bugün
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı19
- allah atatürk ten razı olsun4
- cehaletln cazibesi11
- tomris uyar'ın üç şairi topaca çevirmesi4
- sekerlivanilinn4
- pandela4
- kağıt toplayan çocuklar3
- yeni insanlarla tanışmak istememek13
- komşunun çaya davet etmesi3
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- emeklilik sisteminin artık sürdürülememesi3
- saygılı olmak3
- 18 haziran 2026 isviçre bosna hersek maçı2
- uludede2
- edip cansever in daktilosu3
- 18 haziran 2026 cemil tugay'ın chp den istifası3
- yapay zeka ile flört uygulamaları2
- erkeğin kadını benimsemiş olmasının en net kanıtı2
- edip cansever okumak4
- atarax2
- yunan kültürü vs türk kültürü8
- başkan2
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması9
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı24
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak8
- bebek aspirini2
- kilo verdiren gıda7
- yalnızlıktan keyif almak4
- cemil tugay3
- prof dr yılmaz önal3
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek17
- izmir2
- myammar da katledilen müslümanlar2
- kafakoparan dede3
- deliler4
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler14
- islam düşmanlarına epstein şoku14
- ankara4
- son 3 günde sadece 5 saat uyumuş olmak5
- petrol kralları2
- bir şair bir şiir2
- minik kurbaga4
- tatil bittikten sonra2
- baba ile içki içmek4
- yürüyüşe çıkmak3
- zeki biriyle sohbet etmek4
- istanbul merkezli usulsüz iskan operasyonunda 12 t2
- evrene bir mesaj bırak8
- ismail kartal12
- kamyoncuların durduğu mola yeri iyidir goygoyu4
içe dönük (introvert) ve dışa dönük (extrovert) kavramları ilk kez, 1920’lerde ünlü psikiyatr Carl Jung tarafından bir karakter özelliğini belirtmek üzere kullanıldı. Jung’a göre bu karakterler birbirlerinden aynı durumlardaki “enerji seviyeleri” ile ayrılıyordu. Yani sosyal etkileşim, dışa dönük kişilere enerji verirken, içe dönük insanların enerjisini emiyordu.
görsel
Bu konuya dair bir diğer teori, 1960’larda Alman psikolog Hans Eysenck tarafından ortaya atıldı. Eysenck, iki karakter özelliği arasındaki farkın, beynin uyarılma seviyesinden kaynaklandığını öne sürdü. Uyarılma seviyesi vücudun ve zihnin dışarıdan gelen sinyallere karşı uyanık ve hazır olması olarak tanımlandığında, dışa dönüklerin daha düşük uyarılma seviyesine sahip olması onların “uyanık” olmaları için daha çok uğraşmalarını gerektiriyordu. Öte yandan, içe dönük kişilerde bu seviye yüksek olduğundan, fazla uyaran (kalabalık, ses, ışık vb.) onlara fazla geliyor; yalnızlığı ve sakinliği tercih etmelerine neden oluyordu.
Ortaya çıkışı nasıl olursa olsun, içe dönük ve dışa dönüklüğün birbirinden tamamen ayrı iki kavram olmadığı biliniyor. Bu iki karakter özelliği iki ayrı nokta değil, bir sayı doğrusu gibi birbirine bağlı duruyor ve ortada kalan, her iki uçtan özellikler barındıran kişilere de ambivert deniyor.
görsel
Bu konuya dair bir diğer teori, 1960’larda Alman psikolog Hans Eysenck tarafından ortaya atıldı. Eysenck, iki karakter özelliği arasındaki farkın, beynin uyarılma seviyesinden kaynaklandığını öne sürdü. Uyarılma seviyesi vücudun ve zihnin dışarıdan gelen sinyallere karşı uyanık ve hazır olması olarak tanımlandığında, dışa dönüklerin daha düşük uyarılma seviyesine sahip olması onların “uyanık” olmaları için daha çok uğraşmalarını gerektiriyordu. Öte yandan, içe dönük kişilerde bu seviye yüksek olduğundan, fazla uyaran (kalabalık, ses, ışık vb.) onlara fazla geliyor; yalnızlığı ve sakinliği tercih etmelerine neden oluyordu.
Ortaya çıkışı nasıl olursa olsun, içe dönük ve dışa dönüklüğün birbirinden tamamen ayrı iki kavram olmadığı biliniyor. Bu iki karakter özelliği iki ayrı nokta değil, bir sayı doğrusu gibi birbirine bağlı duruyor ve ortada kalan, her iki uçtan özellikler barındıran kişilere de ambivert deniyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar