bugün
- gocu bak bi5
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı41
- yarın kpssye girecek yazarlar13
- fenerbahçe13
- ekşi sözlük9
- togg t6x4
- tek maçtan yatan iddaa kuponu2
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay2
- bursa da yakıt dökülmesiyle zincirleme kaza2
- evliliği zorlaştırmak2
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüleri3
- enayimiknatisii36
- futbol5
- uyuşturucu2
- dansöz izleme keyfi12
- çocuklara verilen farklı isimler12
- ölüm9
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- gocu51
- beşiktaş9
- anın görüntüsü25
- aziz yıldırım12
- insan olmaya ceyrek kala26
- hangi renksiniz17
- saraca finch house3
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- dün gece ne oldu14
- serhat kılıç13
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması8
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- tai lung38
- ismail kartal9
- iş kazasında ölen işçiye tali kusur3
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- saraca097
- kerem aktürkoğlu8
- fusya semsiyeli yabanci8
- sözlükteki şer çetesi12
- kumral erkek3
- online listesinden manita beğenmek7
- sözlükte herkesin avcı olması12
- sözlükteki zorbalar12
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- s'i l v'e r m'i s t28
- ölümün delilinin olmadığı gerçeği4
yürüdüğüm, bazenleri de koştuğum bir yolum vardı.
hayatım.
sonra o yolda takılıp düştüm . “olsun, olur hayatta böyle şeyler. biz zaten savaşmak için gelmedik mi buraya ?” dedim.
ama unutmuşum bir noktayı. yaralanmışım.
takılıp düştüğüm yerde benden bir parça kopmuş. göremiyorum, bulamıyorum. ayağa kalkamıyorum.
ayağa kalkmam için ona ihtiyacım var sanırım, ama ne düşürdüğümü bile bilmeden öylece bekliyorum.
gözlerim düştüğüm yerin etrafında arıyor eksik parçamı. ama bulamıyorum.
hâlâ daha yerdeyim. sürüne sürüne bekliyorum bulabilmeyi.
kendimi.
yoldan geçen biri de yok.
“olsaydı belki elimi tutup kaldırırdı.” diyorum içimden. ama yok, geçmiyor kimse.
anlıyorum o an, ben bu yolda tek başıma yürüyormuşum.
kimsesiz.
düştüğüm yerden gökyüzüne çeviriyorum bakışlarımı. yavaşça ilerleyen bulutların arkasındaki güneşin yolunu gözlüyorum.
ama saklanmış bulutların ardına, çıkmıyor.
yere düşürdüğüm eksik parçamı almadan kalkıyorum ayağa zor da olsa en sonunda.
canım yana yana.
zaman akıp geçmiş.
şimdi de etraf karanlık, yolda önümü göremiyorum.
gece örtmüş yolun üstünü.
aydınlıkken açmasını beklediğim güneş, terk ediyor beni.
sonra yine düşüyorum.
gerisi mi ? ümitsizlik.
ağlıyorum. ayın aydınlığı ilişiyor gökyüzünden gözlerime.
hafiften ışığı vuruyor önüme doğru.
sanki yol gösteriyor ama emin olamıyorum şimdi de. öylece bakıyorum aydınlattığı yere doğru. düşünüyorum.
ya güneş gibi terk edip giderse beni ?
korkuyorum bu sefer. kalkmıyorum.
biraz güvene ihtiyacım var.
evet evet.
yere düştüğümde benden kopup yere düşen ve kaybolan, bulamadığım eksik parçamın ne olduğunu o an fark ediyorum.
güven.
ama hâlâ ortalıkta, yok.
güveni bulamıyorum.
etrafta kimse yok. yalnızım.
“yok mu kimse ?” diyorum. önümdeki ay ışığının hâlâ ısrarla aydınlattığı yola doğru.
sessizlik cevap veriyor, “yok, kimse yok. yalnızsın.” diyor bana.
sonra ben susuyorum. susuyorum da gözyaşlarım konuşuyor bu sefer.
hıçkırıklarım katılıyor ara sıra.
ben artık kalkamam buradan, yürüyemem bu yolu.
“hayatıma devam edemem” deyip öldürmek istiyorum kendimi.
“ölsem benim için üzülecek kimse yok.” diyorum.
“üzülseler de unutulacağım.” diyorum.
ve unutulmayı tercih edip, kendimi öldürmeye yelteniyorum.
bir gün olurda kalkarsam beni düşürdükleri yerden,
arkama bakmadan yürüyemem ki.
sonra yine arkama bakayım derken düşerim belki.
yine.
hayatım.
sonra o yolda takılıp düştüm . “olsun, olur hayatta böyle şeyler. biz zaten savaşmak için gelmedik mi buraya ?” dedim.
ama unutmuşum bir noktayı. yaralanmışım.
takılıp düştüğüm yerde benden bir parça kopmuş. göremiyorum, bulamıyorum. ayağa kalkamıyorum.
ayağa kalkmam için ona ihtiyacım var sanırım, ama ne düşürdüğümü bile bilmeden öylece bekliyorum.
gözlerim düştüğüm yerin etrafında arıyor eksik parçamı. ama bulamıyorum.
hâlâ daha yerdeyim. sürüne sürüne bekliyorum bulabilmeyi.
kendimi.
yoldan geçen biri de yok.
“olsaydı belki elimi tutup kaldırırdı.” diyorum içimden. ama yok, geçmiyor kimse.
anlıyorum o an, ben bu yolda tek başıma yürüyormuşum.
kimsesiz.
düştüğüm yerden gökyüzüne çeviriyorum bakışlarımı. yavaşça ilerleyen bulutların arkasındaki güneşin yolunu gözlüyorum.
ama saklanmış bulutların ardına, çıkmıyor.
yere düşürdüğüm eksik parçamı almadan kalkıyorum ayağa zor da olsa en sonunda.
canım yana yana.
zaman akıp geçmiş.
şimdi de etraf karanlık, yolda önümü göremiyorum.
gece örtmüş yolun üstünü.
aydınlıkken açmasını beklediğim güneş, terk ediyor beni.
sonra yine düşüyorum.
gerisi mi ? ümitsizlik.
ağlıyorum. ayın aydınlığı ilişiyor gökyüzünden gözlerime.
hafiften ışığı vuruyor önüme doğru.
sanki yol gösteriyor ama emin olamıyorum şimdi de. öylece bakıyorum aydınlattığı yere doğru. düşünüyorum.
ya güneş gibi terk edip giderse beni ?
korkuyorum bu sefer. kalkmıyorum.
biraz güvene ihtiyacım var.
evet evet.
yere düştüğümde benden kopup yere düşen ve kaybolan, bulamadığım eksik parçamın ne olduğunu o an fark ediyorum.
güven.
ama hâlâ ortalıkta, yok.
güveni bulamıyorum.
etrafta kimse yok. yalnızım.
“yok mu kimse ?” diyorum. önümdeki ay ışığının hâlâ ısrarla aydınlattığı yola doğru.
sessizlik cevap veriyor, “yok, kimse yok. yalnızsın.” diyor bana.
sonra ben susuyorum. susuyorum da gözyaşlarım konuşuyor bu sefer.
hıçkırıklarım katılıyor ara sıra.
ben artık kalkamam buradan, yürüyemem bu yolu.
“hayatıma devam edemem” deyip öldürmek istiyorum kendimi.
“ölsem benim için üzülecek kimse yok.” diyorum.
“üzülseler de unutulacağım.” diyorum.
ve unutulmayı tercih edip, kendimi öldürmeye yelteniyorum.
bir gün olurda kalkarsam beni düşürdükleri yerden,
arkama bakmadan yürüyemem ki.
sonra yine arkama bakayım derken düşerim belki.
yine.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar