bugün
- arkadaşlar naber ya8
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak18
- en toksik ilişkilerdeki seksin7
- sözlük yazarlarının pudingleri5
- kapatıcı kullanılmayan gün12
- eşkıya dünyaya hükümdar olmaz4
- hangi aktörle aynı filmde oynamak isterdiniz8
- akp seçmeni16
- gecenin karadeniz türküsü3
- hobi olarak seks yapmak5
- mesajlaşırken btw yazmak9
- fatma betül sayan kaya43
- 195 cm geniş omuzlu hayvan gibi herif7
- sevilen kızın zorul zorul osurması5
- arkadaşlar ben neden sallanmadım8
- river phoenix3
- anın görüntüsü20
- yazarların sıkıldıklarında yaptıkları şeyler8
- toksik insan2
- göz teması kuramama9
- gecenin şarkısı7
- saklama kabında sarma yapıp getiren oğlan5
- memesiz kadın6
- brokeback dagindan ev almak2
- akp'li biriyle siyaset konuşmak2
- rüyamızda gördüğümüz kişilerin bizi düşündüğü4
- yazarların güncel flört listesi5
- dünyanın en ucuz benzini türkiye de7
- saç ekimi3
- the merich5
- yazarların başarılı olduğu konular8
- first dateye damatlık giyip gitmek3
- karadenizli biriyle evlenmek2
- ona bir şey söyle8
- carnage olmak2
- kadın ile erkek arasında yaşanacak en güzel şey14
- türklerin başarılı olduğu konular9
- 1 haftada 5 kilo vermek3
- bekir bozdağ5
- salat namaz değildir8
- entarisi ala benziyor2
- tevratta anlatılan ensest ilişki13
- pazar günü saat 17 00 ten sonra nereye gidilir6
- italyanların başarılı olduğu konular6
- 60 kilo üzeri kızlar sözlükten çıksın9
- yapay zeka sözlük yazarı2
- güldürülmesi kolay biri olmak4
- hamsili cilt kremi9
- serkan bayram2
- tekerlek toplayan cocuk17
Manchester city ve pep guardiola hocamın 98-99 United’ından sonra büyük üçlemeyi (şl+pl+fa) tamamladığı maçtır. Ne olursa olsun, inter ve italyan futbola sempati duymama rağmen, dünya futbol’unun 2015 sonrası city’ye bir şl borcu vardı ve bu borç ödenmiş oldu.
Kaybedenden başlarsam; inter, beklediğim gibi maça ortak başlayıp 30’a doğru top kontrolünü ingilizlere bıraktı, Tabii kontrolü bırakırken de cs çevresinde kalabalık karşılamaya başlayıp city hücumcularını çok iyi marke ettiler ve city’nin net pozisyonlara girmesini engellediler. Orta sahada değil kendi kaleleri civarlarında daha iyi bire bir eşleştiler. Zaten bu dakikalardan sonra daha az top tutup daha çok pozisyona giren taraf da inter oldu: lautaro martinezin akanji’den topu kapıp çarprazdan karşı karşıya kalması, federico dimarco’nun direği, romelu lukalunun ederson’un üzerine vurduğu kafa vuruşu derken inter de baya pozisyona girdi ama aradaki yaratıcılık/bitiricilik farkı (haaland-lukaku, silva-dimarco, dumfries-graelish) burada belirleyici faktör oldu.
City tarafında kevin de bruyne’nin erkenden sakatlanıp yerini phil foden’a bırakması yaratıcılıkta kısırlığa sebep oldu. erling haaland bir çarpraz koşu hariç inter savunması tarafından yenildi. Haaland’ın rakip savunma tarafından sindirildiği senaryolarda sürpriz koşularla işin rengini değiştiren ilkay Gündoğan ve john stones ikilisi de sert orta saha oyunundan kurtulup skor ihtimali üretemediler. bernardo silva görece iyiydi ve bireysel becerilerle birkaç pozisyon yarattı. rodri’nin golü de bu pozisyon kısırlığında sürpriz oldu zaten.
Notlar: inter’de hakan çalhanoğlu, marcelo brozovic ve nicolo barella orta saha üçlüsü fizik mücadelede iyi olsalar da topu ileri ikiliye (dzeko/lukaku&martinez’e) taşımakta yetersiz kaldılar. (Barella görece iyiydi ve fena bir savunma katkısı da vermedi ama hücumda yetersizdi.) denzel dumfries, savunmada graelish’i iyi marke etse de hücumda yeterli katkıyı veremedi.
Ederson’a da parantez açmak lazım. Özellikle uzatmalarda onana’nın degajında arkasına bakmadan cs çizgisi civarına kadar çıkıp lukaku’nun üzerinden topu kavraması epik bir andı benim için.
işin özeti: kaliteli olan attı ve kazandı.
Kaybedenden başlarsam; inter, beklediğim gibi maça ortak başlayıp 30’a doğru top kontrolünü ingilizlere bıraktı, Tabii kontrolü bırakırken de cs çevresinde kalabalık karşılamaya başlayıp city hücumcularını çok iyi marke ettiler ve city’nin net pozisyonlara girmesini engellediler. Orta sahada değil kendi kaleleri civarlarında daha iyi bire bir eşleştiler. Zaten bu dakikalardan sonra daha az top tutup daha çok pozisyona giren taraf da inter oldu: lautaro martinezin akanji’den topu kapıp çarprazdan karşı karşıya kalması, federico dimarco’nun direği, romelu lukalunun ederson’un üzerine vurduğu kafa vuruşu derken inter de baya pozisyona girdi ama aradaki yaratıcılık/bitiricilik farkı (haaland-lukaku, silva-dimarco, dumfries-graelish) burada belirleyici faktör oldu.
City tarafında kevin de bruyne’nin erkenden sakatlanıp yerini phil foden’a bırakması yaratıcılıkta kısırlığa sebep oldu. erling haaland bir çarpraz koşu hariç inter savunması tarafından yenildi. Haaland’ın rakip savunma tarafından sindirildiği senaryolarda sürpriz koşularla işin rengini değiştiren ilkay Gündoğan ve john stones ikilisi de sert orta saha oyunundan kurtulup skor ihtimali üretemediler. bernardo silva görece iyiydi ve bireysel becerilerle birkaç pozisyon yarattı. rodri’nin golü de bu pozisyon kısırlığında sürpriz oldu zaten.
Notlar: inter’de hakan çalhanoğlu, marcelo brozovic ve nicolo barella orta saha üçlüsü fizik mücadelede iyi olsalar da topu ileri ikiliye (dzeko/lukaku&martinez’e) taşımakta yetersiz kaldılar. (Barella görece iyiydi ve fena bir savunma katkısı da vermedi ama hücumda yetersizdi.) denzel dumfries, savunmada graelish’i iyi marke etse de hücumda yeterli katkıyı veremedi.
Ederson’a da parantez açmak lazım. Özellikle uzatmalarda onana’nın degajında arkasına bakmadan cs çizgisi civarına kadar çıkıp lukaku’nun üzerinden topu kavraması epik bir andı benim için.
işin özeti: kaliteli olan attı ve kazandı.
Gündemdeki Haberler