bugün
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu18
- boyumun 2 cm kısalması21
- otelde sevişmek8
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı23
- dövmeli küpeli bi erkeği damat getirmek6
- sözlük yazarlarına güvenmek11
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler18
- bilinçaltı internet ve yapay zeka etkileşimi6
- gece gece gelen kaşarlı sucuklu tost kokusu3
- her şeyin mizahı yapılmalı mı14
- hiçbir zaman gönlü alınan biri olmamak4
- chatgpt'ye kötü özelliklerimi söyle demek7
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı13
- nev10
- fazla düşünceli olmak4
- fazla samimiyet4
- midye tava4
- arkadaşlar bakar mısınız6
- elidor3
- sözlük yazarlarının doğum tarihleri3
- karınız için çamaşırları elinizde yıkar mısınız8
- 65 yaş üstü yazarlar3
- teoman'ın 60 yaşına girmesi4
- bugün elini paylaşan yarın neresini paylaşır2
- duymak istediğin şeyleri söyleyen falcı2
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz10
- mal mıyım sorunsalı13
- ona bir şey söyle8
- beni sevdiniz mi4
- küt saçlı hatun12
- afet hoca geliyo afet hoca geliyo ihihihi6
- sözlük kızlarının meme savaşı7
- açgözlü bencil ikiyüzlü kibirli insan5
- prenses gibi büyüyen kızlar2
- chatgpt'ye dizi karakteri benzerliğini sorma3
- online listesi7
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- kiraz cicegi kolonyasi41
- sözlüğün troll mekanı haline gelmesi4
- hiç bir şey hissetmemek4
- natisii mik'yi ena4
- sözlük yazarlarının saatleri8
- haberin yok ben ölüyorum2
- neyse ya2
- pandela2
- seks yapmama şartıyla ölümsüz olmak5
- geceye bir tespit bırak5
- mandalina8
- ilk sevgili3
- müzik zevki2
--spoiler--
öncelikle filmin sonunun havada kaldığını söyleyemeyiz, çünkü filmin başında "olay sonrası parkta bulunan kamera" diye bir video tanıtımı var, sonra kameradakileri izliyoruz... demek ki insanlar newyork a tekrar girebilmişler, yaratığı öldürüp öldürmedikleri muamma olsa da... yaratığın nerden geldiği sorusunu ise yönetmen yine rollercoaster üzerinden okyanus manzarasını çekerken cevaplamış...
bir de hiçbir mesajı olmadığı konusuna katılmıyorum... tabii ki sade akan bir film; hızlı sahne geçişleri, slow-motionlar falan yok, -hatta partiden sonra sahneleri süsleyen tek bir müzik bile yok- olduğu gibi olayın içindesiniz; kameranın... sonunda da hayatın anlamını açıklamıyor zaten... ama göndermeleri var; mesela hiç düşürmedi eleman elindeki kamerayı, düşünmek bile istemiyorum öyle bir durumdayken -yani ölümle burun burunayken ve çaresiz haldeyken bir insan kendine neden "bütün bu olanları ne pahası olursa olsun çekip insanlara izletmeliyim" diye bir misyon yükler ki anlamış değilim, ama öyle oluyor işte, kameralar, fotoğraf makinaları ve cep telefonlarının öyle esiri olmuş ki insanlar, filmin başından sonuna kadar kalabalığın olduğu her yerde elinde bir cihazla görüntü almaya çalışan tek salak bizim "hud" değildi, herkes de bir bağımlılık hakim...
bir de mağaza nın yağmalanma olayı çok ilgimi çekti, yani bir çok insan -muhtemelen mağaza sahibi de- canını kurtarmak için kaçışıyor ve yine de bazı insanlar bunu fırsat bilip mağazaları yağmalıyorlar ve bilin bakalım ne çalıyorlar? altın? para? mücevher? hayır... elektronik eşya... abinin biri bir koltuğuna müzik seti sıkıştırmış diğer koltuğuna dvd player... yok mu daha portatif, pahalı bişey? evine mi koyucan onları?
tabii filmin hataları yok değil, mesela yaratık neden bizim hud u midesine indirmiyor da geri yere atıyor? ya da rob, marlena nın soyadını nereden biliyor ki filmin sonunda kameraya söylüyor? partide sadece birkaç defa aynı ortam da bulunduklarını söylemişti kız, ne ara ezberledi soyadını hatunun?
--spoiler--
iyi film... çığır açıcam diye yaratıcılığın bokunu çıkaran ve hiç bir halta benzemeyen filmlerdense; iyi işlenmiş ve farklı bir yorumla insanlara sunulmuş klişe konuları izlemeyi tercih ederim...
öncelikle filmin sonunun havada kaldığını söyleyemeyiz, çünkü filmin başında "olay sonrası parkta bulunan kamera" diye bir video tanıtımı var, sonra kameradakileri izliyoruz... demek ki insanlar newyork a tekrar girebilmişler, yaratığı öldürüp öldürmedikleri muamma olsa da... yaratığın nerden geldiği sorusunu ise yönetmen yine rollercoaster üzerinden okyanus manzarasını çekerken cevaplamış...
bir de hiçbir mesajı olmadığı konusuna katılmıyorum... tabii ki sade akan bir film; hızlı sahne geçişleri, slow-motionlar falan yok, -hatta partiden sonra sahneleri süsleyen tek bir müzik bile yok- olduğu gibi olayın içindesiniz; kameranın... sonunda da hayatın anlamını açıklamıyor zaten... ama göndermeleri var; mesela hiç düşürmedi eleman elindeki kamerayı, düşünmek bile istemiyorum öyle bir durumdayken -yani ölümle burun burunayken ve çaresiz haldeyken bir insan kendine neden "bütün bu olanları ne pahası olursa olsun çekip insanlara izletmeliyim" diye bir misyon yükler ki anlamış değilim, ama öyle oluyor işte, kameralar, fotoğraf makinaları ve cep telefonlarının öyle esiri olmuş ki insanlar, filmin başından sonuna kadar kalabalığın olduğu her yerde elinde bir cihazla görüntü almaya çalışan tek salak bizim "hud" değildi, herkes de bir bağımlılık hakim...
bir de mağaza nın yağmalanma olayı çok ilgimi çekti, yani bir çok insan -muhtemelen mağaza sahibi de- canını kurtarmak için kaçışıyor ve yine de bazı insanlar bunu fırsat bilip mağazaları yağmalıyorlar ve bilin bakalım ne çalıyorlar? altın? para? mücevher? hayır... elektronik eşya... abinin biri bir koltuğuna müzik seti sıkıştırmış diğer koltuğuna dvd player... yok mu daha portatif, pahalı bişey? evine mi koyucan onları?
tabii filmin hataları yok değil, mesela yaratık neden bizim hud u midesine indirmiyor da geri yere atıyor? ya da rob, marlena nın soyadını nereden biliyor ki filmin sonunda kameraya söylüyor? partide sadece birkaç defa aynı ortam da bulunduklarını söylemişti kız, ne ara ezberledi soyadını hatunun?
--spoiler--
iyi film... çığır açıcam diye yaratıcılığın bokunu çıkaran ve hiç bir halta benzemeyen filmlerdense; iyi işlenmiş ve farklı bir yorumla insanlara sunulmuş klişe konuları izlemeyi tercih ederim...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar