bugün
- uludağ sözlük yönetimini protesto ediyoruz5
- bir ilişkiyi kim yönetir21
- fondöten sürmek6
- 2 temmuz 2026 mado da kahvemden böcek çıkması2
- botların biraz bokunu çıkarması2
- yeni sevgiliden beklentiler6
- deniz göktaş35
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- korku filmi cekmeden once cinayet isleyen yonetmen6
- cd devrinin bitmesi5
- velvet48
- ilişkiyi mesajla bitirmek2
- pandela 319
- sokuk yazarlar6
- en gıcık olunan insan davranışı6
- aşk10
- sikişirken hüzünlenmek6
- aleyna tilki7
- kürt hareketinin devşirme olması15
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- sandalye8
- kız arkadaşla sabahlara kadar içmek6
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı15
- yapsam yaptım derim4
- lamba5
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar9
- ciguli kral16
- masa5
- sevişme sonrası erkeğin gömleğini giyen kadın2
- ata demirer dinin mizahı olmaz2
- amedspor12
- samsung4
- diamond bosphorus14
- bik bik kaç yaşında10
- memduh bashgan9
- mony tontana11
- 4 temmuz 2026 istanbul yağmuru2
- elektriği ödeyen adam7
- ahtapot yemek9
- çağlayı tanıyan yazarlar8
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi27
- deniz göktaş'ın ölen yemenli çocuklar şakası2
- kemal kılıçdaroğlu20
- 2026 dünya kupası33
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması12
- evde kalmış kız kurusu7
- fransa maçı varken sözlükte dolanan erkek5
- yürüyüş flörtü9
- bik bik abla vs vurduranlar12
- uludağ sözlük bir ailedir9
Bu dünya, yaldızlı paketlerle sunulan yalanların ve gözü doymaz çarkların etrafında dönerken, sahne arkasındaki oyuncuların ince bir alayla izlediği bir trajikomedi sahnesinden farksız. Dolar, ingilizce ve Hollywood, bu sahnenin ışıkları, dekoru ve senaryosudur; onların parıltısı gözümüzü alır, altındaki pası görmeyelim diye.
Bir de bu oyunun ironiyle örülü, ilginç bir yanı var: Ölüm kutsanır, ama hayata dair ne varsa değersizleştirilir. Birinin inancı diğerinin yaşamını cehenneme çevirmek için yeterli gerekçe sayılır. işte böyle, hak diye yutturulan hamaset; adalet diye pazarlanan propaganda, bizi birbirimize düşürmenin en ucuz yöntemidir.
Matematiği olmayan bir adalet, sadece yaldızlı bir zulümdür. Matematik diyorum, çünkü çalınan emeğin, yağmalanan kaynakların hesabını yapamayan bir akıl, adalet diye sunduğuyla sadece başka bir tahakkümü meşrulaştırır. Ne de olsa, modern dünyanın yeni tanrısı ekonomidir ve onun kurallarını çiğneyenler "gelişmemiş" ya da "uyumsuz" damgası yemeye mahkûmdur.
Ama bize hep "hakkı hak bil, haktan yana ol" dediler. Hakkın ne olduğu ise hep onların tanımıyla şekillendi. Oysa gerçek hak, küresel oligarşiye ve onun altın tahtlarına karşı dimdik durmayı gerektirir. Gerçekten hakka dayanan bir tavır, petrolü kutsayanları, kanla sulanan madenlere övgü düzenleri reddeder.
Son olarak, Nicolas Cage'in Savaş Tanrısı filmindeki Yuri Orlov'un silahları satarkenki soğukkanlılığına bir selam çakalım. Çünkü o, bir gerçeği bizden saklamaz: Bu dünya, kimi zaman diplomasiyle, kimi zaman da bombalarla "şekillendirilir." Ve o bombaların patladığı yerlerde hep biz "yerliler" oluruz; ölen de biziz, öldüren de biz. Çünkü emperyalizmin tiyatrosunda hep birbirimize düşman edilmekle meşgulüz.
Bir de bu oyunun ironiyle örülü, ilginç bir yanı var: Ölüm kutsanır, ama hayata dair ne varsa değersizleştirilir. Birinin inancı diğerinin yaşamını cehenneme çevirmek için yeterli gerekçe sayılır. işte böyle, hak diye yutturulan hamaset; adalet diye pazarlanan propaganda, bizi birbirimize düşürmenin en ucuz yöntemidir.
Matematiği olmayan bir adalet, sadece yaldızlı bir zulümdür. Matematik diyorum, çünkü çalınan emeğin, yağmalanan kaynakların hesabını yapamayan bir akıl, adalet diye sunduğuyla sadece başka bir tahakkümü meşrulaştırır. Ne de olsa, modern dünyanın yeni tanrısı ekonomidir ve onun kurallarını çiğneyenler "gelişmemiş" ya da "uyumsuz" damgası yemeye mahkûmdur.
Ama bize hep "hakkı hak bil, haktan yana ol" dediler. Hakkın ne olduğu ise hep onların tanımıyla şekillendi. Oysa gerçek hak, küresel oligarşiye ve onun altın tahtlarına karşı dimdik durmayı gerektirir. Gerçekten hakka dayanan bir tavır, petrolü kutsayanları, kanla sulanan madenlere övgü düzenleri reddeder.
Son olarak, Nicolas Cage'in Savaş Tanrısı filmindeki Yuri Orlov'un silahları satarkenki soğukkanlılığına bir selam çakalım. Çünkü o, bir gerçeği bizden saklamaz: Bu dünya, kimi zaman diplomasiyle, kimi zaman da bombalarla "şekillendirilir." Ve o bombaların patladığı yerlerde hep biz "yerliler" oluruz; ölen de biziz, öldüren de biz. Çünkü emperyalizmin tiyatrosunda hep birbirimize düşman edilmekle meşgulüz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar