bugün
- askeri ücretle erdoğanı savunan tip8
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız7
- 10 temmuz 2026 s 400 lerin satıldığı iddiası4
- fransızların sömürgeci olması5
- abd iran ateşkesinin kalıcı olamaması7
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj3
- kürt kızlarının sevişme sırasındaki cümleleri4
- mehmet okuyan7
- ciddi ciddi survivor ı takip eden insan3
- verge2
- corona sonrası dünya düzeni7
- bursa2
- pasif gayler in ortak özellikleri3
- yazarların en sevdiği meyve11
- 90 ların unutulmaz bilim kurgu filmleri3
- allah olsanız yazacağınız kitabın ismi ne olurdu3
- lise arkadaşları buluşma partisi2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- nato vs allah3
- sözlüğün en kaliteli 5 yazarı3
- kiraz cicegi kolonyasi35
- macar tv sinde haber yayınının durdurulması5
- new era2
- tavuk gibi erkenden yatan sözlük kızları5
- sigara kullanmayıp alkol kullanan insan karizması3
- alttaki yazar nerde yaşıyor2
- tulumba tatlısı11
- iran dan sonra sıranın türkiye ye gelecek olması2
- vajinaya am diyen insan2
- 30 gün psikiyatri servisinde yatmak5
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı21
- sözlük yazarlarının tatlıları19
- ergin orbey2
- kadir inanır ın buket saygı yı taciz etmesi13
- ciddi konuların sözlükte konuşulmaması2
- hastane randevusu3
- ressam mehmet raif ersoy3
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi12
- bir anne sözü bırak4
- trump a kafa atmak3
- yazarların en sevdiği sözler9
- kuran da namazın olmaması21
- ab parlamentosu'nun türk askerine iftira atması2
- sözlükte adı çıkmış bir kadınla sevgili olmak2
- mersin de 41 sürücüye 3 milyon lira ceza3
- iş sözleşmesinde 5 yıl hamile kalamaz maddesi10
- sevgiliyle yapılabilecek en güzel aktivite7
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen17
- ona bir şey söyle19
- imrandy4
fizik ötesi veya paranormal bir durum yoktur. her şeyin açıklaması elbette var. hatta gördüm, tamamen hissetim diyenlerin bile.
öncelikle daha önce açıklanmış ama pek sallanmamış açıklayalım tek tek.
beyin, sırları sonsuz olan muazzam bir aygıt. ne kaynağını ne de çalışma mekanizmasını ne de kapasitesini tam olarak bilmiyoruz.
henüz, uyku ve rüyanın ne olduğunu dahi tam bilmiyoruz ama yapılan en basit açıklama şu.
uyku esnasında hafıza bir nevi arşivleme moduna geçiyor. bilgileri önem sırasına koyuyor. örneğin bir erkek beyni düşünelim, o gün gidilen kafedeki garsonun ayakkabısı bilgisi anında çöpe ( çöpe atılmaz aslında çoook diplere saklanır, neyse), arkadaş grubunuza bir uğrayıp giden çocuğun adı arka raflara, çalıştığınız dersin bilgileri ön sıralara, yarın ki şampiyonlar ligi maçı ise en öne yerleştirilir. sonra bir kapı pencere açılır beyin iyicene bir havalanır. böylece pırıl pırıl bir beyinle uyanırsınız.
bu ensada sayısız bilgi geçer beyinden, rüya da, bu geçen onlarca bilginin yaratmış olduğu slaytlardır bir nevi. lucid dreaming yapanları, hafızdaki bir anı yakalayarak orada oynama yapabilir. bu da arşivleme işleminin iptaline ve yorgun uyanmaya sebebiyet verir. hipnoz ile eski anılara inme mevzu da bunun gibi birşey neyse.
şimdi gözünüzün önünden görüntüler geçiyor, mesela dün kaybolmuşsunuz, o sokağın görüntüsü, bir an hafıza üst üste biniyor ve gene kaybolacağım diye başlıyorsunuz koşmaya.
azizim, beyinden koşma emri geldi bir kere. kaslarınız o anda yukarda olan durumun farkında değil. kaslar işçi, beyin başbakan. işçiler bakıyor emir geldi. başlıyor kolunuz bacağınız sallanmaya, dangur dungur sağa sola çarpmaya.
hehe olmuyor tabii böyle birşey. çünkü beyin uyumaya başlayınca yandan bir şalteri kapatarak beyine verilen komutların vucudun diğer bölgelerine gitmesine izin vermiyor. ancak kaslardan gelen özel isteklere cevap veriyor zaman zaman.(kaşınmak vs)
tam o esnada bir şey oluyor ve süper makine insan uyanıveriyor. beyinde bir telaş. ulan adamı kapattıydık, bir anda uyandı şerefsiz diye. belgeler kağıtlar havada uçuşuyor.(yani anılar ve görüntüler)
insan, beynine emir veriyor. kolumu kaldır. ama kalkmıyor çünkü şalter kapalı. konuşmak istiyor ama henüz oraya enerji verilmemiş. neyse sonra yavaş yavaş kaldırılıyor tüm şalterler ve vucud kendine geliyor.
ha burada burayı sonradan ekliyorum. tabii ki bu şalterin kapalı kalmasının çeşitli sebepleri olabilir, yorgunluk, hastalık, nabız değişikliği vs. normal birşey değil yani bu.
karabasan dediğiniz şey bu. kaslarınıza emir verememeniz.
peki bunu gerçekçi biçimde gördüm, yaşadım diyenler var.
bilimsel araştırmalar göstermiştir ki, uzaylılar kaçırdı, efendim odama hayalet geldi diyenlerin çoğu karabasan denilen, geçici uyku felcinden muzdariptir.
şimdi entry'yi biraz geri saralım, ama unutmayın, nasıl karabasan herkeste olmazsa bu da çoğu karabasan yaşayanda olmaz. ama olabilir. az daha sar geri hah dur.
uyanmışsınız ve beyinde görüntüler hala uçuşuyor. siz birşeyler yapmak istiyorsunuz ve o anda beyin hata veriyor. beynin içinde durması gereken, bazı koku, ses ve görüntüler dışarıya sızıyor.
bilindiği üzere göz görmez. göz mekanın bir fotoğrafını çekip beyine iletir. beyin de bize böyle bir durum var hacı diyerek gösterir. göz o sırada, mesela odayı görüyor. beyin de odayı bize yansıtmak isterken üzerine, beyindeki ekstra görüntüyü de bindiriyor. yani bildiğin foto montaj yapıyor şerefsiz.
bu esnada farklı kokular alabilir, sesler duyabilir hatta odada dolaşan birilerini görebilirsiniz. bu korkutucu bir deneyimdir. çok sık rastlanmasa da, çok nadir bir değildir.
bu noktadan sonra iki ihtimal var. ya uyanırsınız ve yaşadıklarınız korkutucu bir anı olarak kalır, ya da...
ikinci olasılık gerçekten çok enteresan. beyinin gücüne bir kez daha şaşırıyoruz. sakin kalmayı başarır ve beyninizle çok ters gidip hareket etmeye çalışmazsanız, bir arkadaşın yukarıda belirttiği, karıncalanma ve uyuşma hissi ile tekrar uykuya gidersiniz. o an beyinde ek mesai başlar. tüm arşivler dökülür ve az önce yaşanan tecrübe, adeta arşivin dehlizlerine kaldırılır. bu şerefsiz anılar, hipnoz gibi yöntemlerle ortaya çıkarılınca, beni uzaylılar kaçırmış, odamda hayalet varmış veya önceki hayatımda kraldım diyenler çıkar. bunlar sallamamaktadırlar. sadece rüyalarını gerçek sandıkları sahte bir görüntüyü, zihinlerinin karanlık odalarından gün yüzüne çıkartmışlardır.
neyse azizim, durum bundan ibarettir. hoş bir şey değildir ama korkmak da yersizdir.
ekleme: copy-paste değil alın teri. ayrıca eksileyen arkadaşa da bir çift lazım var; +rep beyler emeğe saygı. *
öncelikle daha önce açıklanmış ama pek sallanmamış açıklayalım tek tek.
beyin, sırları sonsuz olan muazzam bir aygıt. ne kaynağını ne de çalışma mekanizmasını ne de kapasitesini tam olarak bilmiyoruz.
henüz, uyku ve rüyanın ne olduğunu dahi tam bilmiyoruz ama yapılan en basit açıklama şu.
uyku esnasında hafıza bir nevi arşivleme moduna geçiyor. bilgileri önem sırasına koyuyor. örneğin bir erkek beyni düşünelim, o gün gidilen kafedeki garsonun ayakkabısı bilgisi anında çöpe ( çöpe atılmaz aslında çoook diplere saklanır, neyse), arkadaş grubunuza bir uğrayıp giden çocuğun adı arka raflara, çalıştığınız dersin bilgileri ön sıralara, yarın ki şampiyonlar ligi maçı ise en öne yerleştirilir. sonra bir kapı pencere açılır beyin iyicene bir havalanır. böylece pırıl pırıl bir beyinle uyanırsınız.
bu ensada sayısız bilgi geçer beyinden, rüya da, bu geçen onlarca bilginin yaratmış olduğu slaytlardır bir nevi. lucid dreaming yapanları, hafızdaki bir anı yakalayarak orada oynama yapabilir. bu da arşivleme işleminin iptaline ve yorgun uyanmaya sebebiyet verir. hipnoz ile eski anılara inme mevzu da bunun gibi birşey neyse.
şimdi gözünüzün önünden görüntüler geçiyor, mesela dün kaybolmuşsunuz, o sokağın görüntüsü, bir an hafıza üst üste biniyor ve gene kaybolacağım diye başlıyorsunuz koşmaya.
azizim, beyinden koşma emri geldi bir kere. kaslarınız o anda yukarda olan durumun farkında değil. kaslar işçi, beyin başbakan. işçiler bakıyor emir geldi. başlıyor kolunuz bacağınız sallanmaya, dangur dungur sağa sola çarpmaya.
hehe olmuyor tabii böyle birşey. çünkü beyin uyumaya başlayınca yandan bir şalteri kapatarak beyine verilen komutların vucudun diğer bölgelerine gitmesine izin vermiyor. ancak kaslardan gelen özel isteklere cevap veriyor zaman zaman.(kaşınmak vs)
tam o esnada bir şey oluyor ve süper makine insan uyanıveriyor. beyinde bir telaş. ulan adamı kapattıydık, bir anda uyandı şerefsiz diye. belgeler kağıtlar havada uçuşuyor.(yani anılar ve görüntüler)
insan, beynine emir veriyor. kolumu kaldır. ama kalkmıyor çünkü şalter kapalı. konuşmak istiyor ama henüz oraya enerji verilmemiş. neyse sonra yavaş yavaş kaldırılıyor tüm şalterler ve vucud kendine geliyor.
ha burada burayı sonradan ekliyorum. tabii ki bu şalterin kapalı kalmasının çeşitli sebepleri olabilir, yorgunluk, hastalık, nabız değişikliği vs. normal birşey değil yani bu.
karabasan dediğiniz şey bu. kaslarınıza emir verememeniz.
peki bunu gerçekçi biçimde gördüm, yaşadım diyenler var.
bilimsel araştırmalar göstermiştir ki, uzaylılar kaçırdı, efendim odama hayalet geldi diyenlerin çoğu karabasan denilen, geçici uyku felcinden muzdariptir.
şimdi entry'yi biraz geri saralım, ama unutmayın, nasıl karabasan herkeste olmazsa bu da çoğu karabasan yaşayanda olmaz. ama olabilir. az daha sar geri hah dur.
uyanmışsınız ve beyinde görüntüler hala uçuşuyor. siz birşeyler yapmak istiyorsunuz ve o anda beyin hata veriyor. beynin içinde durması gereken, bazı koku, ses ve görüntüler dışarıya sızıyor.
bilindiği üzere göz görmez. göz mekanın bir fotoğrafını çekip beyine iletir. beyin de bize böyle bir durum var hacı diyerek gösterir. göz o sırada, mesela odayı görüyor. beyin de odayı bize yansıtmak isterken üzerine, beyindeki ekstra görüntüyü de bindiriyor. yani bildiğin foto montaj yapıyor şerefsiz.
bu esnada farklı kokular alabilir, sesler duyabilir hatta odada dolaşan birilerini görebilirsiniz. bu korkutucu bir deneyimdir. çok sık rastlanmasa da, çok nadir bir değildir.
bu noktadan sonra iki ihtimal var. ya uyanırsınız ve yaşadıklarınız korkutucu bir anı olarak kalır, ya da...
ikinci olasılık gerçekten çok enteresan. beyinin gücüne bir kez daha şaşırıyoruz. sakin kalmayı başarır ve beyninizle çok ters gidip hareket etmeye çalışmazsanız, bir arkadaşın yukarıda belirttiği, karıncalanma ve uyuşma hissi ile tekrar uykuya gidersiniz. o an beyinde ek mesai başlar. tüm arşivler dökülür ve az önce yaşanan tecrübe, adeta arşivin dehlizlerine kaldırılır. bu şerefsiz anılar, hipnoz gibi yöntemlerle ortaya çıkarılınca, beni uzaylılar kaçırmış, odamda hayalet varmış veya önceki hayatımda kraldım diyenler çıkar. bunlar sallamamaktadırlar. sadece rüyalarını gerçek sandıkları sahte bir görüntüyü, zihinlerinin karanlık odalarından gün yüzüne çıkartmışlardır.
neyse azizim, durum bundan ibarettir. hoş bir şey değildir ama korkmak da yersizdir.
ekleme: copy-paste değil alın teri. ayrıca eksileyen arkadaşa da bir çift lazım var; +rep beyler emeğe saygı. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar