bugün
- aklınıza gelen şarkı sözü9
- erdal beşikçioğlu11
- isana2
- çay içen kız11
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek5
- taşaklardan birinin kayıp olması6
- 03 ağustos 2026 abd iran müzakereleri2
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum3
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye4
- galatasaray9
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- anın fotoğrafı14
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- dönmek istenilen yıl2
- uludağ sözlük çeteleri9
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- yediği restoranda kirlileri mutfağa götüren kişi2
- duyulan en ilginç isim5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- oralet içen erkek5
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- çaya şeker atan erkek5
- en boktan on yıl7
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- bir şeyler söyle4
- kalem4
- mutsuz olmak3
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- yıkık yazarlar4
- latte içen erkek4
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- gocu bak bi5
- galatasaray 3 rennes 33
- patates kızartması4
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- hırvatistan14
- yunanistan29
- ona bir şey söyle13
- ayrılık8
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- yerinde dur3
- yelpaze3
- smallville'deki konuk oyuncular3
- dolma kalem3
- ölüm9
görsel
Başlangıçta dünya tek kıta imiş. Zamanla araları açılmış ve yedi kıta oluvermiş. Yedi kıta ve binlerce ada. Ellesmere de bu adalardan birisi; soğuk, yalnız ve unutulmuş...
Günlerin çabuk geçtiğinden şikayet edenler buraya gelmeli bence. Burada her gün bir sene. Her senesi bir gün gibi hızla geçen bizler için ne bulunmaz fırsat.
Burası yalnız bir ada değil, bir tribün. Bir maç oynanıyor: insanlığın tabiatla oynadığı bir maç. Kah biri atak yapıp öne geçiyor, kah öbürü. Fakat insanlık kendi kalesine ne çok gol atmaya başladı.
"Niçin her gece hayal atına binip bu adaya geliyorum?" diye soruyorum bazen kendime. Ve cevabı yine kendim veriyorum: Çünkü kendimden, insanlardan ve gerçeklerden kaçıyorum. "Kaçmak çözüm değil" derler ama "Kaçanın da anası ağlamazmış."
Sevgi, vefa, sadakat, iyilik gibi kavramların mumla arandığı bir devirde en iyisi hayal kalesine sığınmak, rehber-i ekberimiz Don Kişot misali. Bu ada bunun için aziz, bunun için sevimli: Yalnız benbeyaz kar, yalnız masmavi deniz, yalnız gri bulutlarıyla gök. Pervanenin ateşte erimesi gibi kar tanecikleri teninizde eriyiverir. Hiç değilse sizin uğrunuzda yanıp yok olanlar vardır burada.
Buradayken anlıyorum ki gerçek dünyada müzik sandığım sesler birer çığlıkmış. En çok güldüğüm komediler, müthiş birer trajediymiş. Zevkle okuduğum romanlar birer S.O.S sinyaliymiş. Fakat hepsi "haz" denilen garip bir sise bürünmüşler. Bu yüzden vermek istedikleri mesajları anlamıyoruz. Bu sarhoş gemideki yolculara bir fenerle yol göstereyim diyorsun, fenerin ışıkları sisin alacakaranlığında kayboluyor.
Başlangıçta dünya tek kıta imiş. Zamanla araları açılmış ve yedi kıta oluvermiş. Yedi kıta ve binlerce ada. Ellesmere de bu adalardan birisi; soğuk, yalnız ve unutulmuş...
Günlerin çabuk geçtiğinden şikayet edenler buraya gelmeli bence. Burada her gün bir sene. Her senesi bir gün gibi hızla geçen bizler için ne bulunmaz fırsat.
Burası yalnız bir ada değil, bir tribün. Bir maç oynanıyor: insanlığın tabiatla oynadığı bir maç. Kah biri atak yapıp öne geçiyor, kah öbürü. Fakat insanlık kendi kalesine ne çok gol atmaya başladı.
"Niçin her gece hayal atına binip bu adaya geliyorum?" diye soruyorum bazen kendime. Ve cevabı yine kendim veriyorum: Çünkü kendimden, insanlardan ve gerçeklerden kaçıyorum. "Kaçmak çözüm değil" derler ama "Kaçanın da anası ağlamazmış."
Sevgi, vefa, sadakat, iyilik gibi kavramların mumla arandığı bir devirde en iyisi hayal kalesine sığınmak, rehber-i ekberimiz Don Kişot misali. Bu ada bunun için aziz, bunun için sevimli: Yalnız benbeyaz kar, yalnız masmavi deniz, yalnız gri bulutlarıyla gök. Pervanenin ateşte erimesi gibi kar tanecikleri teninizde eriyiverir. Hiç değilse sizin uğrunuzda yanıp yok olanlar vardır burada.
Buradayken anlıyorum ki gerçek dünyada müzik sandığım sesler birer çığlıkmış. En çok güldüğüm komediler, müthiş birer trajediymiş. Zevkle okuduğum romanlar birer S.O.S sinyaliymiş. Fakat hepsi "haz" denilen garip bir sise bürünmüşler. Bu yüzden vermek istedikleri mesajları anlamıyoruz. Bu sarhoş gemideki yolculara bir fenerle yol göstereyim diyorsun, fenerin ışıkları sisin alacakaranlığında kayboluyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar