bugün
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur26
- fatma betül sayan kaya26
- güne bir dize bırak2
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir5
- anın görüntüsü29
- pazar günü bile çalışan ezik3
- bir vatandaşını bile kurtaramayan büyük türkiye3
- çalıyor ama çalışmıyor4
- meksika açmazı macerası9
- 0 0 713
- dünya52
- türkçe vs fransızca2
- türkiyede askerlikte değişmesi gerekenler3
- pazar sabahı erkek kalkmak3
- zengin akpli kızların çok daha güzel olması17
- dişler neden çürümeyecek şekilde yaratılmadı3
- koklayarak öpmek16
- dört ayda yüzde yirmi bin kazanmak2
- yarın cennete gidiyorum2
- asansörde kapı kapatma tuşuna basmak2
- command and conquer generals3
- baldız hanımdan güzel çıkınca yaşanan pişmanlık3
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri2
- yiyişmeye gidilen sinemada filmin sarması12
- akp kazandı11
- cesur olmak4
- kemal sunal'ın en başarısız filmleri10
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları19
- erzurumda sokak hayvanı beslemenin yasaklanması5
- sözlükteki anlık online sayısı4
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı36
- gocu29
- sigara içelim mi7
- bir şey söyle8
- platon un mağara alegorisi6
- morkstar yazdı bunu12
- sözlüğün en güzel kadını25
- yalnız erkek sayısının patlaması9
- ermeni rum soykırımını inkar etmek14
- amerika birleşik devletleri28
- sözlüğün en iyi kalpli yazarı10
- arkadaşlar çok acil bakar mısınız8
- öpmek istediğiniz sözlük yazarları8
- tiktok3
- koklayarak insan tanımak7
- siyahi peygamber olmaması8
- sözlüğü sonsuza kadar terk ediyorum8
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
Günümüzde Bulgaristan sınırları içerisinde bulunan Filibe'de doğdu (1874-1943). Babası Hacı Ali Rıza Efendi, annesi Zatiye Hanım'dır.
Hafız Sami'nin ilk olarak on dört yaşında ramazanda, Fatih Cami'nde okumaya başladığı mukabeleleri, daha sonra uzun yıllar Beyazıt ve Yerebatan camilerinde büyük kalabalıklar önünde devam etmiştir. Ayrıca güzel mevlüt okumaktaki maharetiyle tanınan Hafız Sami, Anadolu'nun bir çok yerinde mevlüt okuyup bu topraklarda derin izler bırakmıştır.
1912'de ruhunda beliren bir sıkıntı üzerine camilerde muntazaman okuma işlerine son vermiştir. 1936 yılında Gülhane hastahanesi'ne yatırılmış, bu sırada kulakları da işitmemeye başlamıştır. 26 Nisan 1943 tarihinde vefat etmiştir
osman cemal'in, hafiz sami hakkında yazdığı bir makaleden:
"Hafız Sami, otuz, kırk yıl içinde gelen mûsikî üstatları içinde cidden bir kudretti. Sesi bîr harikaydı. O, okuduğu zaman, güfteler ve kelimeler bülbülleşir, dile gelir, vaciâver, canrüba bir ahenk etrafa yayılırdı.
O, yalnız sesinin güzelliği ile meşhur olmadı. Alaturka musikide bölün mânâsiyle bir üstattı. Eski ilahi, beste ve sarkılan, usul ve ifade bakmamdan büyük bir kudretle okurdu. Eski alaturka musiki hakkında bilgisi çok derindi ve bu sahada çok titiz ve müşkülpesentti.
Ben Hafız Sami'yi, ilk defa 1321 (1906) rumî senesinde, Kartalda bizim evde, bir musiki ziyafetinde dinledim. Daha o zaman çocuktum, fakat, tanburun ağlıyan. gülen nağmeleri, kemençenin kahkahaları, kalbimi gıcıklıyordu.
O gece Hafız Sami ne kadar içli ve hazindi. Nağmeler, hançeresinden bir çağlayan gibi berrak ve dilber çıkıyor, kıvrılıyor, bükülüyor, yerden göğe yükseliyor, gökten yere iniyor, denizlerde çapkın ve şakra" akisler bırakıyordu.şimdi, şu dakikada, o berrak, ilâh!, seyyal ve kelimeleri dile getiren sesini duyuyor gibiyim! Ve dinleyenlerin, zavallı babacığımın ağladığımı görüyorum. Bundan sonra Hafız Sami'yi çok dinledim. Musikiye merak sardırdığım için, can kulağı île ve alâkayla takip ettim. Ve o, bizim evin ayrılmaz bir musiki rüknü oldu."
Hafız Sami'nin ilk olarak on dört yaşında ramazanda, Fatih Cami'nde okumaya başladığı mukabeleleri, daha sonra uzun yıllar Beyazıt ve Yerebatan camilerinde büyük kalabalıklar önünde devam etmiştir. Ayrıca güzel mevlüt okumaktaki maharetiyle tanınan Hafız Sami, Anadolu'nun bir çok yerinde mevlüt okuyup bu topraklarda derin izler bırakmıştır.
1912'de ruhunda beliren bir sıkıntı üzerine camilerde muntazaman okuma işlerine son vermiştir. 1936 yılında Gülhane hastahanesi'ne yatırılmış, bu sırada kulakları da işitmemeye başlamıştır. 26 Nisan 1943 tarihinde vefat etmiştir
osman cemal'in, hafiz sami hakkında yazdığı bir makaleden:
"Hafız Sami, otuz, kırk yıl içinde gelen mûsikî üstatları içinde cidden bir kudretti. Sesi bîr harikaydı. O, okuduğu zaman, güfteler ve kelimeler bülbülleşir, dile gelir, vaciâver, canrüba bir ahenk etrafa yayılırdı.
O, yalnız sesinin güzelliği ile meşhur olmadı. Alaturka musikide bölün mânâsiyle bir üstattı. Eski ilahi, beste ve sarkılan, usul ve ifade bakmamdan büyük bir kudretle okurdu. Eski alaturka musiki hakkında bilgisi çok derindi ve bu sahada çok titiz ve müşkülpesentti.
Ben Hafız Sami'yi, ilk defa 1321 (1906) rumî senesinde, Kartalda bizim evde, bir musiki ziyafetinde dinledim. Daha o zaman çocuktum, fakat, tanburun ağlıyan. gülen nağmeleri, kemençenin kahkahaları, kalbimi gıcıklıyordu.
O gece Hafız Sami ne kadar içli ve hazindi. Nağmeler, hançeresinden bir çağlayan gibi berrak ve dilber çıkıyor, kıvrılıyor, bükülüyor, yerden göğe yükseliyor, gökten yere iniyor, denizlerde çapkın ve şakra" akisler bırakıyordu.şimdi, şu dakikada, o berrak, ilâh!, seyyal ve kelimeleri dile getiren sesini duyuyor gibiyim! Ve dinleyenlerin, zavallı babacığımın ağladığımı görüyorum. Bundan sonra Hafız Sami'yi çok dinledim. Musikiye merak sardırdığım için, can kulağı île ve alâkayla takip ettim. Ve o, bizim evin ayrılmaz bir musiki rüknü oldu."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar