bugün
- sözlüğün yeni tasarımı21
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi9
- kimseye ihtiyaç duymamak5
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek6
- samsak döveci6
- kötü bir insan mıyım ben5
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek3
- uludede ile hacca gitmek2
- paranın mutluluk getirmemesi7
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- tinto brass9
- hababam sınıfı3
- yaban arılarının ekstra stok yapması2
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- galatasaray amed operasyonu2
- kasım ayı indirimleri2
- allah ın selamını bile almayan vicdansız sabuha2
- yazarların kedilerine söylemek istedikleri4
- kaçak akım rölesi3
- türban mağduriyetinden türban zenginliğine2
- küfürlü atasözleri4
- ajan berber2
- kendi yanağından makas almak3
- kafayı kıran geliyor3
- ucuz atlatmak2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- günaydın kızlar4
- aşk16
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar3
- kaçak akım2
- kendi popona şaplak atmak2
- terhis oluyorum sözlük21
- bebeksi cilt için tavsiyeler2
- süvari kahvesi3
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey4
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- gece gelen yemek yapma isteği8
- sözlüğün en ılık yazarı2
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- fatma betül sayan kaya28
- blaupunkt3
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- ne oldu4
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- kitap okumamak3
- travis bickle a gönlünün götürdüğü yere sür demek2
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- michelin2
içe dönük (introvert) ve dışa dönük (extrovert) kavramları ilk kez, 1920’lerde ünlü psikiyatr Carl Jung tarafından bir karakter özelliğini belirtmek üzere kullanıldı. Jung’a göre bu karakterler birbirlerinden aynı durumlardaki “enerji seviyeleri” ile ayrılıyordu. Yani sosyal etkileşim, dışa dönük kişilere enerji verirken, içe dönük insanların enerjisini emiyordu.
görsel
Bu konuya dair bir diğer teori, 1960’larda Alman psikolog Hans Eysenck tarafından ortaya atıldı. Eysenck, iki karakter özelliği arasındaki farkın, beynin uyarılma seviyesinden kaynaklandığını öne sürdü. Uyarılma seviyesi vücudun ve zihnin dışarıdan gelen sinyallere karşı uyanık ve hazır olması olarak tanımlandığında, dışa dönüklerin daha düşük uyarılma seviyesine sahip olması onların “uyanık” olmaları için daha çok uğraşmalarını gerektiriyordu. Öte yandan, içe dönük kişilerde bu seviye yüksek olduğundan, fazla uyaran (kalabalık, ses, ışık vb.) onlara fazla geliyor; yalnızlığı ve sakinliği tercih etmelerine neden oluyordu.
Ortaya çıkışı nasıl olursa olsun, içe dönük ve dışa dönüklüğün birbirinden tamamen ayrı iki kavram olmadığı biliniyor. Bu iki karakter özelliği iki ayrı nokta değil, bir sayı doğrusu gibi birbirine bağlı duruyor ve ortada kalan, her iki uçtan özellikler barındıran kişilere de ambivert deniyor.
görsel
Bu konuya dair bir diğer teori, 1960’larda Alman psikolog Hans Eysenck tarafından ortaya atıldı. Eysenck, iki karakter özelliği arasındaki farkın, beynin uyarılma seviyesinden kaynaklandığını öne sürdü. Uyarılma seviyesi vücudun ve zihnin dışarıdan gelen sinyallere karşı uyanık ve hazır olması olarak tanımlandığında, dışa dönüklerin daha düşük uyarılma seviyesine sahip olması onların “uyanık” olmaları için daha çok uğraşmalarını gerektiriyordu. Öte yandan, içe dönük kişilerde bu seviye yüksek olduğundan, fazla uyaran (kalabalık, ses, ışık vb.) onlara fazla geliyor; yalnızlığı ve sakinliği tercih etmelerine neden oluyordu.
Ortaya çıkışı nasıl olursa olsun, içe dönük ve dışa dönüklüğün birbirinden tamamen ayrı iki kavram olmadığı biliniyor. Bu iki karakter özelliği iki ayrı nokta değil, bir sayı doğrusu gibi birbirine bağlı duruyor ve ortada kalan, her iki uçtan özellikler barındıran kişilere de ambivert deniyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com