bugün
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması6
- 0 0 716
- nabersiniz geçler2
- zorunlu nöbetin felsefi temelsizliği3
- devletin bekası4
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin36
- demagoji yaparak üste çıktığını sanan mallar2
- acı gerçekler16
- güne başlarken3
- üniversite sınavı kaldırılmalıdır10
- devlet adına çalışıp geçmişin temizlenmesi5
- 24 eylül 2026 norveç danimarka maçı2
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı7
- rte denince akla gelen seyler3
- kale3112'deki kale hangi kale10
- arda güler7
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- buz gibi bira8
- sabah alarm çaldığı anda hissedilenler2
- demir çelik5
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız16
- en lezzetli balık24
- en iyi pizza içeriği10
- sözlükte flört etmemek9
- sözlük kızlarının küfürbaz olması6
- 30 yaşından sonra hayattan keyif almanın bitmesi9
- bursa6
- cedidacer3
- karşı cinsteki en itici özellik16
- sabahları nefret edilen şeyler7
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- sıcak şarap4
- köy9
- arkadaşlar lütfen4
- ecevit denince akla gelen şeyler2
- anın görüntüsü22
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog8
- gece vardiyası3
- yeni biriyle nerede tanışılır13
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi10
- gammazlar göreve8
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın11
- gece tostu4
- en enayi huyunuz4
- sözlükte aile kurmak8
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği37
- hünkar beğendi vs alinazik9
- ağlamak7
- paradox interactive3
- true nickli yazar24
immanuel Kantın tanrı anlayışı konusunda tamamen
birbirine zıt fikirler ileri sürenler olmuştur.
1-Kant’ı teist yapanlar var.
2-Kant’ı deist yapanlar var
3-Kant’ı panteist yapanlar var.
4-Hatta Kant’ı atheist yapanlar bile var.
Peki Kant bu tanrı anlayışlarından hangisine daha yakın idi.
immanuel Kant bir yazısında
…. Bir insan düşünelim
Bu insan dünyanın en zengin insanı olsun.
Dünya da en güçlü otoriteye sahip olsun.
insanların içinde en yüksek zekaya sahip olsun.
istediği arzu ettiği mümkün olan her şeyi yapabilsin.
Yine de bu insan mutlu olamayacak
Daima içinde bir ihtiyaç eksik kalacaktır.
O da kendini yaratan varlığa şükretme ihtiyacı olacaktır.
Kendini yaratan varlığa şükretme ihtiyacı
Her insanın içinde doğuştan (fıtratında) vardır.
Doğuştan her insanda var olan
Kendisini yaratan varlığa şükretme ihtiyacı giderilmedikçe
hiç bir insan mutlu olamayacaktır.
…………
Sizce bu satırları yazan Kant atheist olabilir mi.?
immanuel Kant Hıristiyanlığın tanrısı sömürünün tanrısına dönüştüğü için daima Hıristiyanlığın tanrısına mesafeli durmuştur. Hatta Hıristiyanlığın tanrısını devamlı eleştirmiş ve Hıristiyanlığın tanrısına inanmayı reddetmiştir. Kant’ın bu yönünü bakanlar Kant’ı atheist olarak yorumluyorlar.
immnuel Kant her insanda doğuştan kendini yaratan sonsuz güç ve kudret sahibi bir varlığa inanma ve şükretme ihtiyacı var olduğunu ve bu ihtiyaç giderilmedikçe hiç bir insanın mutlu olamayacağını, söylediği için kimileri de bu görüşüne dayanarak Kant'ı teist olarak yorumluyorlar.
Rene Descartes içinde yaşadığımız tüm evrenin yasaları deney de gözlem yaparak çıkan sonucu matematiksel bir dil ile açıklayabiliriz. Sonunda da tümevarımı kullanarak evreni matematiksel bir dil ile anlayabiliriz demişti. immanuel Kant ise bir adım daha ileri gitti doğanın içerisinde ahlak yasalarının da var olması gerektiğini, hatta doğanın içinde var olan bu ahlak yasalarının da matematik ile ifade edilebileceği fikrini ileri sürmüştü. Bu yeni bilime (ileri sürdüğü tezine) temeli matematiğe dayanan analitik ilahiyat bilimi adını verdi. Temeli matematik bilimine dayanan yeni bir ilahiyat bilimi kurmaya çalıştı. Kuracağı yeni ilahiyat biliminde evrensel ahlak ve evrensel hukuk yasalarını salt matematik bilimi ile açıklamaya çalıştı.
Şöyle diyordu Kant, uzayda üzerinde canlıların yaşadığı bir gezegen düşünelim ve bu gezegende yaşayan canlılar bizden daha ileri bir uygarlık seviyesine ulaşmış olsun. Bu gezegende yaşayanlar evrensel ahlak ve evrensel hukuk yargılarını tamamen matematik bilimi ile anlatmayı başarmış olsunlar. Bu gezegende uluslar arası bir mahkeme olacak her sorunu temeli matematiğe dayanan ahlak ve hukuk yasaları ile bu mahkeme çözecek. Bu gezegende savaş olmayacağı için bu gezegen bir barış gezegenine dönüşecektir. immanuel Kant’ın bu fikirleri Birleşmiş Milletler topluluğunun ve uluslar arası hukukun ve uluslar arası mahkemelerin ortaya çıkışını hazırlamıştır.
immanuel Kant’ın ahlak yasalarını vahye dayanan dinden koparıp, tek kişi ile konuşan (peygamber adı verilen tek kuluna torpil geçen) tanrı yerine yaratmış olduğu tüm insanlara eşit davranan ve tüm insanlara vijdan yoluyla seslenen yeni bir tanrı anlayışı ileri sürüyordu. Teizmin tanrısı narsist bir tanrı idi. Sadece peygamber gönderdiği toplumları seviyordu. Peygamber göndermedikleri insanların mallarını ve canlarını peygamber gönderdiklerine yağmalamayı onları köle edip köle pazarında satmayı helal kılıyordu. Teizmin tanrısına inanan insanlar da narsist ve sadist idiler. Ahlak ve hukuk kuralları yalnız kendi içlerinde geçerli idi. Kendilerinden olmayan herkesin canını malını yağmalamak bunlar için serbest idi. immanuel Kant ortaya attığı bu yeni tanrı anlayışı ile hem narsist tanrının varlığına hem de dünyayı kendilerine savaş ganimeti olarak veren narsist ve sadist toplumun tanrı anlayışına son verdi. Kant'ın bu yeni tanrısı yeryüzünde yaşayan tüm insanlara eşit davranan merhametli adil bir tanrı idi. Hiç kimseye ya da hiç bir topluma torpil geçmiyordu. Yarattığı her insana vijdan yoluyla sesleniyordu. Tüm insanların bir araya gelerek ortak akıl ve ortak vijdan ile yeni ahlaki ve hukuki yasaları ortaya koymaları ve bunu da matematiksel bir dil ile yapmaları gerektiğini ileri sürüyordu. Analitik ilahiyat bilimi adını verdiği bu yeni ahlak ve hukuk yasaları tamamen salt matematik bilimi temelleri üzerine kurulu olması fikrine inandığı için Kant'ın bu yönüne bakanlar da Kant’ı deist olarak yorumluyor.
Emmanuel Kant’a göre biz insanlar doğanın bir ürünü olarak ortaya çıkıyor ve sonunda tekrar içinden çıktığımız doğaya geri dönüyoruz. Kant’ın bu yönüne bakanlar da onu panteist olarak yorumluyorlar.
Bazıları da Kant’ın yeni bir tanrı anlayışı icat ettiğini ileri sürüyor. Onlara göre Kant'ın yeni icat ettiği tanrı anlayışı teizmi de, deizmi de, panteizmi de, hatta ateizmi de aşan yeni bir tanrı anlayışı olarak yorumluyorlar. Var olan bütün tanrı anlayışlarını aştığı için buna TRANSANDANTAL (bütün tanrı anlayışlarını kapsayan içine alan ve onları da kavram olarak aşan) yeni bir tanrı anlayışı olarak kabul ediyorlar. Bu yeni tanrı anlayışını tarif etmek için yeni bir kavram ortaya atıyorlar. Bu görüşü savunanlar da Kant'ın bu yeni tanrı anlayışının transandantal (bütün tanrı anlayışlarını aşan yenilikçi bir tanrı anlayışını olduğu) şeklinde yeni bir yorum dile getiriyorlar.
immanuel Kant’ın tanrı anlayışı konusunda ben herhangi bir fikir beyan etmiyorum. Ortaya çıkacak sentezi (yorumu) okuyucuya bırakıyorum. Sizce immanuel Kant’ın tanrı anlayışı ne olabilir. ?
Acaba immanuel Kant’ın tanrı anlayışı bunlardan hangisi. Teist mi, deist mi, panteist mi, atheist mi.? Yoksa bazılarının dile getirdiği bütün bu tanrı anlayışlarını aşan transandandalist mi.?
birbirine zıt fikirler ileri sürenler olmuştur.
1-Kant’ı teist yapanlar var.
2-Kant’ı deist yapanlar var
3-Kant’ı panteist yapanlar var.
4-Hatta Kant’ı atheist yapanlar bile var.
Peki Kant bu tanrı anlayışlarından hangisine daha yakın idi.
immanuel Kant bir yazısında
…. Bir insan düşünelim
Bu insan dünyanın en zengin insanı olsun.
Dünya da en güçlü otoriteye sahip olsun.
insanların içinde en yüksek zekaya sahip olsun.
istediği arzu ettiği mümkün olan her şeyi yapabilsin.
Yine de bu insan mutlu olamayacak
Daima içinde bir ihtiyaç eksik kalacaktır.
O da kendini yaratan varlığa şükretme ihtiyacı olacaktır.
Kendini yaratan varlığa şükretme ihtiyacı
Her insanın içinde doğuştan (fıtratında) vardır.
Doğuştan her insanda var olan
Kendisini yaratan varlığa şükretme ihtiyacı giderilmedikçe
hiç bir insan mutlu olamayacaktır.
…………
Sizce bu satırları yazan Kant atheist olabilir mi.?
immanuel Kant Hıristiyanlığın tanrısı sömürünün tanrısına dönüştüğü için daima Hıristiyanlığın tanrısına mesafeli durmuştur. Hatta Hıristiyanlığın tanrısını devamlı eleştirmiş ve Hıristiyanlığın tanrısına inanmayı reddetmiştir. Kant’ın bu yönünü bakanlar Kant’ı atheist olarak yorumluyorlar.
immnuel Kant her insanda doğuştan kendini yaratan sonsuz güç ve kudret sahibi bir varlığa inanma ve şükretme ihtiyacı var olduğunu ve bu ihtiyaç giderilmedikçe hiç bir insanın mutlu olamayacağını, söylediği için kimileri de bu görüşüne dayanarak Kant'ı teist olarak yorumluyorlar.
Rene Descartes içinde yaşadığımız tüm evrenin yasaları deney de gözlem yaparak çıkan sonucu matematiksel bir dil ile açıklayabiliriz. Sonunda da tümevarımı kullanarak evreni matematiksel bir dil ile anlayabiliriz demişti. immanuel Kant ise bir adım daha ileri gitti doğanın içerisinde ahlak yasalarının da var olması gerektiğini, hatta doğanın içinde var olan bu ahlak yasalarının da matematik ile ifade edilebileceği fikrini ileri sürmüştü. Bu yeni bilime (ileri sürdüğü tezine) temeli matematiğe dayanan analitik ilahiyat bilimi adını verdi. Temeli matematik bilimine dayanan yeni bir ilahiyat bilimi kurmaya çalıştı. Kuracağı yeni ilahiyat biliminde evrensel ahlak ve evrensel hukuk yasalarını salt matematik bilimi ile açıklamaya çalıştı.
Şöyle diyordu Kant, uzayda üzerinde canlıların yaşadığı bir gezegen düşünelim ve bu gezegende yaşayan canlılar bizden daha ileri bir uygarlık seviyesine ulaşmış olsun. Bu gezegende yaşayanlar evrensel ahlak ve evrensel hukuk yargılarını tamamen matematik bilimi ile anlatmayı başarmış olsunlar. Bu gezegende uluslar arası bir mahkeme olacak her sorunu temeli matematiğe dayanan ahlak ve hukuk yasaları ile bu mahkeme çözecek. Bu gezegende savaş olmayacağı için bu gezegen bir barış gezegenine dönüşecektir. immanuel Kant’ın bu fikirleri Birleşmiş Milletler topluluğunun ve uluslar arası hukukun ve uluslar arası mahkemelerin ortaya çıkışını hazırlamıştır.
immanuel Kant’ın ahlak yasalarını vahye dayanan dinden koparıp, tek kişi ile konuşan (peygamber adı verilen tek kuluna torpil geçen) tanrı yerine yaratmış olduğu tüm insanlara eşit davranan ve tüm insanlara vijdan yoluyla seslenen yeni bir tanrı anlayışı ileri sürüyordu. Teizmin tanrısı narsist bir tanrı idi. Sadece peygamber gönderdiği toplumları seviyordu. Peygamber göndermedikleri insanların mallarını ve canlarını peygamber gönderdiklerine yağmalamayı onları köle edip köle pazarında satmayı helal kılıyordu. Teizmin tanrısına inanan insanlar da narsist ve sadist idiler. Ahlak ve hukuk kuralları yalnız kendi içlerinde geçerli idi. Kendilerinden olmayan herkesin canını malını yağmalamak bunlar için serbest idi. immanuel Kant ortaya attığı bu yeni tanrı anlayışı ile hem narsist tanrının varlığına hem de dünyayı kendilerine savaş ganimeti olarak veren narsist ve sadist toplumun tanrı anlayışına son verdi. Kant'ın bu yeni tanrısı yeryüzünde yaşayan tüm insanlara eşit davranan merhametli adil bir tanrı idi. Hiç kimseye ya da hiç bir topluma torpil geçmiyordu. Yarattığı her insana vijdan yoluyla sesleniyordu. Tüm insanların bir araya gelerek ortak akıl ve ortak vijdan ile yeni ahlaki ve hukuki yasaları ortaya koymaları ve bunu da matematiksel bir dil ile yapmaları gerektiğini ileri sürüyordu. Analitik ilahiyat bilimi adını verdiği bu yeni ahlak ve hukuk yasaları tamamen salt matematik bilimi temelleri üzerine kurulu olması fikrine inandığı için Kant'ın bu yönüne bakanlar da Kant’ı deist olarak yorumluyor.
Emmanuel Kant’a göre biz insanlar doğanın bir ürünü olarak ortaya çıkıyor ve sonunda tekrar içinden çıktığımız doğaya geri dönüyoruz. Kant’ın bu yönüne bakanlar da onu panteist olarak yorumluyorlar.
Bazıları da Kant’ın yeni bir tanrı anlayışı icat ettiğini ileri sürüyor. Onlara göre Kant'ın yeni icat ettiği tanrı anlayışı teizmi de, deizmi de, panteizmi de, hatta ateizmi de aşan yeni bir tanrı anlayışı olarak yorumluyorlar. Var olan bütün tanrı anlayışlarını aştığı için buna TRANSANDANTAL (bütün tanrı anlayışlarını kapsayan içine alan ve onları da kavram olarak aşan) yeni bir tanrı anlayışı olarak kabul ediyorlar. Bu yeni tanrı anlayışını tarif etmek için yeni bir kavram ortaya atıyorlar. Bu görüşü savunanlar da Kant'ın bu yeni tanrı anlayışının transandantal (bütün tanrı anlayışlarını aşan yenilikçi bir tanrı anlayışını olduğu) şeklinde yeni bir yorum dile getiriyorlar.
immanuel Kant’ın tanrı anlayışı konusunda ben herhangi bir fikir beyan etmiyorum. Ortaya çıkacak sentezi (yorumu) okuyucuya bırakıyorum. Sizce immanuel Kant’ın tanrı anlayışı ne olabilir. ?
Acaba immanuel Kant’ın tanrı anlayışı bunlardan hangisi. Teist mi, deist mi, panteist mi, atheist mi.? Yoksa bazılarının dile getirdiği bütün bu tanrı anlayışlarını aşan transandandalist mi.?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar