bugün
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı25
- her gün 1 litre kola içersek ne olur9
- doların 50 tl olması4
- somali de türk bayrağı yakılması5
- iskilipli atıf hoca21
- sözlükteki kuzucuklarım6
- kale3112 tarzı entry girmek4
- kablosuz mouse10
- favlayan yazarın asıl amacı12
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi8
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- tanımadığı kadına tokat atan adam7
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- arap kızı ve arap oğlanı duvar süsü3
- songül karlı5
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler4
- yagmur yagiyor seller akiyor3
- togg4
- sözlük kürdü55
- camfrog sönmez küfürleri3
- zenci kadın poposu4
- kim cha eon6
- ismail kartal18
- lpg'nin 50 tl olması2
- ahmet nazif zorlu8
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- fb'nin inanılmaz başarısı4
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- yurt dışı çıkış harcı2
- imei kayıt ücreti2
- alex745alejandroali can2
- millette manyak para var21
- yerli marka kullanmak2
- kelebek gibi uçarım ağzını yüzünü skerim3
- travesti ile para kavgası2
- kasımda aşk başkadır4
- uzay masalı2
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek5
- iş yerinde atletle çalışmak4
- karanlık maddenin kuarklarla izinin sürülmesi2
- bir şeyler söyle2
- evli bir kadını sikmek4
- otel odasında yalnız kalmak4
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- anın görüntüsü31
- aletle yapacagin isi elinle yapma2
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- güney kore devlet başkanı lee den türkiye mesajı3
kriz artık heryerde, her ülkede, her bölgede ve hatta her mahallede hissedilmeye başlandı, işçi sınıfı yeniden sırtına yüklenmiş tüm ağırlıklara, kafasına yüklenmiş onca boş kelama rağmen doğrulmaya başladı, avrupa, amerika ve hatta cılız da olsa türkiye'deki işçiler yeniden sınıf bilinçlerine kavuşmaya başlıyor, kapitalizmin tüm acımasızlığını, tüm yalancılığını, düzenbazlığını, kısaca tüm pisliklerini yeniden keşfediyorlar, grevler, mitingler ve hatta fabrika işgalleri bunların en büyük kanıtları.
artık hepimize, sözlükte yazan, bankada çalışan, öğrenci, işçi farketmeksizin tüm solculara büyük işler düşmekte. emperyalizm bu krizden çıkmak için şimdilik son çare gibi görse de yeni bir paylaşım savaşına girişmekten hiç çekinmeyecek, daha önce de yaşandığı gibi halka faşist propagandasını sunacak, militaristleşecek ve milliyetçi, dinci şoven duygular üzerinden kitlelerin dikkatini başka yönlere çekmeye çalışacaktır, ki halihazırda da türkiye'de bunun pek çok örneğine rastlamaktayız . bizim üzerimize düşense, evde, okulda, mahallede düşüncelerimizi açıkça, dürüstlükle açıklamak, fikirlerimizi, kim olduğumuzu insanlara anlatmak ve insanlarımızı, halkımızı örgütlü mücadeleye, haklarına sahip çıkmaya, yönetimi ellerine alıp sorunları birlikle, dayanışmayla çözebileceğimiz bir birlik olmaya çağırmak, kendimizin de örgütlü mücadelenin içinde yer alması olmalıdır.
sosyalizm ülküsüne inanmış lakin örgütlü mücadele içerisinde yer almayan, yalnızlaştırılmış, kendine yabancılaştırılmış tüm sosyalistler, komünistler birlik olmalı. düşüncelerimiz ışığında, uzlaşmazlıkların, fikir ayrılıklarının en az olduğu bir parti ve benzeri örgütlü mücadele oluşumu içinde yer almak, elimizi taşın altına sokmamız bu ülkenin karanlığa hapsolmasını değil, aydınlığa çıkmasını, hepimizin, tüm türkiye halklarının daha müreffeh, daha eşit ve daha özgür bir türkiye ve dünya düşleyen bizler için bir zorunluluk, bir görev halini almıştır.
krizin derinleştiği ve faturasının ısrarla gene bize, işçi sınıfına ve onların evlatlarına çıkarılmaya çalışıldığı şu günlerde, eğer sorumluluk almaz, mücadeleye katılmaz, tüm bu yaşananlara ağlanmaktan başka bir şey yapmaz, halkımıza yol göstermez isek, en başta biz birlik olmazsak hepimizi çok daha kötü günler beklemektedir. türklerin, kürtlerin, çerkeslerin, lazların, yani tüm türkiye halklarının, emekçilerinin yoğun bir biçimde dinci ve milliyetçi gericiliğe mahkum edilmeğe çalışıldığı şu günlerde, eğer üzerimize düşenleri yapmaz isek, kapitalizme karşı ses çıkarmaz, aramızdaki küçük husumetleri bir kenara bırakıp örgütlü mücadele içinde yer almaz isek türkiye halkının krizle birlikte yeniden yükselen öfkesinin, devrimci uyanışının yanlış kişiler tarafından suistimal edilmesi, burjuvazi ve onun kuklaları tarafından türkiye'nin nazi almanyasına, faşist italya'ya, şeriatçı iran'a dönüşme, türkiye'nin sonsuza dek karanlığa gömülme, büyük acılar, sefalet ve ölümler çekme ihtimali, türkiye halklarının burjuvaziye karşı birleşmek yerine birbirlerinin gırtlaklarına sarılması yani bir iç savaşa sürüklenmesi ihtimali hiç de azımsanacak düzeyde olmayacaktır.
dediğim gibi, türkiye solu yalnızca ödp, emep, esp, tkp, dsip gibi sosyalist partiler düzeyinde değil, aynı zamanda bireyler düzeyinde de örgütlenmeli, çözümü yalnızca tepedeki partilerden beklememelidir, dünya'nın bugünkü geldiği noktada kapitalizmin sınıflı sistemine artık tahammülü kalmayan hepimiz evlerimizden dışarı çıkmalı ve örgütlenmeli, kendimize en yakın bulduğumuz örgütlü oluşumun bir parçası olmalı ve çözümün bizim ellerimizde olduğunun farkına varmalıyız, ülkemizi ne dinci, ne de milliyetçi gericiliğe, faşizme teslim etmeyeceğimizi göstermeliyiz, birleşmeliyiz!
tüm türkiye solu'na, tüm solculara, sosyalistlere çağrımdır.
artık hepimize, sözlükte yazan, bankada çalışan, öğrenci, işçi farketmeksizin tüm solculara büyük işler düşmekte. emperyalizm bu krizden çıkmak için şimdilik son çare gibi görse de yeni bir paylaşım savaşına girişmekten hiç çekinmeyecek, daha önce de yaşandığı gibi halka faşist propagandasını sunacak, militaristleşecek ve milliyetçi, dinci şoven duygular üzerinden kitlelerin dikkatini başka yönlere çekmeye çalışacaktır, ki halihazırda da türkiye'de bunun pek çok örneğine rastlamaktayız . bizim üzerimize düşense, evde, okulda, mahallede düşüncelerimizi açıkça, dürüstlükle açıklamak, fikirlerimizi, kim olduğumuzu insanlara anlatmak ve insanlarımızı, halkımızı örgütlü mücadeleye, haklarına sahip çıkmaya, yönetimi ellerine alıp sorunları birlikle, dayanışmayla çözebileceğimiz bir birlik olmaya çağırmak, kendimizin de örgütlü mücadelenin içinde yer alması olmalıdır.
sosyalizm ülküsüne inanmış lakin örgütlü mücadele içerisinde yer almayan, yalnızlaştırılmış, kendine yabancılaştırılmış tüm sosyalistler, komünistler birlik olmalı. düşüncelerimiz ışığında, uzlaşmazlıkların, fikir ayrılıklarının en az olduğu bir parti ve benzeri örgütlü mücadele oluşumu içinde yer almak, elimizi taşın altına sokmamız bu ülkenin karanlığa hapsolmasını değil, aydınlığa çıkmasını, hepimizin, tüm türkiye halklarının daha müreffeh, daha eşit ve daha özgür bir türkiye ve dünya düşleyen bizler için bir zorunluluk, bir görev halini almıştır.
krizin derinleştiği ve faturasının ısrarla gene bize, işçi sınıfına ve onların evlatlarına çıkarılmaya çalışıldığı şu günlerde, eğer sorumluluk almaz, mücadeleye katılmaz, tüm bu yaşananlara ağlanmaktan başka bir şey yapmaz, halkımıza yol göstermez isek, en başta biz birlik olmazsak hepimizi çok daha kötü günler beklemektedir. türklerin, kürtlerin, çerkeslerin, lazların, yani tüm türkiye halklarının, emekçilerinin yoğun bir biçimde dinci ve milliyetçi gericiliğe mahkum edilmeğe çalışıldığı şu günlerde, eğer üzerimize düşenleri yapmaz isek, kapitalizme karşı ses çıkarmaz, aramızdaki küçük husumetleri bir kenara bırakıp örgütlü mücadele içinde yer almaz isek türkiye halkının krizle birlikte yeniden yükselen öfkesinin, devrimci uyanışının yanlış kişiler tarafından suistimal edilmesi, burjuvazi ve onun kuklaları tarafından türkiye'nin nazi almanyasına, faşist italya'ya, şeriatçı iran'a dönüşme, türkiye'nin sonsuza dek karanlığa gömülme, büyük acılar, sefalet ve ölümler çekme ihtimali, türkiye halklarının burjuvaziye karşı birleşmek yerine birbirlerinin gırtlaklarına sarılması yani bir iç savaşa sürüklenmesi ihtimali hiç de azımsanacak düzeyde olmayacaktır.
dediğim gibi, türkiye solu yalnızca ödp, emep, esp, tkp, dsip gibi sosyalist partiler düzeyinde değil, aynı zamanda bireyler düzeyinde de örgütlenmeli, çözümü yalnızca tepedeki partilerden beklememelidir, dünya'nın bugünkü geldiği noktada kapitalizmin sınıflı sistemine artık tahammülü kalmayan hepimiz evlerimizden dışarı çıkmalı ve örgütlenmeli, kendimize en yakın bulduğumuz örgütlü oluşumun bir parçası olmalı ve çözümün bizim ellerimizde olduğunun farkına varmalıyız, ülkemizi ne dinci, ne de milliyetçi gericiliğe, faşizme teslim etmeyeceğimizi göstermeliyiz, birleşmeliyiz!
tüm türkiye solu'na, tüm solculara, sosyalistlere çağrımdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar