bugün
- sözlükteki kardeşlik ortamı7
- sözlük yazarlarına hayvan muamelesi yapmak9
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi8
- kendine bir not bırak4
- hayvanlarla muhabbet etmek8
- çocuklara verilen farklı isimler9
- kedi kavgası arasında kalmak3
- bakırköy de otelde çıkan yangın4
- delileri sevmeli miyiz2
- gününüz nasıl geçiyor2
- emekli polisin ceza yazan polisi vurması5
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüsü3
- tai lung50
- zorunlu eğitim11
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı30
- sözlükte en az sevdiğiniz yazar16
- başakşehir'in galatasaray'a hep yatması14
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi28
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler18
- gabriel sara3
- galatasaray12
- claudian clouds15
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- gece gelen makarna yeme isteği10
- öğretmenlerin 3 aylık tatillerinin bitmesi7
- türk kızları keko erkek mi seviyor12
- kombin atıp erkek düşüren kız yazar7
- büyü yapan sözlük yazarları10
- enayimiknatisii21
- sarapci koala55
- arkadaşlar neden böylesiniz8
- sözlüğe kombin atan erkeğin asıl amacı12
- cinlerin insanlarla ilişkiye girmesi9
- lezbiyenlik kul hakkına girmektir8
- eşşek gözlü sözlük yazarı6
- salça yapan sözlük kızı10
- dünyayı kimler yönetiyor6
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- rafael leao12
- arkadaşlar bir şey dicem7
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri29
- dinlerin uydurma olduğu gerçeği11
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- sözlükte cin var mı6
- s'i l v'e r m'i s t29
- gece mezarlıkta cinlere şeker dağıtmak6
- seviştikten sonra biz şimdi neyiz diyen cin5
- sevgi ihtiyacını 31 çekerek karşılamak11
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu11
- ölmüş birini özlemek4
sikişle uzaktan yakından alâkası yoktur diyen andavalların bulunduğu s*ktir boktan bir başlık.
aşk denilen olgu, özünde karşı cins, ve beraberinde de s*kiş arzusundan ibarettir. hormonlarla yönetilip, beyninizde ki nöral ağlarınızla da pekiştirilir. hormonlarınız üreme içgüdülerinizi tetikleyip o kişiye arzu duymanızı sağlarken, nöronlarınız da o kişiyi bunlara dayanarak daha yoğun bir ağ örmekle meşguldür. böylelikle de karşı cins arzusu, yani manipülasyon kurbanları tarafından da "aşk" olarak lanse edilen hayali bir oluşum ortaya çıkmış olur. o kişiyle aniden ayrılırsanız ne olur? örülen o ağlarla kalakaldığınız için adı "aşk acısı" olur.
aşk'ın sikişle gram alâkası yoqqqqqturrr ula diyenler de yeni nesil romantizm pazarlama stratejilerine manipüle olmaktadır. "romantizm" denilen çağdaş dünya sıçması oluşum da filmlerde ıvırlarda zıvırlarda o kadar iyi bir şekilde yansıtılır ki, insanların dopamin seviyesini sanki uyuşturucu almışçasına arşa çıkarır. bu da ne yazık ki insanları marıl marıl manipüle ettiği için, insan böyle bir şeyin varlığına kendini inandırır. bu çok kötü bir durum olmakla birlikte sadece kişinin kendi psikolojisine zarar vermesi bir kenara dursun, bu yükü maalesef ilişkisine de taşır. bu tip hayali şeyleri ilişkisinde bulamayınca da "sen aşıq değilsin, sen beni sevmiyooooon, sen beni önemsemiyyyyoooom" gibi siktir boktan sözler sarf eder. sana cinsel ilgi duyabilmem için illaha da aşk'a inanmak zorunda mıyım? aşk'a inanmıyorum diye benim hormonlarım, üreme içgüdülerim yok mudur yani ne boktan bir algıdır bu?
aşk denen şey hormonsal, nöralsal ve elektriksel bir olaydır. yani insanların doğasında ki psikolojiyi bambaşka yönlere çekmek, pazarlamak ve türevleri için "insanlar" tarafından icat edilmiştir.
hayalidir, üzgünüm yuzırlar.
aşk denilen olgu, özünde karşı cins, ve beraberinde de s*kiş arzusundan ibarettir. hormonlarla yönetilip, beyninizde ki nöral ağlarınızla da pekiştirilir. hormonlarınız üreme içgüdülerinizi tetikleyip o kişiye arzu duymanızı sağlarken, nöronlarınız da o kişiyi bunlara dayanarak daha yoğun bir ağ örmekle meşguldür. böylelikle de karşı cins arzusu, yani manipülasyon kurbanları tarafından da "aşk" olarak lanse edilen hayali bir oluşum ortaya çıkmış olur. o kişiyle aniden ayrılırsanız ne olur? örülen o ağlarla kalakaldığınız için adı "aşk acısı" olur.
aşk'ın sikişle gram alâkası yoqqqqqturrr ula diyenler de yeni nesil romantizm pazarlama stratejilerine manipüle olmaktadır. "romantizm" denilen çağdaş dünya sıçması oluşum da filmlerde ıvırlarda zıvırlarda o kadar iyi bir şekilde yansıtılır ki, insanların dopamin seviyesini sanki uyuşturucu almışçasına arşa çıkarır. bu da ne yazık ki insanları marıl marıl manipüle ettiği için, insan böyle bir şeyin varlığına kendini inandırır. bu çok kötü bir durum olmakla birlikte sadece kişinin kendi psikolojisine zarar vermesi bir kenara dursun, bu yükü maalesef ilişkisine de taşır. bu tip hayali şeyleri ilişkisinde bulamayınca da "sen aşıq değilsin, sen beni sevmiyooooon, sen beni önemsemiyyyyoooom" gibi siktir boktan sözler sarf eder. sana cinsel ilgi duyabilmem için illaha da aşk'a inanmak zorunda mıyım? aşk'a inanmıyorum diye benim hormonlarım, üreme içgüdülerim yok mudur yani ne boktan bir algıdır bu?
aşk denen şey hormonsal, nöralsal ve elektriksel bir olaydır. yani insanların doğasında ki psikolojiyi bambaşka yönlere çekmek, pazarlamak ve türevleri için "insanlar" tarafından icat edilmiştir.
hayalidir, üzgünüm yuzırlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar