bugün
- köşe başı dükkanlar erotik shop olsun11
- nervio abla12
- sedat pekmez42
- türkiye'de iyi bir insan olmak8
- hiç gelmeyecek birini beklemek9
- 25 yıllık akp iktidarından çıkarılacak ders12
- feministlerin sınırsız nafaka iptaline kızmaları8
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron13
- diyetisyen eşliğinde zayıflamak4
- cedidacer'in fenerbahçeli bir ezik olması19
- larisalisa öldü mü6
- küfürbaz haydo6
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük19
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- türk erkeği azerbaycan kızı evliliği7
- teklif edip asla ısrar etmeyen insan3
- 10 haziran 2026 otokoç'a silahlı saldırı yapılması4
- sanatçılardan kılıçdaroğluna büyük tokat3
- anhedonist3
- kafa iyiyken başlık açmak2
- sek sevilen şeyler4
- yapay zeka moderatörü11
- schopenhauer'un kadın nefreti5
- karton toplayan abi3
- 6'ncı nesil uçakta dünyada söz sahibi olmamız11
- evli insanların bekarlara sen de evlen baskısı2
- fakir ve cahilken doğurmak7
- dua4
- yemek ücreti2
- çelik erişçi4
- altı üstü istanbul dizisi2
- lahmacun yiyen erkeklerin kıro olması5
- şarkıcıların chp'nin şarkı kullanımını yasaklaması3
- seküler erkek muhafazakar kız birlikteliği5
- kötü hissedildiğinde rahatlamak için yapılan şey9
- altının düşüşü7
- aşk3
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak8
- merhaba arkadaslar4
- bir yazarı seven yazarı da sevmemek5
- edep2
- erkek regline isim önerileri5
- skalanın en tepesindeki kezo2
- kısa şort giyen şişman kız5
- chp'nin hali ne olacak34
- orhan pamuk vs amin maalouf2
- annesizlik8
- orhan pamuk vs ahmet altan2
- macbook edinme sebepleri5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz11
(bkz: kurtuluş savaşında opera düşünen adam) ile aynı adamdır.
yani ulu önder, başkomutan mustafa kemal atatürk'tür...
burası atatürk'ün "her fabrika bir kaledir" dediği kalelerimizden biriydi. Bursa'daki sümerbank merinos fabrikası;
görsel
merinos fabrikası her ne kadar 1935'te temeli atılıp 1938'de imalata başlamış olsa da, aslında o fabrika 1921 yılında sakarya savaşı sırasında bizzat atatürk tarafından kurulmuştur...
görsel
şimdi sümerbank merinos fabrikasının asıl kurulduğu zamana, sakarya savaşı yıllarına gelelim.
kütahya-eskişehir muharebeleri sonucunda ordumuz yenilmiş ve sakarya nehri'nin doğusuna çekilmişti.
eskişehir'i ele geçiren yunan ordusunun büyük yürüyüşü devam ediyordu. ankara'ya epey yaklaşılmıştı.
bir gün sonra yunan büyük taarruzu başlayacaktı.
o gece polatlı'daki karargahında başkomutan mustafa kemal atatürk kurmaylarını topladı. herkes yunan taarruzu karşısında alınacak son önlemleri anlatmasını bekliyordu başkomutandan.
büyük başkomutan sözlerine şöyle başladı;
“En iyi kumaşın, ingiliz kumaşı olduğunu biliyorsunuz. Peki, bunun nedenini hiç düşündünüz mü? Neden en iyisi ingiliz kumaşı?”
herkes şaşkındı...
yunan ankara kapısına dayanmış, ingiliz kumaşı ne alaka?
şaşkınlığı atlatan subaylardan biri cevap vermiş;
“ingiliz kumaşı, ipek gibi ince ve yumuşaktır da ondan”
bu cevap üzerine atatürk istifini bozmadan konuşmasına devam eder...
“Doğru. Peki, bir yünlü kumaşı ipek gibi ince ve yumuşak yapan nedir?”
cevap alamaz...ve devam eder...
“Ben söyleyeyim. O kumaşın dokunmasında kullanılan ipliktir. iplik ne kadar ince olursa, kumaş da o kadar ince ve yumuşak olur. Peki, bir ipliğin ince olması neye bağlıdır?”
ve konuşmasını adeta ders verir gibi sürdürür...
“Bir ipliğin ince olabilmesi için, onu oluşturan elyafın da ince olması gerekir.
Peki, hangi tür koyunun elyafı incedir?”
subaylar şaşkındır. başkomutan konuşmaya devam eder...
“Bizim Anadolu koyunlarının, özellikle de Doğu Anadolu koyunlarının elyafı kalındır. Bu nedenle, bu koyunlardan elde edilen elyaftan üretilen iplikler kalın olur, bunlardan kalın ve kaba kumaşlar, halı ve battaniyeler dokunur.
Dünyada en ince elyaflı koyun, Avustralya’da yetişen, adı da Merino olan koyundur. işte, ingilizler Merino koyununun yününü ithal edip bundan önce iplik yapar, sonra da ünlü kumaşlarını dokurlar..."
herkes şaşkındır ama başkomutanlarını heyecanla dinlemektedirler...
başkomutan devam eder...
"efendiler, Bizim de ingiliz kumaşı gibi ince kumaş üretebilmemiz için gereken nedir?
Avustralya’dan Merino yünü ithal etmek.
Evet, ama o çok pahalı ve dışa bağımlı bir yoldur. Ben şunu düşünüyorum…Zaferden sonra mensucat sanayisine önem vereceğiz..."
zaferden sonra mensucat sanayisine önem vermek...zafer...
yahu düşman ankara'ya dayanmış, adam zaferden bahsediyor bir de mensucat sanayisi diyor...
şaşkınlıklar zirve yapmışken atatürk konuşmasını sürdürür...
"efendiler...Avustralya’dan canlı Merino koyunu satın alacağız. Marmara bölgesinin koyunları, elyafı en ince olan koyunlarımızdır. Avustralya’dan alacağımız Merino koyunlarını bizim Marmara bölgesi koyunlarıyla çiftleştireceğiz.
Doğacak koyunları de yine Merino koyunu ile çiftleştireceğiz. Böyle böyle, Avustralya’nın Merino koyununa yakın bir tür melez koyun elde edeceğiz, adına da Merinos koyunu diyeceğiz…
Bizim Merinos koyunundan elde edeceğimiz yapaktan önce iplik, daha sonra ingiliz kumaşı ayarında kumaş üreten bir fabrika kuracağız. Üretilecek kumaşa da Merinos kumaşı diyeceğiz…”
işte o gece...sakarya meydan muharebesinden hemen 1 gece önce gece yarısında bu konuşmayla ulu önder atatürk, bursa'da kuracağı sümerbank merinos fabrikasının temellerini atıyordu. sadece bursa'daki fabrikanın değil, bandırma'da kurulacak merinos koyunu üretme çiftliğinin de temelleri atılmıştı o gece...
görsel
o zafere inanmıştı. "zafer benimdir" diyebilmişti.
zaferi kazandıktan sonra kuracağı cumhuriyeti muasır medeniyet seviyesine ulaştırmak için hamlelerini çoktan yapmaya başlamıştı.
o iyi ki vardı...iyi ki bizim "ata" türk'ümüzdü...
#tarih
yani ulu önder, başkomutan mustafa kemal atatürk'tür...
burası atatürk'ün "her fabrika bir kaledir" dediği kalelerimizden biriydi. Bursa'daki sümerbank merinos fabrikası;
görsel
merinos fabrikası her ne kadar 1935'te temeli atılıp 1938'de imalata başlamış olsa da, aslında o fabrika 1921 yılında sakarya savaşı sırasında bizzat atatürk tarafından kurulmuştur...
görsel
şimdi sümerbank merinos fabrikasının asıl kurulduğu zamana, sakarya savaşı yıllarına gelelim.
kütahya-eskişehir muharebeleri sonucunda ordumuz yenilmiş ve sakarya nehri'nin doğusuna çekilmişti.
eskişehir'i ele geçiren yunan ordusunun büyük yürüyüşü devam ediyordu. ankara'ya epey yaklaşılmıştı.
bir gün sonra yunan büyük taarruzu başlayacaktı.
o gece polatlı'daki karargahında başkomutan mustafa kemal atatürk kurmaylarını topladı. herkes yunan taarruzu karşısında alınacak son önlemleri anlatmasını bekliyordu başkomutandan.
büyük başkomutan sözlerine şöyle başladı;
“En iyi kumaşın, ingiliz kumaşı olduğunu biliyorsunuz. Peki, bunun nedenini hiç düşündünüz mü? Neden en iyisi ingiliz kumaşı?”
herkes şaşkındı...
yunan ankara kapısına dayanmış, ingiliz kumaşı ne alaka?
şaşkınlığı atlatan subaylardan biri cevap vermiş;
“ingiliz kumaşı, ipek gibi ince ve yumuşaktır da ondan”
bu cevap üzerine atatürk istifini bozmadan konuşmasına devam eder...
“Doğru. Peki, bir yünlü kumaşı ipek gibi ince ve yumuşak yapan nedir?”
cevap alamaz...ve devam eder...
“Ben söyleyeyim. O kumaşın dokunmasında kullanılan ipliktir. iplik ne kadar ince olursa, kumaş da o kadar ince ve yumuşak olur. Peki, bir ipliğin ince olması neye bağlıdır?”
ve konuşmasını adeta ders verir gibi sürdürür...
“Bir ipliğin ince olabilmesi için, onu oluşturan elyafın da ince olması gerekir.
Peki, hangi tür koyunun elyafı incedir?”
subaylar şaşkındır. başkomutan konuşmaya devam eder...
“Bizim Anadolu koyunlarının, özellikle de Doğu Anadolu koyunlarının elyafı kalındır. Bu nedenle, bu koyunlardan elde edilen elyaftan üretilen iplikler kalın olur, bunlardan kalın ve kaba kumaşlar, halı ve battaniyeler dokunur.
Dünyada en ince elyaflı koyun, Avustralya’da yetişen, adı da Merino olan koyundur. işte, ingilizler Merino koyununun yününü ithal edip bundan önce iplik yapar, sonra da ünlü kumaşlarını dokurlar..."
herkes şaşkındır ama başkomutanlarını heyecanla dinlemektedirler...
başkomutan devam eder...
"efendiler, Bizim de ingiliz kumaşı gibi ince kumaş üretebilmemiz için gereken nedir?
Avustralya’dan Merino yünü ithal etmek.
Evet, ama o çok pahalı ve dışa bağımlı bir yoldur. Ben şunu düşünüyorum…Zaferden sonra mensucat sanayisine önem vereceğiz..."
zaferden sonra mensucat sanayisine önem vermek...zafer...
yahu düşman ankara'ya dayanmış, adam zaferden bahsediyor bir de mensucat sanayisi diyor...
şaşkınlıklar zirve yapmışken atatürk konuşmasını sürdürür...
"efendiler...Avustralya’dan canlı Merino koyunu satın alacağız. Marmara bölgesinin koyunları, elyafı en ince olan koyunlarımızdır. Avustralya’dan alacağımız Merino koyunlarını bizim Marmara bölgesi koyunlarıyla çiftleştireceğiz.
Doğacak koyunları de yine Merino koyunu ile çiftleştireceğiz. Böyle böyle, Avustralya’nın Merino koyununa yakın bir tür melez koyun elde edeceğiz, adına da Merinos koyunu diyeceğiz…
Bizim Merinos koyunundan elde edeceğimiz yapaktan önce iplik, daha sonra ingiliz kumaşı ayarında kumaş üreten bir fabrika kuracağız. Üretilecek kumaşa da Merinos kumaşı diyeceğiz…”
işte o gece...sakarya meydan muharebesinden hemen 1 gece önce gece yarısında bu konuşmayla ulu önder atatürk, bursa'da kuracağı sümerbank merinos fabrikasının temellerini atıyordu. sadece bursa'daki fabrikanın değil, bandırma'da kurulacak merinos koyunu üretme çiftliğinin de temelleri atılmıştı o gece...
görsel
o zafere inanmıştı. "zafer benimdir" diyebilmişti.
zaferi kazandıktan sonra kuracağı cumhuriyeti muasır medeniyet seviyesine ulaştırmak için hamlelerini çoktan yapmaya başlamıştı.
o iyi ki vardı...iyi ki bizim "ata" türk'ümüzdü...
#tarih
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
