bugün
- pandela38
- sözlükteki sapık başlıkların amacı3
- izlenmiş en kusursuz film3
- türkiye de en güvenilen kurumlar6
- velvet ile revani yemek6
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- üstteki yazar kimle evlensin5
- alttaki yazara aşık ol10
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması6
- deniz göktaş17
- evlenmekten korkmak6
- dikkat dikkat tai lung kız11
- amerika israil arası kızışma6
- menülerde içerik belirtme zorunluluğu4
- sözlüğün kahve olması12
- gerdek namazı9
- türklerin uygur türkleri için yapabilecekleri5
- kemalistlerdeki devran dönünce takıntısı3
- çırılçıplak uyumak4
- 2026 dünya kupası36
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle24
- amedspor3
- futbol31
- bu iktidar yıllarca sadece tek bir gülen'i sevdi2
- anal istanbul4
- dünya16
- intihar eden adama ne denir3
- bu sıcakta dışarı çıkan insan3
- genç ve kalbi temiz gençlerden dua beklemek2
- kadın bir yazarın entry girmesi5
- flört ile mesajlaşırken yüzde oluşan gülümseme4
- şu sıcakta sucuk ekmek yemek2
- zalican yine ne diyor3
- ahıska türkleri sürgünü3
- 17 dosyam var diye hava atan tip7
- velvet41
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi16
- kızılderililerin türk olduğu gerçeği3
- erkek yazar entrysi4
- seni seri favlayan yazara aitsin2
- diz çökerek evlilik teklifi eden erkek5
- kıraç ı sevme nedenleri4
- sert ve küfürlü seks2
- arkadaşlar kahveye geldim hep memurlar2
- türk olmakla övünmek2
- suca suruklenen cocuk3
- sevgilisi olan bir kızdan hoşlanmak5
- mtv nakit ödeniyor mu4
- diamond bosphorus5
- büyük aşklar kavgayla başlar saçmalığı3
yemin ediyorum, bakın kuran çarpsın gerçek. bir katille tanışmışlıgım var zamanında. çok uzak tarih değil bu yıl oldu. bakın ben okulu bitirmeme 1 yıl kaldı. bu yüzden tabi hazırlık için derslere gidiyoruz başka hocalara falan anlarsınız ya. bakın nisan ayı olması lazım. bu yıl. tekrar ediyorum harbiden gerçek.
ben biraz kötü hissediyordum, psikolojik çöküşteydim hatta ailem psikologa bile göndermişlerdi beni birkaç seanslık. sabah saat 9 falan olması gerekiyor, ben kalktım parka gittim. oturdum orda ne bileyim gelen geçeni seyrettim, bu arada daha 16 yaşıma gelmeme birkaç gün ya da birkaç hafta falan vardı, 15 yaşındaydım yani.
neyse sonra bir adam geldi. 176 boylarında falan muhtemelen. düzgün bir burna sahip, saçı sakalı beyazlamış ama hafif sarı saç telleri hala bulunan yani sarışın oldugu belli olan bir adam. ağzında sigara, oturdu yanıma. ama bakın adam sigara içiyor ya, bitiyor tekrar içiyor hemen. bitiyor tekrar içiyor öyle. ve içtiği içki alkol müydü enerji içeceği miydi tam hatırlamıyorum. görseniz 50 vardır yaşı dersiniz ama yok annemden küçük. yani yaşını hatırlamıyorum ama böyle 80lerin başlarında doğmuştu yani 45 yaşından küçük bir adam. ama görseniz yaşlı dersiniz.
boğuk bir ses tonu vardı başladı konuşmaya. konuştu, güldü, konuştu, güldü. ben anlamadım nolup ne bittigini. konuşuyor kendi kendine anı anlatıyor falan. buralar çok değişmiş, burası böyle değildi, şu karşıdaki bina böyle değildi diyen bir adam. benim annem bu parkta bulunan büyük bir şirkette çalışıyor yani o parka gelen herkes orayı bilir. annemin çalıştıgı yeri sordu dedim orası neresi dedi. yani orasını bilmemesi için burda yaşamıyor olması lazım. ama burda yaşadıgını söylüyor.
değişik ve çok rahat bir adam. söyledigine göre gençliginde aşırı çapkınmış. 14 şubatta bi o kıza gider, sonra başka kıza falan. anılarını hatırlıyorum fakat şimdi detaylıca anlatmayacagım. ayrıca ruscası da vardı, çocukluktan beri bildigini söyledi.
ben en sonunda merakıma yenik düşüp, "siz nerdeydiniz?" diye sordum. tam hatırlamıyorum neden ama aldım bıçagı şerefsizin tekine sapladım içeri düştüm dedi. ama nedenini hatırlamıyorum. yani adam, birini öldürmüş ve yıllardır içerdeymiş. çıktıgında evi bile yoktu benimleyken. ben çok korktum doğal olarak. ama 2-3 dkda korkumu yendim. yani bu adam katilse, yani gene öldürmek istiyorsa beni de kesin bırakmaz yani. o yüzden konuşmaya sohbet etmeye devam ettim. anılarını burda detaylı anlatmıcam.
karısı varmış, fakat boşanmışlar. çocugu var yıllardır görmüyor tabi hiçbirini. şuan ilişki için genç bir kız ve bir de yaşamaya ev aradıgını söyledi.
adam, 20lerinde hapse giriyor, yıllarca hapiste kalıyor, sonra başkente götürülüyor. başkentte ev hapsinde kalıyor. cezası bitince de çıkıp buralara dönüyor.
ben hapishaneyi böyle bilmezdim ama adam diyor ki, hapishanede g.tü kollamak lazım diyor. ben bunu dizi filmlerde geçen hikaye sanıyordum. ama adam diyor ki burda seni biri sevmezse bittin demektir. benim yatağımın altında bile fazlaca aletler falan bulunurdu kendimi savunmam için falan dedi.
adamla 2-3 saat konuştuk, gezdik, çay bile ısmarladı bana. canın bişeyler çekiyorsa alabilirim falan dedi. ben uyuşturucu satıcılarıyla çok mücadele ettim, benden korkarlardı, gençleri bundan korumaya çalıştım, asla sigara, alkol falan kullanma ben zamanında hata yaptım bunlara başlayarak falan diye öğüt nasihat de verdi.
ve bu olaydan o kadar etkilendim ki, gece gündüz hep parka gidip adamı aradım bir daha görmek için. ama hiç göremedim daha sonra. hatta sabah 9da gidip orda oturuyordum adamı görebilmek için. bir daha göremedim ama gerçekten çok iyi adamdı. oturup sohbet ettigim "katil", birçok insandan daha samimiydi.
ben biraz kötü hissediyordum, psikolojik çöküşteydim hatta ailem psikologa bile göndermişlerdi beni birkaç seanslık. sabah saat 9 falan olması gerekiyor, ben kalktım parka gittim. oturdum orda ne bileyim gelen geçeni seyrettim, bu arada daha 16 yaşıma gelmeme birkaç gün ya da birkaç hafta falan vardı, 15 yaşındaydım yani.
neyse sonra bir adam geldi. 176 boylarında falan muhtemelen. düzgün bir burna sahip, saçı sakalı beyazlamış ama hafif sarı saç telleri hala bulunan yani sarışın oldugu belli olan bir adam. ağzında sigara, oturdu yanıma. ama bakın adam sigara içiyor ya, bitiyor tekrar içiyor hemen. bitiyor tekrar içiyor öyle. ve içtiği içki alkol müydü enerji içeceği miydi tam hatırlamıyorum. görseniz 50 vardır yaşı dersiniz ama yok annemden küçük. yani yaşını hatırlamıyorum ama böyle 80lerin başlarında doğmuştu yani 45 yaşından küçük bir adam. ama görseniz yaşlı dersiniz.
boğuk bir ses tonu vardı başladı konuşmaya. konuştu, güldü, konuştu, güldü. ben anlamadım nolup ne bittigini. konuşuyor kendi kendine anı anlatıyor falan. buralar çok değişmiş, burası böyle değildi, şu karşıdaki bina böyle değildi diyen bir adam. benim annem bu parkta bulunan büyük bir şirkette çalışıyor yani o parka gelen herkes orayı bilir. annemin çalıştıgı yeri sordu dedim orası neresi dedi. yani orasını bilmemesi için burda yaşamıyor olması lazım. ama burda yaşadıgını söylüyor.
değişik ve çok rahat bir adam. söyledigine göre gençliginde aşırı çapkınmış. 14 şubatta bi o kıza gider, sonra başka kıza falan. anılarını hatırlıyorum fakat şimdi detaylıca anlatmayacagım. ayrıca ruscası da vardı, çocukluktan beri bildigini söyledi.
ben en sonunda merakıma yenik düşüp, "siz nerdeydiniz?" diye sordum. tam hatırlamıyorum neden ama aldım bıçagı şerefsizin tekine sapladım içeri düştüm dedi. ama nedenini hatırlamıyorum. yani adam, birini öldürmüş ve yıllardır içerdeymiş. çıktıgında evi bile yoktu benimleyken. ben çok korktum doğal olarak. ama 2-3 dkda korkumu yendim. yani bu adam katilse, yani gene öldürmek istiyorsa beni de kesin bırakmaz yani. o yüzden konuşmaya sohbet etmeye devam ettim. anılarını burda detaylı anlatmıcam.
karısı varmış, fakat boşanmışlar. çocugu var yıllardır görmüyor tabi hiçbirini. şuan ilişki için genç bir kız ve bir de yaşamaya ev aradıgını söyledi.
adam, 20lerinde hapse giriyor, yıllarca hapiste kalıyor, sonra başkente götürülüyor. başkentte ev hapsinde kalıyor. cezası bitince de çıkıp buralara dönüyor.
ben hapishaneyi böyle bilmezdim ama adam diyor ki, hapishanede g.tü kollamak lazım diyor. ben bunu dizi filmlerde geçen hikaye sanıyordum. ama adam diyor ki burda seni biri sevmezse bittin demektir. benim yatağımın altında bile fazlaca aletler falan bulunurdu kendimi savunmam için falan dedi.
adamla 2-3 saat konuştuk, gezdik, çay bile ısmarladı bana. canın bişeyler çekiyorsa alabilirim falan dedi. ben uyuşturucu satıcılarıyla çok mücadele ettim, benden korkarlardı, gençleri bundan korumaya çalıştım, asla sigara, alkol falan kullanma ben zamanında hata yaptım bunlara başlayarak falan diye öğüt nasihat de verdi.
ve bu olaydan o kadar etkilendim ki, gece gündüz hep parka gidip adamı aradım bir daha görmek için. ama hiç göremedim daha sonra. hatta sabah 9da gidip orda oturuyordum adamı görebilmek için. bir daha göremedim ama gerçekten çok iyi adamdı. oturup sohbet ettigim "katil", birçok insandan daha samimiydi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar