bugün
- osuruktan şiirler41
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı16
- gece pencereyi açık unutup yatmak2
- okul kıyafeti zorunluluğu4
- irfan can kahveci3
- açılım5
- kanal ayarlama 1500 lira11
- devletin temeli adalettir9
- sözlükten soğuma nedenleri17
- ben geldim kerkenezler18
- claudian clouds22
- marmara denizi ne yapay ay yıldızlı iki ada2
- adana kebap6
- iyi parti17
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- simko315
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- velvet'in aylık geliri6
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- kısır9
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- alttaki yazara motto ver16
- küçük sürprizler yapmak5
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- 777 diyen erkolar8
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener4
- yeni anayasa4
- çerçeve yasa34
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- akrep burcu kini8
- mini elbise4
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- amedspor14
- şeytanın insanlardan ders alması4
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- zorunlu eğitim9
- yazarların özel mesaj sayıları5
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler27
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- aleksey batrakov12
- üsteki yazara güzel bir şey söyle10
- gollumun gözü yüzükte6
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
- sözlük ırkçıları8
- gece sokaklarda dolaşıp kedi ve köpekleri sevmek2
- saçını pembeye boyayan erkek6
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı13
her şey daha ne kadar kötüye gidebilir diye düşünürken, her bölümde bu konuyu bir üst seviyeye taşımayı başarıyorlar. tabu olarak atfedilen, çoğu zaman konuşmaktan kaçınılan konuların üstüne oldukça cesur bir şekilde giden bir dizi euphoria: ensest, uyuşturucu bağımlılığı, pedofili... tüm bu başlıkları ise z kuşağının üyesi olan birkaç liseli genç üzerinden takip ediyoruz. sekmez bir şekilde hepsinin hayatında ciddi sorun(lar) mevcut. dizide sorunsuz bir hayat yaşayan 1 (bir) allah'ın kulu bile yok. bu sebepten dolayı, netflix veya diğer yapım şirketlerine nazaran pollyannacılık oynamak yerine daha realistik bir bakış açısıyla yaklaşıyor dizi. bizi ne tamamen bulutların üstünde gezdiriyor, ne de cehennemin dibinde saatlerce yakıyor. hayat gibi, bazen mutlu - çoğu zaman ise mutsuz.
euphoria'nın özellikle 35-40 yaşının üstündeki insanlar tarafından hakkının verilmediğini düşünüyorum. çünkü yaşanılan sorunlar ile empati kurmaları, 20 yaşındaki bir insana nazaran çok daha zor. rue'nun veya jules'un yaşadığı problemler, o yaş kitlesi için bir anlam ifade etmeyebiliyor. tabii aslında bu konu tüm içerikler tekelinde genişletilebilir. tükettiğimiz nesne veya objeyle ne kadar çok empati kurabiliyorsak, onun yaşatabileceği duygular ne kadar çok içimizde varsa; o nesne veya obje o ölçüde bize anlamlı geliyor ve dolaylı olarak da beğeniyoruz. euphoria da benim için benzer bir anlama sahip. dizinin her sahnesinde karakterler ile o kadar yakın bağ kurabiliyorum, onları o kadar iyi anlayabiliyorum ki; diziyi izlemekle kalmıyor, sanki içinde yaşıyormuşum gibi hissediyorum.
ki görsel kalitesine henüz gelmedim bile. tek kelimeyle mükemmel bir iş. kullanılan müzikler de hakeza öyle. bir seyirci olarak diziyi izlerken, bu dizinin üstüne ne kadar çok düşünüldüğünü fark edebiliyorum. ve bu da diziyi izlerken iyi hissettiriyor.
pek spoiler vermek istemem ancak şüphesiz ki son 10 senenin en iyi dizileri arasında euphoria. umarım aynı çizgisini korur ve zirvede son bulur. izleyin, izlettirin.
euphoria'nın özellikle 35-40 yaşının üstündeki insanlar tarafından hakkının verilmediğini düşünüyorum. çünkü yaşanılan sorunlar ile empati kurmaları, 20 yaşındaki bir insana nazaran çok daha zor. rue'nun veya jules'un yaşadığı problemler, o yaş kitlesi için bir anlam ifade etmeyebiliyor. tabii aslında bu konu tüm içerikler tekelinde genişletilebilir. tükettiğimiz nesne veya objeyle ne kadar çok empati kurabiliyorsak, onun yaşatabileceği duygular ne kadar çok içimizde varsa; o nesne veya obje o ölçüde bize anlamlı geliyor ve dolaylı olarak da beğeniyoruz. euphoria da benim için benzer bir anlama sahip. dizinin her sahnesinde karakterler ile o kadar yakın bağ kurabiliyorum, onları o kadar iyi anlayabiliyorum ki; diziyi izlemekle kalmıyor, sanki içinde yaşıyormuşum gibi hissediyorum.
ki görsel kalitesine henüz gelmedim bile. tek kelimeyle mükemmel bir iş. kullanılan müzikler de hakeza öyle. bir seyirci olarak diziyi izlerken, bu dizinin üstüne ne kadar çok düşünüldüğünü fark edebiliyorum. ve bu da diziyi izlerken iyi hissettiriyor.
pek spoiler vermek istemem ancak şüphesiz ki son 10 senenin en iyi dizileri arasında euphoria. umarım aynı çizgisini korur ve zirvede son bulur. izleyin, izlettirin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar