bugün
- en büyük aşklar pilav üstü az kuruyla başlar3
- guinness birası5
- hükümet değişse ülke düzelir mi2
- aşk acısı çekiyorum sözlük9
- nickten isim tahmini yapmak10
- orjinalinden iyi coverlar2
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- the blair witch project2
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- isteklerinize nasıl sınır koyuyorsunuz5
- zorunlu eğitim9
- sözlüğün boşalması3
- dublajı orjinalinden daha iyi olan izlenceler2
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı12
- haramidere de haramilik yapmak5
- caddebostan da bostan yetiştirmek4
- batıl inançlar7
- sinem dedetaş11
- içinizde bomba atmasını bilmeyen hayvanlar var3
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- arkadaşlar pizza yer miyiz4
- cabrio tigra süren kadının arabasına atlatmak3
- muşlettin amca3
- büyük filmlerden büyük replikler3
- masak'ın ahbap bağışlarını incelemesi2
- kilolu olmak5
- mason greenwood11
- çerçeve yasa7
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- şaka maka 40'a yaklaşmak6
- yürüyen bok4
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- mazot fiyatlarının suçlusu2
- kedin mi var derdin var4
- renault 9 broadway12
- ev ödevi2
- başlarım böyle hayata deyip akp'ye üye olmak4
- velvet hanım ile kahve içmek8
- gerçek sözlük yazarı uzun saçlı sakallı obez olur3
- zall adlı yazar4
- 15 temmuz tiyatro mu7
- erdogan'a suikast timi itirafı8
- ispanya6
Dininizi bilgisi-kaynağı olmadan kendi bakış açısıyla yorumlayan insanlardan öğrenmek yerine Kuran ve Hadislerden öğrenmenizi tavsiye ederim, nitekim ayet ve hadislerden bunu görebilirsiniz:
Kuran'ın ilk ayeti Oku'dur.
“ilim talep etmek / öğrenmek her Müslümana farzdır.” (ibn Mace, Mukaddime, 17).
“Müminlerin hepsinin topyekün sefere / savaşa çıkmaları uygun değildir. Öyleyse her topluluktan büyük kısmı savaşa çıkarken, bir grup da din hususunda sağlam bilgi sahibi olmak, dinî hükümleri öğrenmek için çalışmalı ve savaşa çıkanlar geri döndüklerinde kötülüklerden sakınmaları ümidiyle (onlara bu bilgilerini aktararak) onları uyarmalıdır.” (Tevbe, 9/122)
mealindeki ayette, ilim öğrenmek cihad gibi bir farz olarak öngörülmektedir.
Allah’ın peygamberine ve onun şahsında ümmetine ilminin artması için dua etmesini emrettiği ayet de ilmin önemini göstermektedir:
“Sana vahyedilmesi henüz tamamlanmadan unutma endişesiyle Kur’an’ı okumada acele etme ve ‘Ya Rabbi! Benim ilmimi artır.’ de.” (Tâhâ, 20/114).
Kulluğun en önemli göstergesi Allah’a karşı duyulan saygı ve korkudur. Bu açıdan;
“Allah’tan gereği gibi korkanlar / ona saygı duyanlar ancak âlimlerdir.” (Fatır, 35/28)
mealindeki ayette zımnî olarak ilim öğrenmeye teşvik vardır.
Hafız Heysemî, Taberanî’nin (el-Evsat) rivayet ettiği ve
“insanlara hayır öğreten kişinin bağışlanması için, denizlerdeki balıklara varıncaya kadar her şey dua eder.”
manasına gelen hadis rivayetinin sahih olduğunu söylemiştir. (bk. Heysemî, Mecmau’z-Zevaid, 1/124)
Sorudakine -yaklaşık- benzer bir ifade “alimler” ve “ilim talebeleri” için kullanılmıştır. (bk. Beyhakî, Şuabu’l-iman-Şamile-, 4/213, 216)
Konuyla ilgili başka bir hadis şöyledir:
"Her kim ilim tahsil etmek amacıyla bir yola gidecek olursa, Allah onu cennet yollarından bir yola sokmuş olur. Kuşkusuz ki melekler ilim yolunda olan bir kimseden hoşnutluklarından dolayı (ona) kanatlarını sererler ve göklerde ve yerde bulunan(yaratık)larla suda bulunan balıklar (tümüyle Allah'tan) âlimin bağışlanmasını dilerler. Muhakkak ki âlimin âbide (olan) üstünlüğü, ayın on dördüncü gecesindeki dolunayın diğer yıldızlara (olan) üstünlüğü gibidir. Âlimler, peygamberlerin vârisleridir. Peygamberler miras olarak dinar ve dirhem bırakmazlar, ilim bırakırlar. Kim o ilmi elde ederse çok büyük bir nasip elde etmiş olur." (Buhari, ilim 10; Ebu Davud, ilim 1; Tirmizî, ilim 19)
Bu gibi rivayetlerden anlaşılıyor ki, dinini ve dünyada insanların hayrına olan ilimleri öğreten veya öğrenen kimse kâinat varlıkları nezdinde büyük bir mevki almaktadır. Melekler şuurlu varlık olarak o kimseler için dua ettiği gibi, şuursuz canlılar dahi onlara -kendi dilleriyle- dua ederler. Çünkü, hayırlı şeyler Allah’ın hoşnutluğunu kazandıran şeylerdir. Allah’ı hoşnut eden ve rızasını alan kimseler, meleklerden tutun denizlerdeki balıklara kadar bütün canlılar tarafından sevilen, sayılan, kendisinden memnunluk duyulan bir konuma sahip olur.
Demek ki, Rabb'ini memnun eden kimseden her şey memnundur.
“Yedi kat gök, dünya ve onların içinde olan herkes Allah’ı tesbih / takdis ve tenzih eder. Hatta hiçbir şey yoktur ki O’nu hamd ile tesbih etmesin. Ne var ki siz onların bu tenzih ve takdislerini anlamıyorsunuz.” (isra, 17/44)
mealindeki ayette şuursuz, hatta cansızlar hakkında verilen bilgiyi göz önünde bulunduranların, balık ve karıncaların duasını anlamakta zorluk çekmemesi gerekir, diye düşünüyoruz.
Peygamberler vefat ederken, gerçekten yakınlarına bir miras bırakmamışlardır; onların bıraktıkları en büyük miras, ilim mirasıdır. Onu elde eden en büyük payı almıştır.
sorularla islamiyet
Kuran'ın ilk ayeti Oku'dur.
“ilim talep etmek / öğrenmek her Müslümana farzdır.” (ibn Mace, Mukaddime, 17).
“Müminlerin hepsinin topyekün sefere / savaşa çıkmaları uygun değildir. Öyleyse her topluluktan büyük kısmı savaşa çıkarken, bir grup da din hususunda sağlam bilgi sahibi olmak, dinî hükümleri öğrenmek için çalışmalı ve savaşa çıkanlar geri döndüklerinde kötülüklerden sakınmaları ümidiyle (onlara bu bilgilerini aktararak) onları uyarmalıdır.” (Tevbe, 9/122)
mealindeki ayette, ilim öğrenmek cihad gibi bir farz olarak öngörülmektedir.
Allah’ın peygamberine ve onun şahsında ümmetine ilminin artması için dua etmesini emrettiği ayet de ilmin önemini göstermektedir:
“Sana vahyedilmesi henüz tamamlanmadan unutma endişesiyle Kur’an’ı okumada acele etme ve ‘Ya Rabbi! Benim ilmimi artır.’ de.” (Tâhâ, 20/114).
Kulluğun en önemli göstergesi Allah’a karşı duyulan saygı ve korkudur. Bu açıdan;
“Allah’tan gereği gibi korkanlar / ona saygı duyanlar ancak âlimlerdir.” (Fatır, 35/28)
mealindeki ayette zımnî olarak ilim öğrenmeye teşvik vardır.
Hafız Heysemî, Taberanî’nin (el-Evsat) rivayet ettiği ve
“insanlara hayır öğreten kişinin bağışlanması için, denizlerdeki balıklara varıncaya kadar her şey dua eder.”
manasına gelen hadis rivayetinin sahih olduğunu söylemiştir. (bk. Heysemî, Mecmau’z-Zevaid, 1/124)
Sorudakine -yaklaşık- benzer bir ifade “alimler” ve “ilim talebeleri” için kullanılmıştır. (bk. Beyhakî, Şuabu’l-iman-Şamile-, 4/213, 216)
Konuyla ilgili başka bir hadis şöyledir:
"Her kim ilim tahsil etmek amacıyla bir yola gidecek olursa, Allah onu cennet yollarından bir yola sokmuş olur. Kuşkusuz ki melekler ilim yolunda olan bir kimseden hoşnutluklarından dolayı (ona) kanatlarını sererler ve göklerde ve yerde bulunan(yaratık)larla suda bulunan balıklar (tümüyle Allah'tan) âlimin bağışlanmasını dilerler. Muhakkak ki âlimin âbide (olan) üstünlüğü, ayın on dördüncü gecesindeki dolunayın diğer yıldızlara (olan) üstünlüğü gibidir. Âlimler, peygamberlerin vârisleridir. Peygamberler miras olarak dinar ve dirhem bırakmazlar, ilim bırakırlar. Kim o ilmi elde ederse çok büyük bir nasip elde etmiş olur." (Buhari, ilim 10; Ebu Davud, ilim 1; Tirmizî, ilim 19)
Bu gibi rivayetlerden anlaşılıyor ki, dinini ve dünyada insanların hayrına olan ilimleri öğreten veya öğrenen kimse kâinat varlıkları nezdinde büyük bir mevki almaktadır. Melekler şuurlu varlık olarak o kimseler için dua ettiği gibi, şuursuz canlılar dahi onlara -kendi dilleriyle- dua ederler. Çünkü, hayırlı şeyler Allah’ın hoşnutluğunu kazandıran şeylerdir. Allah’ı hoşnut eden ve rızasını alan kimseler, meleklerden tutun denizlerdeki balıklara kadar bütün canlılar tarafından sevilen, sayılan, kendisinden memnunluk duyulan bir konuma sahip olur.
Demek ki, Rabb'ini memnun eden kimseden her şey memnundur.
“Yedi kat gök, dünya ve onların içinde olan herkes Allah’ı tesbih / takdis ve tenzih eder. Hatta hiçbir şey yoktur ki O’nu hamd ile tesbih etmesin. Ne var ki siz onların bu tenzih ve takdislerini anlamıyorsunuz.” (isra, 17/44)
mealindeki ayette şuursuz, hatta cansızlar hakkında verilen bilgiyi göz önünde bulunduranların, balık ve karıncaların duasını anlamakta zorluk çekmemesi gerekir, diye düşünüyoruz.
Peygamberler vefat ederken, gerçekten yakınlarına bir miras bırakmamışlardır; onların bıraktıkları en büyük miras, ilim mirasıdır. Onu elde eden en büyük payı almıştır.
sorularla islamiyet
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar