bugün
- game of thrones taki kerhaneci9
- sözlükteki sessiz yazarlar7
- sözlük kızları dertleşiyor7
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri25
- almanya da sol partiyi destekleyen gurbetçi3
- gurbetçilerin oy kullanma saçmalığı3
- arkadaşlar kova erkeğinden olur mu6
- claudian clouds38
- mustafa kemal atatürk ün boyu8
- kimse seni sevmiyor4
- afd2
- ölümden korkuyor musunuz30
- hiç antidepresan kullanmayan insan6
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı28
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi19
- hiçbir şey yapası gelmemek4
- habire1220
- öğrencinin kırtasiye masrafı 3 bin 335 lira2
- çağrı dayı2
- döner burger2
- kadın dövmek4
- yazılımcıların flört edememesi3
- atatürk diyor ki8
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- 2026 2027 uefa avrupa ligi şampiyonu3
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- epoxis2
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- tuba büyüküstün2
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- iltica16
- hamburgerin içindeki domates4
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi11
- forex dolandırıcılığı soruşturmasında 191 gözaltı2
- vedat muriqi6
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- meriç keskin4
- her biji amed8
- tulumba tatlısı6
- 0 0 719
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler7
- depresyon6
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- gecenin şarkısı12
- kafakoparan dede3
- verginin ahlaki meşruiyeti2
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- sıfır atık vakfı11
Sakın zannetme, tebdil-i memleket delilleri bu On iki Surete münhasırdır.
Belki had ve hesaba gelmez emareler, deliller var ki, şu kararsız mütegayyir memleket zevâlsiz, müstekar bir memlekete tahvil edilecektir.
Hem had ve hesaba gelmez işaretler, alâmetler var ki, bu ahali, şu muvakkat misafirhanelerden alınacak, saltanatın makarr-ı daimîsine gönderilecek.
Bahusus, gel sana On iki Suret kuvvetinden daha kuvvetli bir burhan daha göstereceğim. işte, gel, bak: Şu uzaktaki görünen cemaat-i azîme içinde, evvel adada gördüğümüz büyük nişan sahibi yâver-i ekrem bir tebliğatta bulunuyor.
Gidelim, dinleyelim. Bak, o parlak yâver-i ekrem, bak o yüksekte tâlik edilmiş ferman-ı âzamı ahaliye bildiriyor ve diyor ki: “Hazırlanınız; başka, daimî bir memlekete gideceksiniz. Öyle bir memleket ki, bu memleket ona nisbeten bir zindan hükmündedir.
Padişahımızın makarr-ı saltanatına gidip merhametine, ihsanlarına mazhar olacaksınız; eğer güzelce bu fermanı dinleyip itaat etseniz. Yoksa, isyan edip dinlemezseniz, müthiş zindanlara atılacaksınız” gibi tebliğatta bulunuyor.
Sen de görüyorsun ki, o ferman-ı âzamda öyle icazkâr bir turra var ki, hiçbir vech ile kabil-i taklit değil. Senin gibi sersemlerden başka herkes, o ferman padişahın fermanı olduğunu kat’î bilir.
Ve o parlak yâver-i ekremde öyle nişanlar var ki, senin gibi körlerden başka herkes, o zâtı padişahın pek doğru tercüman-ı evâmiri olduğunu yakinen anlar.
Acaba, o yâver-i ekrem, o ferman-ı âzamla beraber, bütün kuvvetiyle dâva edip tebliğ ettikleri şu tebdil-i memleket meselesi, hiç kabil midir ki itiraz kabul etsin? Evet, kabil değil illâ ki, bütün bu gördüğümüz herşeyi inkâr edesin. Şimdi, ey arkadaş, söz senindir, söyle. Ne diyorsan de!
“Ben ne diyeceğim, daha buna karşı birşey denilebilir mi? Gündüz ortasında güneşe karşı söz söylenebilir mi?
Yalnız derim ki: Elhamdülillâh, yüz bin defa şükür olsun ki, vehim ve heva tahakkümünden, nefis ve heves esaretinden kurtulup daimî hapis ve zindandan halâs oldum.
Ve inandım ki, bu karma karışık, kararsız misafirhanelerden başka ve kurb-u şahanede bir diyar-ı saadet vardır; biz de ona namzediz.”
işte, haşir ve âhiretten kinaye ve ibaret olan şu hikâye-i temsiliye burada tamam oldu.
Sözler kitabı / Risale-i nur / 10.söz
Belki had ve hesaba gelmez emareler, deliller var ki, şu kararsız mütegayyir memleket zevâlsiz, müstekar bir memlekete tahvil edilecektir.
Hem had ve hesaba gelmez işaretler, alâmetler var ki, bu ahali, şu muvakkat misafirhanelerden alınacak, saltanatın makarr-ı daimîsine gönderilecek.
Bahusus, gel sana On iki Suret kuvvetinden daha kuvvetli bir burhan daha göstereceğim. işte, gel, bak: Şu uzaktaki görünen cemaat-i azîme içinde, evvel adada gördüğümüz büyük nişan sahibi yâver-i ekrem bir tebliğatta bulunuyor.
Gidelim, dinleyelim. Bak, o parlak yâver-i ekrem, bak o yüksekte tâlik edilmiş ferman-ı âzamı ahaliye bildiriyor ve diyor ki: “Hazırlanınız; başka, daimî bir memlekete gideceksiniz. Öyle bir memleket ki, bu memleket ona nisbeten bir zindan hükmündedir.
Padişahımızın makarr-ı saltanatına gidip merhametine, ihsanlarına mazhar olacaksınız; eğer güzelce bu fermanı dinleyip itaat etseniz. Yoksa, isyan edip dinlemezseniz, müthiş zindanlara atılacaksınız” gibi tebliğatta bulunuyor.
Sen de görüyorsun ki, o ferman-ı âzamda öyle icazkâr bir turra var ki, hiçbir vech ile kabil-i taklit değil. Senin gibi sersemlerden başka herkes, o ferman padişahın fermanı olduğunu kat’î bilir.
Ve o parlak yâver-i ekremde öyle nişanlar var ki, senin gibi körlerden başka herkes, o zâtı padişahın pek doğru tercüman-ı evâmiri olduğunu yakinen anlar.
Acaba, o yâver-i ekrem, o ferman-ı âzamla beraber, bütün kuvvetiyle dâva edip tebliğ ettikleri şu tebdil-i memleket meselesi, hiç kabil midir ki itiraz kabul etsin? Evet, kabil değil illâ ki, bütün bu gördüğümüz herşeyi inkâr edesin. Şimdi, ey arkadaş, söz senindir, söyle. Ne diyorsan de!
“Ben ne diyeceğim, daha buna karşı birşey denilebilir mi? Gündüz ortasında güneşe karşı söz söylenebilir mi?
Yalnız derim ki: Elhamdülillâh, yüz bin defa şükür olsun ki, vehim ve heva tahakkümünden, nefis ve heves esaretinden kurtulup daimî hapis ve zindandan halâs oldum.
Ve inandım ki, bu karma karışık, kararsız misafirhanelerden başka ve kurb-u şahanede bir diyar-ı saadet vardır; biz de ona namzediz.”
işte, haşir ve âhiretten kinaye ve ibaret olan şu hikâye-i temsiliye burada tamam oldu.
Sözler kitabı / Risale-i nur / 10.söz
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar