bugün
- osuruktan şiirler59
- yılmaz güney izleyip ahmet kaya dinleyen tip13
- enayimiknatisi ile kavga etmek21
- yılmaz güney filmleri6
- yılmaz güney büyüklüğü3
- avanosun nevşehirde olması5
- farah zeynep abdullah'ın yılmaz güney tweetleri3
- tarhana çorbası7
- şarapçı koala'nın ulusalcı nefreti8
- sözlüğün boktanlaşması4
- astral seyahate çıkış harcı5
- çay içen erkeklerden iğreniyorum ıyy diyen kız5
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği3
- bik bik kız kaçırdı9
- yoruldum beni kucağına al diyen 75 kiloluk kız2
- mezeler eşliğinde rakı içip söyleşmek2
- sabah alarmı yapılacak şarkı4
- türkiyenin tüm derdinin kürtler olması2
- koala hesabını silmesin kampanyası2
- abdullah öcalan10
- şah hatayi'nin hataylı olmaması4
- gammazın gammazlanması4
- alparslan kuytul13
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması10
- muslettin amca6
- eğitimde tek tip insan yetiştirme2
- fenerbahçe biraz sert biraz katı9
- reels izleme bağımlılığı6
- yasakçı zihniyet15
- etimek tatlısı4
- sevri imzalayanların vatan haini ilan edilmesi3
- büyük ortadoğu projesi3
- sözlükte kavga oluyor hissi5
- ekşi sözlük21
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek3
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız12
- 21 yaşında erkek 31 yaşında kadın ilişkisi4
- sigarayı azaltmak3
- fashion tv izleyip 31 çeken tip3
- denize girmek2
- sarapci koala2
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu12
- nervio yu gammazlamak3
- ismail kartal16
- müsavat dervişoğlu8
- gazisini zulüm eden savaşta asker bulamaz5
- game of thrones taki kerhaneci6
- çay demleyip ozan arif kasetleri dinlemek2
- gemiden gemiye el sallamak2
- dünyadan düşmek2
bugün konumuz "tatil"
ihtiyacımız olup olmamasından bağımsız bize sosyal medyanın ve çevrenin pompaladığı bir tatile git baskısı vardır ve genelde tatil deniz kum şezlong sahilde rakı içmeli olarak yazın yapılır.
ve bu baskı tatile gidemeyen kişilerde yaz anksiyetesi yaratır. buyrunuz bir anksiyete daha.
ya da kış tatili vardır ki onda da kayağa gitmelisindir.
burada önemli olan; tüm dış etkenlerden bağımsız işten izin aldığımız o kısıtlı sürede her gün kafamızı mesgul eden şeylerden uzaklaştırıp bize neyin iyi geleceğidir.
ve bu yeryüzünde tek bir tip insan olmadığından herkes için çeşitlilik gösterecektir ama biz bu konuda da tek yumurta ikizi gibi davranmaya devam etmekteyizdir.
bunun yanından tatilden çok şey bekleriz.
sanki tatil bizi yenileyecektir ve biz dimdinç, yüzümüz ışıldar bir şekilde döneceğizdir.
Böyle olmuyorsa bir problemdir.
Bakın tatilden kişiye söylenen cümlelere;
tatil sana yaramış, parlıyorsun.
çok canlı, enerjik gözüküyorsun.
eee tatile de gittin iyi gelmedi mi ki?
eee tatile gittin yanmamışsın biraz yansaydın bari tatile gittiğin belli olsaydı haaagag bu da neyse.
neyse...
çok gerçekçi bir yerden tatil bize ne vaad ediyor? bunun üzerine düşünmeli.
ve tatilden beklentilerimizi çok gerçekçi bir yerde tutmalıyız. diye düşünüyorum.
öte yandan da o kadar sınırlı bir zamanımızı ayırıyoruz ki o kadar az ki bu zaman tüm beklentilerimizi o kısacık zamana yüklüyoruz:
dinlenme (uyuyayım, şezlongta yatayım, kitabımı okuyayım)
deneyim (buraya gelmişken şurayı da göreyim, şurdan atlyayaım, şuraya dalayım)
yemek (bunu şehre dönünce bulamam, şunu yiyeyim bunu tadayım)
eğlence ( bir desarj olayım, her zaman böyle fırsat olmuyor (konser, canlı müzik neyse))
az zaman çok beklenti sıkışmışlık hissi = tatil anksiyetesi
ihtiyacımız olup olmamasından bağımsız bize sosyal medyanın ve çevrenin pompaladığı bir tatile git baskısı vardır ve genelde tatil deniz kum şezlong sahilde rakı içmeli olarak yazın yapılır.
ve bu baskı tatile gidemeyen kişilerde yaz anksiyetesi yaratır. buyrunuz bir anksiyete daha.
ya da kış tatili vardır ki onda da kayağa gitmelisindir.
burada önemli olan; tüm dış etkenlerden bağımsız işten izin aldığımız o kısıtlı sürede her gün kafamızı mesgul eden şeylerden uzaklaştırıp bize neyin iyi geleceğidir.
ve bu yeryüzünde tek bir tip insan olmadığından herkes için çeşitlilik gösterecektir ama biz bu konuda da tek yumurta ikizi gibi davranmaya devam etmekteyizdir.
bunun yanından tatilden çok şey bekleriz.
sanki tatil bizi yenileyecektir ve biz dimdinç, yüzümüz ışıldar bir şekilde döneceğizdir.
Böyle olmuyorsa bir problemdir.
Bakın tatilden kişiye söylenen cümlelere;
tatil sana yaramış, parlıyorsun.
çok canlı, enerjik gözüküyorsun.
eee tatile de gittin iyi gelmedi mi ki?
eee tatile gittin yanmamışsın biraz yansaydın bari tatile gittiğin belli olsaydı haaagag bu da neyse.
neyse...
çok gerçekçi bir yerden tatil bize ne vaad ediyor? bunun üzerine düşünmeli.
ve tatilden beklentilerimizi çok gerçekçi bir yerde tutmalıyız. diye düşünüyorum.
öte yandan da o kadar sınırlı bir zamanımızı ayırıyoruz ki o kadar az ki bu zaman tüm beklentilerimizi o kısacık zamana yüklüyoruz:
dinlenme (uyuyayım, şezlongta yatayım, kitabımı okuyayım)
deneyim (buraya gelmişken şurayı da göreyim, şurdan atlyayaım, şuraya dalayım)
yemek (bunu şehre dönünce bulamam, şunu yiyeyim bunu tadayım)
eğlence ( bir desarj olayım, her zaman böyle fırsat olmuyor (konser, canlı müzik neyse))
az zaman çok beklenti sıkışmışlık hissi = tatil anksiyetesi
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar