bugün
- ben geldim naneler26
- ilk adımı karşıdan bekleyen erkek10
- nicki kısa olanın penisi küçük olur22
- üniversite diploması6
- türkiye nin en güvenilir insanı5
- atletle gezen erkek8
- ümmetçilik6
- osmanlı torunu4
- döner mi yesem hamburger mi makarna mı13
- erkek eşek gibi çalışacak hanımına bakacak5
- sevgiliniz karşı cinsle tatile gidebilir mi12
- kuranda namaz yok3
- tff bal ligi katılım ücreti4
- mokv'nin uysaljakoben olması6
- ahbap8
- dünyanın en samimiyetsiz cümlesi13
- göbekli erkekler9
- haluk levent'i karalama kampanyası17
- laiklik hasan abi3
- 20 li yaşlar5
- uzak mesafe ilişkisi4
- insan olmaya ceyrek kala14
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı20
- bik bik'in erkek olması6
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması19
- fobi2
- ne zaman mutlu olacağız8
- haluk levent'e para emanet etmek23
- türk kızlarındaki yabancı penis merakı3
- bir erkeği erkek yapan beş özellik14
- kredi çekip ahbap'a bağış yapmak3
- yolda yürürken neden herkes telefona bakar2
- kaliteli insanı belli eden detaylar24
- velvet'in başı açık mı sorunsalı7
- bir erkeği elde etmenin yolları12
- radio fg2
- yapay zekanın tehlikeli yükselişi12
- kadınları çekici yapan detaylar8
- şaka maka türkiye'nin yükseliş dönemine geçmesi5
- imam hatipli kızların verici olması6
- ona bir şey söyle17
- mason greenwood12
- yaşının adamı olmamak3
- 13 temmuz 2026 haluk levent'in ahbap açıklaması3
- evlat ayrımcılığı9
- eski sevgili2
- bazen ölmeyi o kadar çok istiyorum ki5
- kahve kokusu8
- okyanusta yüzmemiş erkek gizli eşcinseldir5
- evlilik masrafları2
"Aklın vazifesi, teslim olduktan sonra, o vahid etrafında ebedî meçhule doğru hudutsuz bir fikir cehdidir ki, bunun ismi HiKMETTiR."
(S. Mirzabeyoğlu - hikemiyat)
Akıl, insana en büyük lütuflardan biridir; fakat akıl, yalnızca bir araçtır. Gerçek anlamda işlevini yerine getirmeye başladığında, teslimiyetle başlar. Her şeyin sahibi olan ve her şeyin sırrını barındıran o "vahid" etrafında, akıl teslim olduktan sonra onun doğruyu bulma yolundaki çabası başlar. Ancak bu teslimiyet, bir boyutun ötesine geçmeyi gerektirir: Ebedî meçhul! Yani akıl, kendi sınırlarını tanıyarak, nihayetinde anladığını bilmediğini ve bilmediği şeylerin sonsuz bir okyanusu olduğunu kabul ederek her daim bir cehd içinde olur. işte buna hikmet denir. Hikmet, aklın sonsuz olanı anlamaya yönelik cehdidir; sınır tanımaz, sabırla ve azimle hep daha ileriye doğru yol alır.
> "Hikmet, sonsuz bir yolculuktur; varılacak bir hedefi değil, bir ufku vardır."
"Hududunu tanıyan, tükeniş sınırlarını gören akıl, dince en mübarek vasıta; kendi kendisini yenmeye ve çürüğe çıkartmaya memur köle âlet…"
Aklın gerçek işlevi, sınırlarını tanımakta yatar. Eğer akıl, kendi sınırlarını anlamadan bir varlık olarak büyüme iddiasına girerse, yanlış bir yolda ilerler. Din, aklın en mübarek vasıtasıdır; çünkü din, aklın hudutlarını gösterir, ona doğru bir yön, bir yörünge verir. Akıl, kendisini tanıdıkça, ne kadar mütevazı olması gerektiğini anlar. Ancak bu mütevazılık, sadece bir kabul değildir; akıl, kendi tükenişini, sonunu ve çürüyüşünü görerek, ona karşı bir mücadeleye girer. Bu, insanın her an kendisini yenmesi gerektiği, her an çürümeye doğru gittiği gerçeğinden doğan bir görevdir. Akıl, bu mücadelede en saf ve güçlü âlettir. Ama o âlet, ancak doğru yolda kullanıldığında anlam bulur, yoksa kendi kendisine köle olur.
> "Aklın her zaferi, kendi tükenişine karşı zaferidir; her gerçek akıl, kendisini aşan akıldır."
Sonuç olarak, akıl, dinin ışığında gerçek anlamını bulur. Ne kadar yükselirse yükselsin, akıl her zaman hudutlarını bilmelidir. Hikmet, bu sınırları bilip, sonsuz olanla bir olma arzusudur. Akıl, her şeyin farkında olarak her zaman mücadeleye devam eder. Çünkü akıl, kendisini aşmakla mükellef bir araçtır; her zafer, onun sınırları aşmaya yönelik bir çabasıdır.
(S. Mirzabeyoğlu - hikemiyat)
Akıl, insana en büyük lütuflardan biridir; fakat akıl, yalnızca bir araçtır. Gerçek anlamda işlevini yerine getirmeye başladığında, teslimiyetle başlar. Her şeyin sahibi olan ve her şeyin sırrını barındıran o "vahid" etrafında, akıl teslim olduktan sonra onun doğruyu bulma yolundaki çabası başlar. Ancak bu teslimiyet, bir boyutun ötesine geçmeyi gerektirir: Ebedî meçhul! Yani akıl, kendi sınırlarını tanıyarak, nihayetinde anladığını bilmediğini ve bilmediği şeylerin sonsuz bir okyanusu olduğunu kabul ederek her daim bir cehd içinde olur. işte buna hikmet denir. Hikmet, aklın sonsuz olanı anlamaya yönelik cehdidir; sınır tanımaz, sabırla ve azimle hep daha ileriye doğru yol alır.
> "Hikmet, sonsuz bir yolculuktur; varılacak bir hedefi değil, bir ufku vardır."
"Hududunu tanıyan, tükeniş sınırlarını gören akıl, dince en mübarek vasıta; kendi kendisini yenmeye ve çürüğe çıkartmaya memur köle âlet…"
Aklın gerçek işlevi, sınırlarını tanımakta yatar. Eğer akıl, kendi sınırlarını anlamadan bir varlık olarak büyüme iddiasına girerse, yanlış bir yolda ilerler. Din, aklın en mübarek vasıtasıdır; çünkü din, aklın hudutlarını gösterir, ona doğru bir yön, bir yörünge verir. Akıl, kendisini tanıdıkça, ne kadar mütevazı olması gerektiğini anlar. Ancak bu mütevazılık, sadece bir kabul değildir; akıl, kendi tükenişini, sonunu ve çürüyüşünü görerek, ona karşı bir mücadeleye girer. Bu, insanın her an kendisini yenmesi gerektiği, her an çürümeye doğru gittiği gerçeğinden doğan bir görevdir. Akıl, bu mücadelede en saf ve güçlü âlettir. Ama o âlet, ancak doğru yolda kullanıldığında anlam bulur, yoksa kendi kendisine köle olur.
> "Aklın her zaferi, kendi tükenişine karşı zaferidir; her gerçek akıl, kendisini aşan akıldır."
Sonuç olarak, akıl, dinin ışığında gerçek anlamını bulur. Ne kadar yükselirse yükselsin, akıl her zaman hudutlarını bilmelidir. Hikmet, bu sınırları bilip, sonsuz olanla bir olma arzusudur. Akıl, her şeyin farkında olarak her zaman mücadeleye devam eder. Çünkü akıl, kendisini aşmakla mükellef bir araçtır; her zafer, onun sınırları aşmaya yönelik bir çabasıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar