bugün
- yazarların benzedikleri ünlüler4
- bugünkü halinden memnun olan insan4
- s'i l v'e r m'i s t35
- sürekli geçmişe dönmek isteyen insan5
- nasıl birisiniz7
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir10
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i13
- tuvalette nasıl görünürdün trendi2
- doğru kişiyle yanlış zamanda karşılaşmak6
- yazarlar 70 lerde yaşasaydı nasıl görünürdü3
- al sözlükteki bütün amlar senin olsun2
- anın görüntüsü26
- her şeyi hatırlayan insan4
- arapperestlerin dünyaya katkısı2
- ansızın gelen benim burada ne işim var hissi3
- serhat kılıç24
- muslettin amca9
- ben bu yazıyı seri eksicime yazdım4
- davar tereyağı4
- bazı insanların sizi değiştirmesi4
- calmernow ai anxiety and calm2
- yörük kızı15
- istanbul da yasa dışı bahis operasyonu2
- uludağ sözlük size ne kattı23
- kız düşürmenin kısa yolu15
- pum pum çorbası7
- reenkarnasyon4
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür8
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- mercimek çorbası içen kadın14
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- 08 eylül 2026 üsküdar da başkan vekili seçimi4
- fusya semsiyeli yabanci26
- sözlüğün en masum yazarları16
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- sikişirken sigara içen kadın6
- kendine yabancılaşmanın sonucu kendinle tanışmak2
- pankek mi pişi mi10
- bir kadını taşımanın zorluğu10
- tulumba tatlısı6
- sarapci koala42
- tarihteki en kanlı savaşlar3
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- sürekli gelen trollerle uğraşmamız3
- nervio21
- arkadaşlar larissa kim12
- zorunlu eğitim11
- türkiye vatandaşlığından çıkmak4
- tavuk budu3
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
klasik:"ırkçılık değildir; özünü, yaşadığı yeri ve kültürünü sevmektir." şeklindeki laflarla savunulmaya çalışılan düşünce sistemidir. detaylı ve başlıklar hâlinde inceleyelim.
beni bulunduğum kültüre ve milliyete bağlayan şey nedir? eğer ki tamamı karakterli, akıllı ve düzgün insanlardan oluşan bir milletim olsaydı bu millete feci şekilde bağlılık hissederdim. ne var ki günümüzdeki hiçbir millet saf olarak bu özelliğe sahip değildir. yani milliyete aitlik hissetmek saçmadır. benim kendimi ait hissettiğim milyonlarca kişilik bu toplulukta nefret edeceğim tıynetteki milyonlarca insanlar bulmak işten bile değildir. nefret ettiğim ve edebileceğim milyonlarca insanı barındıran bir topluluğa kendimi ait hissetmeyi mantıklı bulan arkadaşlar varsa gerekçelerini merak ediyorum.
tamam, tamam. milletten öte kültür daha bağlayıcı bir faktör olabilir. sahip olduğum kültürü sevme sebebim elbette ki onun içerisinde büyümüş olmamdır. aynı ırktan olup farklı bir kültürde büyüseydim çok ama çok büyük ihtimalle de onu severdim (istisnası ancak yetiştiğim kültürün insanlarından çok farklı fiziksel niteliklere sahip olup ayrımcılığa uğramam olabilir.). ırktan bağımsız bir şey yani. fakat dünyada sayısız kültür mevcut. hipotetik olarak ben, belirli bir yaştan sonra bile farklı bir ülkeye yerleşip o ülkenin kültürünü benimseyebilirim. benimserim ve yaşadığım ülkenin hayat şartları iyiyse de gayet mutlu olabilirim. evet, belki eski kültürümü özlerim fakat bu benim özelimde bir şey olur. benim çocuklarıma kendi kültürüme ait olan bir şey aşılamazsam onlar da benim kültürüme özlem duymayacaklardır. bu da gösteriyor ki "kültürüm, kültürüm, canım kültürüm!" dediğiniz kültürünüz sadece bir nesille birlikte sonlanacak olan bir şey. ve dünyadaki savaşların temel sebebinin çıkardır. (farklı kültürlere ait olan insanların çıkarları olması çokomelli, yani savaşın sebebi kültürel farklılıklara dayalı çoğunlukla da kısır döngülerdir.) kısacası kültürel ayrılıkların son bulması savaşları çok büyük oranda bitirerek dünyayı daha huzurlu bir yer hâline getirecektir. aksini iddia etmek için gözü kör ve boş bir milliyetçi olmak yeterlidir.
tabii karşıt argümanları bir çırpıda kesip atmak olmaz, biraz değinelim.
--------------------------------------------------------------------------------
1-) milletçiliğin doğallığı
evet, milliyetçiliğin varlığı son derece doğaldır. ilkel kabileler düşünün. birbirinden farklı niteliklere ve kültürel özelliklere sahipler. bu durum da birbirlerini sevmemelerine sebep olabilir. sevebilirler de, o iş allah'ın takdiri. sonra bu ilkel kabileler zaman içerisinde gelişip modern toplumu oluştursunlar. e tabii, sayıları bir hayli arttı. ayrıca dünyanın farklı yerlerine yerleştikleri için o bölgenin iklimi ve yaşam koşulları temel faktörler olmak üzere kültürler de değişime uğradılar. artık birbirlerini eskiye kıyasla çok daha yabancı görüyorlar. kimi zaman da birbirlerinin topraklarına göz dikiyorlar. sonra da savaşıyorlar.
küresel kültür üstüne düşünürken hesaba katılması gereken en önemli konulardan biri de insanların yaşadığı bölgelerin coğrafi özellikleridir. kabaca, ekvatordan uzaklaştıkça insanların ten renginin açılması tesadüf değildir. varsayalım ki insanların ortak kültürünü onlara öğrettik ve tekrardan dünyaya saldık. hatta tüm dünyanın fiziksel özellikleri de benzer hâle geldi. hepsi esmer ve siyah saçlı. buna rağmen gün geçtikçe insanlar, yaşadıkları bölgenin özelliklerinden ötürü fiziksel değişimlere uğrayacaklar. ve fiziksel farklar da ırkçı düşüncelerin temel sebeplerindendir. ayrıca bu coğrafi farklılıklar ister istemez kültürün tekrardan değişmesine sebep olacak. yani başa dönüyoruz.
bu yüzden de insanları ortak kültürü benimseyecek duruma getirmek istiyorsak bunun yolu ya herkesin aynı coğrafik özelliklere sahip bir yerde yaşamasını sağlamak ya da insanları sürekli göç ettirerek her coğrafyayı deneyimlemelerini ve o hiçbir coğrafyaya aitlik hissetmeyip farklı kültürleri oluşturmalarını önlemektir.
--------------------------------------------------------------------------------
2-) kültürlerin üstünlük düzeyleri problemi
eğer ki kültürleri bilimsel olarak inceleyecek olsaydık, bazı kültürlerin diğerlerine karşı gerek zenginlik, gerekse diğer nitelikler bakımından üstün olduğunu bulabilirdik. böyle bir durumda da zengin kültüre sahip olan kişiler "Ama bizim zengin kültürümüzü fakir kültürlerle karıştırıp yok edeceksiniz!" diyebilirdi. yapılan bu eleştirinin haklı olduğu noktalar vardır fakat dünyadaki küresel huzuru garanti edecek tek yol, tek kültür anlayışıdır. birbirinden farklı kültürlere, doğal olarak da farklı gelenek ve düşünce yapılarına, sahip olan insanların, sonsuza kadar barış içinde yaşamasını beklemek saflıktır. yani, kültürel birleşim zengin kültürleri yok edecek olsa da bu toplamda, tüm dünyanın çıkarına olacaktır.
buna ek olarak dünyada az sayıda insan tarafından benimsenmiş, düşün nüfuslu ülkelerin kültürleri; çok sayıda insan tarafından benimsenmiş kültürler tarafından domine edilecektir. bu olumludur demek zor. yine de ortak kültürün dünya genelindeki barışı sağlama konusundaki en önemli adım olduğunu düşünürsek ne kadar kötü olduğu tartışılır.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
3-) ortak kültürün gelişim süreci
ortak kültürün iyi olduğunu kabul ettiğimize göre bunun nasıl dünyaya yayılacağını incelemek gerekiyor. sorun şu ki, bu kültürün özellikleri bir kişi tarafından belirlenip, tanrının kutsal kitap göndermesi gibi dünyaya indirilmeyecektir. bu ortak kültür, uluslarasıcı kaynaştırma politikaları veya internet gibi etkenlerin neticesinde doğal olarak var olacaktır. işte bu var olup gelişme sürecinin biraz kanırtıcı olacağını inkâr edemeyiz. dünyamızı nasıl huzurlu bir yere çevireceğimizi düşünüyorsak bu sorun, en çok kafa yormamız gereken konudur.
her şeye rağmen bu ortak kültür illa ki geleneksel kültür anlayışlarına (yani gidip de sıfırdan bir ülke kültürü yaratmaktan bahsetmediğimi açıklamak istiyorum.) benzer olmak zorunda değildir. günümüzde internetle birlikte internete ait olan kültürler oluşmaktadır ve bunlar gidip de uzak doğu kültürü ile yan yana koyup kıyaslayabileceğiniz şeyler değildir.
kısacası, kültürün gelişimi çok çetrefilli bir süreç olsa da yaşamadan tam olarak nasıl gelişeceğini kestirmek zor. fakat sürekli söylediğim gibi, dünyadaki kültürel ayrılıklar bir döngü şeklinde sonsuza uzanmaktadır. döngüyü bir noktadan kırmadığınız sürece de mutlak huzura ulaşmak olanaksızdır.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
4-) özet
yukarıdaki maddeler daha uzatılabilir. fakat her halükârdâ ortak bir kültür oluşturmadığınız ve insanları birbirinden ayrıştırmak yerine birleştirmediğiniz sürece sonsuz barışı sağlayamıyor, ayrılıkları önleyemiyorsunuz. ortak kültür deneysel ve sonuçları öngörülemeyecek olan bir şeydir. yine de önümüzdeki tek olası ve kalıcı çözüm yoludur. denenebilecek alternatifi olmadığı için de bunu denemek, yapılabilecek en mantıklı şeylerden birisidir.
beni bulunduğum kültüre ve milliyete bağlayan şey nedir? eğer ki tamamı karakterli, akıllı ve düzgün insanlardan oluşan bir milletim olsaydı bu millete feci şekilde bağlılık hissederdim. ne var ki günümüzdeki hiçbir millet saf olarak bu özelliğe sahip değildir. yani milliyete aitlik hissetmek saçmadır. benim kendimi ait hissettiğim milyonlarca kişilik bu toplulukta nefret edeceğim tıynetteki milyonlarca insanlar bulmak işten bile değildir. nefret ettiğim ve edebileceğim milyonlarca insanı barındıran bir topluluğa kendimi ait hissetmeyi mantıklı bulan arkadaşlar varsa gerekçelerini merak ediyorum.
tamam, tamam. milletten öte kültür daha bağlayıcı bir faktör olabilir. sahip olduğum kültürü sevme sebebim elbette ki onun içerisinde büyümüş olmamdır. aynı ırktan olup farklı bir kültürde büyüseydim çok ama çok büyük ihtimalle de onu severdim (istisnası ancak yetiştiğim kültürün insanlarından çok farklı fiziksel niteliklere sahip olup ayrımcılığa uğramam olabilir.). ırktan bağımsız bir şey yani. fakat dünyada sayısız kültür mevcut. hipotetik olarak ben, belirli bir yaştan sonra bile farklı bir ülkeye yerleşip o ülkenin kültürünü benimseyebilirim. benimserim ve yaşadığım ülkenin hayat şartları iyiyse de gayet mutlu olabilirim. evet, belki eski kültürümü özlerim fakat bu benim özelimde bir şey olur. benim çocuklarıma kendi kültürüme ait olan bir şey aşılamazsam onlar da benim kültürüme özlem duymayacaklardır. bu da gösteriyor ki "kültürüm, kültürüm, canım kültürüm!" dediğiniz kültürünüz sadece bir nesille birlikte sonlanacak olan bir şey. ve dünyadaki savaşların temel sebebinin çıkardır. (farklı kültürlere ait olan insanların çıkarları olması çokomelli, yani savaşın sebebi kültürel farklılıklara dayalı çoğunlukla da kısır döngülerdir.) kısacası kültürel ayrılıkların son bulması savaşları çok büyük oranda bitirerek dünyayı daha huzurlu bir yer hâline getirecektir. aksini iddia etmek için gözü kör ve boş bir milliyetçi olmak yeterlidir.
tabii karşıt argümanları bir çırpıda kesip atmak olmaz, biraz değinelim.
--------------------------------------------------------------------------------
1-) milletçiliğin doğallığı
evet, milliyetçiliğin varlığı son derece doğaldır. ilkel kabileler düşünün. birbirinden farklı niteliklere ve kültürel özelliklere sahipler. bu durum da birbirlerini sevmemelerine sebep olabilir. sevebilirler de, o iş allah'ın takdiri. sonra bu ilkel kabileler zaman içerisinde gelişip modern toplumu oluştursunlar. e tabii, sayıları bir hayli arttı. ayrıca dünyanın farklı yerlerine yerleştikleri için o bölgenin iklimi ve yaşam koşulları temel faktörler olmak üzere kültürler de değişime uğradılar. artık birbirlerini eskiye kıyasla çok daha yabancı görüyorlar. kimi zaman da birbirlerinin topraklarına göz dikiyorlar. sonra da savaşıyorlar.
küresel kültür üstüne düşünürken hesaba katılması gereken en önemli konulardan biri de insanların yaşadığı bölgelerin coğrafi özellikleridir. kabaca, ekvatordan uzaklaştıkça insanların ten renginin açılması tesadüf değildir. varsayalım ki insanların ortak kültürünü onlara öğrettik ve tekrardan dünyaya saldık. hatta tüm dünyanın fiziksel özellikleri de benzer hâle geldi. hepsi esmer ve siyah saçlı. buna rağmen gün geçtikçe insanlar, yaşadıkları bölgenin özelliklerinden ötürü fiziksel değişimlere uğrayacaklar. ve fiziksel farklar da ırkçı düşüncelerin temel sebeplerindendir. ayrıca bu coğrafi farklılıklar ister istemez kültürün tekrardan değişmesine sebep olacak. yani başa dönüyoruz.
bu yüzden de insanları ortak kültürü benimseyecek duruma getirmek istiyorsak bunun yolu ya herkesin aynı coğrafik özelliklere sahip bir yerde yaşamasını sağlamak ya da insanları sürekli göç ettirerek her coğrafyayı deneyimlemelerini ve o hiçbir coğrafyaya aitlik hissetmeyip farklı kültürleri oluşturmalarını önlemektir.
--------------------------------------------------------------------------------
2-) kültürlerin üstünlük düzeyleri problemi
eğer ki kültürleri bilimsel olarak inceleyecek olsaydık, bazı kültürlerin diğerlerine karşı gerek zenginlik, gerekse diğer nitelikler bakımından üstün olduğunu bulabilirdik. böyle bir durumda da zengin kültüre sahip olan kişiler "Ama bizim zengin kültürümüzü fakir kültürlerle karıştırıp yok edeceksiniz!" diyebilirdi. yapılan bu eleştirinin haklı olduğu noktalar vardır fakat dünyadaki küresel huzuru garanti edecek tek yol, tek kültür anlayışıdır. birbirinden farklı kültürlere, doğal olarak da farklı gelenek ve düşünce yapılarına, sahip olan insanların, sonsuza kadar barış içinde yaşamasını beklemek saflıktır. yani, kültürel birleşim zengin kültürleri yok edecek olsa da bu toplamda, tüm dünyanın çıkarına olacaktır.
buna ek olarak dünyada az sayıda insan tarafından benimsenmiş, düşün nüfuslu ülkelerin kültürleri; çok sayıda insan tarafından benimsenmiş kültürler tarafından domine edilecektir. bu olumludur demek zor. yine de ortak kültürün dünya genelindeki barışı sağlama konusundaki en önemli adım olduğunu düşünürsek ne kadar kötü olduğu tartışılır.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
3-) ortak kültürün gelişim süreci
ortak kültürün iyi olduğunu kabul ettiğimize göre bunun nasıl dünyaya yayılacağını incelemek gerekiyor. sorun şu ki, bu kültürün özellikleri bir kişi tarafından belirlenip, tanrının kutsal kitap göndermesi gibi dünyaya indirilmeyecektir. bu ortak kültür, uluslarasıcı kaynaştırma politikaları veya internet gibi etkenlerin neticesinde doğal olarak var olacaktır. işte bu var olup gelişme sürecinin biraz kanırtıcı olacağını inkâr edemeyiz. dünyamızı nasıl huzurlu bir yere çevireceğimizi düşünüyorsak bu sorun, en çok kafa yormamız gereken konudur.
her şeye rağmen bu ortak kültür illa ki geleneksel kültür anlayışlarına (yani gidip de sıfırdan bir ülke kültürü yaratmaktan bahsetmediğimi açıklamak istiyorum.) benzer olmak zorunda değildir. günümüzde internetle birlikte internete ait olan kültürler oluşmaktadır ve bunlar gidip de uzak doğu kültürü ile yan yana koyup kıyaslayabileceğiniz şeyler değildir.
kısacası, kültürün gelişimi çok çetrefilli bir süreç olsa da yaşamadan tam olarak nasıl gelişeceğini kestirmek zor. fakat sürekli söylediğim gibi, dünyadaki kültürel ayrılıklar bir döngü şeklinde sonsuza uzanmaktadır. döngüyü bir noktadan kırmadığınız sürece de mutlak huzura ulaşmak olanaksızdır.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
4-) özet
yukarıdaki maddeler daha uzatılabilir. fakat her halükârdâ ortak bir kültür oluşturmadığınız ve insanları birbirinden ayrıştırmak yerine birleştirmediğiniz sürece sonsuz barışı sağlayamıyor, ayrılıkları önleyemiyorsunuz. ortak kültür deneysel ve sonuçları öngörülemeyecek olan bir şeydir. yine de önümüzdeki tek olası ve kalıcı çözüm yoludur. denenebilecek alternatifi olmadığı için de bunu denemek, yapılabilecek en mantıklı şeylerden birisidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar