bugün
- nervio24
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye41
- caz dinleyen erkek6
- yazarların akşama dair planları8
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız6
- fatih terim'in tff başkanı olması4
- kendinizde en sevdiğiniz şey6
- sözlük yazarlarının gençlikleri4
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması41
- facebook sayfam nasıl3
- andropoz amca3
- pforzheim belediye başkanı3
- benzine zam7
- sapık yaşlı3
- sindirella'nın baloda donunu düşürmesi4
- avrupa13
- ormanda cinselliğin doruklarına çıkmak5
- leonidas8
- recep tayyip erdoğan27
- bıyık bırakan erkek karizması6
- fiziği güzel sözlük kızları47
- fon mağduriyetini ancak ak parti çözer4
- eksi oy veren yazar yoğunluğundan dolayı çıkıyorum4
- ilk konuşmada cinsellik konuşan erkek3
- ak parti kaybedince ak troller ne yapacak12
- uzak durulması gereken erkek tipleri3
- zamanda yolculukla gençlik zamanına gitmek2
- testere müziği2
- pilavımı kaşıklamak ister misin diyen sözlük kızı4
- dünyanın en kısa fıkralarından biri8
- yeni uyanmış kadın güzelliği13
- kürtler ateşe taparken türkler tek tanrı cıydı6
- çirkin erkeği çekici yapan şeyler2
- kürtlerin atlantis ten gelme ihtimali4
- vexillarius the slayer6
- dünyanın en kaba dilinin hollandaca olması5
- türbanlı kamuya giremezken cezaevine giremez oldu3
- sibel kekilli6
- ibne11
- türbanlı erkeklerin çok itici olması3
- dünya61
- abdülhamid han'ın zarif bir kişi olması3
- çocukken sahip olamadığınız şeyler2
- ups boobs'un yeni nicki7
- akp denince akla ilk gelenler6
- kene hatunlar2
- iltica7
- türkler balık hafızalıdır6
- 30 eylül 20262
- süresiz nafaka8
Kemal Pilavoğlu adlı hukuk fakültesinden terk şahıs tarafından, 1930’larda Ankara’nın Çubuk ilçesi ile Çankırı’nın Şabanözü ilçesinde örgütlenen Ticanilik, Kemal Pilavoğlu’nun güya rüyasında Ahmed et-Ticani`ye intisap ettiğini görmüş, ardından Abdülkadir Medeni adlı birinden tarikat ruhsatı almıştı.
1968 yılında, Bozcaada’da “Üzüm, Şarap ve Efendi-Ticani Tarikatı ve Pilavoğlu” adıyla bir röportaj yapan Hikmet Çetinkaya, Ticani lideri Kemal Pilavoğlu’nun Bozcaada’deki günlerini şöyle anlatıyor:
“Karısı, iki kızı ve oğlunu da yanına alan Pilavoğlu, 1963 sonlarında Bozcaada’ya getirttiği yirmiye yakın müridinin sayısını, birkaç ay içinde ellinin üzerine çıkarmayı başarmış. Bozcaada’da sempati toplamak için öğrencilere kitap, defter, kalem ve eğitim araçları almış. Bunları parasız dağıtmaya başlamış.
Bir başka mağdura geçiyoruz. Pilavoğlu mağdurlarından A.A., hocaefendi hazretlerinin yanına 15 yaşında gidiyor. Çanakkale Ağırceza Mahkemesi’ne gönderilmek üzere, Ankara Ağırceza Mahkemesi’nde, 13 Ekim 1975’te talimatla alınan ifadesinde efendi hazretlerinin yanında geçirdiği günleri şöyle anlatıyor:
“Ben Kemal Pilavoğlu’nun yanında 1963 yılında çalışmaya gittim. Bozcaada’ya gittim ve katip olarak çalışmaya başladım. Bir gün beni soydu. Bende bel soğukluğu var, bunu tedavi edeceğim dedi ve ben de hakiki olarak sandım. Kendisi bel kuşağı saralım dedi ve sonra bilahare beni yine soydu.
Ben sizin babanızım diye bizi öper ve her tarafımızı okşardı. Fakat benim ırzıma geçmedi. Sarıldı ve okşadı. Bunlardan zevk alırdı. Birgün benim ırzıma geçmek istedi. Ben müsaade etmedim ve benim ırzıma geçmiş değildir.”.
Ortaya çıkan manzara bir din adamının, bir tarikat liderinin portresinden çok, erkek çocuklarına düşkün bir zamparanın portresi oluyor. Çocukları kimi zaman saatle, elbiseyle, kimi zaman kurnaz bir çapkın gibi hastalığın tedavisi bahanesiyle kandıran bir kart zampara. Dava dosyasının sayfaları arasında dolaşmayı sürdürüyoruz.
görsel
https://kafkassam.com/tic...uclar-hakkinda-kanun.html
1968 yılında, Bozcaada’da “Üzüm, Şarap ve Efendi-Ticani Tarikatı ve Pilavoğlu” adıyla bir röportaj yapan Hikmet Çetinkaya, Ticani lideri Kemal Pilavoğlu’nun Bozcaada’deki günlerini şöyle anlatıyor:
“Karısı, iki kızı ve oğlunu da yanına alan Pilavoğlu, 1963 sonlarında Bozcaada’ya getirttiği yirmiye yakın müridinin sayısını, birkaç ay içinde ellinin üzerine çıkarmayı başarmış. Bozcaada’da sempati toplamak için öğrencilere kitap, defter, kalem ve eğitim araçları almış. Bunları parasız dağıtmaya başlamış.
Bir başka mağdura geçiyoruz. Pilavoğlu mağdurlarından A.A., hocaefendi hazretlerinin yanına 15 yaşında gidiyor. Çanakkale Ağırceza Mahkemesi’ne gönderilmek üzere, Ankara Ağırceza Mahkemesi’nde, 13 Ekim 1975’te talimatla alınan ifadesinde efendi hazretlerinin yanında geçirdiği günleri şöyle anlatıyor:
“Ben Kemal Pilavoğlu’nun yanında 1963 yılında çalışmaya gittim. Bozcaada’ya gittim ve katip olarak çalışmaya başladım. Bir gün beni soydu. Bende bel soğukluğu var, bunu tedavi edeceğim dedi ve ben de hakiki olarak sandım. Kendisi bel kuşağı saralım dedi ve sonra bilahare beni yine soydu.
Ben sizin babanızım diye bizi öper ve her tarafımızı okşardı. Fakat benim ırzıma geçmedi. Sarıldı ve okşadı. Bunlardan zevk alırdı. Birgün benim ırzıma geçmek istedi. Ben müsaade etmedim ve benim ırzıma geçmiş değildir.”.
Ortaya çıkan manzara bir din adamının, bir tarikat liderinin portresinden çok, erkek çocuklarına düşkün bir zamparanın portresi oluyor. Çocukları kimi zaman saatle, elbiseyle, kimi zaman kurnaz bir çapkın gibi hastalığın tedavisi bahanesiyle kandıran bir kart zampara. Dava dosyasının sayfaları arasında dolaşmayı sürdürüyoruz.
görsel
https://kafkassam.com/tic...uclar-hakkinda-kanun.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar