bugün
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması13
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı16
- kadın olmanın avantajları16
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey13
- askerde 200 metre atışı yapmak15
- g i l d e d l i l y18
- hayatın kuralları9
- nervio22
- yazarların sevmediği insan türleri2
- yaşamak istenilen şeyler10
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler15
- sözlükteki fenerbahçeliler8
- kadın sürücü görünce yapılması gerekenler11
- fotoğraflarda bir türlü gülemeyen insan6
- geceye bir şarkı bırak10
- türkiye'ye geldim11
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- penisi seks objesi olarak görmek7
- dil dalak beyin böbrek yiyen kız3
- kurtar bizi müsavat16
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi10
- fenerbahçe7
- hiçbir hobisi olmayan düz insan5
- okan buruk13
- kankadan sevgili olur mu5
- erkeğe ihtiyacım yok diyen kadın2
- fırçaya takılıp gelen tuvalet deliği kapağı4
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- her şeyi açıklayan en kısa cümle8
- günün şiiri2
- ismail kartal4
- friedrich hegel la bi cay icek7
- hangi manifest kızı ile sevişmek isterdin5
- bir yazar entry ni beğenmedi4
- kürtsüz türkiye4
- zengin olunca yapacaklarınız3
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- gençlerbirliği4
- alevi kızların alev alev yanması13
- alkolsüz sosyalleşmede zorlanmak4
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- trans kadın çekiciliği5
- galatasaray'ın fenerbahçe'yi yine altına alması3
- anın görüntüsü30
- sözlükteki fanatik fenerlilere giren kazık3
- aldığınız en büyük risk3
- damarsız tüysüz manisa yaprağı25
- arkadaşlar ben drama queen miyim4
- devran dönecek8
- iremga31
ethica ordine geometrico demonstrata
geometrik düzenle gösterilen ahlak.
spinoza'nın, öklid geometrisinde olduğu gibi geometrik yöntemler kullanarak, önce tanımlar yaparak, sonra önermeler ve sonra bütün bunlardan sonuçlar çıkararak tümdengelim sonuçlarla ortaya koyduğu eserinin adı.
eser, aristoteles'in erdemler tanımında, örneğin cesaret erdemindeki cesaret ve korkaklık arasındaki dengeyi bulma ölçüsündeki geometri anlayışın devamı olduğu düşünülebilir.
keza metafizik açıdan da olsa özdekçi bir birciliği yani monizmi geliştirmiştir. bu açıdan da vahdet-i vücud düşüncesine ve panteizme benzemektedir.
kitabın ikinci bölümünde yazdığı ekte:
"'insanlar kendi isteklerini belirleyen nedenleri bilmedikleri için kendilerini özgür sanırlar. çevrelerindeki her şeyin kendileri için yapıldığını kafalarına koymuşlardır. bundan ötürüdür ki, kendi özgürlüklerine benzer güçlü bir özgürlüğün hep kendilerini düşünüp kendileri için çalıştığına inanırlar. bu üstün varlığın, ne kendisini, ne nedenini, ne de düşünce biçimini belirler. bundan ötürüdür ki, ona kendi biçimlerini, kendi nedenlerini, kendi düşüncelerini yakıştırırlar. birbirlerinden ayrı görünen bunca tapımların özeti budur. bütün bu yanılmaların zorunlu sonucu olarak, ona tapmakla onu hoşnut ettiklerini sanırlar. doymak bilmez hasisliklerini doyurabilmek için tüm doğayı hizmetlerinde kullanmak isterler. tanrı da elbet onların hizmetinde olmalıdır. tapmak gerçekte hizmete çağırmaktır. bu yanlış peşin ön yargının zorunlu sonucu da onları ereksel nedenselliği aramaya sürüklemiştir. insanlar kendi mutlulukları için doğa da buldukları birçok şeylerin yanında fırtınalar, depremler, hastalıklar, kötülükler gibi canlarını sıkan birçok şeylere rastlamışlardır. ya bunlar nedendi? bunlar da tanrılara gerekli saygının gösterilmemesindendi herhalde. kısırdöngüye girilmişti bir kez. tap ve iste. tapınmanı çoğalt ve isteğini arttır. deney durup dinlenmeksizin, bu yanlış uslamalara karşı kendini gösterdiği ve her gün milyonlarca örnekle iyilikler ve kötülükler sofularla sofu olmayanların başına aynı oranda geldiği halde, insanlar kendilerini bu boş peşin yargılardan kurtaramazlar. tanrıları içinden çıkılmaz bir çelişkiyle, hem iyi hem kötü saymak daha usa uygun bir sistem kurmaktan kolay gelmiştir. buysa insanları tanrı yargısının sonsuz ölçüde insan usunun üstünde bulunduğu kuramını yerleştirmeye götürmüştür. eğer nesnelerin ereksel nedenselliğini bir yana bırakarak, özlerini ve özelliklerini gözönünde tutan matematik bilimler insanlara doğru yolu göstermeseydi bu karanlık içinde boğulup gidebilirlerdi. gerçekte ereksel nedensellik bir kuruntudan ibarettir. doğa belli bir ereğe göre değil, kendi doğasından gelen bir zorunlulukla davranır."
zeka ve sezgiyi bilginin en üstün biçimi saymış, insansal davranışların kişisel çıkar ve savunmayla yönetildiğini ileri sürmüş, halk yığınlarının tarihi belirlemedeki büyük rolünü kavramamış, sadece kahraman kişilerin özgür olabileceğini ileri sürmüş.
yanılgıları dahi büyük dehasını gölgelemez. spinoza kurgusal insan düşüncesinin büyük aşamalarından biridir.
einstein kendisine sorulan "tanrıya inanıyormusunuz?" sorusuna şöyle cevap vermiş: "spinoza'nın tanrısına inanıyorum, kendini var olan her şeyin yasal uyumu içinde gösteren, ancak insanlığın kaderi ve yaptıklarıyla ilgilenen bir tanrı'ya değil."
geometrik düzenle gösterilen ahlak.
spinoza'nın, öklid geometrisinde olduğu gibi geometrik yöntemler kullanarak, önce tanımlar yaparak, sonra önermeler ve sonra bütün bunlardan sonuçlar çıkararak tümdengelim sonuçlarla ortaya koyduğu eserinin adı.
eser, aristoteles'in erdemler tanımında, örneğin cesaret erdemindeki cesaret ve korkaklık arasındaki dengeyi bulma ölçüsündeki geometri anlayışın devamı olduğu düşünülebilir.
keza metafizik açıdan da olsa özdekçi bir birciliği yani monizmi geliştirmiştir. bu açıdan da vahdet-i vücud düşüncesine ve panteizme benzemektedir.
kitabın ikinci bölümünde yazdığı ekte:
"'insanlar kendi isteklerini belirleyen nedenleri bilmedikleri için kendilerini özgür sanırlar. çevrelerindeki her şeyin kendileri için yapıldığını kafalarına koymuşlardır. bundan ötürüdür ki, kendi özgürlüklerine benzer güçlü bir özgürlüğün hep kendilerini düşünüp kendileri için çalıştığına inanırlar. bu üstün varlığın, ne kendisini, ne nedenini, ne de düşünce biçimini belirler. bundan ötürüdür ki, ona kendi biçimlerini, kendi nedenlerini, kendi düşüncelerini yakıştırırlar. birbirlerinden ayrı görünen bunca tapımların özeti budur. bütün bu yanılmaların zorunlu sonucu olarak, ona tapmakla onu hoşnut ettiklerini sanırlar. doymak bilmez hasisliklerini doyurabilmek için tüm doğayı hizmetlerinde kullanmak isterler. tanrı da elbet onların hizmetinde olmalıdır. tapmak gerçekte hizmete çağırmaktır. bu yanlış peşin ön yargının zorunlu sonucu da onları ereksel nedenselliği aramaya sürüklemiştir. insanlar kendi mutlulukları için doğa da buldukları birçok şeylerin yanında fırtınalar, depremler, hastalıklar, kötülükler gibi canlarını sıkan birçok şeylere rastlamışlardır. ya bunlar nedendi? bunlar da tanrılara gerekli saygının gösterilmemesindendi herhalde. kısırdöngüye girilmişti bir kez. tap ve iste. tapınmanı çoğalt ve isteğini arttır. deney durup dinlenmeksizin, bu yanlış uslamalara karşı kendini gösterdiği ve her gün milyonlarca örnekle iyilikler ve kötülükler sofularla sofu olmayanların başına aynı oranda geldiği halde, insanlar kendilerini bu boş peşin yargılardan kurtaramazlar. tanrıları içinden çıkılmaz bir çelişkiyle, hem iyi hem kötü saymak daha usa uygun bir sistem kurmaktan kolay gelmiştir. buysa insanları tanrı yargısının sonsuz ölçüde insan usunun üstünde bulunduğu kuramını yerleştirmeye götürmüştür. eğer nesnelerin ereksel nedenselliğini bir yana bırakarak, özlerini ve özelliklerini gözönünde tutan matematik bilimler insanlara doğru yolu göstermeseydi bu karanlık içinde boğulup gidebilirlerdi. gerçekte ereksel nedensellik bir kuruntudan ibarettir. doğa belli bir ereğe göre değil, kendi doğasından gelen bir zorunlulukla davranır."
zeka ve sezgiyi bilginin en üstün biçimi saymış, insansal davranışların kişisel çıkar ve savunmayla yönetildiğini ileri sürmüş, halk yığınlarının tarihi belirlemedeki büyük rolünü kavramamış, sadece kahraman kişilerin özgür olabileceğini ileri sürmüş.
yanılgıları dahi büyük dehasını gölgelemez. spinoza kurgusal insan düşüncesinin büyük aşamalarından biridir.
einstein kendisine sorulan "tanrıya inanıyormusunuz?" sorusuna şöyle cevap vermiş: "spinoza'nın tanrısına inanıyorum, kendini var olan her şeyin yasal uyumu içinde gösteren, ancak insanlığın kaderi ve yaptıklarıyla ilgilenen bir tanrı'ya değil."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar