bugün
- bilgi içerikli başlıkların pek tutmaması6
- arkadaşlar hazırsanız fotoğrafımı atıyorum8
- arkadaşlar bakar mısınız6
- mason greenwood36
- haklısın diyen insan4
- sözlükte kadın yazar kalmaması16
- yabancı5
- insan olmaya ceyrek kala19
- meriçlerin acınası varlıklar olması3
- mantarlı ayak11
- psikayatrist vs psikolog6
- uludağ sözlüğün özeti3
- aldatan erkek seviyor mudur sorunu9
- son rüyanız3
- 15 temmuz film olsa ismi ne olurdu3
- bilim5
- büyük aşklar yolculuklarla başlar3
- canın erdoğan'a oy atmak çekmesi6
- sözlük yazarlarından aforizmalar4
- ejderhalar yıkanır mı sorunsalı9
- türk halkının kerem kınık'a özür borçlu olması11
- 31 çekerken nefes nefese kalmak5
- arkadaşlar çok değişiksiniz11
- true adamlığı5
- psikolojinin öztürkçesinin ruhbilim olması4
- 15 18 yaş arasına müebbet hapis düzenlemesi16
- bakınız ey sözlük cemaatı3
- bugün fransa ispanya maçı saat 22 de trt 1 de3
- iki birayla yatağa atılan kız devri bitmesi9
- sizce ben velvete anadan üryan fotimi atmışmıdırım11
- insan niye aldatır4
- konfor alanına yapışıp kalmak8
- kasiyer kıza açılmanın yolları5
- velvet korumam altındadır22
- 15 temmuza tiyatro deyip 15 temmuzda tatil yapmak5
- ahlak satanların en ahlaksız olma eğilimi2
- aura queen4
- güne bir şarkı bırak7
- zaman baba3
- otobüslerde cam kenarı koltuğuna sahip olma hakkı2
- henüz doğmamışlara tavsiyeler10
- keşke yunan galip gelseydi diyen kitle8
- allah8
- laz ziya nın bahçıvanı2
- nesimi2
- evde beslenecek en ideal hayvan4
- uludağ sözlük kızlarının aklımı başımdan alması3
- kız yazarlara sataşmak vs meriçlik10
- karl kraus2
- gocu23
Yakın zamanda alıp oynamaya başladığım, şu entrynin yazımı sırasındaki en güncel Hideo Kojima oyunu. Açıkçası trailerlarından falan bakarak aşırı soğuk duruyordum oyuna, ama Kojima'nın da nasıl bir direktör olduğunu bildiğim için "ulan yapmıştır yine bir şeyler" demekten de kendimi alıkoyamıyordum. Nitekim iyi indirime girdiğini düşündüğüm için aldım ve üzerine biraz kelam etmek istiyorum.
Bu oyun aslında yeni bir Metal Gear Solid V: The Phantom Pain. Ne alakası var diyecek arkadaşları şimdiden duyabiliyorum, şöyle açıklayayım. MGS V, ne kadar gizlilik oyunu temalı bir iş olsa da aslında size problemler çıkartıp, önünüze de bir takım alet edevat vererek bu sorunların üstesinden nasıl geleceğiniz ile alakalı bir işti. Death Stranding'te temelinde böyle bir oyun. Zaten Kojima da çok gizlememiş, menü tasarımları, üretim sistemi gibi şeyler aynı. Farklılık olarak, MGS V'te kaynak toplamak oldukça basit fakat üretim uzun sürmekte iken burada kaynak toplama işi asıl olay olmuş ki oldukça mantıklı.
Savaş mekaniklerinde bile zorlasanız altında MGS V'teki sistemin bir benzeri söz konusu. CCQ aynı mantıkla çalışıyor muhtemelen, ben MGS de pek bulaşmıyordum. Silahlardaki mantık ise nerdeyse aynı, yine oyunların üzerindeki konsept kılıfı farklı, ama oyun mekaniği olarak baktığınızda aynı, ölümcül ve sersemletici silahlar söz konusu. MGS silah üzerine kurulu olduğu için çeşitlilik haliyle çok daha fazlaydı.
Death Stranding'i ise MGS'den ayıran şeylerin başında online altyapıya sahip olması yatıyor öncelikle. Birilerinin sizin de faydalanabileceği araçlar bırakması bir noktadan sonra inanılmaz nimet olarak geliyor çünkü oyun sinir bozucu noktalara gelebiliyor kimi noktalarda. Misalen ilerleyişinizde yağmur yiyorsunuz ve sırtınızdaki tüm kargo yamulabiliyor. Birinin bıraktığı şemsiyeler bunu düzeltebiliyor bir anda, yoksa sizin yapmanız gerekebiliyor. Ya da oyun bir noktasında artık sırtınızdan yükü büyük oranda atıyor, araçlar ile otobanı kullanarak ilerlemeye geçiyor. Otobanı yapmak için gereken materyaller ciddi, ağırlıklarının fazla olmasını bir kenara bıraktım, yanınızda çoğu zaman spesifik olarak bu işe girişmiyorsanız olmuyorlar. Herkes sağda solda üç beş bulduğunu koyarak yolu tamamlıyor. Tek başınıza bunları bitirmeniz çok ciddi zaman kaybettirecektir.
Kaynak yönetimi, MGS V'te açıkçası makro anlamda bir kaynak yönetimi mevcut, ama bir noktadan sonra tamamen anlamını yitiriyor. Death Stranding'te ise bu hem makro hem mikro açıda var ve sürekli tepenizde geziyor bu sistemin önemi. Yanınıza neler almanız gerektiği çoğu zaman ciddi önem taşıyor. Yine online açıdan konuşursak, offline oynamaya çalışırsanız bu oyunu oyunda tüketeceğiniz boş zamanı kat kat arttıracaksınız.
Grind konusunda da, MGS V'ten farksız aslında. Severseniz sıkmadan yan görevleri tamamlarsınız, yine orada olduğu gibi temelde birbirini tekrar eden yan görevler silsilesi var. Diğer oyunlara kıyasla bunların kabul edilir olmasının sebebi ise, yani aynı şeyi farklı şekillerle yapabilmenin çok yolu var, tercihi size kalmış oluyor. Ya da durağınız yolun üstünde olacağı için alıp geçerken ürünü oraya da bırakıyorsunuz.
Hikaye açısına gelirsek, Yani ilginç ama oynanıştan ben keyif aldığım için çok odaklanarak oynamadım. Hikaye biraz mekaniğe uydurulması için yazıldığı için de oynanış ile hikaye çok apayrı ilerlemiyor, evrende zaman geçirdikçe olayları anlıyorsunuz biraz. ilginç bir hikaye takip etmek isteyen için de doyurucu olabilecek bir hikaye söz konusu.
Müzikler konusunda da, beni hiç açmadığını itiraf etmem şart. MGS V'teki o şahane soundtracklerden sonra bu oyunun müzikleri ciddi anlamda boş hissettiriyor.
Bu oyun tam bir alt-tab oyunu bu arada. Arka planda bir şeyler izler ya da dinlerken bunu oynamanız çok güzel olacaktır bana kalırsa.
Bu oyun aslında yeni bir Metal Gear Solid V: The Phantom Pain. Ne alakası var diyecek arkadaşları şimdiden duyabiliyorum, şöyle açıklayayım. MGS V, ne kadar gizlilik oyunu temalı bir iş olsa da aslında size problemler çıkartıp, önünüze de bir takım alet edevat vererek bu sorunların üstesinden nasıl geleceğiniz ile alakalı bir işti. Death Stranding'te temelinde böyle bir oyun. Zaten Kojima da çok gizlememiş, menü tasarımları, üretim sistemi gibi şeyler aynı. Farklılık olarak, MGS V'te kaynak toplamak oldukça basit fakat üretim uzun sürmekte iken burada kaynak toplama işi asıl olay olmuş ki oldukça mantıklı.
Savaş mekaniklerinde bile zorlasanız altında MGS V'teki sistemin bir benzeri söz konusu. CCQ aynı mantıkla çalışıyor muhtemelen, ben MGS de pek bulaşmıyordum. Silahlardaki mantık ise nerdeyse aynı, yine oyunların üzerindeki konsept kılıfı farklı, ama oyun mekaniği olarak baktığınızda aynı, ölümcül ve sersemletici silahlar söz konusu. MGS silah üzerine kurulu olduğu için çeşitlilik haliyle çok daha fazlaydı.
Death Stranding'i ise MGS'den ayıran şeylerin başında online altyapıya sahip olması yatıyor öncelikle. Birilerinin sizin de faydalanabileceği araçlar bırakması bir noktadan sonra inanılmaz nimet olarak geliyor çünkü oyun sinir bozucu noktalara gelebiliyor kimi noktalarda. Misalen ilerleyişinizde yağmur yiyorsunuz ve sırtınızdaki tüm kargo yamulabiliyor. Birinin bıraktığı şemsiyeler bunu düzeltebiliyor bir anda, yoksa sizin yapmanız gerekebiliyor. Ya da oyun bir noktasında artık sırtınızdan yükü büyük oranda atıyor, araçlar ile otobanı kullanarak ilerlemeye geçiyor. Otobanı yapmak için gereken materyaller ciddi, ağırlıklarının fazla olmasını bir kenara bıraktım, yanınızda çoğu zaman spesifik olarak bu işe girişmiyorsanız olmuyorlar. Herkes sağda solda üç beş bulduğunu koyarak yolu tamamlıyor. Tek başınıza bunları bitirmeniz çok ciddi zaman kaybettirecektir.
Kaynak yönetimi, MGS V'te açıkçası makro anlamda bir kaynak yönetimi mevcut, ama bir noktadan sonra tamamen anlamını yitiriyor. Death Stranding'te ise bu hem makro hem mikro açıda var ve sürekli tepenizde geziyor bu sistemin önemi. Yanınıza neler almanız gerektiği çoğu zaman ciddi önem taşıyor. Yine online açıdan konuşursak, offline oynamaya çalışırsanız bu oyunu oyunda tüketeceğiniz boş zamanı kat kat arttıracaksınız.
Grind konusunda da, MGS V'ten farksız aslında. Severseniz sıkmadan yan görevleri tamamlarsınız, yine orada olduğu gibi temelde birbirini tekrar eden yan görevler silsilesi var. Diğer oyunlara kıyasla bunların kabul edilir olmasının sebebi ise, yani aynı şeyi farklı şekillerle yapabilmenin çok yolu var, tercihi size kalmış oluyor. Ya da durağınız yolun üstünde olacağı için alıp geçerken ürünü oraya da bırakıyorsunuz.
Hikaye açısına gelirsek, Yani ilginç ama oynanıştan ben keyif aldığım için çok odaklanarak oynamadım. Hikaye biraz mekaniğe uydurulması için yazıldığı için de oynanış ile hikaye çok apayrı ilerlemiyor, evrende zaman geçirdikçe olayları anlıyorsunuz biraz. ilginç bir hikaye takip etmek isteyen için de doyurucu olabilecek bir hikaye söz konusu.
Müzikler konusunda da, beni hiç açmadığını itiraf etmem şart. MGS V'teki o şahane soundtracklerden sonra bu oyunun müzikleri ciddi anlamda boş hissettiriyor.
Bu oyun tam bir alt-tab oyunu bu arada. Arka planda bir şeyler izler ya da dinlerken bunu oynamanız çok güzel olacaktır bana kalırsa.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar