bugün
- hikayeyi devam ettir28
- nickten isim tahmini yapmak59
- pizzada ince hamur tercih eden erkek8
- erkeklerin obur olduğu algısı6
- erector eski nesil hesapları nereden buluyor6
- uysaljakoben15
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey10
- yazarların zeka seviyeleri8
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- kuşkaş4
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı8
- sadece içmeye gidelim diye arayan arkadaş6
- kapalı maraş6
- bir sözlük kızıyla seks yapmak3
- kuvvet formülünün analizi4
- ölüm diyeti3
- melkisedek2
- ammına koydumun ergenleri7
- kıraça3
- gocu bak bi6
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi4
- kagit toplayan cocuk2
- yarrağı boka bulayıp kızartmak3
- ilah5
- güzel kızların pizza yemesi7
- ahmet taşağıl2
- piramitlerin yere çakılmış küp olması5
- mala vurarak çoluğunu çocuğunu geçindiren baba3
- g'i l d'e d l'i l y sözlüğün en güzel kızıdır5
- kurbağa öpüp prens beklemek9
- fethullah gülen in türkiye ye dönüş tarihi5
- midyeci ahmet3
- arkadaşlar şeftali yer miyiz8
- arkadaşlar neden bu kadar sıkıcısınız7
- doğuyu kürtlere versek ne kaybederiz2
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler3
- kendini mehdi sanmak5
- başlıkların arşivlenmesi3
- kendi arasında muhabbet eden yazarlar3
- aşçı nüvit efendi2
- pizza sehpası3
- komutan logar bir cisim yaklaşıyor efendim2
- sözlüğün muhasır medeniyetler seviyesinde olması4
- eğri piramit4
- sözlük erkeklerinin kadın halleri8
- şeker portakalı nı müstehcen bulan meb2
- aslan akrep ikizler kadınlarının deli olmaları7
- hayattan zevk alamamak6
- matador ismail2
- sözlüğün seviyesinin dibe vurması4
--spoiler--
öncelikle filmin sonunun havada kaldığını söyleyemeyiz, çünkü filmin başında "olay sonrası parkta bulunan kamera" diye bir video tanıtımı var, sonra kameradakileri izliyoruz... demek ki insanlar newyork a tekrar girebilmişler, yaratığı öldürüp öldürmedikleri muamma olsa da... yaratığın nerden geldiği sorusunu ise yönetmen yine rollercoaster üzerinden okyanus manzarasını çekerken cevaplamış...
bir de hiçbir mesajı olmadığı konusuna katılmıyorum... tabii ki sade akan bir film; hızlı sahne geçişleri, slow-motionlar falan yok, -hatta partiden sonra sahneleri süsleyen tek bir müzik bile yok- olduğu gibi olayın içindesiniz; kameranın... sonunda da hayatın anlamını açıklamıyor zaten... ama göndermeleri var; mesela hiç düşürmedi eleman elindeki kamerayı, düşünmek bile istemiyorum öyle bir durumdayken -yani ölümle burun burunayken ve çaresiz haldeyken bir insan kendine neden "bütün bu olanları ne pahası olursa olsun çekip insanlara izletmeliyim" diye bir misyon yükler ki anlamış değilim, ama öyle oluyor işte, kameralar, fotoğraf makinaları ve cep telefonlarının öyle esiri olmuş ki insanlar, filmin başından sonuna kadar kalabalığın olduğu her yerde elinde bir cihazla görüntü almaya çalışan tek salak bizim "hud" değildi, herkes de bir bağımlılık hakim...
bir de mağaza nın yağmalanma olayı çok ilgimi çekti, yani bir çok insan -muhtemelen mağaza sahibi de- canını kurtarmak için kaçışıyor ve yine de bazı insanlar bunu fırsat bilip mağazaları yağmalıyorlar ve bilin bakalım ne çalıyorlar? altın? para? mücevher? hayır... elektronik eşya... abinin biri bir koltuğuna müzik seti sıkıştırmış diğer koltuğuna dvd player... yok mu daha portatif, pahalı bişey? evine mi koyucan onları?
tabii filmin hataları yok değil, mesela yaratık neden bizim hud u midesine indirmiyor da geri yere atıyor? ya da rob, marlena nın soyadını nereden biliyor ki filmin sonunda kameraya söylüyor? partide sadece birkaç defa aynı ortam da bulunduklarını söylemişti kız, ne ara ezberledi soyadını hatunun?
--spoiler--
iyi film... çığır açıcam diye yaratıcılığın bokunu çıkaran ve hiç bir halta benzemeyen filmlerdense; iyi işlenmiş ve farklı bir yorumla insanlara sunulmuş klişe konuları izlemeyi tercih ederim...
öncelikle filmin sonunun havada kaldığını söyleyemeyiz, çünkü filmin başında "olay sonrası parkta bulunan kamera" diye bir video tanıtımı var, sonra kameradakileri izliyoruz... demek ki insanlar newyork a tekrar girebilmişler, yaratığı öldürüp öldürmedikleri muamma olsa da... yaratığın nerden geldiği sorusunu ise yönetmen yine rollercoaster üzerinden okyanus manzarasını çekerken cevaplamış...
bir de hiçbir mesajı olmadığı konusuna katılmıyorum... tabii ki sade akan bir film; hızlı sahne geçişleri, slow-motionlar falan yok, -hatta partiden sonra sahneleri süsleyen tek bir müzik bile yok- olduğu gibi olayın içindesiniz; kameranın... sonunda da hayatın anlamını açıklamıyor zaten... ama göndermeleri var; mesela hiç düşürmedi eleman elindeki kamerayı, düşünmek bile istemiyorum öyle bir durumdayken -yani ölümle burun burunayken ve çaresiz haldeyken bir insan kendine neden "bütün bu olanları ne pahası olursa olsun çekip insanlara izletmeliyim" diye bir misyon yükler ki anlamış değilim, ama öyle oluyor işte, kameralar, fotoğraf makinaları ve cep telefonlarının öyle esiri olmuş ki insanlar, filmin başından sonuna kadar kalabalığın olduğu her yerde elinde bir cihazla görüntü almaya çalışan tek salak bizim "hud" değildi, herkes de bir bağımlılık hakim...
bir de mağaza nın yağmalanma olayı çok ilgimi çekti, yani bir çok insan -muhtemelen mağaza sahibi de- canını kurtarmak için kaçışıyor ve yine de bazı insanlar bunu fırsat bilip mağazaları yağmalıyorlar ve bilin bakalım ne çalıyorlar? altın? para? mücevher? hayır... elektronik eşya... abinin biri bir koltuğuna müzik seti sıkıştırmış diğer koltuğuna dvd player... yok mu daha portatif, pahalı bişey? evine mi koyucan onları?
tabii filmin hataları yok değil, mesela yaratık neden bizim hud u midesine indirmiyor da geri yere atıyor? ya da rob, marlena nın soyadını nereden biliyor ki filmin sonunda kameraya söylüyor? partide sadece birkaç defa aynı ortam da bulunduklarını söylemişti kız, ne ara ezberledi soyadını hatunun?
--spoiler--
iyi film... çığır açıcam diye yaratıcılığın bokunu çıkaran ve hiç bir halta benzemeyen filmlerdense; iyi işlenmiş ve farklı bir yorumla insanlara sunulmuş klişe konuları izlemeyi tercih ederim...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar