bugün
- iremga32
- en sevdiğiniz hayvan4
- tem şubenin sözlükte kavga etmesi8
- gammaz arkadaşlar acil baksın8
- bu saatte hala uyumama sebebi2
- türkiye de kadınların paraya tapma sebepleri2
- sözlük erkeklerinin göğüsleri19
- uludağdaki gambaz zulmüne uğrayan yazarlar9
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- zurna dürüm4
- sözlük erkeklerinin memeleri8
- narsist birine aşık olmak2
- kavun kokusu4
- velvet8
- sibel can'ın uludağ sözlük nicki6
- uyudunuz mu4
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması27
- gideni irdeleyen kezo3
- nick vermeden bir yazara seslen11
- sözlükte çok az hamferdi olması6
- ahmet mümtaz taylan4
- anne ile seks yapmak5
- nevşehir denince akla gelenler4
- görür görmez artılanan yazarlar4
- nihavent bey bay birader4
- beybi leydi3
- sözlüğe bir erkek meme mi attı sorunsalı5
- beybi leydi ile zurna dürüm yemek2
- sibel can'a benzeyen yuzır5
- kızlar acilen konuşmamız gerek19
- süleymancılar8
- haftanın gammazları listesi25
- sözlükle ilgili kırgınlığım var3
- sigarayı bırakmak4
- sözlükte meme ayrımcılığı5
- sakatat4
- arkadaşlar çabuk buraya bakın4
- migros'ta şarap seçen yalnız ve hüzünlü kadınlar4
- tenis oynayan kız çekiciliği4
- şaka maka uludağda çok bayan yazar olması3
- canımın buz gibi yeşil üzüm çekmesi4
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği6
- ismedin geçeceği illerde yapılacak kutlamalar3
- arkadaşlar ben uyuyorum bir şey demeyin3
- sevilen yazara yazılan şiir3
- dayanamayıp kitap almak7
- ona sor2
- iki zenciyle aynı odada uyumak9
- sözlüğe efsane filmler bırak7
- kocu7
4. sezonumda newcastle'da kendimi bulduğum oyun, hastalık derecesinde bağımlılık yapıyor.
chievo'da başladığım futbol yaşantımda, hep küçük takımların büyük futbolcusu olmak gibi bir hayalim vardı. ne bileyim napoli'nin maradona'sı, galatasaray'ın hagi'si, barcelona'nın messi'si gibi. yok bu en son dediğim olmadı. neyse. özelliklerimi iyice geliştirip, chievo'dan ingiltere ligi'ne transfer olmak en büyük hayalimdi.
ama gençliğin verdiği rehavetle ilk sezonda neredeyse full yedek bekledikten sonra ikinci sezon da si.erim lan deyip skip match yapmaya başladım, o bar senin bu bar benim, gelsin çıtırlar, içkiler sigaralar derken bir baktım bu götoşlar sözleşme yenilemek istemiyor benimle. 19 maçta 7 gol 3 asist yapmışım ki bu da orta saha oyuncusu için iyi sayılabilecek bir istatistik, takımın en iyi dördüncü istatistiği hatta. "birgün beni arzularsınız ama kapımı bile çalamazsınız lan" dedim ve ingiltere'nin yolunu tuttum. kim mi? stoke city! ne bekliyordum ki, maç eksiği olan, ronaldo gibi göbek yapmış bir adamı gelip manu mu isteyecekti. topladım bavulları gittim.
off! işkence yaa, küçük takımın yıldızı olacam derken harcanıp gidiyordum. çünkü nekadar maç yaparsan o kadar daha fazla gelişiyorsun, ama bu takımda değil avrupa'da oynamak, ilk ona bile giremezdim. sezon ortasını değerlendirmek için bekledim. son haftaya kadar hem de. son hafta gelen teklifle ise gözlerim yaşardı, newcastle beni 3. sezonumun ortasında kadrosuna katmıştı.
o sene 4-5 maç sonra ilk on bire girmeye başladım. takımın ligdeki derecesi kötüydü ancak uefa'da yarı finale kadar çıkmıştık. sezon sonuda ise artık 20 yaşında uefa kupasıyla poz veren ve milli takım ile dünya kupası için mücadele verecek bir eleman olmuştum. ayrıca yarım sezon oynamama rağmen o yaşta bir de uefa kupası asist krallığı ödülünü almıştım.
geçen sezon ise tabiri caizse fırtına gibi estik. ligi 11. bitirdiğimiz için avrupa'da yoktuk ancak takımımı şampiyon yapacağıma and içmiştim. ve öyle de oldu, hem lig hem de d1 cup bizim oldu. alan smith - theo walcott - montolivo - owen - martins ve son olarak ben. efsanevi bir hücum hattımız oluşmuştu. bu takımın maradona'sı olmak şampiyonluklar, şampiyonlar ligi kupaları görmek istiyordum. yeter lan, ağlıcam şimdi.
çocuk gibi heyecanlandım yine sözlük, mına koyayım senin konami!
chievo'da başladığım futbol yaşantımda, hep küçük takımların büyük futbolcusu olmak gibi bir hayalim vardı. ne bileyim napoli'nin maradona'sı, galatasaray'ın hagi'si, barcelona'nın messi'si gibi. yok bu en son dediğim olmadı. neyse. özelliklerimi iyice geliştirip, chievo'dan ingiltere ligi'ne transfer olmak en büyük hayalimdi.
ama gençliğin verdiği rehavetle ilk sezonda neredeyse full yedek bekledikten sonra ikinci sezon da si.erim lan deyip skip match yapmaya başladım, o bar senin bu bar benim, gelsin çıtırlar, içkiler sigaralar derken bir baktım bu götoşlar sözleşme yenilemek istemiyor benimle. 19 maçta 7 gol 3 asist yapmışım ki bu da orta saha oyuncusu için iyi sayılabilecek bir istatistik, takımın en iyi dördüncü istatistiği hatta. "birgün beni arzularsınız ama kapımı bile çalamazsınız lan" dedim ve ingiltere'nin yolunu tuttum. kim mi? stoke city! ne bekliyordum ki, maç eksiği olan, ronaldo gibi göbek yapmış bir adamı gelip manu mu isteyecekti. topladım bavulları gittim.
off! işkence yaa, küçük takımın yıldızı olacam derken harcanıp gidiyordum. çünkü nekadar maç yaparsan o kadar daha fazla gelişiyorsun, ama bu takımda değil avrupa'da oynamak, ilk ona bile giremezdim. sezon ortasını değerlendirmek için bekledim. son haftaya kadar hem de. son hafta gelen teklifle ise gözlerim yaşardı, newcastle beni 3. sezonumun ortasında kadrosuna katmıştı.
o sene 4-5 maç sonra ilk on bire girmeye başladım. takımın ligdeki derecesi kötüydü ancak uefa'da yarı finale kadar çıkmıştık. sezon sonuda ise artık 20 yaşında uefa kupasıyla poz veren ve milli takım ile dünya kupası için mücadele verecek bir eleman olmuştum. ayrıca yarım sezon oynamama rağmen o yaşta bir de uefa kupası asist krallığı ödülünü almıştım.
geçen sezon ise tabiri caizse fırtına gibi estik. ligi 11. bitirdiğimiz için avrupa'da yoktuk ancak takımımı şampiyon yapacağıma and içmiştim. ve öyle de oldu, hem lig hem de d1 cup bizim oldu. alan smith - theo walcott - montolivo - owen - martins ve son olarak ben. efsanevi bir hücum hattımız oluşmuştu. bu takımın maradona'sı olmak şampiyonluklar, şampiyonlar ligi kupaları görmek istiyordum. yeter lan, ağlıcam şimdi.
çocuk gibi heyecanlandım yine sözlük, mına koyayım senin konami!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar