bugün
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- sözlüğün en hamarat yazarı7
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı14
- muslettin amca6
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok5
- yaradana tüm günahlarınızı itiraf edin saklamayın4
- sözlüğün en tembel yazarı5
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- pipinin kalkmaması3
- iblis gece gündüz sizi kınıyor ve suçluyor3
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- melissa vargas5
- özbek kadınlar14
- true sözlüğün en namuslu ve ahlaklı yazarıdır5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- hepiniz maçı izleyeceksiniz5
- tanrının bile bilmediği günahınız2
- hangi dalda bilim insanı olmak isterdiniz4
- zeytin sevmeyen insan2
- linç bağımlılığı3
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- zeytinli poğaça2
- silver kpss'ye girdi mi sorunsalı3
- fransızca öğrenmek3
- plajda bira içmek2
- sözlük whatsapp grupları12
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- sizi görünce saçıyla oynamaya başlayan kız2
- galiba yenileceğiz arkadaşlar4
- friedrich hegel la bi cay icek10
- pazar akşamları3
- mükemmeliyete inanıyor musunuz6
- ktç bak lan buraya2
- düşün ki o bunu okuyor9
- fenerbahçe15
- sarapci koala sözlüğün en empatik yazarıdır2
- kahve büyüsü4
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- bu koyden olsam sözlüğün en zeki yazarıdır2
- geceye bir şiir bırak7
- deccal internetten çıkacak9
- asgari ücretle geçinebilmek7
- uludağ itiraf8
- kpss 20266
- yarın kpssye girecek yazarlar15
- başak burcu erkeklerinin konuşmaması2
- türk erkeği abazanlığı3
- sarapci koala48
geleceğin takiyeci puştu olacak çocuktur. annesinin yeni aldığı aldığı şık elbiseleri giyip dışarı çıkmıştır. sinsi planını uygulamaya koymak için can atıyodur. şimdi diyorsunuz ki "ne planı bu böyle ya? alt tarafı elindeki torba var, aldığı şekerleri ona dolduracak." böyle düşünüyorsunuz değil mi? afedersiniz ama yrrak öyle. durum hiç de sandığınız gibi değil dostlarım.
bu modellerden bi tanesi benim çocukluk arkadaşımdı. işte yine bi gün şeker bayramı gelmiş, mahallenin tüm çocukları yeni aldıkları kıyafetleri ve ayakkabıları birbirine göstererek hava atıyordu. kimisi de annesinin elini tutmuş, misafirliğe gidiyor, içten içe de kapı kapı dolaşamayacak olmanın verdiği burukluğu yaşıyor ve o somurtkan suratıyla da hepimize bu hissiyatı yaşatıyordu.
neyse çok uzattım amına koyim. kısacası normal bi bayram havası işte. bu bahsi geçen pezevenk arkadaşım benim yanıma geldi. elinde de bi torba var, bende yoktu. "o ne lan, nabıcan onu dedim." "şekerleri toplicam olm ya. ne hıyartosun sen de mına koyim" dedi. o anda ağzına ağzına vuracaktım ama balkondan babası necdet amca bakıyordu. ben de önce necdet amcaya, sonra burak'a baktım ve sadece güldüm mına koyim. ne kötü bi durum. ben böyle gülüp durayım, burak gitti rastgele bi zile bastı. ben de peşinden depar attım ve güç bela apartmana girdim. arkasından "kapıyı niye tutmuyon lan ibne" diye seslensem de, beni hiç takmıyordu burak. birkaç güzel cümle daha kurdum arkasından ama duymamazlıktan geldi yine. en üste kata çıktık beraber. sırayla kapıları dolaşmaya başladık.
ilk girdiğimiz evden, ben şeker, burak parayla döndü. ben "bu burak şerefsizine niye para verdi lan kadın" diye düşünürken, burak ikinci evden de parayla döndü. ben de "lan noluyii" diye iyice karalar bağladım doğal olarak. neyse. apartmandan çıktık. burak'ın cepleri para dolmuştu. ben de kıskandığımdan dolayı içimden ona küfür ediyor ama yüzüne karşı "helal olsun be burak. sen neymişsin." diyordum ki, biraz da o paralardan ben de faydalanayım. o kadar eşlik ettim merdivenlerde ona. daha sonra burak baş parmağını havaya kaldırdı ve bana doğru dönerek "olm işi bilmiyosun sen ya. bu torbayı onun için taşıyorum işte. kapıyı açanlar torbayı görsün ki, 'yavrucağız alışmış şeker toplamaya. torbasını bile hazırlamış. dur şunu bi sevindirek la' deyip de para versin. anladın mı saf arkadaşım? neyse ya olm bi siktir git sen daha gelme benimle" diyerek cümlesini bitirdi. ben de o anda burakların balkona baktım. kimse yoktu. bizim balkona baktım, orda da kimse yoktu. sonra yerden aldığım uzun lastikle burak'ın suratına suratına vurdum bikaç tane. ağlaya ağlaya apartmanlarına girdi. apartmanın camından işaret filan yaptı ama ertesi gün yakalayıp yine dövdüm onu. ve artık bütün şeker bayramlarında ben de torba taşımaya başladım. mutluyum.
bu modellerden bi tanesi benim çocukluk arkadaşımdı. işte yine bi gün şeker bayramı gelmiş, mahallenin tüm çocukları yeni aldıkları kıyafetleri ve ayakkabıları birbirine göstererek hava atıyordu. kimisi de annesinin elini tutmuş, misafirliğe gidiyor, içten içe de kapı kapı dolaşamayacak olmanın verdiği burukluğu yaşıyor ve o somurtkan suratıyla da hepimize bu hissiyatı yaşatıyordu.
neyse çok uzattım amına koyim. kısacası normal bi bayram havası işte. bu bahsi geçen pezevenk arkadaşım benim yanıma geldi. elinde de bi torba var, bende yoktu. "o ne lan, nabıcan onu dedim." "şekerleri toplicam olm ya. ne hıyartosun sen de mına koyim" dedi. o anda ağzına ağzına vuracaktım ama balkondan babası necdet amca bakıyordu. ben de önce necdet amcaya, sonra burak'a baktım ve sadece güldüm mına koyim. ne kötü bi durum. ben böyle gülüp durayım, burak gitti rastgele bi zile bastı. ben de peşinden depar attım ve güç bela apartmana girdim. arkasından "kapıyı niye tutmuyon lan ibne" diye seslensem de, beni hiç takmıyordu burak. birkaç güzel cümle daha kurdum arkasından ama duymamazlıktan geldi yine. en üste kata çıktık beraber. sırayla kapıları dolaşmaya başladık.
ilk girdiğimiz evden, ben şeker, burak parayla döndü. ben "bu burak şerefsizine niye para verdi lan kadın" diye düşünürken, burak ikinci evden de parayla döndü. ben de "lan noluyii" diye iyice karalar bağladım doğal olarak. neyse. apartmandan çıktık. burak'ın cepleri para dolmuştu. ben de kıskandığımdan dolayı içimden ona küfür ediyor ama yüzüne karşı "helal olsun be burak. sen neymişsin." diyordum ki, biraz da o paralardan ben de faydalanayım. o kadar eşlik ettim merdivenlerde ona. daha sonra burak baş parmağını havaya kaldırdı ve bana doğru dönerek "olm işi bilmiyosun sen ya. bu torbayı onun için taşıyorum işte. kapıyı açanlar torbayı görsün ki, 'yavrucağız alışmış şeker toplamaya. torbasını bile hazırlamış. dur şunu bi sevindirek la' deyip de para versin. anladın mı saf arkadaşım? neyse ya olm bi siktir git sen daha gelme benimle" diyerek cümlesini bitirdi. ben de o anda burakların balkona baktım. kimse yoktu. bizim balkona baktım, orda da kimse yoktu. sonra yerden aldığım uzun lastikle burak'ın suratına suratına vurdum bikaç tane. ağlaya ağlaya apartmanlarına girdi. apartmanın camından işaret filan yaptı ama ertesi gün yakalayıp yine dövdüm onu. ve artık bütün şeker bayramlarında ben de torba taşımaya başladım. mutluyum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar