bugün
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker7
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı12
- hepiniz maçı izleyeceksiniz5
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- özbek kadınlar13
- hangi dalda bilim insanı olmak isterdiniz3
- galiba yenileceğiz arkadaşlar4
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- düşün ki o bunu okuyor9
- sözlük whatsapp grupları12
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- başak burcu erkeklerinin konuşmaması2
- kahve büyüsü4
- mükemmeliyete inanıyor musunuz6
- friedrich hegel la bi cay icek10
- fenerbahçe15
- kpss 20266
- türk erkeği abazanlığı3
- pazar akşamları4
- asgari ücretle geçinebilmek7
- deccal internetten çıkacak9
- yarın kpssye girecek yazarlar15
- uludağ itiraf8
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- paola egonu2
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik5
- melissa vargas2
- sarapci koala52
- italya kadın milli voleybol takımı2
- dayatılmış güzellik algısı7
- ellerim bos gonlum hos29
- şarapçının mal varlığı8
- internetle yapay zeka kabala büyüsüyle yaratıldı3
- civcivler osurur mu5
- gocu52
- epitaph2
- birader bey baydır4
- orta doğu'nun orta dünya gibi olması7
- kıyamet için tarih ver3
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay7
- aile2
- burçlara inanan erkek4
- anın görüntüsü24
- enayimiknatisii36
- 0 0 7 ağabey3
- sıcak havaların sona ermesi5
- rus kadınla evlenir misiniz4
- dün gece ne oldu17
gönderilmemiş bir mektubun sahibi.
ve yine ben. bilmiyorum okur musun? okumasanda sen bilirsin. lakin beni bilirsin içimde fazla birşey biriktirmeyi sevmem. gerçi sana karşı hep suskundum. daha doğrusu susmayı tercih ettim. bilmiyorum doğru mu ettim. yani iki kelime daha fazla konuşsaydım sonuçlar değişir miydi? hiç sanmıyorum. çünkü sen başkalarının sözüyle kendi hayatından feragat edecek biri değilsin. en azından ben seni böyle tanıdım. kısacası bütün suskunluğum bundan ibaretti.
seninle artık konuşamam dedim çünkü seninle böyle anlaşmıştık. şimdi bir sevgilin varmış. bu yüzden lafımın arkasında duruyorum. gerçi bunu da umursadığını sanmıyorum. ama nedense ihale bana kalmış gibi oldu. yani "sen tercihini yaptın, konuşmamayı seçtin. hadi bye" dedin. ama belliki hafızan bazı şeyleri hatırlamamaya çok meğilliymiş. eğer bunları yazmasaydım rahat edemezdim.
sana karşı nerde nasıl bir hata yaptım bilmiyorum. aslında bir hatam var mıydı? hiç sanmıyorum. sen de hatalısın demiyorum ama beni çok kırdın. biliyorum bazen "salak" olduğumu düşündün. susmak her zaman salaklığın bir göstergesi değildir. etrafında gereksiz yere konuşan çok insan olmuş.
seni seviyorum ama daha çok seninle konuşamamak üzüyor beni. sana en baştan demiştim "aramızdaki arkadaşlık bozulmasın." diye. ama anlaşılan arkadaşlık ve geri kalan herşey sadece benim tarafımdan önemsenen kavramlar olmuş. bir şizofren gibi; kendim yazıp kendim oynamışım gibi hissediyorum. bu kadar önemsiz biriydim madem keşke ilk tanıdığım insan olarak kalsaydın. yalan söyleyen birisi olduğunu düşünmüyorum ama bazen kendimi bir yalana kaptırdığımı düşünüyorum. ben sende birşeyler değişir umuduyla yazmıyorum zaten değişmeyeceğini adım gibi biliyorum. sadece bugüne kadar içimde biriktirdiklerimden bilmediklerinide bil diye yazıyorum. sonrasında bir keşke daha eklemek istemiyorum hayatıma seninle ilgili. çünkü onlardan çok fazla oldu; içinde adının geçtiği keşkeli cümlelerim.
hangi zaman aralığında, neden seni bu kadar nasıl sevdim bilmiyorum. cidden bazen keşke sevmeseydim diyorum. ama sevdim bir kere şimdi de silmeye çalışıyorum. insanlara güvenmemekte neden haklı olduğumu bir kez daha ispatladım, bu konuda yardımlarını esirgemedeğin için teşekkür ederim.
beni sevip sevmemen konusunda hiçbir fikrim yok. gerçi kanaatim sevmediğin yönünde. en azından bende bıraktığın düşünce bu. kandırılmış gibi hissetmiyorum yine de. çünkü bir şekilde bunu düşündüğüm zamanlarda bile ben yine seni seviyordum. biraz pollyana ruhluyum ama kandırmıyorum kendimi olmayan şeylerle.
nedense içimden sana mutlu ol gibi basit ve yapay cümleler kurmak gelmiyor. aslında mutlu olmanı istemiyorum. aksine üzülmendir dileğim. ve yine nedenini bilmesemde senin hiçbir zaman tam anlamıyla mutlu olabileceğine inanmıyorum. ama oturup sana seninle ilgili analizlerimi yazmıyacağım zaten hata payım yüksek olur.
umarım bir gün bir şekilde vicdanın sızlar tabi sende böyle bir kavram varsa. ben seni arayıp soramam, tahminimce senin de istediğin budur. bilmelisinki yine de kapım her zaman açık. kendine iyi davran ama mutlu olma.
belki görüşürüz o zamana kadar iyi olmaya çalış.
not: kendimi acındırmak amaçlı yazmadım bunu sadece içimden geçenlerdi. aslında içimden geçenlerin bir kısmıydı. *
ve yine ben. bilmiyorum okur musun? okumasanda sen bilirsin. lakin beni bilirsin içimde fazla birşey biriktirmeyi sevmem. gerçi sana karşı hep suskundum. daha doğrusu susmayı tercih ettim. bilmiyorum doğru mu ettim. yani iki kelime daha fazla konuşsaydım sonuçlar değişir miydi? hiç sanmıyorum. çünkü sen başkalarının sözüyle kendi hayatından feragat edecek biri değilsin. en azından ben seni böyle tanıdım. kısacası bütün suskunluğum bundan ibaretti.
seninle artık konuşamam dedim çünkü seninle böyle anlaşmıştık. şimdi bir sevgilin varmış. bu yüzden lafımın arkasında duruyorum. gerçi bunu da umursadığını sanmıyorum. ama nedense ihale bana kalmış gibi oldu. yani "sen tercihini yaptın, konuşmamayı seçtin. hadi bye" dedin. ama belliki hafızan bazı şeyleri hatırlamamaya çok meğilliymiş. eğer bunları yazmasaydım rahat edemezdim.
sana karşı nerde nasıl bir hata yaptım bilmiyorum. aslında bir hatam var mıydı? hiç sanmıyorum. sen de hatalısın demiyorum ama beni çok kırdın. biliyorum bazen "salak" olduğumu düşündün. susmak her zaman salaklığın bir göstergesi değildir. etrafında gereksiz yere konuşan çok insan olmuş.
seni seviyorum ama daha çok seninle konuşamamak üzüyor beni. sana en baştan demiştim "aramızdaki arkadaşlık bozulmasın." diye. ama anlaşılan arkadaşlık ve geri kalan herşey sadece benim tarafımdan önemsenen kavramlar olmuş. bir şizofren gibi; kendim yazıp kendim oynamışım gibi hissediyorum. bu kadar önemsiz biriydim madem keşke ilk tanıdığım insan olarak kalsaydın. yalan söyleyen birisi olduğunu düşünmüyorum ama bazen kendimi bir yalana kaptırdığımı düşünüyorum. ben sende birşeyler değişir umuduyla yazmıyorum zaten değişmeyeceğini adım gibi biliyorum. sadece bugüne kadar içimde biriktirdiklerimden bilmediklerinide bil diye yazıyorum. sonrasında bir keşke daha eklemek istemiyorum hayatıma seninle ilgili. çünkü onlardan çok fazla oldu; içinde adının geçtiği keşkeli cümlelerim.
hangi zaman aralığında, neden seni bu kadar nasıl sevdim bilmiyorum. cidden bazen keşke sevmeseydim diyorum. ama sevdim bir kere şimdi de silmeye çalışıyorum. insanlara güvenmemekte neden haklı olduğumu bir kez daha ispatladım, bu konuda yardımlarını esirgemedeğin için teşekkür ederim.
beni sevip sevmemen konusunda hiçbir fikrim yok. gerçi kanaatim sevmediğin yönünde. en azından bende bıraktığın düşünce bu. kandırılmış gibi hissetmiyorum yine de. çünkü bir şekilde bunu düşündüğüm zamanlarda bile ben yine seni seviyordum. biraz pollyana ruhluyum ama kandırmıyorum kendimi olmayan şeylerle.
nedense içimden sana mutlu ol gibi basit ve yapay cümleler kurmak gelmiyor. aslında mutlu olmanı istemiyorum. aksine üzülmendir dileğim. ve yine nedenini bilmesemde senin hiçbir zaman tam anlamıyla mutlu olabileceğine inanmıyorum. ama oturup sana seninle ilgili analizlerimi yazmıyacağım zaten hata payım yüksek olur.
umarım bir gün bir şekilde vicdanın sızlar tabi sende böyle bir kavram varsa. ben seni arayıp soramam, tahminimce senin de istediğin budur. bilmelisinki yine de kapım her zaman açık. kendine iyi davran ama mutlu olma.
belki görüşürüz o zamana kadar iyi olmaya çalış.
not: kendimi acındırmak amaçlı yazmadım bunu sadece içimden geçenlerdi. aslında içimden geçenlerin bir kısmıydı. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar