bugün
- nickten isim tahmini yapmak9
- arkadaşlar pizza yer miyiz4
- haramidere de haramilik yapmak5
- gerçek sözlük yazarı uzun saçlı sakallı obez olur3
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- cabrio tigra süren kadının arabasına atlatmak2
- caddebostan da bostan yetiştirmek3
- amerikaya taşınmak2
- yürüyen bok4
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak2
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- kilolu olmak6
- başlarım böyle hayata deyip akp'ye üye olmak5
- kedin mi var derdin var4
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- tavsiye4
- sinem dedetaş11
- oral süspansiyon3
- şaka maka 40'a yaklaşmak7
- sozluk yazarlarinin zengin olmasi2
- zall adlı yazar4
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- allah 1 metin 2 rte 33
- mason greenwood11
- 6 ağustos 2026 hradec kralove beşiktaş maçı2
- ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı8
- yorgun mermi10
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- çerçeve yasa7
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı11
- batıl inançlar6
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- üsküdar da başkan vekili seçimi tartışması2
- emret komutanım tahir yüzbaşı5
- 15 temmuz tiyatro mu7
- velvet hanım ile kahve içmek8
- abant su3
- trabzonspor5
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- kısa boylu olmak6
- ciddi düşünülen kızın dünya düz demesi6
- erdogan'a suikast timi itirafı8
- renault 9 broadway12
- yoran insanların ortak özellikleri5
- türkiye ve 7 ülkeden israil'e ortak tepki5
Roma’nın Kuruluş Efsanesi: Romus ve Romulus
Dünyanın en meşhur ve güzel şehirlerinin başında roma gelir. italya’nın başkenti olmasının yanında yüzlerce asır dünyanın varolmuş en büyük imparatorluğuna da ev sahipliği yapmış bu şehrin kuruluşuyla ilgili pek çok efsane vardır. Şüphesiz en bilineni ve kabul göreni de Romus ve Romulus Efsanesidir.
Efsaneye göre Truva savaşının ardından, Yunanların şehri talan etmesinden sonra, Truva şehrinin prenslerinden Aeneas esaretten kurtulup italya’ya gelerek Tiber Nehri kıyısına yerleşir. Burada beraberindekilerle birlikte uzun beyaz şehir anlamına gelen ‘Alba Longa’ şehrini kurdular. Aeneas’in ardından yerine bir çok kral geldi geçti. Bu krallardan birisi de Numitor’du. Halkını adalet ve doğrulukla yöneten Numitor, halkı tarafından da çok seviliyordu. Fakat zalim kardeşi Amulius onu kıskanıyor ve türlü entrikalarla onu tahttan indirmek için çabalıyordu. Abisine karşı ayaklanan Amulius onu tahttan indirerek, tüm topraklarını da elinden aldı. Numitor, hayatından endişe ederek kaçtı ve civar tepelerdeki çobanların arasına karışarak saklandı.
Amulius, oldukça zalim bir adamdı. Halka kötü davranıyor, tahtın elinden alınacağı korkusuyla yaşıyordu. Numitor’un şehirde kalan Silvia adında bir kızı kalmıştı. Amulius kız olmasından dolayı ondan pek fazla çekinmiyordu. Ta ki Silvia’nın ikiz erkek çocuğu dünyaya gelene kadar. Çocuklardan haberdar olan Amulinus adamlarına çocukları bularak Tiber nehrine atmalarını emretti. Fakat adamları çocuklara acımış onları öldürememişlerdi. Sazlardan bir sepet yaparak çocukları içine koymuş ve Tiber Nehrine bırakmışlardı. Sepet nehirde sürüklenerek Nehir kenarındaki bir incir ağacının dalına takıldı. O sırada yavruları avcılar tarafından öldürülmüş olan bir kurt, çocukların ağlama seslerini duyarak oraya gitmiş ve soğuktan titreyen yavrucukları görmüştü. Onları koklamak için eğildiği sırada soğuktan titreyen bebeklerin kendisine sokulduğunu gördü. Bebekleri alarak kendi inine götüren kurt, onları besledi ve kendi yavruları gibi bakmaya başladı.
Çocukların kurtun yanındaki hayatları da çok uzun sürmez. O sırada Tiber kıyısında gezen Faustulus adında bir çoban bir mağara içinde garip sesler duydu. Seslerin geldiği mağara içine girince iyi bakılmış sırt üstü yatan iki çocuğu gördü. Çocuklar kurt yavruları gibi sesler çıkarıyordu. Şaşkınlığı üzerinden atan Faustulus çocukları alarak karısına götürür. Faustulus ve karısının çocuğu olmuyordu ve bu çocukları büyük bir mutlulukla yanlarına aldılar. Çocuklardan birine Romulus diğerine de Romus adını verdiler. Zamanla çocuklar büyümüş ve boylu poslu, güçlü, yakışıklı birer delikanlıya dönüştüler. Babalarının sürüsünün başına geçip sürülerin çobanı oldular. Karşılaştıkları bütün savaşlarda galip gelen kardeşler kısa sürede diğer çobanlarında lideri oldular.
Bir zaman sonra çobanlar arasında yine bir kavga oldu. Ara bulucu olarak, önde gelen bir ihtiyar olan Numitor getirildi. Romus ve Romulus’ın kızı Silvia’ya benzerliğini farkeden Numitor, ikizler hakkında Faustulus’tan bilgi alarak onların kendi torunları olduğunu öğrendi. Numitor başından geçenleri torunlarına anlatmasıyla, ikizler çobanları da arkalarına alarak Amulius’un üstüne yürüdüler ve dedelerini yeniden tahta çıkardılar.
Numitor, Torunlarına yaptıkları bu büyük iyilik karşılığında istedikleri bir yerde şehir kurmalarına müsade etti. Romus ve Romulus kurdun kendilerini bulduğu bölgede karar kıldılar. Bu bölge yedi tepeden oluşuyordu. Şehrin hangi tepe üzerine kurulacağı konusunda kardeşler arasında anlaşmazlık çıktı. Romus Aventine, Romulus ise Palatine Tepesine şehri kurmak istiyordu. Bu sorunun çözümü için ise kararı tanrıların vermesini kararlaştırdılar.
Romus Aventine tepesine Romulus ise Palantine tepesinin üzerine çıktı. Bir gün boyunca o tepelerin üzerinde tanrıdan bir işaret beklediler. Güneşin doğmasına yakın Romus 6 akbabanın kendine doğru uçtuğunu gördü. Romulus a doğru da 12 akbabanın uçtuğu görüldü.
insanlar bu durumu bir işaret olarak kabul etmiş ve Romulus’u şehrin kurucusu ilan etmişlerdi. Bu duruma Romus çok üzüldü. Romulus şehrin sınırlarını çizip planlarını yaptı ve Şehri, Palatine tepesi üzerine kurmaya başladı.
Romulus'un ikizi romus'u öldürmesi
Çizilen sınırın üzerine Romulus ve adamlarının şehrin surlarını yapmaya başladı. Her geçen gün surlar biraz daha yükseliyor, Romus ise bu durumu gördükçe daha fazla sinirleniyor ve Romulus’u daha da kıskanıyordu. Sonunda kendisini tutamadı ve surların üzerinde çalışan kardeşine: "Yaptığınız bu surlar düşmanları içeriye sokmak için oldukça elverişli. Duvarın üzerine sıçrayarak. Eğer düşman da böyle surların üzerinden sıçrarsa ne yaparsınız" diye sordu. Romulus kardeşinin tavırlarına ve hakaretlerine çok kızdı. Elindeki mızrağı Romus’a saplayarak: "işte o zaman düşmana yapacağımız" diye bağırdı. Aldığı mızrak yarasıyla Romus oracıkta öldü. Romulus bir anlık öfkesi sonucu kardeşini öldürmüştü. Ne kadar pişmanlık ve üzüntü yaşasa da artık iş işten geçmişti. Romulus artık şehrin tek ve tartışmasız kralı olmuştu ve Romulus’un emriyle şehre bundan böyle Roma adı verilmişti.
isa’dan 753 yıl önce Romulus tarafıdan kurulan bu şehir, zamanla büyümüş ve Roma imparatorluğuna başkentlik yapmıştır. Romus ve Romulus yedi tepenin hangisi üzerine şehri kuracağı konusunda tartışmıştı. Fakat şehrin büyümesiyle yedi tepenin de üzeri mahallelerle doldu. Romaya yedi tepeli şehir denmesinin sebebi de budur. Konstantine, Roma'nın dışında bir şehir kurmak istediğinde Roma’yı andırdığı için yine yedi tepeli istanbul’u seçmişti. Zira Roma romalılar için her zaman kutsaldı. Romalılar için ikizlerin nehirden kurtaran incir ağacı kutsaldı. Onu sık sık ziyaret ettiler ve gölgesinde tanrılara kurbanlar kestiler. Romus ve Romulus’u kurtarıp besleyen Kurdun da tunçtan bir heykelini yaparak şehrin meydanında sergilediler. Günümüzde dahi Roma şehrinde halkın ve ziyaretçilerin şehrin kurucularını unutmaması için bir dişi kurt beslenir.
Romulus ve romus'un dişi bir kurttan süt emmesi, türklerin bozkurt destanına çok benzemektedir. As roma takımının ableminde, romulus'un ve romus'un dişi kurttan süt emdiği tasviri bulunmaktadır.
Dünyanın en meşhur ve güzel şehirlerinin başında roma gelir. italya’nın başkenti olmasının yanında yüzlerce asır dünyanın varolmuş en büyük imparatorluğuna da ev sahipliği yapmış bu şehrin kuruluşuyla ilgili pek çok efsane vardır. Şüphesiz en bilineni ve kabul göreni de Romus ve Romulus Efsanesidir.
Efsaneye göre Truva savaşının ardından, Yunanların şehri talan etmesinden sonra, Truva şehrinin prenslerinden Aeneas esaretten kurtulup italya’ya gelerek Tiber Nehri kıyısına yerleşir. Burada beraberindekilerle birlikte uzun beyaz şehir anlamına gelen ‘Alba Longa’ şehrini kurdular. Aeneas’in ardından yerine bir çok kral geldi geçti. Bu krallardan birisi de Numitor’du. Halkını adalet ve doğrulukla yöneten Numitor, halkı tarafından da çok seviliyordu. Fakat zalim kardeşi Amulius onu kıskanıyor ve türlü entrikalarla onu tahttan indirmek için çabalıyordu. Abisine karşı ayaklanan Amulius onu tahttan indirerek, tüm topraklarını da elinden aldı. Numitor, hayatından endişe ederek kaçtı ve civar tepelerdeki çobanların arasına karışarak saklandı.
Amulius, oldukça zalim bir adamdı. Halka kötü davranıyor, tahtın elinden alınacağı korkusuyla yaşıyordu. Numitor’un şehirde kalan Silvia adında bir kızı kalmıştı. Amulius kız olmasından dolayı ondan pek fazla çekinmiyordu. Ta ki Silvia’nın ikiz erkek çocuğu dünyaya gelene kadar. Çocuklardan haberdar olan Amulinus adamlarına çocukları bularak Tiber nehrine atmalarını emretti. Fakat adamları çocuklara acımış onları öldürememişlerdi. Sazlardan bir sepet yaparak çocukları içine koymuş ve Tiber Nehrine bırakmışlardı. Sepet nehirde sürüklenerek Nehir kenarındaki bir incir ağacının dalına takıldı. O sırada yavruları avcılar tarafından öldürülmüş olan bir kurt, çocukların ağlama seslerini duyarak oraya gitmiş ve soğuktan titreyen yavrucukları görmüştü. Onları koklamak için eğildiği sırada soğuktan titreyen bebeklerin kendisine sokulduğunu gördü. Bebekleri alarak kendi inine götüren kurt, onları besledi ve kendi yavruları gibi bakmaya başladı.
Çocukların kurtun yanındaki hayatları da çok uzun sürmez. O sırada Tiber kıyısında gezen Faustulus adında bir çoban bir mağara içinde garip sesler duydu. Seslerin geldiği mağara içine girince iyi bakılmış sırt üstü yatan iki çocuğu gördü. Çocuklar kurt yavruları gibi sesler çıkarıyordu. Şaşkınlığı üzerinden atan Faustulus çocukları alarak karısına götürür. Faustulus ve karısının çocuğu olmuyordu ve bu çocukları büyük bir mutlulukla yanlarına aldılar. Çocuklardan birine Romulus diğerine de Romus adını verdiler. Zamanla çocuklar büyümüş ve boylu poslu, güçlü, yakışıklı birer delikanlıya dönüştüler. Babalarının sürüsünün başına geçip sürülerin çobanı oldular. Karşılaştıkları bütün savaşlarda galip gelen kardeşler kısa sürede diğer çobanlarında lideri oldular.
Bir zaman sonra çobanlar arasında yine bir kavga oldu. Ara bulucu olarak, önde gelen bir ihtiyar olan Numitor getirildi. Romus ve Romulus’ın kızı Silvia’ya benzerliğini farkeden Numitor, ikizler hakkında Faustulus’tan bilgi alarak onların kendi torunları olduğunu öğrendi. Numitor başından geçenleri torunlarına anlatmasıyla, ikizler çobanları da arkalarına alarak Amulius’un üstüne yürüdüler ve dedelerini yeniden tahta çıkardılar.
Numitor, Torunlarına yaptıkları bu büyük iyilik karşılığında istedikleri bir yerde şehir kurmalarına müsade etti. Romus ve Romulus kurdun kendilerini bulduğu bölgede karar kıldılar. Bu bölge yedi tepeden oluşuyordu. Şehrin hangi tepe üzerine kurulacağı konusunda kardeşler arasında anlaşmazlık çıktı. Romus Aventine, Romulus ise Palatine Tepesine şehri kurmak istiyordu. Bu sorunun çözümü için ise kararı tanrıların vermesini kararlaştırdılar.
Romus Aventine tepesine Romulus ise Palantine tepesinin üzerine çıktı. Bir gün boyunca o tepelerin üzerinde tanrıdan bir işaret beklediler. Güneşin doğmasına yakın Romus 6 akbabanın kendine doğru uçtuğunu gördü. Romulus a doğru da 12 akbabanın uçtuğu görüldü.
insanlar bu durumu bir işaret olarak kabul etmiş ve Romulus’u şehrin kurucusu ilan etmişlerdi. Bu duruma Romus çok üzüldü. Romulus şehrin sınırlarını çizip planlarını yaptı ve Şehri, Palatine tepesi üzerine kurmaya başladı.
Romulus'un ikizi romus'u öldürmesi
Çizilen sınırın üzerine Romulus ve adamlarının şehrin surlarını yapmaya başladı. Her geçen gün surlar biraz daha yükseliyor, Romus ise bu durumu gördükçe daha fazla sinirleniyor ve Romulus’u daha da kıskanıyordu. Sonunda kendisini tutamadı ve surların üzerinde çalışan kardeşine: "Yaptığınız bu surlar düşmanları içeriye sokmak için oldukça elverişli. Duvarın üzerine sıçrayarak. Eğer düşman da böyle surların üzerinden sıçrarsa ne yaparsınız" diye sordu. Romulus kardeşinin tavırlarına ve hakaretlerine çok kızdı. Elindeki mızrağı Romus’a saplayarak: "işte o zaman düşmana yapacağımız" diye bağırdı. Aldığı mızrak yarasıyla Romus oracıkta öldü. Romulus bir anlık öfkesi sonucu kardeşini öldürmüştü. Ne kadar pişmanlık ve üzüntü yaşasa da artık iş işten geçmişti. Romulus artık şehrin tek ve tartışmasız kralı olmuştu ve Romulus’un emriyle şehre bundan böyle Roma adı verilmişti.
isa’dan 753 yıl önce Romulus tarafıdan kurulan bu şehir, zamanla büyümüş ve Roma imparatorluğuna başkentlik yapmıştır. Romus ve Romulus yedi tepenin hangisi üzerine şehri kuracağı konusunda tartışmıştı. Fakat şehrin büyümesiyle yedi tepenin de üzeri mahallelerle doldu. Romaya yedi tepeli şehir denmesinin sebebi de budur. Konstantine, Roma'nın dışında bir şehir kurmak istediğinde Roma’yı andırdığı için yine yedi tepeli istanbul’u seçmişti. Zira Roma romalılar için her zaman kutsaldı. Romalılar için ikizlerin nehirden kurtaran incir ağacı kutsaldı. Onu sık sık ziyaret ettiler ve gölgesinde tanrılara kurbanlar kestiler. Romus ve Romulus’u kurtarıp besleyen Kurdun da tunçtan bir heykelini yaparak şehrin meydanında sergilediler. Günümüzde dahi Roma şehrinde halkın ve ziyaretçilerin şehrin kurucularını unutmaması için bir dişi kurt beslenir.
Romulus ve romus'un dişi bir kurttan süt emmesi, türklerin bozkurt destanına çok benzemektedir. As roma takımının ableminde, romulus'un ve romus'un dişi kurttan süt emdiği tasviri bulunmaktadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar