bugün
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- gizli hesap6
- bir kızla dalga geçmek4
- en sevmediğin insan tipleri7
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- tai lung42
- mavi göz7
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- gece vardiyası yazarlar4
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- önlenemez mhp yükselişi2
- claudian clouds22
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- tupac amaru shakur2
- askerliğin gençler için faydalı olması5
- ikinci defa askere gitmek5
- kahverengi gözlü olmak4
- çok zeki olmayan çok düşünmeyen güzel kız2
- eva murati3
- iyi geceler6
- akrep2
- pazar gecesi3
- herkesin tavsiye verdiği insan3
- islam'ın hak dini olması6
- yalnız ölmek4
- deneme entry si2
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- gece geç saatte ışığı yanan evler4
- namazın amacı6
- özbek kadınlar14
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- kitap kapakları3
- uludağ itiraf10
- kadını kurtarmak isterken bıçaklanan'u y4
- anın görüntüsü25
- sözlük whatsapp grupları13
- friedrich hegel la bi cay icek12
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- güzel ayak mevsiminin kapanmaya başlaması3
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- melissa vargas7
- entrylerimin hala beğenilmesi3
- beypazarı maden suyu2
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- demokrasinin meşruiyet sorunu5
Anayasaların anası devrimlerdir.
Türkiye, Atlantik sistemine isyan ederken, aslında yeni bir anayasa yapmaya başlamıştır.
Her anayasa, önce siyasal pratiklerde yapılır. Devletin Kurucu Hukukunu, başka deyişle anayasayı kaleme alan, aslında o devrimci pratiktir.
Yeni Anayasa, 2014 sonrası yaşadığımız Vatan Savaşının Anayasası olacaktır, başka bir şey olamaz!
Anayasanın ilk dört maddesine yapılan vurgular, aslında Vatan Savaşımızdan kuvvet almaktadır ve Vatan Savaşımızı kesin zafere ulaştırma kararını ifade eder.
Ve elbette Vatan Savaşımızın dayandığı bir tarihsel birikim var. 1876, 1908, 1920 Devrimleri o tarihsel mirası oluşturur.
Fransız kimyacısı Lavoisier’nin dediği gibi, “Hiçbir şey yoktan varolmaz ve varolan hiçbir şey de yok olmaz.”
Yeni Anayasa da, yoktan varolmuyor ve elbette geleceğe bir miras bırakacaktır.
Adalet Bakanımızın Yeni Anayasayı istiklâl Savaşı mirasına dayandırması, çok önemli. Çünkü bu tanım, yalnız tarihsel birikime işaret etmiş olmakla kalmıyor, daha önemlisi Yeni Anayasanın içeriğini de belirlemiş oluyor: Yeni Anayasa, 1945 sonrasında Türkiye’ye Batıdan dayatılan anayasa çizgisinde olmayacaktır.
Batıdan dayatılan anayasaların temelinde, “Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti” tanımı bulunmaktadır.
Dikkat ediniz bu formülde bağımsızlık bulunmuyor, millî devlet bulunmuyor, bir.
ikincisi, devrimcilik bulunmuyor. Oysa Türkiye Cumhuriyeti bir devrimle kuruldu ve Atatürk’ün 1935 yılında belirttiği gibi “arasız devrimlerle” sürdürülebilirdi. 1945 yılında devrimden vazgeçen Türkiye, kendi anayasa geleneğinden de ayrılan bir çizgiye girdi.
Üçüncüsü, “sosyal devlet”, Batı emperyalizminin yeryüzü yağmasından kendi işçi sınıfına verdiği payı tanımlar. Bizim Türk Devrimi’nin 19. yüzyıldan gelen Halkçılığı ise, Mazlum Milletlerin üretim ekonomisi kurmasına yol gösterir.
Türkiye, Atlantik sistemine isyan ederken, aslında yeni bir anayasa yapmaya başlamıştır.
Her anayasa, önce siyasal pratiklerde yapılır. Devletin Kurucu Hukukunu, başka deyişle anayasayı kaleme alan, aslında o devrimci pratiktir.
Yeni Anayasa, 2014 sonrası yaşadığımız Vatan Savaşının Anayasası olacaktır, başka bir şey olamaz!
Anayasanın ilk dört maddesine yapılan vurgular, aslında Vatan Savaşımızdan kuvvet almaktadır ve Vatan Savaşımızı kesin zafere ulaştırma kararını ifade eder.
Ve elbette Vatan Savaşımızın dayandığı bir tarihsel birikim var. 1876, 1908, 1920 Devrimleri o tarihsel mirası oluşturur.
Fransız kimyacısı Lavoisier’nin dediği gibi, “Hiçbir şey yoktan varolmaz ve varolan hiçbir şey de yok olmaz.”
Yeni Anayasa da, yoktan varolmuyor ve elbette geleceğe bir miras bırakacaktır.
Adalet Bakanımızın Yeni Anayasayı istiklâl Savaşı mirasına dayandırması, çok önemli. Çünkü bu tanım, yalnız tarihsel birikime işaret etmiş olmakla kalmıyor, daha önemlisi Yeni Anayasanın içeriğini de belirlemiş oluyor: Yeni Anayasa, 1945 sonrasında Türkiye’ye Batıdan dayatılan anayasa çizgisinde olmayacaktır.
Batıdan dayatılan anayasaların temelinde, “Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti” tanımı bulunmaktadır.
Dikkat ediniz bu formülde bağımsızlık bulunmuyor, millî devlet bulunmuyor, bir.
ikincisi, devrimcilik bulunmuyor. Oysa Türkiye Cumhuriyeti bir devrimle kuruldu ve Atatürk’ün 1935 yılında belirttiği gibi “arasız devrimlerle” sürdürülebilirdi. 1945 yılında devrimden vazgeçen Türkiye, kendi anayasa geleneğinden de ayrılan bir çizgiye girdi.
Üçüncüsü, “sosyal devlet”, Batı emperyalizminin yeryüzü yağmasından kendi işçi sınıfına verdiği payı tanımlar. Bizim Türk Devrimi’nin 19. yüzyıldan gelen Halkçılığı ise, Mazlum Milletlerin üretim ekonomisi kurmasına yol gösterir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar