bugün
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı18
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz23
- sivaslı ünlüler4
- renault 9 broadway6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- sarapci koala76
- 7 65 çapında o biçim bir makbuz aslanım2
- hoşlanılan kızı çayı kıtlama içerken görmek5
- yılmaz güney11
- kemal öztürk2
- simko38
- yeşilyurt2
- sırrı süreyya önder7
- 31 ağustos 2026 kktc türkiye uçak biletleri2
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı33
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması16
- bayansız olmak4
- aktrollerin akp'yi hiç eleştirmemesi14
- en son ne yediniz4
- türk kızı3
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası13
- kürt faşisti4
- arkadaşlar ben artık ayıyım6
- gocu31
- s'i l v'e r m'i s t13
- erkekler için mutlu evliliğin sırları7
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı8
- türk seküler devrimi11
- ilişkilerden edinilen tecrübe2
- geceye bir mısra bırakmak2
- bilinçaltı yansımalarını reel dünyada görmek4
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan36
- yokuş yukarı arabayı geri kaçıran erkek10
- kürtler8
- nasıl yakışıklı olunur5
- izlediğin bir filmi bir daha izlememe prensibi2
- melih gökçek8
- ölümden öte köy yok3
- fenerbahçe25
- enayi burcu yazarlar3
- bir oturuşta 7 tane leyla yemek3
- mehmet okuyan4
- telefonun şarj bölgesi temassızlığı5
- fiat ın en iyi arabası8
- yaşlı insanlar neden huysuz olur9
- aktrollerin akp yalanlarını bile savunması2
- dokuzuncu nesil yazar karizması8
- nurullah efe ankut2
- şiveli konuşandan nefret etmek4
- hem bipolar hem ikizler olmak3
23 şubat 2009 pazartesi sabahından itibaren galatasaray'la olan sözleşmesinin sona erdirilmesi beklenen teknik direktör.
2008 haziran ayında gelmişti galatasaray'a. 1 hafta sonrasının mart olmasından hesaplarsak tam 9 ay oluyor galatasaray'da teknik direktörlüğe başlayışı. galatasaray 9 ayda ne kazanmış ne kaybetmiş bir bakalım şimdi
1. harry kewell, morgan de sanctis, milan baros ve fernando meira gibi pozisyonunda çok kaliteli nokta transferler yapılmış.
2. yedek kulübesi çok kaliteli hale getirilmiş, ilk onbire rahatça girebilecek oyuncularla desteklenmiş.
3. gelecek vadeden, avrupa şampiyonasında parlayan çoğu genç türk oyuncu takımda tutulmuş.
bunlar teknik direktörün dışında gelişen olaylar. bir de kendisinin sağladığı katkıya bakalım.
4. takıma oyuncu bazlı bir sistem gelmiş. fenerbahçe zico zamanı nasıl alex'e bağlı oynuyorsa, galatasaray da lincoln'e, kewell'a bağlı hale gelmiş. bunların olmadığı hiçbir maçta iyi bir oyun oynayamamış.
işte sevgili sözlük yazarı, skibbe'nin takıma 9 ayda kazandırdığı bu. takım olmaktan uzak, oyunculara bağlı bir sistem.
takım neler kaybetmiş ona bakalım bir de.
1. kendine güven.
2. şampiyonlar ligi.
3. türkiye kupası
4. kuvvetle muhtemel türkiye ligi.
5. en fazla bordeaux'nun geçilebileceği, bir sonraki turda geçen yılki leverkusen faciası gibi bir faciaya doğru gidilen uefa kupası.
6. prestij.
şimdi bana hak vermeyenler olabilir. zaman lazım denilebilir, leverkusen'de çok başarılıydı denilebilir, alex ferguson ilk 5 yılında bir başarı kazanmamıştı denilebilir, vs denilebilir.
ama işte burada olmuyor bunu anlamak lazım. galatasaray'ın takım halinde çok iyi oynadığı bir maç var mı? benfica maçını örnek gösterecektir bir sürü kişi ama galatasaray o maçta bile tehlikeli pozisyonlar yaşadı. benfica çok kötüydü ayrıca, sonra olympiakos'dan 5 yedi zaten deplasmanda, ununu eledi, eleğini astı.
ben bu sözleri söyleyebilmek için galatasaray'ın birkaç maçına gittim ali sami yen'de. yani deyim yerindeyse sahada izledim takımı. galatasaray inanın savunma yapmaktan bile acizdi. oyuncular rakibe kendi sahasında basmıyor, onların ceza sahası dışına kadar girmesine izin veriyordu. ve bunu da aralarında konuşarak yapıyorlardı. hocanın takıma oynattığı defans anlayışı buydu yani.
hücumda ise lincoln varsa, canı oynamak isterse, ilerde de baros varsa, işte ancak o zaman gol atabilir galatasaray. ali sami yen'deki sivasspor kupa maçında maçın hemen hemen tamamı sivasspor yarı sahasında geçti. dışarıdan dinleyen biri galatasaray müthiş bir baskı kurdu sanardı.
halbuki hiç öyle olmadı. galatasaray 90 dakika boyunca hücumda aciz kaldı, topu nereye atacağını bilemedi, sağdaki soldakine attı, o ortadakine attı, o defansa attı, o ...
işte böyle gitti bütün maç. galatasaray belli bir hücum sistemiyle oynayamadı, çünkü öyle bir sistem yok.
işte galatasaray ın savunma ve hücum anlayışı bu, sistemsizlik. böyle olunca her maç gol yiyor, gol atabilmek için de lincoln'ün, kewell'ın, arda'nın, baros'un kişisel becerilerine bakıyor. teknik direktör ise her maçtan sonra daha iyi olucaz diyor, zamanla daha güzel oynayacaz diyor, ama gel gör ki 9 aydan beri o zaman bir türlü gelemiyor.
belki de 20 sene sonra efsane bir teknik direktör olarak bahsedilecek bu adamdan. ama eğer galatasaray'da kalırsa ne kendisi efsane olacak, ne de bu takımı efsane yapabilecek. o yüzden kendisine de bize de yazık etmesin diyoruz.
2008 haziran ayında gelmişti galatasaray'a. 1 hafta sonrasının mart olmasından hesaplarsak tam 9 ay oluyor galatasaray'da teknik direktörlüğe başlayışı. galatasaray 9 ayda ne kazanmış ne kaybetmiş bir bakalım şimdi
1. harry kewell, morgan de sanctis, milan baros ve fernando meira gibi pozisyonunda çok kaliteli nokta transferler yapılmış.
2. yedek kulübesi çok kaliteli hale getirilmiş, ilk onbire rahatça girebilecek oyuncularla desteklenmiş.
3. gelecek vadeden, avrupa şampiyonasında parlayan çoğu genç türk oyuncu takımda tutulmuş.
bunlar teknik direktörün dışında gelişen olaylar. bir de kendisinin sağladığı katkıya bakalım.
4. takıma oyuncu bazlı bir sistem gelmiş. fenerbahçe zico zamanı nasıl alex'e bağlı oynuyorsa, galatasaray da lincoln'e, kewell'a bağlı hale gelmiş. bunların olmadığı hiçbir maçta iyi bir oyun oynayamamış.
işte sevgili sözlük yazarı, skibbe'nin takıma 9 ayda kazandırdığı bu. takım olmaktan uzak, oyunculara bağlı bir sistem.
takım neler kaybetmiş ona bakalım bir de.
1. kendine güven.
2. şampiyonlar ligi.
3. türkiye kupası
4. kuvvetle muhtemel türkiye ligi.
5. en fazla bordeaux'nun geçilebileceği, bir sonraki turda geçen yılki leverkusen faciası gibi bir faciaya doğru gidilen uefa kupası.
6. prestij.
şimdi bana hak vermeyenler olabilir. zaman lazım denilebilir, leverkusen'de çok başarılıydı denilebilir, alex ferguson ilk 5 yılında bir başarı kazanmamıştı denilebilir, vs denilebilir.
ama işte burada olmuyor bunu anlamak lazım. galatasaray'ın takım halinde çok iyi oynadığı bir maç var mı? benfica maçını örnek gösterecektir bir sürü kişi ama galatasaray o maçta bile tehlikeli pozisyonlar yaşadı. benfica çok kötüydü ayrıca, sonra olympiakos'dan 5 yedi zaten deplasmanda, ununu eledi, eleğini astı.
ben bu sözleri söyleyebilmek için galatasaray'ın birkaç maçına gittim ali sami yen'de. yani deyim yerindeyse sahada izledim takımı. galatasaray inanın savunma yapmaktan bile acizdi. oyuncular rakibe kendi sahasında basmıyor, onların ceza sahası dışına kadar girmesine izin veriyordu. ve bunu da aralarında konuşarak yapıyorlardı. hocanın takıma oynattığı defans anlayışı buydu yani.
hücumda ise lincoln varsa, canı oynamak isterse, ilerde de baros varsa, işte ancak o zaman gol atabilir galatasaray. ali sami yen'deki sivasspor kupa maçında maçın hemen hemen tamamı sivasspor yarı sahasında geçti. dışarıdan dinleyen biri galatasaray müthiş bir baskı kurdu sanardı.
halbuki hiç öyle olmadı. galatasaray 90 dakika boyunca hücumda aciz kaldı, topu nereye atacağını bilemedi, sağdaki soldakine attı, o ortadakine attı, o defansa attı, o ...
işte böyle gitti bütün maç. galatasaray belli bir hücum sistemiyle oynayamadı, çünkü öyle bir sistem yok.
işte galatasaray ın savunma ve hücum anlayışı bu, sistemsizlik. böyle olunca her maç gol yiyor, gol atabilmek için de lincoln'ün, kewell'ın, arda'nın, baros'un kişisel becerilerine bakıyor. teknik direktör ise her maçtan sonra daha iyi olucaz diyor, zamanla daha güzel oynayacaz diyor, ama gel gör ki 9 aydan beri o zaman bir türlü gelemiyor.
belki de 20 sene sonra efsane bir teknik direktör olarak bahsedilecek bu adamdan. ama eğer galatasaray'da kalırsa ne kendisi efsane olacak, ne de bu takımı efsane yapabilecek. o yüzden kendisine de bize de yazık etmesin diyoruz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar