bugün
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- en çok kullandığınız ağrı kesici5
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek10
- kendi kendine konuşmak5
- sarı yeleli aslan trump3
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler10
- ben bir hata yaptım4
- en gey özelliğiniz14
- dinciler4
- zallın fake hesabı var mı9
- anın görüntüsü21
- kahverengi bi renkse kahve ne renk3
- uludağ sözlüğü 3 kelime ile anlat3
- siyah araba3
- yaz günü bira içmek3
- hababam sınıfı semra hoca3
- siz hepiniz biz türkiye marşı4
- terör devleti3
- eşimi aldattım vicdan azabı çekiyorum4
- 12 haziran 2026 güney kore çekya maçı4
- kadınlar hakkında net gerçekler4
- dönerci isim önerileri4
- gocu26
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması10
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- açık kahverengi araba2
- mor semsiyeli yabanci21
- ben geldim naneler6
- pit102
- clydeless bonnie6
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi8
- hemcinslerle istihza veya şiddet yoluyle iletişim3
- dünyanın en çileli coğrafyaları2
- oralı olmayan yazarlar4
- ilk buluşmaya karnı aç gelen kezo5
- özşen madencilik işçilerinin direnişi7
- erkeklerin annelerini aramadan duramamaları5
- kuşkulu randevuevine girmek2
- kokuşmuş bilgeliğin okları2
- bisikletle giderken arkadan daat yapan araba6
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- kutsal suyla dolu ummanda yüzmek2
- zeus büstünün münhal gözleri2
- seksten sonra pişman olmak2
- kürtçü şımarıklığı3
- chp'nin hali ne olacak49
- yanılgı mimarisini kökünden sökmek2
- eski filozofların külyutmaz dölleri2
- silivri belediyesi ne operasyon5
- allah nasıl hep var olmuştur3
--spoiler--
öncelikle filmin sonunun havada kaldığını söyleyemeyiz, çünkü filmin başında "olay sonrası parkta bulunan kamera" diye bir video tanıtımı var, sonra kameradakileri izliyoruz... demek ki insanlar newyork a tekrar girebilmişler, yaratığı öldürüp öldürmedikleri muamma olsa da... yaratığın nerden geldiği sorusunu ise yönetmen yine rollercoaster üzerinden okyanus manzarasını çekerken cevaplamış...
bir de hiçbir mesajı olmadığı konusuna katılmıyorum... tabii ki sade akan bir film; hızlı sahne geçişleri, slow-motionlar falan yok, -hatta partiden sonra sahneleri süsleyen tek bir müzik bile yok- olduğu gibi olayın içindesiniz; kameranın... sonunda da hayatın anlamını açıklamıyor zaten... ama göndermeleri var; mesela hiç düşürmedi eleman elindeki kamerayı, düşünmek bile istemiyorum öyle bir durumdayken -yani ölümle burun burunayken ve çaresiz haldeyken bir insan kendine neden "bütün bu olanları ne pahası olursa olsun çekip insanlara izletmeliyim" diye bir misyon yükler ki anlamış değilim, ama öyle oluyor işte, kameralar, fotoğraf makinaları ve cep telefonlarının öyle esiri olmuş ki insanlar, filmin başından sonuna kadar kalabalığın olduğu her yerde elinde bir cihazla görüntü almaya çalışan tek salak bizim "hud" değildi, herkes de bir bağımlılık hakim...
bir de mağaza nın yağmalanma olayı çok ilgimi çekti, yani bir çok insan -muhtemelen mağaza sahibi de- canını kurtarmak için kaçışıyor ve yine de bazı insanlar bunu fırsat bilip mağazaları yağmalıyorlar ve bilin bakalım ne çalıyorlar? altın? para? mücevher? hayır... elektronik eşya... abinin biri bir koltuğuna müzik seti sıkıştırmış diğer koltuğuna dvd player... yok mu daha portatif, pahalı bişey? evine mi koyucan onları?
tabii filmin hataları yok değil, mesela yaratık neden bizim hud u midesine indirmiyor da geri yere atıyor? ya da rob, marlena nın soyadını nereden biliyor ki filmin sonunda kameraya söylüyor? partide sadece birkaç defa aynı ortam da bulunduklarını söylemişti kız, ne ara ezberledi soyadını hatunun?
--spoiler--
iyi film... çığır açıcam diye yaratıcılığın bokunu çıkaran ve hiç bir halta benzemeyen filmlerdense; iyi işlenmiş ve farklı bir yorumla insanlara sunulmuş klişe konuları izlemeyi tercih ederim...
öncelikle filmin sonunun havada kaldığını söyleyemeyiz, çünkü filmin başında "olay sonrası parkta bulunan kamera" diye bir video tanıtımı var, sonra kameradakileri izliyoruz... demek ki insanlar newyork a tekrar girebilmişler, yaratığı öldürüp öldürmedikleri muamma olsa da... yaratığın nerden geldiği sorusunu ise yönetmen yine rollercoaster üzerinden okyanus manzarasını çekerken cevaplamış...
bir de hiçbir mesajı olmadığı konusuna katılmıyorum... tabii ki sade akan bir film; hızlı sahne geçişleri, slow-motionlar falan yok, -hatta partiden sonra sahneleri süsleyen tek bir müzik bile yok- olduğu gibi olayın içindesiniz; kameranın... sonunda da hayatın anlamını açıklamıyor zaten... ama göndermeleri var; mesela hiç düşürmedi eleman elindeki kamerayı, düşünmek bile istemiyorum öyle bir durumdayken -yani ölümle burun burunayken ve çaresiz haldeyken bir insan kendine neden "bütün bu olanları ne pahası olursa olsun çekip insanlara izletmeliyim" diye bir misyon yükler ki anlamış değilim, ama öyle oluyor işte, kameralar, fotoğraf makinaları ve cep telefonlarının öyle esiri olmuş ki insanlar, filmin başından sonuna kadar kalabalığın olduğu her yerde elinde bir cihazla görüntü almaya çalışan tek salak bizim "hud" değildi, herkes de bir bağımlılık hakim...
bir de mağaza nın yağmalanma olayı çok ilgimi çekti, yani bir çok insan -muhtemelen mağaza sahibi de- canını kurtarmak için kaçışıyor ve yine de bazı insanlar bunu fırsat bilip mağazaları yağmalıyorlar ve bilin bakalım ne çalıyorlar? altın? para? mücevher? hayır... elektronik eşya... abinin biri bir koltuğuna müzik seti sıkıştırmış diğer koltuğuna dvd player... yok mu daha portatif, pahalı bişey? evine mi koyucan onları?
tabii filmin hataları yok değil, mesela yaratık neden bizim hud u midesine indirmiyor da geri yere atıyor? ya da rob, marlena nın soyadını nereden biliyor ki filmin sonunda kameraya söylüyor? partide sadece birkaç defa aynı ortam da bulunduklarını söylemişti kız, ne ara ezberledi soyadını hatunun?
--spoiler--
iyi film... çığır açıcam diye yaratıcılığın bokunu çıkaran ve hiç bir halta benzemeyen filmlerdense; iyi işlenmiş ve farklı bir yorumla insanlara sunulmuş klişe konuları izlemeyi tercih ederim...
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar