bugün
- klima çarpması4
- japonya17
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin14
- prensesler gibi uyanmak3
- ağlamamak için kendini tutmak12
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması3
- gürcistan25
- kırgızistan8
- en iyi simit hangi şehirdedir21
- ctrlx22
- çin8
- geceniz nasıl geçiyor7
- latin atasözleri6
- geceye bir şarkı bırak17
- alison blaire2
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- yeni yazarlara öneriler3
- hewal ebo18
- sözlüğün aniden sessizleşmesi5
- kuran da namaz yok21
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- erkeklerden hayır gelmeyeceğinin anlaşıldığı an4
- antalya şu an 28 derece4
- lahmacunu elle yiyen kız14
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- tez yazmak4
- ilgi isteyen kız16
- cep telefonu4
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- sözlük sağ baştan saysın2
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- birader yazarlar birader bay beylerdir3
- içim yanıyor be sözlük7
- isveç3
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- yalnız yaşamak5
- almanya10
- hikayeyi devam ettir52
- on ikinci neslin ezik olması2
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- asla yapmam denilen şeyler4
- ispanya3
- yıllar sonra sözlüğe dönen yazar4
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- sinem dedetaş'ın gözaltına alınması2
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi10
- nickten isim tahmini yapmak71
- asansörde kalmak7
Malum tartışmaya müdahil olmayan kimsenin kalmadığı durum.
Mehmet Görmez, Mehmet Azimli, ihsan Eliaçık, Ebubekir Sifil, Alparslan Kuytul, Dücane Cündioğlu. Mehmet Görmez güzel konuştu fakat sadra şifa bir şey söylemedi. islam Tarihi’nde Kuran’ın manasının Allah’a, lafzının peygambere ait olduğunu Mustafa Öztürk dışında söyleyen çıkmadı dedi. Bunun hemen ardından Mustafa Öztürk Suyuti’nin el-itkan’ında geçen ilgili notu paylaşarak Görmez’in iddiasını çürüttü.
Dücane Cündioğlu üç saatlik konuşmasında esasa müteallik bir şey söylemedi. Kısmen Mehmet Görmez’in dediklerini tekrar etti. Suyuti kaynak olarak Zerkeşi’yi, Zerkeşi bir Hanefi olan Semerkandi’yi gösteriyor. Ama bir Semerkandi uzmanı olan Görmez Semerkandi’de böyle bir kayıt olmadığını söylüyor. Kime ve neye güveneceğiz? Mesela Taberi, Maturidi, Gazali, Eb-u Hanife bu konuda ne demiş, kimse bir şey söylemedi.
Mehmet Azimli ve ihsan Eliaçık Öztürk hocaya tam destek verdi. Hele ihsan Eliaçık hızını alamayarak vahyin hem manasının hem lafzının peygambere ait olduğu söyledi. Ebubekir Sifil ve Alparslan Kuytul doğal olarak ateşin muhalefet ettiler. Sifil’in konuşmasında telefonunu açıp Öztürk’ün montajlanmış iki dakikalık konuşmasını izleyicilerine dinlettikten sonra “bunlar küfür değil de nedir arkadaşlar?” demesi hiç şık değildi.
Cündioğlu hariç hepsi tek ağızdan şunu söylüyordu: Bunlar islam Tarihi’nde yıllarca tartışılan malum şeyler. Ama buna rağmen hiçbiri bu tartışmaya ait bir metin ortaya koyamadı. Sözgelimi mihne meselesinde, kader meselesinde veya sıfatlar meselesinde yüzlerce metin görebiliyoruz ama bunun hakkında Öztürk’ün gösterdiği ‘mini’ ibare dışında bir şey göremiyoruz. Acaba çok metin var da biz mi bilmiyoruz?
Eb-u Hanife, Taberi, Gazali, Kadı Abdulcebbar, Nazzam, Cahız, Zemahşeri, Cürcani bu konuda ne düşünmüş çok merak ediyorum. Keşke diyorum ileri seviyede bir Arapça bilseydim de bunları inceleyip tarama imkanım olsaydı! Bilebildiğim kadarıyla konuyla alakalı müstakil yazılmış iki eser var: Biri Abdülkerim Suruş’un “Nebevi Rüyaların Ravisi Hz. Muhammed”, diğeri Hamdi Tayfur’un “Vahyin Tarihsel Mahiyeti.” ilginçtir, ikisi de ilahiyatçı değil.
Mustafa Öztürk’ü mezkûr yoruma iten saike gelince bu husus çok tartışmalı bence. Çünkü her şeyden münezzeh ezeli ve ebedi bir tanrı son sözündeki bütün kadrajını bir lavuk müşrik için mi sarf edecek dediğinizde bunun bir ileri aşaması her şeyden münezzeh ezeli ve ebedi bir tanrı bütün işini gücünü bırakacak, kainat içinde bir nokta bile yer kaplamayan insanın basit hareketleriyle meşgul olacak, onun için peygamberler gönderecek, sonsuz evreni yaratacak?
Birinci soruyu mâkul bulup onun üzerinden yerleşik teolojiye muhalif çıkarımlar yapmaya çalışan uyanık bir zekanın ikinci soruyu görmemesi veya ıskalaması düşünülebilir mi? Halbuki bir açıdan ikinci soru birincisi sorudan daha önemli ve hayati bir soru. Onun için bir durum tespiti olarak daima diyorum tarihselci teolojinin bir adım ötesi deizm, iki adım ötesi ateizmdir.
Edit : ek.
Mehmet Görmez, Mehmet Azimli, ihsan Eliaçık, Ebubekir Sifil, Alparslan Kuytul, Dücane Cündioğlu. Mehmet Görmez güzel konuştu fakat sadra şifa bir şey söylemedi. islam Tarihi’nde Kuran’ın manasının Allah’a, lafzının peygambere ait olduğunu Mustafa Öztürk dışında söyleyen çıkmadı dedi. Bunun hemen ardından Mustafa Öztürk Suyuti’nin el-itkan’ında geçen ilgili notu paylaşarak Görmez’in iddiasını çürüttü.
Dücane Cündioğlu üç saatlik konuşmasında esasa müteallik bir şey söylemedi. Kısmen Mehmet Görmez’in dediklerini tekrar etti. Suyuti kaynak olarak Zerkeşi’yi, Zerkeşi bir Hanefi olan Semerkandi’yi gösteriyor. Ama bir Semerkandi uzmanı olan Görmez Semerkandi’de böyle bir kayıt olmadığını söylüyor. Kime ve neye güveneceğiz? Mesela Taberi, Maturidi, Gazali, Eb-u Hanife bu konuda ne demiş, kimse bir şey söylemedi.
Mehmet Azimli ve ihsan Eliaçık Öztürk hocaya tam destek verdi. Hele ihsan Eliaçık hızını alamayarak vahyin hem manasının hem lafzının peygambere ait olduğu söyledi. Ebubekir Sifil ve Alparslan Kuytul doğal olarak ateşin muhalefet ettiler. Sifil’in konuşmasında telefonunu açıp Öztürk’ün montajlanmış iki dakikalık konuşmasını izleyicilerine dinlettikten sonra “bunlar küfür değil de nedir arkadaşlar?” demesi hiç şık değildi.
Cündioğlu hariç hepsi tek ağızdan şunu söylüyordu: Bunlar islam Tarihi’nde yıllarca tartışılan malum şeyler. Ama buna rağmen hiçbiri bu tartışmaya ait bir metin ortaya koyamadı. Sözgelimi mihne meselesinde, kader meselesinde veya sıfatlar meselesinde yüzlerce metin görebiliyoruz ama bunun hakkında Öztürk’ün gösterdiği ‘mini’ ibare dışında bir şey göremiyoruz. Acaba çok metin var da biz mi bilmiyoruz?
Eb-u Hanife, Taberi, Gazali, Kadı Abdulcebbar, Nazzam, Cahız, Zemahşeri, Cürcani bu konuda ne düşünmüş çok merak ediyorum. Keşke diyorum ileri seviyede bir Arapça bilseydim de bunları inceleyip tarama imkanım olsaydı! Bilebildiğim kadarıyla konuyla alakalı müstakil yazılmış iki eser var: Biri Abdülkerim Suruş’un “Nebevi Rüyaların Ravisi Hz. Muhammed”, diğeri Hamdi Tayfur’un “Vahyin Tarihsel Mahiyeti.” ilginçtir, ikisi de ilahiyatçı değil.
Mustafa Öztürk’ü mezkûr yoruma iten saike gelince bu husus çok tartışmalı bence. Çünkü her şeyden münezzeh ezeli ve ebedi bir tanrı son sözündeki bütün kadrajını bir lavuk müşrik için mi sarf edecek dediğinizde bunun bir ileri aşaması her şeyden münezzeh ezeli ve ebedi bir tanrı bütün işini gücünü bırakacak, kainat içinde bir nokta bile yer kaplamayan insanın basit hareketleriyle meşgul olacak, onun için peygamberler gönderecek, sonsuz evreni yaratacak?
Birinci soruyu mâkul bulup onun üzerinden yerleşik teolojiye muhalif çıkarımlar yapmaya çalışan uyanık bir zekanın ikinci soruyu görmemesi veya ıskalaması düşünülebilir mi? Halbuki bir açıdan ikinci soru birincisi sorudan daha önemli ve hayati bir soru. Onun için bir durum tespiti olarak daima diyorum tarihselci teolojinin bir adım ötesi deizm, iki adım ötesi ateizmdir.
Edit : ek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar