bugün
- trafikte hanımının yanında artistlik yapsalar4
- üniversitede kızlara para yedirmek5
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor8
- mesajlara hızlı cevap vermek2
- işerken hapşırmak2
- dokuzuncu nesil olmak bir gururdur2
- saçını sarıya boyatan kadınlar2
- velvet'in elleri nimettir3
- aslan gibi adam3
- bisiklete binmek2
- ai analiz2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı18
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- karıya kıza yalakalık yapan tip2
- eskorta para verecek kadar mal olmak2
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması5
- manifest dinleyen erkek11
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- herkes yatmış görünüyor4
- ona bir şey söyle8
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması10
- evlenilmeyecek 4 erkek11
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi7
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- gulmekicinyaratilmis11
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- mohamed salah ghaly13
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- kız arkadaşın 4 gündür mesaj atmaması4
- eyüpsultan da kurabiye dağıtan kız2
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- türkiye7
- yaz yemekleri5
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- scooter'a 6 kişi binmek5
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- taksici muhabbeti5
- sudekiray3
- stres yönetimi6
- spiderman mi döver batman mi5
- berrak tüzünataç3
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- borsa4
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- ilk buluşmada öpmeye çalışan kız3
- fahriye evcen3
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- akrabalarla ilişkiyi kes17
içe dönük (introvert) ve dışa dönük (extrovert) kavramları ilk kez, 1920’lerde ünlü psikiyatr Carl Jung tarafından bir karakter özelliğini belirtmek üzere kullanıldı. Jung’a göre bu karakterler birbirlerinden aynı durumlardaki “enerji seviyeleri” ile ayrılıyordu. Yani sosyal etkileşim, dışa dönük kişilere enerji verirken, içe dönük insanların enerjisini emiyordu.
görsel
Bu konuya dair bir diğer teori, 1960’larda Alman psikolog Hans Eysenck tarafından ortaya atıldı. Eysenck, iki karakter özelliği arasındaki farkın, beynin uyarılma seviyesinden kaynaklandığını öne sürdü. Uyarılma seviyesi vücudun ve zihnin dışarıdan gelen sinyallere karşı uyanık ve hazır olması olarak tanımlandığında, dışa dönüklerin daha düşük uyarılma seviyesine sahip olması onların “uyanık” olmaları için daha çok uğraşmalarını gerektiriyordu. Öte yandan, içe dönük kişilerde bu seviye yüksek olduğundan, fazla uyaran (kalabalık, ses, ışık vb.) onlara fazla geliyor; yalnızlığı ve sakinliği tercih etmelerine neden oluyordu.
Ortaya çıkışı nasıl olursa olsun, içe dönük ve dışa dönüklüğün birbirinden tamamen ayrı iki kavram olmadığı biliniyor. Bu iki karakter özelliği iki ayrı nokta değil, bir sayı doğrusu gibi birbirine bağlı duruyor ve ortada kalan, her iki uçtan özellikler barındıran kişilere de ambivert deniyor.
görsel
Bu konuya dair bir diğer teori, 1960’larda Alman psikolog Hans Eysenck tarafından ortaya atıldı. Eysenck, iki karakter özelliği arasındaki farkın, beynin uyarılma seviyesinden kaynaklandığını öne sürdü. Uyarılma seviyesi vücudun ve zihnin dışarıdan gelen sinyallere karşı uyanık ve hazır olması olarak tanımlandığında, dışa dönüklerin daha düşük uyarılma seviyesine sahip olması onların “uyanık” olmaları için daha çok uğraşmalarını gerektiriyordu. Öte yandan, içe dönük kişilerde bu seviye yüksek olduğundan, fazla uyaran (kalabalık, ses, ışık vb.) onlara fazla geliyor; yalnızlığı ve sakinliği tercih etmelerine neden oluyordu.
Ortaya çıkışı nasıl olursa olsun, içe dönük ve dışa dönüklüğün birbirinden tamamen ayrı iki kavram olmadığı biliniyor. Bu iki karakter özelliği iki ayrı nokta değil, bir sayı doğrusu gibi birbirine bağlı duruyor ve ortada kalan, her iki uçtan özellikler barındıran kişilere de ambivert deniyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar