bugün
- kötü biri olduğunu bilmek5
- iç sıkıntısından intihar etmek17
- en iyi antidepresan7
- kontrat fosfor karburator5
- true denilen yazar10
- çocuk parklarındaki yalnız yetişkin yasağı2
- deli olduğunun farkına varmak6
- psikologa para vermemek için en iyi aktivite6
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek11
- 12 haziran 2026 kanada bosna hersek maçı7
- acıkmamak için öneriler5
- arkadaşlar nasılsınız6
- soğuk suda duş almak2
- diyanetin abd'deki villaları8
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı10
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor4
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler14
- gecenin şarkısı5
- meyve kokan insan2
- gammazlar çetesi18
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- ayran ve şalgam suyunu karıştırıp içmek3
- rocky 4 te aporlo'nun ölmesi3
- cilgincapkin221
- iç sesin sürekli konuşması3
- uludağ sözlüğün en yakışıklı ve en zeki yazarı4
- elon muskın ilk dolar trilyoneri olması5
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi12
- birader beylerin birader beyler olmaları7
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- ayağı alçılı kız yıkamak5
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- hayatın acımasız olduğunun anlaşıldığı anlar2
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- türkiye de yaşanabilir en ideal şehir5
- sarı yeleli aslan trump8
- chp'nin hali ne olacak49
- abd iran anlaşması imzaya hazır2
- ferdi tayfurun 6 milyar tl servet yapması4
- zaman baba birader bey birader4
- ışınlanma2
- cibali sahil3
- karamanoğlu beyliğinin bayrağı6
- adalet duygusu2
- otobüs muavini3
- sürekli aynı şeyleri yapmanın can sıkması2
- yazarları gülümseten şeyler6
- 15 mayıs uludağ sözlüğün kurtuluşu3
- hababam sınıfı semra hoca7
- trabzon'un abartılmış balon bir şehir olması3
Manchester city ve pep guardiola hocamın 98-99 United’ından sonra büyük üçlemeyi (şl+pl+fa) tamamladığı maçtır. Ne olursa olsun, inter ve italyan futbola sempati duymama rağmen, dünya futbol’unun 2015 sonrası city’ye bir şl borcu vardı ve bu borç ödenmiş oldu.
Kaybedenden başlarsam; inter, beklediğim gibi maça ortak başlayıp 30’a doğru top kontrolünü ingilizlere bıraktı, Tabii kontrolü bırakırken de cs çevresinde kalabalık karşılamaya başlayıp city hücumcularını çok iyi marke ettiler ve city’nin net pozisyonlara girmesini engellediler. Orta sahada değil kendi kaleleri civarlarında daha iyi bire bir eşleştiler. Zaten bu dakikalardan sonra daha az top tutup daha çok pozisyona giren taraf da inter oldu: lautaro martinezin akanji’den topu kapıp çarprazdan karşı karşıya kalması, federico dimarco’nun direği, romelu lukalunun ederson’un üzerine vurduğu kafa vuruşu derken inter de baya pozisyona girdi ama aradaki yaratıcılık/bitiricilik farkı (haaland-lukaku, silva-dimarco, dumfries-graelish) burada belirleyici faktör oldu.
City tarafında kevin de bruyne’nin erkenden sakatlanıp yerini phil foden’a bırakması yaratıcılıkta kısırlığa sebep oldu. erling haaland bir çarpraz koşu hariç inter savunması tarafından yenildi. Haaland’ın rakip savunma tarafından sindirildiği senaryolarda sürpriz koşularla işin rengini değiştiren ilkay Gündoğan ve john stones ikilisi de sert orta saha oyunundan kurtulup skor ihtimali üretemediler. bernardo silva görece iyiydi ve bireysel becerilerle birkaç pozisyon yarattı. rodri’nin golü de bu pozisyon kısırlığında sürpriz oldu zaten.
Notlar: inter’de hakan çalhanoğlu, marcelo brozovic ve nicolo barella orta saha üçlüsü fizik mücadelede iyi olsalar da topu ileri ikiliye (dzeko/lukaku&martinez’e) taşımakta yetersiz kaldılar. (Barella görece iyiydi ve fena bir savunma katkısı da vermedi ama hücumda yetersizdi.) denzel dumfries, savunmada graelish’i iyi marke etse de hücumda yeterli katkıyı veremedi.
Ederson’a da parantez açmak lazım. Özellikle uzatmalarda onana’nın degajında arkasına bakmadan cs çizgisi civarına kadar çıkıp lukaku’nun üzerinden topu kavraması epik bir andı benim için.
işin özeti: kaliteli olan attı ve kazandı.
Kaybedenden başlarsam; inter, beklediğim gibi maça ortak başlayıp 30’a doğru top kontrolünü ingilizlere bıraktı, Tabii kontrolü bırakırken de cs çevresinde kalabalık karşılamaya başlayıp city hücumcularını çok iyi marke ettiler ve city’nin net pozisyonlara girmesini engellediler. Orta sahada değil kendi kaleleri civarlarında daha iyi bire bir eşleştiler. Zaten bu dakikalardan sonra daha az top tutup daha çok pozisyona giren taraf da inter oldu: lautaro martinezin akanji’den topu kapıp çarprazdan karşı karşıya kalması, federico dimarco’nun direği, romelu lukalunun ederson’un üzerine vurduğu kafa vuruşu derken inter de baya pozisyona girdi ama aradaki yaratıcılık/bitiricilik farkı (haaland-lukaku, silva-dimarco, dumfries-graelish) burada belirleyici faktör oldu.
City tarafında kevin de bruyne’nin erkenden sakatlanıp yerini phil foden’a bırakması yaratıcılıkta kısırlığa sebep oldu. erling haaland bir çarpraz koşu hariç inter savunması tarafından yenildi. Haaland’ın rakip savunma tarafından sindirildiği senaryolarda sürpriz koşularla işin rengini değiştiren ilkay Gündoğan ve john stones ikilisi de sert orta saha oyunundan kurtulup skor ihtimali üretemediler. bernardo silva görece iyiydi ve bireysel becerilerle birkaç pozisyon yarattı. rodri’nin golü de bu pozisyon kısırlığında sürpriz oldu zaten.
Notlar: inter’de hakan çalhanoğlu, marcelo brozovic ve nicolo barella orta saha üçlüsü fizik mücadelede iyi olsalar da topu ileri ikiliye (dzeko/lukaku&martinez’e) taşımakta yetersiz kaldılar. (Barella görece iyiydi ve fena bir savunma katkısı da vermedi ama hücumda yetersizdi.) denzel dumfries, savunmada graelish’i iyi marke etse de hücumda yeterli katkıyı veremedi.
Ederson’a da parantez açmak lazım. Özellikle uzatmalarda onana’nın degajında arkasına bakmadan cs çizgisi civarına kadar çıkıp lukaku’nun üzerinden topu kavraması epik bir andı benim için.
işin özeti: kaliteli olan attı ve kazandı.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar