bugün
- 1 saatte 10 bira içmek13
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek12
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey5
- velvet vs nervio19
- sözlük kızlarının kombinleri19
- otomobile ek vergi4
- ingilterede çocuklar açlıktan silgi yiyor5
- messi ve arjantin'in tüm dünyaya rezil olması7
- teröriste o da insan demek4
- velvet12
- nervio11
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı59
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması11
- özgünlüğün faydasız olması5
- slavko vincic15
- 9 ağustos 2026 bodrumspor bursaspor maçı2
- tatlı krizim geldi2
- yazık oldu yarınlara3
- bana yalan söylediler3
- hırt2
- anna karenina'ya orospu diyen beyinsiz adi köpek6
- chp'ye oy vermiş yazarlar4
- ben sana vurgunum3
- true hanın gazabı9
- enişte senin dobloyu naptın sattınız mı4
- sevilince şımaran kızlar2
- cinni uyanış2
- arjantin'in 115 dakika şut atamaması8
- iranın bir türlü barış anlaşmasına yanaşmaması12
- dana kuzu kıyma döner2
- vurgun yemek3
- playstation 13
- bu mesajı 10 kişiye göndermeyelerin durumu7
- tememda kenka nalaka10
- hayran olunan yazarin entrylerini takip etmek3
- sözlük kimsenin tekelinde değildir9
- siyah taytlı bacakları okşarken meme emmek2
- domuz eti3
- çağla idi2
- 6 aydan uzun üyelerin çaylak olmaması4
- bumble2
- bit pazarı2
- yazarların adına başlık açılması3
- cv ye uludağ sözlük yazarı yazmak3
- dune6
- tarla bellemek3
- silinmesi gereken yazar varsa buyurun4
- çingeneyle sevişmek6
- bugün sözlük b k gibi3
28 yıllık hayatımda insanların tamamını birden mutlu etmenin mümkün olmadığını anladım. her zaman yanlış düşünen, sizi yolundan etmeye çalışan, ahlaksız, kötü niyetli insanlar olacaktır. insanların bir kısmı doğruyu ve gerçeği kötü niyetle ve cahilce değiştirmeye çalışırlar. çoğunluğu ise doğruyu ve gerçeği en başta kabul etmezler. insanların çoğunun yeterince zeki olduklarını düşünmüyorum. ancak bu herkesin farklı şeyler söylemeye çalıştığı bir mecrada benim de yeterince zeki olduğumu ispatlamaz. insanlarla, hayatla, duygularla, dünyayla ilgili düşünceleriniz, görüşünüz, bakış açılarınız, hepsi aslında sizsiniz. başkasında gördüğünüz güzel bir şey aslında sizin güzelliğiniz. başkasının ne kadar iyi bir insan olduğunu düşünüyorsanız, bu sizin ne kadar iyi bir insan olduğunuzun göstergesi.
zamanında dahi düzeyinde zeki insanlarla birlikte vakit geçirdim. onlarla beraber yaşadım. ve hepsi, dış görünüşlerine, giyimlerine, bakımlarına, toplum içindeki konumlarına dikkat etmeyen insanlardı. doğruyu yanlıştan, gerçeği sahteden, samimiyi samimiyetsizden kolayca ayırabilen, hızlı öğrenen, beyni hızlı işlem yapan, sorunlara tanı koyup problemlere çözüm üreten, çok düşünen, bu dünyadan olmayan insanlardı. bu insanlar zeki oldukları kadar doğru, dürüst, samimi, içten, iyi niyetli, ahlaklı, iyi insanlardı. ve ben onlarla geçirdiğim yıllardan sonra ahlakın, iyi niyetin, karakterin aslında zekanın bir göstergesi olduğunu, zekayla bir bağlantısı olduğunu fark ettim.
internetten tanıştığım, hiç görmediğim, yıllarca arkadaşlık yaptığım bir kız arkadaşım oldu. benden 6 yaş küçük bir kızdı. o yaş farkına rağmen dünya üzerinde sohbet ettiğim tek insandı. bunun sebebi yaşıtları gibi bir kız olmamasıydı. herkesle sohbet ederim, konuşurum ancak benden bu kadar küçük bir insanla bu kadar uzun bir süre boyunca sohbet edemem. gerçek adını söylemeyeceğim. ona elif diyeceğim. elif tanıdığım en zeki kızdı. aynı zamanda ruhu en güzel kızdı. ruhun güzelliği ahlakın güzel olmasına ve manevi duyguların yüksekliğine benzer ancak aynı şey değildir. ruh güzelliği ne ahlaka, ne maneviyata, ne zekaya ne de herhangi bir şeye benzemez. yaratılıştan gelen bir güzelliktir ve yaşarken zaman içerisinde eylemlerle birlikte daha da güzelleşme ya da çirkinleşme ihtimaline sahiptir. güzel bir ruhun, yüksek bir zekayla birleştiğinde ortaya tarif edilmesi zor bir güzellik çıktığını fark ettim. elif tam olarak hem ruhu güzel, hem de yüksek bir zekaya sahip eşsiz bir kızdı. ona çok güzel şeyler öğrettim. her zeki insanın ruhu güzel değildir. ve her ruhu güzel zeki değildir. fakat ikisinin birleşimi tarifsiz bir güzelliktir. elif'ten bunu öğrendim. elif bana hayatta tamda hayallerimdeki gibi kızların da var olabileceğini gösterdi. onun hayatımdaki önemini ve değerini fark etmem çok geç oldu. hatalarım yüzünden onu kaybettim.
aynı hataları bu dahi düzeyindeki insanlara karşı da yaptım. bu güzel ve zeki insanlar beni defalarca uyarmalarına rağmen bulunmamam gereken ortamlarda bulundum. bu da onların benden uzaklaşmasına sebep oldu. oysa benim hayatımı kolaylaştıran, her ne kadar mutsuz olsam da derinlerimde onlarla bulunmaktan mutlu olan bir insandım. onların değerini daha erken anladım ancak bir kere benden uzaklaşmaya karar verdiklerinde her şey için çok geçti.
hayatım güzel insanları, güzel şeyleri kaybederek geçti. ite kaka, bir şekilde 28 yaşına geldim. hayatta, bir şeyi beklerken başka şeylerle de vakit geçirmek gerektiğini anladım. hayatta sadece bir şeyle meşgul olmamak gerektiğini. beklenen şeyler başka şeylerle meşgul olunarak beklenilmeliydi. 27 yaşından sonra hayatın her anını dolu dolu yaşamaya karar verdim.
annemin benim hayatımdaki yerini 27 yaşında anladım. anneme aylardır, bu dünyada başıma gelen en güzel şeyin o olduğunu, ona ne kadar derinden bir sevgi beslediğimi, ne kadar özel ve farklı bir bağımız olduğunu anlatıyorum. güzel şeyleri kaybettim ancak onu kaybetmemek için, içimden gelen bütün güzel ama doğru ve gerçekçi sözleri, tespitleri anneme karşı dile getiriyorum. annem bana allah'ın bir lütfu, hediyesi ve armağanı. bana en yakın, büyük saygı duyduğum, merhamet, vicdan, mütevazıyet, dürüstlükle karışık bir muhabbet beslediğim insan.
hayatımı hiçbir zaman zeka düzleminde yaşamadım. zeka, gerçek anlamda çok güzel ve özel bir şey. ancak ahlak, iyi niyet, samimiyet, doğruluk, dürüstlük, zekadan daha değerli, daha özel, daha güzel şeyler. birlikte yaşadığım çok zeki insanlardan öğrendiğim şeylerden biri de bu oldu.
zamanında dahi düzeyinde zeki insanlarla birlikte vakit geçirdim. onlarla beraber yaşadım. ve hepsi, dış görünüşlerine, giyimlerine, bakımlarına, toplum içindeki konumlarına dikkat etmeyen insanlardı. doğruyu yanlıştan, gerçeği sahteden, samimiyi samimiyetsizden kolayca ayırabilen, hızlı öğrenen, beyni hızlı işlem yapan, sorunlara tanı koyup problemlere çözüm üreten, çok düşünen, bu dünyadan olmayan insanlardı. bu insanlar zeki oldukları kadar doğru, dürüst, samimi, içten, iyi niyetli, ahlaklı, iyi insanlardı. ve ben onlarla geçirdiğim yıllardan sonra ahlakın, iyi niyetin, karakterin aslında zekanın bir göstergesi olduğunu, zekayla bir bağlantısı olduğunu fark ettim.
internetten tanıştığım, hiç görmediğim, yıllarca arkadaşlık yaptığım bir kız arkadaşım oldu. benden 6 yaş küçük bir kızdı. o yaş farkına rağmen dünya üzerinde sohbet ettiğim tek insandı. bunun sebebi yaşıtları gibi bir kız olmamasıydı. herkesle sohbet ederim, konuşurum ancak benden bu kadar küçük bir insanla bu kadar uzun bir süre boyunca sohbet edemem. gerçek adını söylemeyeceğim. ona elif diyeceğim. elif tanıdığım en zeki kızdı. aynı zamanda ruhu en güzel kızdı. ruhun güzelliği ahlakın güzel olmasına ve manevi duyguların yüksekliğine benzer ancak aynı şey değildir. ruh güzelliği ne ahlaka, ne maneviyata, ne zekaya ne de herhangi bir şeye benzemez. yaratılıştan gelen bir güzelliktir ve yaşarken zaman içerisinde eylemlerle birlikte daha da güzelleşme ya da çirkinleşme ihtimaline sahiptir. güzel bir ruhun, yüksek bir zekayla birleştiğinde ortaya tarif edilmesi zor bir güzellik çıktığını fark ettim. elif tam olarak hem ruhu güzel, hem de yüksek bir zekaya sahip eşsiz bir kızdı. ona çok güzel şeyler öğrettim. her zeki insanın ruhu güzel değildir. ve her ruhu güzel zeki değildir. fakat ikisinin birleşimi tarifsiz bir güzelliktir. elif'ten bunu öğrendim. elif bana hayatta tamda hayallerimdeki gibi kızların da var olabileceğini gösterdi. onun hayatımdaki önemini ve değerini fark etmem çok geç oldu. hatalarım yüzünden onu kaybettim.
aynı hataları bu dahi düzeyindeki insanlara karşı da yaptım. bu güzel ve zeki insanlar beni defalarca uyarmalarına rağmen bulunmamam gereken ortamlarda bulundum. bu da onların benden uzaklaşmasına sebep oldu. oysa benim hayatımı kolaylaştıran, her ne kadar mutsuz olsam da derinlerimde onlarla bulunmaktan mutlu olan bir insandım. onların değerini daha erken anladım ancak bir kere benden uzaklaşmaya karar verdiklerinde her şey için çok geçti.
hayatım güzel insanları, güzel şeyleri kaybederek geçti. ite kaka, bir şekilde 28 yaşına geldim. hayatta, bir şeyi beklerken başka şeylerle de vakit geçirmek gerektiğini anladım. hayatta sadece bir şeyle meşgul olmamak gerektiğini. beklenen şeyler başka şeylerle meşgul olunarak beklenilmeliydi. 27 yaşından sonra hayatın her anını dolu dolu yaşamaya karar verdim.
annemin benim hayatımdaki yerini 27 yaşında anladım. anneme aylardır, bu dünyada başıma gelen en güzel şeyin o olduğunu, ona ne kadar derinden bir sevgi beslediğimi, ne kadar özel ve farklı bir bağımız olduğunu anlatıyorum. güzel şeyleri kaybettim ancak onu kaybetmemek için, içimden gelen bütün güzel ama doğru ve gerçekçi sözleri, tespitleri anneme karşı dile getiriyorum. annem bana allah'ın bir lütfu, hediyesi ve armağanı. bana en yakın, büyük saygı duyduğum, merhamet, vicdan, mütevazıyet, dürüstlükle karışık bir muhabbet beslediğim insan.
hayatımı hiçbir zaman zeka düzleminde yaşamadım. zeka, gerçek anlamda çok güzel ve özel bir şey. ancak ahlak, iyi niyet, samimiyet, doğruluk, dürüstlük, zekadan daha değerli, daha özel, daha güzel şeyler. birlikte yaşadığım çok zeki insanlardan öğrendiğim şeylerden biri de bu oldu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar