bugün
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek15
- amedspor30
- cumartesi gecesi6
- bir sözlük yazarıyla şömine başında şarap içmek6
- sevgiliyle saatlerce telefonda konuşmak9
- şimdi ne yapsam acaba7
- kar soğuğu5
- sözlüğün en çok oylayan yazarı5
- manken gibi kadınla evlenmek5
- aleksey batrakov28
- sinsi dudak3
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı21
- kim milyoner olmak ister5
- ak parti3
- bu ne hal yahu9
- yarma şeftali7
- ismet özel der ki3
- itici gelen davranışlar4
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- geceye bir şiir bırak6
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı10
- bugünlük bu kadar yeter sözlük3
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim34
- gençlerin iş arama paltformları3
- 01100010 01100001 01101011 100110001 011011104
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu7
- bu sözlükte en büyük benim4
- israilistanda zararsız kola satılması2
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- akşama ne yemek yapsam10
- kanal 7 gelin dizisi2
- erdoğan'ın trump ile telefon görüşmesi4
- the merich'in mutfağına konuk olmak7
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- ağıza alınca rahatlatan şeyler10
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı11
- bilecik3
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- galatasaray7
- 4 çocuğunu bırakıp evli genç adama kaçan kadın5
- şeftalinin tüylerini jiletle almak5
- izdivaç programları3
- bize ne sizin mutfağınızdan6
- masaj salonu2
- arda güler2
- sözlük üzerinden alınan son dm6
- ismet'in ilim fuarına katılması8
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit9
- yemek fotoğrafıyla düşen erkek5
- sözlük yazarlarının şeftalileri5
Gecenin yorgunluğunu uyandıkları anda da yaşıyorlardı. Hava da onlar gibi sakin bir hâl almıştı bu sabah. Güneş tamamiyle açmasa da rüzgâr hafif hafif eser hâle gelmiş yağmur da dinmişti. Büyülü ve yoğun geçen geceden sonra ikisinin de dudaklarına utangaç bir tebessüm hakim olmuştu. Gece yaşananları konuşmaktan ikisi de çekiniyordu utangaçlığın yanında. Basit hislerle yaşanan tutkulu bir an değildi çok daha farklı yoğunluklar yaşanmıştı.
Sessizliği bozan ise Lara oluyordu, böyle bakışmak çok güzel ama birimizin karnımızı doyurmamiz için yemek hazırlaması gerekiyor diyip yerden kalkıyordu. Sonra da elini Elif'e uzatıp onu da kaldırıyordu. Kaldırırken birbirine çok yakın mesafeye gelseler de bir öpücük ya da başka bir şey yaşanmıyordu. Fakat içleri ise davranışları ile aynı fikirde değillerdi. Onlar o kısa anda bile heyecanı aralarındaki birbirini çarpan elektriği hissetmişlerdi.
Her ne kadar öğlene doğru geliyor olsa da vakit, kahvaltılarıni yapacaklardı. Elif, burada dinlendiğimi hissedebiliyorum, şehrin kalabaklığından gürültüsünden o kadar bunalmıştım ki motorumla nereye gittiğime bakmadan sürmüştüm sadece dedi. Yolun sonunun buraya çıkacağını bilmeden diye ekledi. Lara, kazaya sevinmeliyim galiba o zaman diyordu. Yoksa bu yoldan geçip gidecektin belki de kaybolacaktın dedi. Elif, Lara' nın elini tutup şaşkınlığı hala yaşasam da ben de sevinmeliyim burada olduğuma diyordu.
Kahvaltılarına ve sohbetlerine devam ederlerken evin dışından bir ses duydular. ilk başta dişi kurtun olabileceğini düşünüp önemsemediler. Bir şeyi devirmiştir diye düşündüler. Yemeklerine bitirip kaldırdıkları sırada dişi kurt içeri girince, sen mi yaptın gürültüyü diyip sevdiler onu. Fakat tam mutfaktan çıktıkları sırada yine bir ses duydular. Bu sefer pencereden bakmaya karar verdiler.
Görünürde kimse yoktu. Her şey de normal görünüyordu. Ama bir ses duyduklarına ikisi de emindi. Bir yandan tedirgin oldukları için ikisi de dışarı çıkıp bakmak istemiyordu. Bir süre daha dışarı baktıktan sonra bize öyle geldi herhalde diyerek yapılacak işlere döndüler. Tabi akıllarında dışarıdaki o sese takılı kalarak.
Günlük işleri hallettikten sonra hava kararmaya yakın, salonda şöminenin karşısında oturuyorlardı. Lara' nın aklına bilgisayarı olduğu günler sonra aklına gelmiş ve onu getirmişti salona. Elif'e daha önce çektiği fotoğrafları gösteriyordu. Elif de minik bir hayranlıkla bakıyordu onlara, gerçekten güzel çekimlerdi. Lara'ya da takılmadan geçmiyordu, demek benim fotoğraflarımı profesyonel biri çekmiş, anlamaliydim diyordu gülerek. Lara ise minik bir utangaçlıkla onun gülüşüne eşlik ediyordu.
Tam bu anlarda yine ses duydular. Bu sefer tedirgin halleri yoktu aksine ikisi de eline alabileceği birer silahı aldı. Bu sefer kapıdan bakmaya karar verdiler. Dışarısının ışığını yakınca kimseyi görmediler fakat onları daha tedirgin eden yarı silinmiş ayak izino gördüler. Şaşkınlıkla birbirlerine bakıp kapıyı hemen kapadılar. Kim ya da ney olabilirdi bu izlerin sahibi. Kendilerinin olmadığından emindiler çünkü. Anlaşılan uzun bir gece olacaktı...
Sessizliği bozan ise Lara oluyordu, böyle bakışmak çok güzel ama birimizin karnımızı doyurmamiz için yemek hazırlaması gerekiyor diyip yerden kalkıyordu. Sonra da elini Elif'e uzatıp onu da kaldırıyordu. Kaldırırken birbirine çok yakın mesafeye gelseler de bir öpücük ya da başka bir şey yaşanmıyordu. Fakat içleri ise davranışları ile aynı fikirde değillerdi. Onlar o kısa anda bile heyecanı aralarındaki birbirini çarpan elektriği hissetmişlerdi.
Her ne kadar öğlene doğru geliyor olsa da vakit, kahvaltılarıni yapacaklardı. Elif, burada dinlendiğimi hissedebiliyorum, şehrin kalabaklığından gürültüsünden o kadar bunalmıştım ki motorumla nereye gittiğime bakmadan sürmüştüm sadece dedi. Yolun sonunun buraya çıkacağını bilmeden diye ekledi. Lara, kazaya sevinmeliyim galiba o zaman diyordu. Yoksa bu yoldan geçip gidecektin belki de kaybolacaktın dedi. Elif, Lara' nın elini tutup şaşkınlığı hala yaşasam da ben de sevinmeliyim burada olduğuma diyordu.
Kahvaltılarına ve sohbetlerine devam ederlerken evin dışından bir ses duydular. ilk başta dişi kurtun olabileceğini düşünüp önemsemediler. Bir şeyi devirmiştir diye düşündüler. Yemeklerine bitirip kaldırdıkları sırada dişi kurt içeri girince, sen mi yaptın gürültüyü diyip sevdiler onu. Fakat tam mutfaktan çıktıkları sırada yine bir ses duydular. Bu sefer pencereden bakmaya karar verdiler.
Görünürde kimse yoktu. Her şey de normal görünüyordu. Ama bir ses duyduklarına ikisi de emindi. Bir yandan tedirgin oldukları için ikisi de dışarı çıkıp bakmak istemiyordu. Bir süre daha dışarı baktıktan sonra bize öyle geldi herhalde diyerek yapılacak işlere döndüler. Tabi akıllarında dışarıdaki o sese takılı kalarak.
Günlük işleri hallettikten sonra hava kararmaya yakın, salonda şöminenin karşısında oturuyorlardı. Lara' nın aklına bilgisayarı olduğu günler sonra aklına gelmiş ve onu getirmişti salona. Elif'e daha önce çektiği fotoğrafları gösteriyordu. Elif de minik bir hayranlıkla bakıyordu onlara, gerçekten güzel çekimlerdi. Lara'ya da takılmadan geçmiyordu, demek benim fotoğraflarımı profesyonel biri çekmiş, anlamaliydim diyordu gülerek. Lara ise minik bir utangaçlıkla onun gülüşüne eşlik ediyordu.
Tam bu anlarda yine ses duydular. Bu sefer tedirgin halleri yoktu aksine ikisi de eline alabileceği birer silahı aldı. Bu sefer kapıdan bakmaya karar verdiler. Dışarısının ışığını yakınca kimseyi görmediler fakat onları daha tedirgin eden yarı silinmiş ayak izino gördüler. Şaşkınlıkla birbirlerine bakıp kapıyı hemen kapadılar. Kim ya da ney olabilirdi bu izlerin sahibi. Kendilerinin olmadığından emindiler çünkü. Anlaşılan uzun bir gece olacaktı...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com