bugün
- ölümden korkuyor musunuz29
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı27
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi17
- hiç antidepresan kullanmayan insan3
- tulumba tatlısı6
- forex dolandırıcılığı soruşturmasında 191 gözaltı2
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri20
- kadın dövmek3
- atatürk diyor ki8
- meriç keskin4
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- hamburgerin içindeki domates4
- vedat muriqi6
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- fenerbahçe5
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi11
- habire1219
- verginin ahlaki meşruiyeti2
- kafakoparan dede3
- trombosit bağışında bulunmak2
- galatasaray5
- her biji amed8
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- gecenin şarkısı12
- depresyon6
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler7
- cizre de havai fişek nedeniyle yangın2
- 0 0 719
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- adana saimbeylide deprem3
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- claudian clouds33
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- mustafa kemal atatürk ün boyu3
- sıfır atık vakfı11
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- türk düşmanı piçler9
- pazar gecesi sözlükte 900 online yazar olması5
- sabahları sevilen şeyler11
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- sözlükteki sinsi köpekler8
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- sözlük kızlarının kekleri24
- fusya semsiyeli yabanci25
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- evrene enerji gönderen müslüman9
Yahu ne yalan söyleyeyim, ben de doksanlarda yaşadığım çocukluğumdan ve gençliğimden aldığım tadı unutamıyorum ancak bunların hepsi günün sonunda subjektif deneyimlerdir. Uzun uzadıya nedeninden bahsetmeye gerek yok ancak birkaç örnek vermek isterim.
Öncelikle eskiden Taksim diye bir yer vardı. Bildiğim kadarıyla artık yabancılara terk edilmiş durumda ve sanırım herkes kadıköy'e gidiyor. Eğlenceliydi. Yeni biriyle tanışmak, birilerinin masasına oturmak veya iskemle çekmek normaldi. insanlar birbirleriyle tanışmaktan çekinmezlerdi. Şimdi kimse tanışmak istemiyor demiyorum, her şey o ana bağlıydı diyorum. Bunun değişme sebebi tabii ki telefonla gelen sosyal medya. iyi kötü demiyorum tespit olarak söylüyorum. Eskiden insanlar hacet giderirken, dışarıda tek başlarına oturup arkadaşlarının gelmesini beklerken, sıra beklerken, otururken vs. ellerinde onları o andan alıkoyacak bir şeye sahip değillerdi. Bayağı dümdüz oturuyorduk öyle. Bazısının walkmani olur, bazısı açar kitap okur ama hiçbir şey yapmasa bile etrafa bakar ve istemsiz şekilde konuşmalara kulak misafiri olurduk. Sınırlar daha inceydi. Meşhur doksanların komşuluğu denen şey, kısaca eskinin samimiyetinin fazlalığına dem vuran nidaların hepsinin temel sebebi buydu. Farkında olmadan birbirimizin hayatına dahil oluyorduk ve birbirimizi gözlemliyorduk.
Bunun dışında doksanların kötü yanı yok muydu deseniz tabii ki vardı derim. Mesela siyah bir transporter veya vito gelip osmanağa'da kokoreçinizi kemirirken gözünüzün önünde birini alıp götürebilirdi. Mafya çoktu. Şahsen hiç kaçırılma deneyimi veya haraç ödeme zorunluluğu gibi şeyler yaşamadığım için bana güzel geliyor. Eskiden taksim vardı diyorum bu doğru ancak taksim de o kadar güzel değildi. Tekrar söylüyorum ben kötü bir deneyim yaşamadım ancak yaşayan tabii ki var. tinercilerle, balicilerle iyi deneyimleri olan var, kötü deneyimleri olan da var. Aynı şekilde romanlarla iyi ve kötü deneyimleri olan var. Tamamiyle subjektif. Şimdiyi mi yoksa doksanları mı tercih edersin deseniz, gerçekten umurumda değil.
Eminim genç olmak genel olarak güzeldir ancak şu anın gençlerinin zamane gençleri gibi takılacak maddi durumu olmadığını biliyorum. Maksimum ne yapabilirler bilemedim. Bu açıdan düşününce çok üzücü. Delikanlı çağının bu şekilde heba olması ziyan, israf. Çok yazık.
Öncelikle eskiden Taksim diye bir yer vardı. Bildiğim kadarıyla artık yabancılara terk edilmiş durumda ve sanırım herkes kadıköy'e gidiyor. Eğlenceliydi. Yeni biriyle tanışmak, birilerinin masasına oturmak veya iskemle çekmek normaldi. insanlar birbirleriyle tanışmaktan çekinmezlerdi. Şimdi kimse tanışmak istemiyor demiyorum, her şey o ana bağlıydı diyorum. Bunun değişme sebebi tabii ki telefonla gelen sosyal medya. iyi kötü demiyorum tespit olarak söylüyorum. Eskiden insanlar hacet giderirken, dışarıda tek başlarına oturup arkadaşlarının gelmesini beklerken, sıra beklerken, otururken vs. ellerinde onları o andan alıkoyacak bir şeye sahip değillerdi. Bayağı dümdüz oturuyorduk öyle. Bazısının walkmani olur, bazısı açar kitap okur ama hiçbir şey yapmasa bile etrafa bakar ve istemsiz şekilde konuşmalara kulak misafiri olurduk. Sınırlar daha inceydi. Meşhur doksanların komşuluğu denen şey, kısaca eskinin samimiyetinin fazlalığına dem vuran nidaların hepsinin temel sebebi buydu. Farkında olmadan birbirimizin hayatına dahil oluyorduk ve birbirimizi gözlemliyorduk.
Bunun dışında doksanların kötü yanı yok muydu deseniz tabii ki vardı derim. Mesela siyah bir transporter veya vito gelip osmanağa'da kokoreçinizi kemirirken gözünüzün önünde birini alıp götürebilirdi. Mafya çoktu. Şahsen hiç kaçırılma deneyimi veya haraç ödeme zorunluluğu gibi şeyler yaşamadığım için bana güzel geliyor. Eskiden taksim vardı diyorum bu doğru ancak taksim de o kadar güzel değildi. Tekrar söylüyorum ben kötü bir deneyim yaşamadım ancak yaşayan tabii ki var. tinercilerle, balicilerle iyi deneyimleri olan var, kötü deneyimleri olan da var. Aynı şekilde romanlarla iyi ve kötü deneyimleri olan var. Tamamiyle subjektif. Şimdiyi mi yoksa doksanları mı tercih edersin deseniz, gerçekten umurumda değil.
Eminim genç olmak genel olarak güzeldir ancak şu anın gençlerinin zamane gençleri gibi takılacak maddi durumu olmadığını biliyorum. Maksimum ne yapabilirler bilemedim. Bu açıdan düşününce çok üzücü. Delikanlı çağının bu şekilde heba olması ziyan, israf. Çok yazık.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar