bugün
- bardak ticareti7
- herkese garip size normal gelen şeyler8
- arkadaşlar iyi geceler7
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması13
- şuan sözlükte fingirdeyen yazarlar7
- kale3112'nin gece de artılaması5
- online kişi sayısının artık gözükmemesi4
- 2045 yılında ucan arabalar olacak mı sorunsalı4
- aklınıza gelen şarkı sözü8
- nervio4
- sosyal olarak başarısız insanlar5
- allah reisimizi başımızdan eksik etmesin2
- cinler bizim alemimize nasıl geçebiliyorlar4
- hikayenin kötü adamı olmak4
- gece 3 te yatıp sabah 8 de işe gitmek3
- 00 00 da entrylerin sıfırlanma saçmalığı5
- ahbap derneğine para kaptırıp elfida dinlemek3
- dusan vlahovic2
- şişman olmak istemeyenlere tavsiyeler7
- siber istihbaratta teknik derinlik4
- çok kitap okuyanı eleştirmek6
- düğünde yemek yiyen davetliden para isteyen damat6
- arkadaşlar ben sarhoş oldum3
- çerçeve yasa31
- tomşak dudaklı kezo4
- gece gece yarım ekmek sucuklu tost gömmek3
- türbede dua etmenin şirk olması13
- birazdan yer yerinden oynayacak10
- fingirdek erkek2
- kızlar çabuk bakar mısınız4
- perseid göktaşı yağmuru3
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- ekşi sözlük referans19
- sözlük kızlarının çok sıkıcı olması3
- g i l d e d l i l y10
- acıktım lan3
- arkadaşlar aranızda rüya tabiri yapabilen var mı3
- casperlar daltonlar redkitler şirinler6
- memleketime şiir3
- recep ivedik'in yoga yapması2
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması9
- eve yarasa girmesi3
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- kitap okuma alışkanlığı4
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- sokakta öpüşmek7
- yurt dışı çıkış harcı8
- ipsala vs kapıkule3
- bir kadın tarafından hükmedilmeyi istemek4
- birazdan geliyorum2
Kemal Pilavoğlu adlı hukuk fakültesinden terk şahıs tarafından, 1930’larda Ankara’nın Çubuk ilçesi ile Çankırı’nın Şabanözü ilçesinde örgütlenen Ticanilik, Kemal Pilavoğlu’nun güya rüyasında Ahmed et-Ticani`ye intisap ettiğini görmüş, ardından Abdülkadir Medeni adlı birinden tarikat ruhsatı almıştı.
1968 yılında, Bozcaada’da “Üzüm, Şarap ve Efendi-Ticani Tarikatı ve Pilavoğlu” adıyla bir röportaj yapan Hikmet Çetinkaya, Ticani lideri Kemal Pilavoğlu’nun Bozcaada’deki günlerini şöyle anlatıyor:
“Karısı, iki kızı ve oğlunu da yanına alan Pilavoğlu, 1963 sonlarında Bozcaada’ya getirttiği yirmiye yakın müridinin sayısını, birkaç ay içinde ellinin üzerine çıkarmayı başarmış. Bozcaada’da sempati toplamak için öğrencilere kitap, defter, kalem ve eğitim araçları almış. Bunları parasız dağıtmaya başlamış.
Bir başka mağdura geçiyoruz. Pilavoğlu mağdurlarından A.A., hocaefendi hazretlerinin yanına 15 yaşında gidiyor. Çanakkale Ağırceza Mahkemesi’ne gönderilmek üzere, Ankara Ağırceza Mahkemesi’nde, 13 Ekim 1975’te talimatla alınan ifadesinde efendi hazretlerinin yanında geçirdiği günleri şöyle anlatıyor:
“Ben Kemal Pilavoğlu’nun yanında 1963 yılında çalışmaya gittim. Bozcaada’ya gittim ve katip olarak çalışmaya başladım. Bir gün beni soydu. Bende bel soğukluğu var, bunu tedavi edeceğim dedi ve ben de hakiki olarak sandım. Kendisi bel kuşağı saralım dedi ve sonra bilahare beni yine soydu.
Ben sizin babanızım diye bizi öper ve her tarafımızı okşardı. Fakat benim ırzıma geçmedi. Sarıldı ve okşadı. Bunlardan zevk alırdı. Birgün benim ırzıma geçmek istedi. Ben müsaade etmedim ve benim ırzıma geçmiş değildir.”.
Ortaya çıkan manzara bir din adamının, bir tarikat liderinin portresinden çok, erkek çocuklarına düşkün bir zamparanın portresi oluyor. Çocukları kimi zaman saatle, elbiseyle, kimi zaman kurnaz bir çapkın gibi hastalığın tedavisi bahanesiyle kandıran bir kart zampara. Dava dosyasının sayfaları arasında dolaşmayı sürdürüyoruz.
görsel
https://kafkassam.com/tic...uclar-hakkinda-kanun.html
1968 yılında, Bozcaada’da “Üzüm, Şarap ve Efendi-Ticani Tarikatı ve Pilavoğlu” adıyla bir röportaj yapan Hikmet Çetinkaya, Ticani lideri Kemal Pilavoğlu’nun Bozcaada’deki günlerini şöyle anlatıyor:
“Karısı, iki kızı ve oğlunu da yanına alan Pilavoğlu, 1963 sonlarında Bozcaada’ya getirttiği yirmiye yakın müridinin sayısını, birkaç ay içinde ellinin üzerine çıkarmayı başarmış. Bozcaada’da sempati toplamak için öğrencilere kitap, defter, kalem ve eğitim araçları almış. Bunları parasız dağıtmaya başlamış.
Bir başka mağdura geçiyoruz. Pilavoğlu mağdurlarından A.A., hocaefendi hazretlerinin yanına 15 yaşında gidiyor. Çanakkale Ağırceza Mahkemesi’ne gönderilmek üzere, Ankara Ağırceza Mahkemesi’nde, 13 Ekim 1975’te talimatla alınan ifadesinde efendi hazretlerinin yanında geçirdiği günleri şöyle anlatıyor:
“Ben Kemal Pilavoğlu’nun yanında 1963 yılında çalışmaya gittim. Bozcaada’ya gittim ve katip olarak çalışmaya başladım. Bir gün beni soydu. Bende bel soğukluğu var, bunu tedavi edeceğim dedi ve ben de hakiki olarak sandım. Kendisi bel kuşağı saralım dedi ve sonra bilahare beni yine soydu.
Ben sizin babanızım diye bizi öper ve her tarafımızı okşardı. Fakat benim ırzıma geçmedi. Sarıldı ve okşadı. Bunlardan zevk alırdı. Birgün benim ırzıma geçmek istedi. Ben müsaade etmedim ve benim ırzıma geçmiş değildir.”.
Ortaya çıkan manzara bir din adamının, bir tarikat liderinin portresinden çok, erkek çocuklarına düşkün bir zamparanın portresi oluyor. Çocukları kimi zaman saatle, elbiseyle, kimi zaman kurnaz bir çapkın gibi hastalığın tedavisi bahanesiyle kandıran bir kart zampara. Dava dosyasının sayfaları arasında dolaşmayı sürdürüyoruz.
görsel
https://kafkassam.com/tic...uclar-hakkinda-kanun.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar