bugün
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek10
- en çok ihanet eden burçlar7
- sözlüğe renk katan yazarlar6
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor23
- sarı poşet kudurtması15
- götünden tanırım seni5
- her konuda bilgisi olanı ukala diyerek hor görmek5
- iyiliğin yan etkileri4
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler4
- oğlak burcu kadını4
- evliliği ayakta tutan güçler13
- y o r u l d u m5
- true nickli yazar13
- türkiye de muhalefet var mı10
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- arkadaşlar grup açıyorum gelmek ister misiniz5
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- inşaat mühendislerindeki dayanılmaz çekicilik4
- bik bik'in neden bu kadar tatlı olması7
- manisada okul saldırısı17
- iş hayatında takılan maskeler5
- kış geliyor6
- yılbaşında marketler havai fişek satmalı3
- celal şengör'ün burç yorumu4
- kutsi2
- erkeklerin bir kızda aradığı kriterler5
- siyaset üstü yazarlar9
- tai lung10
- kova burçlari bakar misiniz4
- z kuşağı9
- beyaz torosta büyümüş kaltaklar4
- beleş tuvalet kağıdı ve beleş sıvı sabun3
- evlatlığın eşiyle cinsel ilişkiye girmek yasaktır2
- çok hastayım sözlük2
- pkk lılar ermeni dölüdür deyince hırttıran hırt9
- eski arkadaşlarınızın fotoğrafları2
- dr serkan aygın2
- kendinden bile sakladığın şey4
- atatürk'e tapmak'ya da reis tapmak3
- derin düşüncelere dalmış görünen insan4
- sözlükte herkesin kavga edecek bir şey bulması5
- sahipsiz çocuklara ne olur2
- tayyip ölünce başa kim geçecek sorunsalı3
- berbere gidince söylenenler5
- husiler yüzünden gemilerin 15 gün gecikmesi8
- sözlüğümde siyaset istemiyorum kampanyası8
- halk tv haberciliği5
- selvi boylu mal yazmalım2
- türkiye bir kedi cumhuriyetine nasıl dönüştü8
- mel mel abi dün neden bira içmeye gelmedin6
Ortaokulda sınıf yeni gelen bir kız vardı adı Kübra. Kübra tam 4 sene boyunca sınıftaki iki arkadaşı hariç kimseyle konuşmadı. Sorulara yanıt vermiyor, öğretmenin okuma gibi yönergelerine cevap vermeden sınıfın ortasında ağlıyordu. Çok utangaç ve özgüvensiz bir kızdı. Birkaç sene sonra onunla arkadaş oldum ve neden ortaokul öğretiminde böyle davrandığını sormuştum. Meğersem hoşlandığı çocuk onun sesinin kalınlığı ile dalga geçtiği için yıllarca sessiz kalmış. Şimdi instagramda onu takip ediyorum. Az önce erkek arkadaşıyla bir video atmış hala çok utanarak gülüyor gözlerindeki utangaçlık hala aynı. Belki çok başarılı ve girişken biri olacaktı ama aptal bir yargı yüzünden korkak,pasif, özgüvensiz ve sessiz biri oldu. Bir söz bir insanın hayatını bu kadar değiştirebilmesi beni şaşırtıyor.
Çocuklar cinsiyetlerini temellendirdikleri ve benliklerini oluşturduğu bu dönem çok hassas. Umarım çocuklarımızı güzel, çevresine faydalı sağlıklı ve güçlü yetiştirebiliriz.
Bu konuda öğretmenlerin tavrı önemli. O arkadaşım rehber danışman yardımı almalı, ailesiyle konuşulmalı ve bir psikoloğa yönlendirmeliydi. Yine aynı sınıftan bir arkadaşın vardı. ilk okulda fen dersinde insanın vücudundan bahsederken kilo problemiyle ilgili bir soru vardı kitapta. Hoca sesli bir şekilde soruyu okuyarak madem soru kiloyla ilgili o zaman bu soruyu şişman biri yanıtlasın dedi. Emine, samet, umut... hepsine tek tek söz verdi. Yerin dibine girmiştim ben de şişmandım o zamanlar. Ne kadar bilinçsizce bir davranış.
Okullarda duvara sınıfın boy ve kilo grafiği asılırdı. Bunun ne anlamı var. öğrenciler kilosuna göre azdan çoğa göre listelenirdi.ben 30 kişilik sınıfta 20. Sıralardaydım sanırım. Bunlar beni üzen davranışlar ve özgüvenimi eksilten davranışlardı. Çocukla ilgilenilen öğretmen rastgele seçilmemeli daha önce çalıştığı velilerden bilgi alınmalı ve sınıfta asılı olan her şey incelenmeli.
iki dönem devlet anaokulunda stajyerlik yaptım. Hayattan bir haber, saçma sapan yargıları olan ve tek derdi üstündeki renklerin uyumu olan çocuklarla iletişimi bilmeyen bir öğretmen vardı. Sonradan geldiğinden ben sınıfa ve çocuklara daha hakimdim. O sigarasını içer, dedikodusu, eşini ve aldığı kıyafetleri millete anlatır ben çocuklara ders anlatırdım. Anaokulu çocuğun karakterlerinin ana temellerinin oluştuğu dönem. Böyle verimsiz bir kadına çocuğunuz emanet etmek çocuğunuzu her gün boş bir odaya kapatmak gibi. Çocuk boş odada ne öğrenebilir.
Çok çocuk gelişimci çevrem var. O öğretmen olacak birçok kadın önyargı, norm ve tek doğrularla dolu ve bilinçsiz. Onlar sizin çocuğunuzun eksiklerini bilecek, gözlemleyebilecek, sorununu anlayıp potansiyelini ortaya koyup onu geliştirebilecek potansiyelde değil. Karşımda 2 anaokulu var. Çocuğunuzu sizden alırken ve size geri verirken yüzleri gülüyor ve samimi olabilirler ama okulun içinde çocuklarınızla göründükleri gibi ilgilendiğini ve kıymet verdiğini düşünüyorsanız kendinizi kandırıyorsunuz. Onların çoğu göstermelik etkinlikler ve uygulamalar yapıyorlar. Akşam olsa da eve gitsek kafasındalar. O öğretmenler çevresine çocuğunuzun fotoğrafını gösterip “ayy bu çocuğun ne söylediğini anlamıyorum, şuna sinir oluyorum, bunun annesi çok kötü giyiniyor, bu akıllı ama annesi üst üste aynı kıyafeti giydiriyor” muhabbeti yapıyorlar.
Çocuğunuz eve geldiğinde hangi etkinlikten ne öğrendiğini sorun. Neden sonuç ilişkisi kuramıyorsa o anaokulundan alın çocuğunuzu. Ya da bugün hangi duyguları neden hissettiğini sorun. Üst üste günlerce üzgün olduğunu veya okula girerken ağlayarak kendini ifade ettiğini görürseniz çocuğunuzu doğru insanlara emanet etmiyorsunuz demektir. O öğretmenler akşam eve gitmenin derdinde olan öğretmenler.
Öğretmen çocuğa sınıfa girmek için alışma dönemin haricinde dil dökmemeli. Çocuklar koşa koşa gelecekleri bir sınıfta mutludur ve zamanla sorduğu sorular anlamlaştıkça ve bir konu üzerine bilgi verebiliyorsa eğitimi tam anlamıyla görebiliyordur. Biz çocukları uzay, dünya, bilim, insan, beden ve duygular konusunda eğitirdik. Her ay sinema, tiyatro veya çimenlik alana götürüp dışarıyla ilişkilerini güçlendirip, özgüvenlerini körükler ve onlara hobi alanları gösterirdik. Çocuklar zamanla doğruyu bildikleri için uslu duruyor, verilen bilgilerden neden-sonuç ilişkisi kurabiliyor ve daha bilinçli, farkında davranıyorlardı. Çocuklarınızda bunları gözlemlemiyorsanız çocuğunuz yanlış yerdedir. iyi araştırın bu yaşta alınan öğretimin ve kişilerin çocuklar üzerindeki kötü etkilerin geri dönüşü yok.
Çocuklar cinsiyetlerini temellendirdikleri ve benliklerini oluşturduğu bu dönem çok hassas. Umarım çocuklarımızı güzel, çevresine faydalı sağlıklı ve güçlü yetiştirebiliriz.
Bu konuda öğretmenlerin tavrı önemli. O arkadaşım rehber danışman yardımı almalı, ailesiyle konuşulmalı ve bir psikoloğa yönlendirmeliydi. Yine aynı sınıftan bir arkadaşın vardı. ilk okulda fen dersinde insanın vücudundan bahsederken kilo problemiyle ilgili bir soru vardı kitapta. Hoca sesli bir şekilde soruyu okuyarak madem soru kiloyla ilgili o zaman bu soruyu şişman biri yanıtlasın dedi. Emine, samet, umut... hepsine tek tek söz verdi. Yerin dibine girmiştim ben de şişmandım o zamanlar. Ne kadar bilinçsizce bir davranış.
Okullarda duvara sınıfın boy ve kilo grafiği asılırdı. Bunun ne anlamı var. öğrenciler kilosuna göre azdan çoğa göre listelenirdi.ben 30 kişilik sınıfta 20. Sıralardaydım sanırım. Bunlar beni üzen davranışlar ve özgüvenimi eksilten davranışlardı. Çocukla ilgilenilen öğretmen rastgele seçilmemeli daha önce çalıştığı velilerden bilgi alınmalı ve sınıfta asılı olan her şey incelenmeli.
iki dönem devlet anaokulunda stajyerlik yaptım. Hayattan bir haber, saçma sapan yargıları olan ve tek derdi üstündeki renklerin uyumu olan çocuklarla iletişimi bilmeyen bir öğretmen vardı. Sonradan geldiğinden ben sınıfa ve çocuklara daha hakimdim. O sigarasını içer, dedikodusu, eşini ve aldığı kıyafetleri millete anlatır ben çocuklara ders anlatırdım. Anaokulu çocuğun karakterlerinin ana temellerinin oluştuğu dönem. Böyle verimsiz bir kadına çocuğunuz emanet etmek çocuğunuzu her gün boş bir odaya kapatmak gibi. Çocuk boş odada ne öğrenebilir.
Çok çocuk gelişimci çevrem var. O öğretmen olacak birçok kadın önyargı, norm ve tek doğrularla dolu ve bilinçsiz. Onlar sizin çocuğunuzun eksiklerini bilecek, gözlemleyebilecek, sorununu anlayıp potansiyelini ortaya koyup onu geliştirebilecek potansiyelde değil. Karşımda 2 anaokulu var. Çocuğunuzu sizden alırken ve size geri verirken yüzleri gülüyor ve samimi olabilirler ama okulun içinde çocuklarınızla göründükleri gibi ilgilendiğini ve kıymet verdiğini düşünüyorsanız kendinizi kandırıyorsunuz. Onların çoğu göstermelik etkinlikler ve uygulamalar yapıyorlar. Akşam olsa da eve gitsek kafasındalar. O öğretmenler çevresine çocuğunuzun fotoğrafını gösterip “ayy bu çocuğun ne söylediğini anlamıyorum, şuna sinir oluyorum, bunun annesi çok kötü giyiniyor, bu akıllı ama annesi üst üste aynı kıyafeti giydiriyor” muhabbeti yapıyorlar.
Çocuğunuz eve geldiğinde hangi etkinlikten ne öğrendiğini sorun. Neden sonuç ilişkisi kuramıyorsa o anaokulundan alın çocuğunuzu. Ya da bugün hangi duyguları neden hissettiğini sorun. Üst üste günlerce üzgün olduğunu veya okula girerken ağlayarak kendini ifade ettiğini görürseniz çocuğunuzu doğru insanlara emanet etmiyorsunuz demektir. O öğretmenler akşam eve gitmenin derdinde olan öğretmenler.
Öğretmen çocuğa sınıfa girmek için alışma dönemin haricinde dil dökmemeli. Çocuklar koşa koşa gelecekleri bir sınıfta mutludur ve zamanla sorduğu sorular anlamlaştıkça ve bir konu üzerine bilgi verebiliyorsa eğitimi tam anlamıyla görebiliyordur. Biz çocukları uzay, dünya, bilim, insan, beden ve duygular konusunda eğitirdik. Her ay sinema, tiyatro veya çimenlik alana götürüp dışarıyla ilişkilerini güçlendirip, özgüvenlerini körükler ve onlara hobi alanları gösterirdik. Çocuklar zamanla doğruyu bildikleri için uslu duruyor, verilen bilgilerden neden-sonuç ilişkisi kurabiliyor ve daha bilinçli, farkında davranıyorlardı. Çocuklarınızda bunları gözlemlemiyorsanız çocuğunuz yanlış yerdedir. iyi araştırın bu yaşta alınan öğretimin ve kişilerin çocuklar üzerindeki kötü etkilerin geri dönüşü yok.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar