bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu40
- fatma betül sayan kaya18
- insanlık nasıl geliştirilebilir13
- flavio bolsonaro'nun brezilya'dan kaçışı2
- kötüye bir şey olmaz5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- işe gitmeye üşenmek2
- beşiktaş5
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı10
- boğaz ağrısı3
- sözlüğün yeni tasarımı14
- iyi menemenin sırrı18
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- nasıl hissettiğimi kimse anlamıyor2
- sabahları nefret edilen şeyler4
- uyudunuz mu4
- muslettin amca23
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- gece gelen açlık7
- hayatın anlamı ne7
- yorik'in kafatasına mum dikmek2
- alexander nübel7
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- yazılımcıların flört edememesi3
- yeraltı varlıkları7
- gülşen in memeleri14
- sigara içmek8
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi5
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- aşk bir yemek olsaydı8
- pankek7
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- sözlükte kim kimle sevgili27
- sözlüğe ne oldu5
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
- kendimi intihar edeceğim4
- mehmet şimşek5
- hamas denince akla gelenler11
- nervio43
- mazide kalmış sözlük yazarları3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- toplumsal çürüme7
- tuborg ice7
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- caligula'nın korkusu5
dire straits'in en güzel albümünün en bi güzel şarkısıdır oldukça değişiktir, girişi uzundur, şarkı uzundur ama sabır gerektirir ve bu sabrı kendisinden esirgemeyen dinleyiciye hayatının en güzel dakikalarını yaşatır iniş çıkışlarıyla, piyano sololarıyla harikadır bambaşkadır hele o You know Id sooner forget but I remember those nights kısmında beni bitirir, öldürür, gebertir...bir şarkı ancak bu kadar yoğun ve güzel olabilir çünkü telegraph road hayatı anlatır savaşı, sevgiyi, insanları... bir tanedir ve çok özeldir...
buyrun türkçesi
türkçesi;
uzun zaman önceydi adamın biri geldi yoldan
sırtında çantasıyla otuz mil yürüyerek
beğendiği yerde durdu ve yükünü indirdi
vahşi doğanının ortasında bir kulübe yaptı ve kışlık stoğunu yığdı
soğuk göl kıyısındaki toprağı ekti
ve diğer yolcular geldiler yoldan aşağı doğru
kimse ne daha ileri gitti ne de geri döndü
sonra kiliseler geldi ve okullar
sonra avukatlar geldi ve yasalar
sonra trenler ve yük dolusu kamyonlar geldi
ve o eski pis yol telgraf yolu oldu
sonra madenler geldi ve ondan sonra cevher
sonra zor zamanlar yaşadılar, bir savaş sürüyordu
dışarıdaki dünyayla ilgili bir şarkı okudu telgraf
telgraf yolu derinleşti ve genişledi
kıvrılarak akan bir nehir gibi
ve radyom diyor ki bu gece don bekleniyor
insanlar fabrikalardan eve dönüyor
trafik altı şerit
üç tanesi yavaş ilerliyor.
işe gitmeyi sevirodum ama kapattılar
işe giüke hakkım var ama burada iş bulmak imkansız
ve diyorlar ki neyse bedeli ödenecektir
ekilen tohumların bir kısmını biçmemiz lazım
tellerin ve telgraf direklerinin üzerindeki kuşlar
canları çektiği anda uçup uzaklaşabilirler bu yağmur ve soğuktan
kendi telgraf şifreleriyle konuştuklarını duyabilirsiniz.
telgraf yolu boyunca.
biliyorsun yakında unutacağım ama şimdi hatırlıyorum o geceleri
hayatın sadece ışıklar arasında geçen bir yarıştaki bahis oldugunu
başın omuzumda ve elin saçlarımdaydı
oysa şimdi soğuk, aldırmıyormuş gibi davranıyorsun
ama inan bana güzelim seni götüreceğim buralardan
bu karanlıktan kurtarıp günışığına çıkartacağım
bu ışık ırmaklarından bu yağmur ırmaklarından
bu isimlerle caddelerde yaşayan öfkeden kurtaracağım seni
çünkü hafıza şeridindeki tüm kırmızı ışıkları çiğnedim
umutsuzluğun alevler içinde patladığını gördüm
ve bir daha görmek istemiyorum
üzgünüz kapalıyız diyen tüm levhalardan kurtarıp
telgraf yolu boyunca götüreceğim seni.
buyrun türkçesi
türkçesi;
uzun zaman önceydi adamın biri geldi yoldan
sırtında çantasıyla otuz mil yürüyerek
beğendiği yerde durdu ve yükünü indirdi
vahşi doğanının ortasında bir kulübe yaptı ve kışlık stoğunu yığdı
soğuk göl kıyısındaki toprağı ekti
ve diğer yolcular geldiler yoldan aşağı doğru
kimse ne daha ileri gitti ne de geri döndü
sonra kiliseler geldi ve okullar
sonra avukatlar geldi ve yasalar
sonra trenler ve yük dolusu kamyonlar geldi
ve o eski pis yol telgraf yolu oldu
sonra madenler geldi ve ondan sonra cevher
sonra zor zamanlar yaşadılar, bir savaş sürüyordu
dışarıdaki dünyayla ilgili bir şarkı okudu telgraf
telgraf yolu derinleşti ve genişledi
kıvrılarak akan bir nehir gibi
ve radyom diyor ki bu gece don bekleniyor
insanlar fabrikalardan eve dönüyor
trafik altı şerit
üç tanesi yavaş ilerliyor.
işe gitmeyi sevirodum ama kapattılar
işe giüke hakkım var ama burada iş bulmak imkansız
ve diyorlar ki neyse bedeli ödenecektir
ekilen tohumların bir kısmını biçmemiz lazım
tellerin ve telgraf direklerinin üzerindeki kuşlar
canları çektiği anda uçup uzaklaşabilirler bu yağmur ve soğuktan
kendi telgraf şifreleriyle konuştuklarını duyabilirsiniz.
telgraf yolu boyunca.
biliyorsun yakında unutacağım ama şimdi hatırlıyorum o geceleri
hayatın sadece ışıklar arasında geçen bir yarıştaki bahis oldugunu
başın omuzumda ve elin saçlarımdaydı
oysa şimdi soğuk, aldırmıyormuş gibi davranıyorsun
ama inan bana güzelim seni götüreceğim buralardan
bu karanlıktan kurtarıp günışığına çıkartacağım
bu ışık ırmaklarından bu yağmur ırmaklarından
bu isimlerle caddelerde yaşayan öfkeden kurtaracağım seni
çünkü hafıza şeridindeki tüm kırmızı ışıkları çiğnedim
umutsuzluğun alevler içinde patladığını gördüm
ve bir daha görmek istemiyorum
üzgünüz kapalıyız diyen tüm levhalardan kurtarıp
telgraf yolu boyunca götüreceğim seni.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar