bugün
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği42
- şemsiyeli benim10
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum5
- ikizler burcu kadını olmak9
- kürtler asimile edilmelidir4
- herkesi seven insan9
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor23
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması5
- allah13
- suudi arabistan'a demokrasi gelmeli3
- hard sevmeyen bir kızı harda nasıl ikna edersiniz7
- et döner dürüm4
- hepimiz şemsiyeyiz2
- true nickli yazar15
- çok hastayım sözlük6
- ekşi sözlük5
- sarı poşet kudurtması15
- uludağ sözlüğün saçmalığı4
- götünden tanırım seni8
- pluviofil2
- erkeklerin bir kızda aradığı kriterler9
- sigara içmemenin çok sıkıcı olması2
- trt 22
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek10
- sözlüğe renk katan yazarlar7
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz25
- evliliği ayakta tutan güçler13
- introsuyla bizi bizden alan şarkılar2
- manisada okul saldırısı17
- kara şemsiyeli benim2
- tai lung12
- en çok ihanet eden burçlar7
- orta şeritte giderken selektör yapan kavat2
- her konuda bilgisi olanı ukala diyerek hor görmek6
- true'yi evlendiriyoruz3
- türkiye de muhalefet var mı10
- celal şengör'ün burç yorumu6
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- ktç'nin şemsiyeli olması4
- iş hayatında takılan maskeler6
- the white buffalo2
- 22 eylül 2026 istanbul sağanak uyarısı3
- bik bik'in neden bu kadar tatlı olması7
- ai otomatik silme kalksın2
- siyaset üstü yazarlar9
- y o r u l d u m5
- kış geliyor6
- pkk lılar ermeni dölüdür deyince hırttıran hırt9
aslında niyetim bu değildi. evet, uzun saçla gezmişliğim vardır. hala da gezerim. nitekim o zamanlar pek kötü gözle bakılırdı uzun saça. ters bir mekana girdiğinizde dayak yeme olasılığınız bile vardı. ama o zamanlarda her şey daha kolay geliyordu bize.
niyetim bu değildi. aslında berberleri protesto etmektir uzun saç. yav, bi kere de istediğin gibi kesemez mi bu adamlar? "hah", diyordun, "oldu sanki, bırak abicim, oynama." "olur mu" diyordu, pek işine saygılı berberimiz, "yav şu uçlarını düzeltmeden olur mu?" "peki" diyordun, "yalnızca uçlarını düzelt, ama gözünü seveyim bozma şu saçı..." "tamam abiciim", diyordu, "merak etme sen!" ama uçlarını düzelttiğinde her şeyi de piç ettiğini farkediyordun. aslında bunlar da önemli değildi. yav, bi adet berber de konuşmadan işini yapamaz mı? ben senin hangi karıyı nerede düdüklediğini dinlemek zorunda mıyım arkadaş? senin tuttuğun takımın ne bok yediği ile ilgilenmek zorunda mıyım? mahalledeki dedikoduları duymak zorunda mıyım? memleket sorunları üzerine ortalama zekanın ürettiği geyikleri çekmek zorunda mıyım? daha da kötüsü, sen sürekli sağımdan solumdan değdirmek zorunda mısın?
neyse, canıma tak deyince berbere de gitmez oldum. ee, saç denilen hadise de şişede durduğu gibi durmuyor. hababam, debabam uzuyor. yav, bi dur be arkadaş, nereye varacaksın uzayıp da. annemin haykırışları üzerine gitmek zorunda kalmıştım berbere en son. ondan beri de yolda görsem selam vermiyorum bu zibidilere.
ama dediğim gibi, saç da uzadıkça uzuyor. sonunda bir geyik aldı yürüdü. kim görse, "n'aber lan isa?" deyip kih kih gülmeden rahat edemiyor. en son papa'nın ziyareti ile de geyik tavana vurdu: "papa'yla aran nasıl lan isa?", "papa gelip elini öptü mü lan isa?", "olum hazır papa da gelmiş, ben isa mesih'im diye atlasaydın ya meydana..."
ee, insan soyu bu, bir şeyin bokunu çıkarmadan rahat edebilme kabiliyeti verilmemiş ona ne yazık ki!
niyetim bu değildi. aslında berberleri protesto etmektir uzun saç. yav, bi kere de istediğin gibi kesemez mi bu adamlar? "hah", diyordun, "oldu sanki, bırak abicim, oynama." "olur mu" diyordu, pek işine saygılı berberimiz, "yav şu uçlarını düzeltmeden olur mu?" "peki" diyordun, "yalnızca uçlarını düzelt, ama gözünü seveyim bozma şu saçı..." "tamam abiciim", diyordu, "merak etme sen!" ama uçlarını düzelttiğinde her şeyi de piç ettiğini farkediyordun. aslında bunlar da önemli değildi. yav, bi adet berber de konuşmadan işini yapamaz mı? ben senin hangi karıyı nerede düdüklediğini dinlemek zorunda mıyım arkadaş? senin tuttuğun takımın ne bok yediği ile ilgilenmek zorunda mıyım? mahalledeki dedikoduları duymak zorunda mıyım? memleket sorunları üzerine ortalama zekanın ürettiği geyikleri çekmek zorunda mıyım? daha da kötüsü, sen sürekli sağımdan solumdan değdirmek zorunda mısın?
neyse, canıma tak deyince berbere de gitmez oldum. ee, saç denilen hadise de şişede durduğu gibi durmuyor. hababam, debabam uzuyor. yav, bi dur be arkadaş, nereye varacaksın uzayıp da. annemin haykırışları üzerine gitmek zorunda kalmıştım berbere en son. ondan beri de yolda görsem selam vermiyorum bu zibidilere.
ama dediğim gibi, saç da uzadıkça uzuyor. sonunda bir geyik aldı yürüdü. kim görse, "n'aber lan isa?" deyip kih kih gülmeden rahat edemiyor. en son papa'nın ziyareti ile de geyik tavana vurdu: "papa'yla aran nasıl lan isa?", "papa gelip elini öptü mü lan isa?", "olum hazır papa da gelmiş, ben isa mesih'im diye atlasaydın ya meydana..."
ee, insan soyu bu, bir şeyin bokunu çıkarmadan rahat edebilme kabiliyeti verilmemiş ona ne yazık ki!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar