bugün
- sözlükler arası savaş çıksa11
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- ütü13
- çay içen kız10
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- taşaklardan birinin kayıp olması3
- erdal beşikçioğlu8
- eğleniyormuş gibi yapan kadın2
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- duyulan en ilginç isim5
- oralet içen erkek5
- kalem4
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- düşün ki o bunu okuyor5
- yerinde dur3
- çaya şeker atan erkek5
- yelpaze3
- smallville'deki konuk oyuncular3
- dolma kalem3
- selam sözlük2
- akraba evliliği2
- yıkık yazarlar4
- doa otomatı3
- uludağ sözlük çeteleri9
- latte içen erkek4
- anın fotoğrafı14
- patates kızartması4
- ona bir şey söyle13
- telefona cevap vermeyen kız3
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- köpektapar2
- en boktan on yıl7
- bik bik bik bik bik bik diye öten horoz2
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- en gey özelliğiniz3
- gocu bak bi5
- ayrılık8
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- siyah2
- galatasaray5
- iq düşüren şeyler3
- aylık 425 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- sözlü kızları cinsel ihtiyacını nasıl karşılıyor3
- galatasaray 3 rennes 32
- gocu ben gocu2
- manifest grubu2
- canım adanalım2
kadınları insanların kadınların kendileri de dahil olmak üzere maalesef büyük çoğunluğu güzellik çirkinlik etrafında sınıflandırırlar.
fakat su götürmez biçimde iki kadın modeli vardır. yapan kadınlar, bir de yıkan kadınlar.
yapanlar önce kendilerini gerçekleştirirler, sonra sürekli dünya için bir şeyler yaparlar. her dokundukları bir sanat eseri haline gelir: bir ev, bir evlat, bir erkek, bir şirket, belki bir devlet...
sanki tanrının güzel hayatları şekillendirmek için vekaleten görevlendirdiği üstün insanlardır, meleklerdir, belki de azizeler. evrendeki tüm estetik unsurlar direkt endirekt onlarìn tedrisatindan geçmistir.
bir de yıkanlar vardır. yalnızca, koşulsuzca ve ölçüsüzce yıkanlar. önce sahip olmak için yıkarlar, sonra kaybetmek için kazandıklarını yıkarlar, yıkacak hiçbir şey bulamazlarsa kendilerini de yıkarlar. ömürleri bu döngü içinde sıradanlıkla geçer. yıkmaya enerjileri kalmayıp yeterince insanı ve hayatı mahvettiklerinde aile falan kurarak kendilerini gerçekleştirmeyi bir ihtimal denerler. sonra da yıkım eylemlerine toplumda daha pasif eylemlerle devam ederler falan...
şimdi bu nispette biz güzel ile çirkine karar kılmışsak, sen de iyiyle kötüye karar kılmışsın diyebilirsiniz.
aslında bu iki grup yaptıkları hiçbir şeyi iyilik veya kötülük ekseninde yapmaz.
yapan kadınların içinden de gerçek iblisler hatta şeytanlar çıkabilirken, hatta yüreklerindeki irinlere rağmen çok büyük işler başarıp kaderleri değiştirebilirken ve oldukları insanı da onları gölgelememek için rahatlıkla gizleyebilir ve gücünü böyle anlamlandırırken, yıkanlar yalnızca çocuk ruhlarından da yapıyor olabilir. istemeden sürekli başarısız olanlar, hayata karışamayanlar, kendini beğenemeyenler, kendini sevemeyenler... ve maalesef kendine saldıramayacağı için başkasına saldıranlar.
tam tersleri olabilir, varyasyonları olabilir, kafası karışıklar, araftakiler ve deliler de.
fakat bu durum sanki yalnızca kadınlarda olan iki yaradılışın zıtlaşmasıdır.
zaten tam da bu yüzden konu iyilik ve kötülükte basitleşemeyecek kadar önemlidir.
işte tam da bu yüzden dünyanın bütün iyiliği bazen direkt, bazen de kelebek etkisi dolaylılığında kadınlara bağlıdır.
fakat su götürmez biçimde iki kadın modeli vardır. yapan kadınlar, bir de yıkan kadınlar.
yapanlar önce kendilerini gerçekleştirirler, sonra sürekli dünya için bir şeyler yaparlar. her dokundukları bir sanat eseri haline gelir: bir ev, bir evlat, bir erkek, bir şirket, belki bir devlet...
sanki tanrının güzel hayatları şekillendirmek için vekaleten görevlendirdiği üstün insanlardır, meleklerdir, belki de azizeler. evrendeki tüm estetik unsurlar direkt endirekt onlarìn tedrisatindan geçmistir.
bir de yıkanlar vardır. yalnızca, koşulsuzca ve ölçüsüzce yıkanlar. önce sahip olmak için yıkarlar, sonra kaybetmek için kazandıklarını yıkarlar, yıkacak hiçbir şey bulamazlarsa kendilerini de yıkarlar. ömürleri bu döngü içinde sıradanlıkla geçer. yıkmaya enerjileri kalmayıp yeterince insanı ve hayatı mahvettiklerinde aile falan kurarak kendilerini gerçekleştirmeyi bir ihtimal denerler. sonra da yıkım eylemlerine toplumda daha pasif eylemlerle devam ederler falan...
şimdi bu nispette biz güzel ile çirkine karar kılmışsak, sen de iyiyle kötüye karar kılmışsın diyebilirsiniz.
aslında bu iki grup yaptıkları hiçbir şeyi iyilik veya kötülük ekseninde yapmaz.
yapan kadınların içinden de gerçek iblisler hatta şeytanlar çıkabilirken, hatta yüreklerindeki irinlere rağmen çok büyük işler başarıp kaderleri değiştirebilirken ve oldukları insanı da onları gölgelememek için rahatlıkla gizleyebilir ve gücünü böyle anlamlandırırken, yıkanlar yalnızca çocuk ruhlarından da yapıyor olabilir. istemeden sürekli başarısız olanlar, hayata karışamayanlar, kendini beğenemeyenler, kendini sevemeyenler... ve maalesef kendine saldıramayacağı için başkasına saldıranlar.
tam tersleri olabilir, varyasyonları olabilir, kafası karışıklar, araftakiler ve deliler de.
fakat bu durum sanki yalnızca kadınlarda olan iki yaradılışın zıtlaşmasıdır.
zaten tam da bu yüzden konu iyilik ve kötülükte basitleşemeyecek kadar önemlidir.
işte tam da bu yüzden dünyanın bütün iyiliği bazen direkt, bazen de kelebek etkisi dolaylılığında kadınlara bağlıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar