bugün
- aslan abilerim sözlüğe geri dönsün kampanyası7
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi12
- meal kuran değildir26
- trabzonspor harbiden salah'ı almış3
- insanlar sizi nasıl tanımlar3
- bella hadid4
- velvet almanyaya gel5
- 31 çekerken eli kırmak2
- çoğu yazarları donuzlamış olmam7
- yazarlara sözlüğü zehir zıkkım etmek4
- sözlükte erkek yazar istemiyoruz kampanyası4
- eric abidal2
- dünya sivaslılar günü3
- duş almak vs duş yapmak3
- velvet14
- gürkan uygun2
- memati baş5
- uzak diyar nickli gurbetçi akp li3
- anker2
- lulu3
- arkadaşlar ben başaramadım3
- redkitin ati2
- uzak diyar4
- iremga12
- justin bieber3
- arkadaşlar benden rahatsız mısınız3
- tai lung7
- gta 52
- başak erkeği nasıl tavlanır3
- animecileri ciddiye almak2
- psikologa verdiğin mal iyi değilmiş demek3
- kendini anlatamamak6
- bakarız3
- ıban at3
- ateşin çocukları2
- hayatımdaki şeylerin yolunda gitme süresi3
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin4
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
- saçını ombre yapmak2
- kız arkadaş kiralamak8
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak4
- ak partiye üye oluyoruz kampanyası2
- disney prensesi olmak2
- burger king hamburgeri2
- bir sözlük kızıyla sevişmek3
- bizim zamanımızda böyle miydi diyen nesil2
- psikoloğumun intihar mektubu yazması2
- magnum kodları işe yarıyor mu sorunsalı2
- afrika nasıl kalkınabilir15
- rahatsız değiliz paşa2
Manchester city ve pep guardiola hocamın 98-99 United’ından sonra büyük üçlemeyi (şl+pl+fa) tamamladığı maçtır. Ne olursa olsun, inter ve italyan futbola sempati duymama rağmen, dünya futbol’unun 2015 sonrası city’ye bir şl borcu vardı ve bu borç ödenmiş oldu.
Kaybedenden başlarsam; inter, beklediğim gibi maça ortak başlayıp 30’a doğru top kontrolünü ingilizlere bıraktı, Tabii kontrolü bırakırken de cs çevresinde kalabalık karşılamaya başlayıp city hücumcularını çok iyi marke ettiler ve city’nin net pozisyonlara girmesini engellediler. Orta sahada değil kendi kaleleri civarlarında daha iyi bire bir eşleştiler. Zaten bu dakikalardan sonra daha az top tutup daha çok pozisyona giren taraf da inter oldu: lautaro martinezin akanji’den topu kapıp çarprazdan karşı karşıya kalması, federico dimarco’nun direği, romelu lukalunun ederson’un üzerine vurduğu kafa vuruşu derken inter de baya pozisyona girdi ama aradaki yaratıcılık/bitiricilik farkı (haaland-lukaku, silva-dimarco, dumfries-graelish) burada belirleyici faktör oldu.
City tarafında kevin de bruyne’nin erkenden sakatlanıp yerini phil foden’a bırakması yaratıcılıkta kısırlığa sebep oldu. erling haaland bir çarpraz koşu hariç inter savunması tarafından yenildi. Haaland’ın rakip savunma tarafından sindirildiği senaryolarda sürpriz koşularla işin rengini değiştiren ilkay Gündoğan ve john stones ikilisi de sert orta saha oyunundan kurtulup skor ihtimali üretemediler. bernardo silva görece iyiydi ve bireysel becerilerle birkaç pozisyon yarattı. rodri’nin golü de bu pozisyon kısırlığında sürpriz oldu zaten.
Notlar: inter’de hakan çalhanoğlu, marcelo brozovic ve nicolo barella orta saha üçlüsü fizik mücadelede iyi olsalar da topu ileri ikiliye (dzeko/lukaku&martinez’e) taşımakta yetersiz kaldılar. (Barella görece iyiydi ve fena bir savunma katkısı da vermedi ama hücumda yetersizdi.) denzel dumfries, savunmada graelish’i iyi marke etse de hücumda yeterli katkıyı veremedi.
Ederson’a da parantez açmak lazım. Özellikle uzatmalarda onana’nın degajında arkasına bakmadan cs çizgisi civarına kadar çıkıp lukaku’nun üzerinden topu kavraması epik bir andı benim için.
işin özeti: kaliteli olan attı ve kazandı.
Kaybedenden başlarsam; inter, beklediğim gibi maça ortak başlayıp 30’a doğru top kontrolünü ingilizlere bıraktı, Tabii kontrolü bırakırken de cs çevresinde kalabalık karşılamaya başlayıp city hücumcularını çok iyi marke ettiler ve city’nin net pozisyonlara girmesini engellediler. Orta sahada değil kendi kaleleri civarlarında daha iyi bire bir eşleştiler. Zaten bu dakikalardan sonra daha az top tutup daha çok pozisyona giren taraf da inter oldu: lautaro martinezin akanji’den topu kapıp çarprazdan karşı karşıya kalması, federico dimarco’nun direği, romelu lukalunun ederson’un üzerine vurduğu kafa vuruşu derken inter de baya pozisyona girdi ama aradaki yaratıcılık/bitiricilik farkı (haaland-lukaku, silva-dimarco, dumfries-graelish) burada belirleyici faktör oldu.
City tarafında kevin de bruyne’nin erkenden sakatlanıp yerini phil foden’a bırakması yaratıcılıkta kısırlığa sebep oldu. erling haaland bir çarpraz koşu hariç inter savunması tarafından yenildi. Haaland’ın rakip savunma tarafından sindirildiği senaryolarda sürpriz koşularla işin rengini değiştiren ilkay Gündoğan ve john stones ikilisi de sert orta saha oyunundan kurtulup skor ihtimali üretemediler. bernardo silva görece iyiydi ve bireysel becerilerle birkaç pozisyon yarattı. rodri’nin golü de bu pozisyon kısırlığında sürpriz oldu zaten.
Notlar: inter’de hakan çalhanoğlu, marcelo brozovic ve nicolo barella orta saha üçlüsü fizik mücadelede iyi olsalar da topu ileri ikiliye (dzeko/lukaku&martinez’e) taşımakta yetersiz kaldılar. (Barella görece iyiydi ve fena bir savunma katkısı da vermedi ama hücumda yetersizdi.) denzel dumfries, savunmada graelish’i iyi marke etse de hücumda yeterli katkıyı veremedi.
Ederson’a da parantez açmak lazım. Özellikle uzatmalarda onana’nın degajında arkasına bakmadan cs çizgisi civarına kadar çıkıp lukaku’nun üzerinden topu kavraması epik bir andı benim için.
işin özeti: kaliteli olan attı ve kazandı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar