksiz biri yoktur. pezevenklik yapamazsin. milyonlarca insanin hayati sozkonusu iken sikmisim ahlaki. ulan devlet yok olunca ahlak neye yarar yavsak demektedir. sinirli bir abimizdir. realistir. oyle ask mesk olaylarini duygusalligi pek sevmez. ama tabi zaman geciyor devir degisiyor. o yuzden simdi artik eskisi gibi salt guce dayali politikalar uygulayamiyorsun.
uygularsin uygulamasina ama baska devletlerin bundan gordugu zarardan, daha fazla sorumlu oldugun bir dunyada yasiyorsun artik. dikkatli ol da bir tarafina girmesin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar