bugün
- ilham aliyev19
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası24
- fon vurgunu6
- kız rolü yapmak4
- türkiye de artan okul saldırıları6
- asansörde konuşmama kuralı4
- rj mitte4
- göztepe7
- yüksek enflasyon9
- sabahları nefret edilen şeyler3
- çok film izleyen insandan zarar gelmez25
- küba'nın petrol sektörünü yabancı yatırıma açması3
- bir bar taburesinde yalnız oturmak4
- sözlüğün ayakları en güzel hatunu4
- sözlük kızlarının kombinleri45
- enerji ve foton uzaylı ırkları3
- dünya büyüklüğünde star wars benzeri gezegen2
- insanların uzaylılar tarafından yaratılması3
- hak ettiği değeri görmemiş şarkılar5
- anın görüntüsü21
- kendini türk hisseden arap artığı24
- bir şeyler söyle2
- hungary3
- 12 ekim 2026 eyüpspor göztepe maçı14
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
- sözlükteki ilişki skandalı37
- ömer çelik2
- 45 adet kurabiye11
- platon un mağara alegorisi6
- sözlükte çirkin kız olmaması13
- eyüpspor 0 göztepe 44
- manisalı erkekler8
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- firavun haklıydı12
- sözlük yazarlarının dehşetül vahşet kombinleri12
- filistin57
- gammaz sözlük kızları15
- ikinci dünya savaşına girseydik neler olurdu7
- uludede'ye sorulacak sorular8
- yatağın altındaki canavarla süt içip uyumak3
- uludede'nin zebraları giyip yatması8
- son okunan kitap7
- gece yatağın altında hatay dürüm gömen cin8
- sevilmeyen yazara pestisitli elma göndermek7
- kesik at kafası7
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek10
- sözlükteki gammaz özelliği11
- artık kürt sorunu yoktur14
- sahte motor yağı8
- arkadaşlar toplanır mısınız konuşma yapacağım8
bugün konumuz "tatil"
ihtiyacımız olup olmamasından bağımsız bize sosyal medyanın ve çevrenin pompaladığı bir tatile git baskısı vardır ve genelde tatil deniz kum şezlong sahilde rakı içmeli olarak yazın yapılır.
ve bu baskı tatile gidemeyen kişilerde yaz anksiyetesi yaratır. buyrunuz bir anksiyete daha.
ya da kış tatili vardır ki onda da kayağa gitmelisindir.
burada önemli olan; tüm dış etkenlerden bağımsız işten izin aldığımız o kısıtlı sürede her gün kafamızı mesgul eden şeylerden uzaklaştırıp bize neyin iyi geleceğidir.
ve bu yeryüzünde tek bir tip insan olmadığından herkes için çeşitlilik gösterecektir ama biz bu konuda da tek yumurta ikizi gibi davranmaya devam etmekteyizdir.
bunun yanından tatilden çok şey bekleriz.
sanki tatil bizi yenileyecektir ve biz dimdinç, yüzümüz ışıldar bir şekilde döneceğizdir.
Böyle olmuyorsa bir problemdir.
Bakın tatilden kişiye söylenen cümlelere;
tatil sana yaramış, parlıyorsun.
çok canlı, enerjik gözüküyorsun.
eee tatile de gittin iyi gelmedi mi ki?
eee tatile gittin yanmamışsın biraz yansaydın bari tatile gittiğin belli olsaydı haaagag bu da neyse.
neyse...
çok gerçekçi bir yerden tatil bize ne vaad ediyor? bunun üzerine düşünmeli.
ve tatilden beklentilerimizi çok gerçekçi bir yerde tutmalıyız. diye düşünüyorum.
öte yandan da o kadar sınırlı bir zamanımızı ayırıyoruz ki o kadar az ki bu zaman tüm beklentilerimizi o kısacık zamana yüklüyoruz:
dinlenme (uyuyayım, şezlongta yatayım, kitabımı okuyayım)
deneyim (buraya gelmişken şurayı da göreyim, şurdan atlyayaım, şuraya dalayım)
yemek (bunu şehre dönünce bulamam, şunu yiyeyim bunu tadayım)
eğlence ( bir desarj olayım, her zaman böyle fırsat olmuyor (konser, canlı müzik neyse))
az zaman çok beklenti sıkışmışlık hissi = tatil anksiyetesi
ihtiyacımız olup olmamasından bağımsız bize sosyal medyanın ve çevrenin pompaladığı bir tatile git baskısı vardır ve genelde tatil deniz kum şezlong sahilde rakı içmeli olarak yazın yapılır.
ve bu baskı tatile gidemeyen kişilerde yaz anksiyetesi yaratır. buyrunuz bir anksiyete daha.
ya da kış tatili vardır ki onda da kayağa gitmelisindir.
burada önemli olan; tüm dış etkenlerden bağımsız işten izin aldığımız o kısıtlı sürede her gün kafamızı mesgul eden şeylerden uzaklaştırıp bize neyin iyi geleceğidir.
ve bu yeryüzünde tek bir tip insan olmadığından herkes için çeşitlilik gösterecektir ama biz bu konuda da tek yumurta ikizi gibi davranmaya devam etmekteyizdir.
bunun yanından tatilden çok şey bekleriz.
sanki tatil bizi yenileyecektir ve biz dimdinç, yüzümüz ışıldar bir şekilde döneceğizdir.
Böyle olmuyorsa bir problemdir.
Bakın tatilden kişiye söylenen cümlelere;
tatil sana yaramış, parlıyorsun.
çok canlı, enerjik gözüküyorsun.
eee tatile de gittin iyi gelmedi mi ki?
eee tatile gittin yanmamışsın biraz yansaydın bari tatile gittiğin belli olsaydı haaagag bu da neyse.
neyse...
çok gerçekçi bir yerden tatil bize ne vaad ediyor? bunun üzerine düşünmeli.
ve tatilden beklentilerimizi çok gerçekçi bir yerde tutmalıyız. diye düşünüyorum.
öte yandan da o kadar sınırlı bir zamanımızı ayırıyoruz ki o kadar az ki bu zaman tüm beklentilerimizi o kısacık zamana yüklüyoruz:
dinlenme (uyuyayım, şezlongta yatayım, kitabımı okuyayım)
deneyim (buraya gelmişken şurayı da göreyim, şurdan atlyayaım, şuraya dalayım)
yemek (bunu şehre dönünce bulamam, şunu yiyeyim bunu tadayım)
eğlence ( bir desarj olayım, her zaman böyle fırsat olmuyor (konser, canlı müzik neyse))
az zaman çok beklenti sıkışmışlık hissi = tatil anksiyetesi
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar