bugün
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı14
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- sinem dedetaş9
- çerçeve yasa7
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği13
- 5 kişiyi tek yumrukla yere serme hikayem2
- abant su2
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- allah 1 metin 2 rte 32
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- şaka maka 40'a yaklaşmak4
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı11
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- sözlükte umursanmayan yazar3
- hapisteki pkklıları affedilmesi3
- ülke gündemini umursamamak3
- velvet hanım ile kahve içmek8
- 15 temmuz tiyatro mu7
- yoran insanların ortak özellikleri5
- arkadaşlar çabuk buraya bakın3
- kısa boylu olmak6
- türkiye ve 7 ülkeden israil'e ortak tepki5
- ciddi düşünülen kızın dünya düz demesi6
- emret komutanım albayın kızı suzi6
- the whirl cold brew2
- en sevdiğiniz çiçek3
- erdogan'a suikast timi itirafı8
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- scream maskesi takıp beyzbolsopasıyla dolaşmak2
- arkadaşlar çok acıktım3
- renault 9 broadway12
- ülkemde başı açık kadın görmek istemiyorum6
- sozlüğün en yakışıklı erkeği olmam5
- sevgiliye hitap şekilleri6
- mason greenwood10
- batıl inançlar5
- vatan hainliğinden sıyrılmaya çalışmak2
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- yeni parti'ye bağış yapanların yüzde 50'yi geçmesi4
- 11 ağustos 2026 sturm graz fenerbahçe maçı4
- öğretmenlerin nöbeti5
- kırmızı kaka6
- bursa2
- fetoyla barışılsa alkışlayacak kitle3
- futbol5
- zarok tv2
(8 Mayıs 1900, istanbul - 22 Şubat 1988, istanbul) Besteci ve keman sanatçısı.
Acıbadem'de doğdu. Babası topçu subayı Eşref Bey keman, annesi Nâzıma Hanım piyano, kızkardeşleri ise piyano ve ud çaldığı için müzikle iç içe bir ortamda büyüdü. Babasının teşvikiyle 7 yaşında Andonyadis'ten Batı musikisinde keman öğrenmeye başladı. Daha sonra Musullu Hafız Osman Dede Efendi'den Türk musikisi dersleri aldı. Bebek'teki Frerler Mektebi'ne devam ederken, okul orkestrasında keman çaldı. Daha sonra Kadıköy Sultanisi'nde okudu; burada Münir Nurettin Selçuk'la tanıştı.
bir gazetenin köşe yazısından:
"ondan BAHiS AÇARKEN ilk ağızda söylenmesi gereken şey, ruhunun engin kaynaklarını çeşitli vadilerde en ustaca bir şekilde kullanmasını bilen çok taraflı bir sanatkâr olduğudur. Musikiye başladığı günlerin hemen akabinde önce bestekâr olarak teşekkül etmeye başlayan hüviyeti seneler boyu gelişip güzelleşmiş, bilâhare, verimini muhtelif yollara yöneltmiştir.
1916'da Maarif Nezareti'nce Batı musikisi öğrenimi için gönderildiği Berlin'de iki buçuk yıl kaldı. Dönüşünde istanbul Yüksek iktisat ve Ticaret Mektebi'ne devam etti. "Darüttalim-i Musiki" topluluğuna kemani olarak kabul edildi.
öğrencisinin anlatımı:
"Tahsilini Almanya da yapan Cevdet Çağla, yurda dönünce Darüttalim-i musiki topluluğuna dahil olarak 18 sene içeride ve dışarıda konserler vermiştir. 1933'de Ankara radyosuna intisap ederek yayın ve idari kısımlarında çalışmıştır."
Türk musikisi öğretim tarihinde önemli bir yeri olan ve henüz kitle iletişim araçlarının gelişmediği bir dönemde, istanbul halkına üstün nitelikli musiki dinleten bu toplulukla 15 yıl çalıştı. "Papazın Bağı" gibi önde gelen mesire yerlerinde, açık havada, bu toplulukla verdikleri konserler, o dönem istanbul'unda önemli sanat faaliyetlerindendi. Aynı toplulukla Almanya'da, "Polydor" firması adına plaklar doldurdu; Almanya ve Mısır'da konserler verdi.
1926'da istanbul Radyosu'nun kuruluş aşamasında, çekirdek kadrodaki elemanlardan biriydi. 1935-1938 arasında, istanbul musiki piyasasında çalıştığında, bu ortamın da aranılan bir saz sanatçısıydı. 1938-1950 arasında Ankara Radyo'sunda çalıştı. Aynı yıllarda Ankara Musiki Cemiyeti'nde de keman sanatçısı ve yönetici olarak görev aldı. 1950'de döndüğü istanbul Radyosu'nda 6 yıl Türk Musikisi Kısmı şefliği görevinde bulundu. 1956-1959 arasında Bağdat Konservatuarı'nda keman öğretti. Yurda dönüşünde gene istanbul Radyosu'nda önce Türk ve Batı musikileri yayın şefi, sonra şef prodüktör olarak çalıştı. 1965'te emekli olduktan sonra aynı radyoda kemani ve koro şefi, Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı'nda da keman öğretmeni olarak görev aldı.
Eserleri radyolarda sık sık okunan bestecilerdendir. "Geç kalmış bir klasik" diye nitelendirilen Çağla, bestecilik konusunda çok titizdi. Kürdilihicazkâr curcuna "Bir yaz gecesi Çamlıca mehtabına geldin" ve nihavent "Pırıl pırıl sular Marmara'nın sahilinde" şarkıları, istanbul için bestelediği eserlerdir. Cevdet Çağla'nın, 85 dolayında eseri bulunmaktadır.
öğrencisinden anlatım:
"Kıymetli hocam Cevdet Çağla'nın besteleri gayet sarih asil ve klâsik üslûptadır.
Bu hususta biraz da kendisini dinleyelim.
"Başkalarına ait güfteleri alır, günlerce okur ve ondan sonra bestelemeğe başlarım. Her kelimede bir hususiyet arar, maili güftelere bayılırım. Meselâ (Neden?) ve acaba!?" gibi..."
Değerli bestekârımıza eserlerini ne kadar zaman içinde hazırlayabildiğini sordum Şu cevabı verdi:
"Bir eseri bir günde hazırladığım olmuştur. Fakat bazan da bir ayda bir satırını bile bitiremediğim eserler olur.
Besteleri tamamen ezbere alır, sonra notaya dökerim ve bu pek az bir düzeltme ile tamamlanır. Her besteyi hazırlarken sanatkârları daima göz önünde tutarım."
88 yaşında ölen Cevdet Çağla için istanbul Radyosu’nda bir tören yapılmış, Çağla’nın cenazesi aynı gün Şişli Camii’nde öğleyin kılınacak namazdan sonra Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilmiştir.
Acıbadem'de doğdu. Babası topçu subayı Eşref Bey keman, annesi Nâzıma Hanım piyano, kızkardeşleri ise piyano ve ud çaldığı için müzikle iç içe bir ortamda büyüdü. Babasının teşvikiyle 7 yaşında Andonyadis'ten Batı musikisinde keman öğrenmeye başladı. Daha sonra Musullu Hafız Osman Dede Efendi'den Türk musikisi dersleri aldı. Bebek'teki Frerler Mektebi'ne devam ederken, okul orkestrasında keman çaldı. Daha sonra Kadıköy Sultanisi'nde okudu; burada Münir Nurettin Selçuk'la tanıştı.
bir gazetenin köşe yazısından:
"ondan BAHiS AÇARKEN ilk ağızda söylenmesi gereken şey, ruhunun engin kaynaklarını çeşitli vadilerde en ustaca bir şekilde kullanmasını bilen çok taraflı bir sanatkâr olduğudur. Musikiye başladığı günlerin hemen akabinde önce bestekâr olarak teşekkül etmeye başlayan hüviyeti seneler boyu gelişip güzelleşmiş, bilâhare, verimini muhtelif yollara yöneltmiştir.
1916'da Maarif Nezareti'nce Batı musikisi öğrenimi için gönderildiği Berlin'de iki buçuk yıl kaldı. Dönüşünde istanbul Yüksek iktisat ve Ticaret Mektebi'ne devam etti. "Darüttalim-i Musiki" topluluğuna kemani olarak kabul edildi.
öğrencisinin anlatımı:
"Tahsilini Almanya da yapan Cevdet Çağla, yurda dönünce Darüttalim-i musiki topluluğuna dahil olarak 18 sene içeride ve dışarıda konserler vermiştir. 1933'de Ankara radyosuna intisap ederek yayın ve idari kısımlarında çalışmıştır."
Türk musikisi öğretim tarihinde önemli bir yeri olan ve henüz kitle iletişim araçlarının gelişmediği bir dönemde, istanbul halkına üstün nitelikli musiki dinleten bu toplulukla 15 yıl çalıştı. "Papazın Bağı" gibi önde gelen mesire yerlerinde, açık havada, bu toplulukla verdikleri konserler, o dönem istanbul'unda önemli sanat faaliyetlerindendi. Aynı toplulukla Almanya'da, "Polydor" firması adına plaklar doldurdu; Almanya ve Mısır'da konserler verdi.
1926'da istanbul Radyosu'nun kuruluş aşamasında, çekirdek kadrodaki elemanlardan biriydi. 1935-1938 arasında, istanbul musiki piyasasında çalıştığında, bu ortamın da aranılan bir saz sanatçısıydı. 1938-1950 arasında Ankara Radyo'sunda çalıştı. Aynı yıllarda Ankara Musiki Cemiyeti'nde de keman sanatçısı ve yönetici olarak görev aldı. 1950'de döndüğü istanbul Radyosu'nda 6 yıl Türk Musikisi Kısmı şefliği görevinde bulundu. 1956-1959 arasında Bağdat Konservatuarı'nda keman öğretti. Yurda dönüşünde gene istanbul Radyosu'nda önce Türk ve Batı musikileri yayın şefi, sonra şef prodüktör olarak çalıştı. 1965'te emekli olduktan sonra aynı radyoda kemani ve koro şefi, Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı'nda da keman öğretmeni olarak görev aldı.
Eserleri radyolarda sık sık okunan bestecilerdendir. "Geç kalmış bir klasik" diye nitelendirilen Çağla, bestecilik konusunda çok titizdi. Kürdilihicazkâr curcuna "Bir yaz gecesi Çamlıca mehtabına geldin" ve nihavent "Pırıl pırıl sular Marmara'nın sahilinde" şarkıları, istanbul için bestelediği eserlerdir. Cevdet Çağla'nın, 85 dolayında eseri bulunmaktadır.
öğrencisinden anlatım:
"Kıymetli hocam Cevdet Çağla'nın besteleri gayet sarih asil ve klâsik üslûptadır.
Bu hususta biraz da kendisini dinleyelim.
"Başkalarına ait güfteleri alır, günlerce okur ve ondan sonra bestelemeğe başlarım. Her kelimede bir hususiyet arar, maili güftelere bayılırım. Meselâ (Neden?) ve acaba!?" gibi..."
Değerli bestekârımıza eserlerini ne kadar zaman içinde hazırlayabildiğini sordum Şu cevabı verdi:
"Bir eseri bir günde hazırladığım olmuştur. Fakat bazan da bir ayda bir satırını bile bitiremediğim eserler olur.
Besteleri tamamen ezbere alır, sonra notaya dökerim ve bu pek az bir düzeltme ile tamamlanır. Her besteyi hazırlarken sanatkârları daima göz önünde tutarım."
88 yaşında ölen Cevdet Çağla için istanbul Radyosu’nda bir tören yapılmış, Çağla’nın cenazesi aynı gün Şişli Camii’nde öğleyin kılınacak namazdan sonra Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilmiştir.
Gündemdeki Haberler