bugün
- masa5
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- bir ilişkiyi kim yönetir17
- sandalye8
- lamba2
- velvet48
- pandela 319
- sanat2
- iblis3
- kürt hareketinin devşirme olması15
- en gıcık olunan insan davranışı4
- korku filmi cekmeden once cinayet isleyen yonetmen4
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar9
- kız arkadaşla sabahlara kadar içmek5
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı15
- aleyna tilki5
- yapsam yaptım derim3
- ciguli kral16
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- sikişirken hüzünlenmek4
- yeni sevgiliden beklentiler2
- amedspor12
- elektriği ödeyen adam7
- fransa maçı varken sözlükte dolanan erkek5
- mony tontana11
- memduh bashgan9
- brokoli3
- 5 temmuz 2026 paraguay fransa maçı7
- dimes'in 2026 yılında murat 124 hediye etmesi2
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı3
- bik bik kaç yaşında10
- çağlayı tanıyan yazarlar8
- deniz göktaş34
- fondöten sürmek3
- ahtapot yemek9
- samsung3
- yürüyüş flörtü9
- 2026 dünya kupası33
- xiaomi redmi a32
- deniz göktaş'ın atatürk şakası4
- evde kalmış kız kurusu7
- entry girerek kemalist devrim yapmak5
- sokuk yazarlar3
- iki ayyaş5
- taksim delisi cenk4
- true üniversitesi6
- true'nun azılı bir muhalifken sonradan yumuşaması6
- ümraniye de erkeğin iffetiyle oynayan kadın2
- sikmek icin entry ni beğendi6
- kemal kılıçdaroğlu20
bugün konumuz "tatil"
ihtiyacımız olup olmamasından bağımsız bize sosyal medyanın ve çevrenin pompaladığı bir tatile git baskısı vardır ve genelde tatil deniz kum şezlong sahilde rakı içmeli olarak yazın yapılır.
ve bu baskı tatile gidemeyen kişilerde yaz anksiyetesi yaratır. buyrunuz bir anksiyete daha.
ya da kış tatili vardır ki onda da kayağa gitmelisindir.
burada önemli olan; tüm dış etkenlerden bağımsız işten izin aldığımız o kısıtlı sürede her gün kafamızı mesgul eden şeylerden uzaklaştırıp bize neyin iyi geleceğidir.
ve bu yeryüzünde tek bir tip insan olmadığından herkes için çeşitlilik gösterecektir ama biz bu konuda da tek yumurta ikizi gibi davranmaya devam etmekteyizdir.
bunun yanından tatilden çok şey bekleriz.
sanki tatil bizi yenileyecektir ve biz dimdinç, yüzümüz ışıldar bir şekilde döneceğizdir.
Böyle olmuyorsa bir problemdir.
Bakın tatilden kişiye söylenen cümlelere;
tatil sana yaramış, parlıyorsun.
çok canlı, enerjik gözüküyorsun.
eee tatile de gittin iyi gelmedi mi ki?
eee tatile gittin yanmamışsın biraz yansaydın bari tatile gittiğin belli olsaydı haaagag bu da neyse.
neyse...
çok gerçekçi bir yerden tatil bize ne vaad ediyor? bunun üzerine düşünmeli.
ve tatilden beklentilerimizi çok gerçekçi bir yerde tutmalıyız. diye düşünüyorum.
öte yandan da o kadar sınırlı bir zamanımızı ayırıyoruz ki o kadar az ki bu zaman tüm beklentilerimizi o kısacık zamana yüklüyoruz:
dinlenme (uyuyayım, şezlongta yatayım, kitabımı okuyayım)
deneyim (buraya gelmişken şurayı da göreyim, şurdan atlyayaım, şuraya dalayım)
yemek (bunu şehre dönünce bulamam, şunu yiyeyim bunu tadayım)
eğlence ( bir desarj olayım, her zaman böyle fırsat olmuyor (konser, canlı müzik neyse))
az zaman çok beklenti sıkışmışlık hissi = tatil anksiyetesi
ihtiyacımız olup olmamasından bağımsız bize sosyal medyanın ve çevrenin pompaladığı bir tatile git baskısı vardır ve genelde tatil deniz kum şezlong sahilde rakı içmeli olarak yazın yapılır.
ve bu baskı tatile gidemeyen kişilerde yaz anksiyetesi yaratır. buyrunuz bir anksiyete daha.
ya da kış tatili vardır ki onda da kayağa gitmelisindir.
burada önemli olan; tüm dış etkenlerden bağımsız işten izin aldığımız o kısıtlı sürede her gün kafamızı mesgul eden şeylerden uzaklaştırıp bize neyin iyi geleceğidir.
ve bu yeryüzünde tek bir tip insan olmadığından herkes için çeşitlilik gösterecektir ama biz bu konuda da tek yumurta ikizi gibi davranmaya devam etmekteyizdir.
bunun yanından tatilden çok şey bekleriz.
sanki tatil bizi yenileyecektir ve biz dimdinç, yüzümüz ışıldar bir şekilde döneceğizdir.
Böyle olmuyorsa bir problemdir.
Bakın tatilden kişiye söylenen cümlelere;
tatil sana yaramış, parlıyorsun.
çok canlı, enerjik gözüküyorsun.
eee tatile de gittin iyi gelmedi mi ki?
eee tatile gittin yanmamışsın biraz yansaydın bari tatile gittiğin belli olsaydı haaagag bu da neyse.
neyse...
çok gerçekçi bir yerden tatil bize ne vaad ediyor? bunun üzerine düşünmeli.
ve tatilden beklentilerimizi çok gerçekçi bir yerde tutmalıyız. diye düşünüyorum.
öte yandan da o kadar sınırlı bir zamanımızı ayırıyoruz ki o kadar az ki bu zaman tüm beklentilerimizi o kısacık zamana yüklüyoruz:
dinlenme (uyuyayım, şezlongta yatayım, kitabımı okuyayım)
deneyim (buraya gelmişken şurayı da göreyim, şurdan atlyayaım, şuraya dalayım)
yemek (bunu şehre dönünce bulamam, şunu yiyeyim bunu tadayım)
eğlence ( bir desarj olayım, her zaman böyle fırsat olmuyor (konser, canlı müzik neyse))
az zaman çok beklenti sıkışmışlık hissi = tatil anksiyetesi
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar