bugün
- aklınıza gelen şarkı sözü9
- erdal beşikçioğlu11
- isana2
- çay içen kız11
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek5
- taşaklardan birinin kayıp olması6
- 03 ağustos 2026 abd iran müzakereleri2
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum3
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye4
- galatasaray9
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- anın fotoğrafı14
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- dönmek istenilen yıl2
- uludağ sözlük çeteleri9
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- yediği restoranda kirlileri mutfağa götüren kişi2
- duyulan en ilginç isim5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- oralet içen erkek5
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- çaya şeker atan erkek5
- en boktan on yıl7
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- bir şeyler söyle4
- kalem4
- mutsuz olmak3
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- yıkık yazarlar4
- latte içen erkek4
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- gocu bak bi5
- galatasaray 3 rennes 33
- patates kızartması4
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- hırvatistan14
- yunanistan29
- ona bir şey söyle13
- ayrılık8
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- yerinde dur3
- yelpaze3
- smallville'deki konuk oyuncular3
- dolma kalem3
- ölüm9
ellesmere geceleri 5
Öpünce prensleşen kurbağalar yok bu dünyada. Her şey alabildiğine sevimsiz.Zaman bir elmas, ama onu şekillendirebilecek çekicin yok. Her çekiç vuruşunda çekicin kırılıyor. Damla gibi yıllarca ve yıllarca büyük bir sabırla çalışarak şekillendirebilirsin onu. Fakat o sabır nerede? Ebediyet denilen elmas levhaya adını kazımak kolay değil. Yazabilsen bile ne olacak? Eserini ancak ölüm tamamlıyor. Göklere tırmanmak için kullandığın merdiveni ayağının altından çekmek isteyen cemiyet, sen öldükten sonra seni baştacı etmiş.. Neye yarar? Bizim Sokrates'e alkış tutmamız onu diriltebiliyor mu?
Yıldızlaşmak için yanmak lazım. Ama yıldızların da şiiriyeti kalmadı. Sokak lambaları daha cazip. Bir ömür boyu yandıktan sonra bir maskara kadar bile değere sahip olmamak.. Kim yıldızlaşmak ister ki? Göklere kanat açanlar ilgisini çekmiyor insanların. Uçuruma kendisini bırakanların akrobatik harketleri daha çok göze hitap ediyor. Bir meteor gibi atmosfere girip bir an için ışık saçmak ve yere kül olarak düşmek...Kim ışık olmak ister ki?
Mum gibi, aydınlatmak için erimek belki güzel. Fakat karanlıkla savaşınızda bir de rüzgar size düşmansa, kabuğunuza çekilip yalnız kendinizi aydınlatmak geliyor içinizde. Zaten dünyanıza davet edebileceğiniz kimse yok. Don kişot gibi kaybedilmiş bir davanın tek mümessilisiniz. Yaptığınız her hareket, söylediğiniz her söz başkalarına alaycı bir gülümseme armağan ediyor ediyor yalnızca. Bütün emeklerinizle derleyip topladığınız bir demet çiçeği ayıp olmasın diye kabul ediyor ve herhangi bir yerde çöpe atıyorlar. Başka bir dünyanın başka bir insanısınız. Konuştuğunuz lisanı kimse anlamıyor...
işte ebediyet yolunun bir kaç dikeni..
Öpünce prensleşen kurbağalar yok bu dünyada. Her şey alabildiğine sevimsiz.Zaman bir elmas, ama onu şekillendirebilecek çekicin yok. Her çekiç vuruşunda çekicin kırılıyor. Damla gibi yıllarca ve yıllarca büyük bir sabırla çalışarak şekillendirebilirsin onu. Fakat o sabır nerede? Ebediyet denilen elmas levhaya adını kazımak kolay değil. Yazabilsen bile ne olacak? Eserini ancak ölüm tamamlıyor. Göklere tırmanmak için kullandığın merdiveni ayağının altından çekmek isteyen cemiyet, sen öldükten sonra seni baştacı etmiş.. Neye yarar? Bizim Sokrates'e alkış tutmamız onu diriltebiliyor mu?
Yıldızlaşmak için yanmak lazım. Ama yıldızların da şiiriyeti kalmadı. Sokak lambaları daha cazip. Bir ömür boyu yandıktan sonra bir maskara kadar bile değere sahip olmamak.. Kim yıldızlaşmak ister ki? Göklere kanat açanlar ilgisini çekmiyor insanların. Uçuruma kendisini bırakanların akrobatik harketleri daha çok göze hitap ediyor. Bir meteor gibi atmosfere girip bir an için ışık saçmak ve yere kül olarak düşmek...Kim ışık olmak ister ki?
Mum gibi, aydınlatmak için erimek belki güzel. Fakat karanlıkla savaşınızda bir de rüzgar size düşmansa, kabuğunuza çekilip yalnız kendinizi aydınlatmak geliyor içinizde. Zaten dünyanıza davet edebileceğiniz kimse yok. Don kişot gibi kaybedilmiş bir davanın tek mümessilisiniz. Yaptığınız her hareket, söylediğiniz her söz başkalarına alaycı bir gülümseme armağan ediyor ediyor yalnızca. Bütün emeklerinizle derleyip topladığınız bir demet çiçeği ayıp olmasın diye kabul ediyor ve herhangi bir yerde çöpe atıyorlar. Başka bir dünyanın başka bir insanısınız. Konuştuğunuz lisanı kimse anlamıyor...
işte ebediyet yolunun bir kaç dikeni..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar