bugün
- sözlükte kim kimle aşk yaşıyor veritabanı6
- bir kadını keko gösteren detaylar16
- babuş diyen kız9
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet20
- bacılar çabuk bakın15
- beraber kavgaya gidilecek yazarlar7
- bu sözlük çok kötüymüş ben de pembe götlüyüm9
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi33
- ucan tekme atan hipopotam28
- dişil enerji yağı4
- netanyahu5
- arkadaşlar güldük eğlendik7
- arkadaşlar sizce bu mont nasıl13
- ulıdağ sözlük'ün geleceği20
- izmir büyükşehir belediye başkanı akp'ye geçiyor9
- from gold from dust29
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası28
- çok uykum geldi4
- kızlar bi bakın bişe göstercem9
- sözlük kızlarının kekleri5
- queen feristah10
- nervio'nun erkek olması31
- bacılar koşun yanıyorum6
- adnan oktar'ın kedicikleri4
- her gün blazer ceket giyen kadın7
- kavaklıdere5
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen14
- iltica41
- arkadaşlar sözlükten ayrılıyorum6
- kızlar bakın başlıkları birleştirilsin6
- aslında en iyi joker heath ledger değildir5
- havuçlu tarçınlı kek4
- nervionun hala sözlüğe gelmemiş olması7
- kızınız sözlükte yazabilir mi10
- 2000'li yıllardaki forum tartışmaları3
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri15
- izmir'in akp'ye geçmesi22
- maroon 5'ın bir dönem gerçekten müzik grubu olması6
- neden yahudi intihar bombacısı yok5
- artık hayatta olmayan birine özlem duymak5
- miss universe türkiye 20268
- rüyamda örümcek maymun gördüm6
- sözlüğün dedesiyim4
- iyi geceler4
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük6
- en son ne zaman haz ve adrenalinden terlediniz4
- leopar desen giyinen kadının amacı10
- sözlük kızlarının seksi çorapları9
- kopya çekmenin etiği6
- kahve falı bakan minnaklar3
Dün öğrendiğim bir olay beni inanamadığım derecede sarstı.
Uzun zamandır herhangi bir şeyden bu kadar etkilenmemiştim.
Neden böyle oldu, nasıl da böyle garip bir acı kanıma karışıp, damarlarımda gezerek beni mahvetti anlamadım.
Zira aslında, nesnel olarak baktığımda beni o kadar da ilgilendirmeyen, ilgilendirmemesi gereken bir olay.
Geçmişte kalmış, alelâde bir şey...
Acaba, söyleniş şekli mi beni bu kadar üzdü.
Ya da, iletişimde, iletinin kendisi kadar, geçtiği mekan ve zaman da en az ileti kadar önemlidir diyerek, zamanlaması ve o an içinde bulunduğum duygusal ve düşünsel alan mıydı beni etkileyen...
Nedeni ne olursa olsun, mehmet piskinin de dedigi gibi;
mutsuzum...
O acının vermiş olduğu donuklukla, köprüleri tamamen yaktım.
Evet, karşımda bir insan vardı. Bana bu olayı anlatan insan, ki olayın öznesi de kendisi zaten...
Ama kaldıramadım işte, tahammül edemedim, anlattığı olaya dair sekanslar istemsizce geldi durdu gözümün önünede, tiksindim.
Ama konu bu değil.
Esas konu, ben bu olaydan neden ve nasıl bu kadar etkilendim.
Öyle ki, ağzımın içine zehirler geldi sanki midemdem.
Nefesim daraldı, ellerim ayaklarım uyuştu...
Olaya ayrı, beni neden bu kadar etkilediğini anlayamama ayrı üzüldüm...
Ama sanırım şunu artık iyice bir anlamalı,
insanlar hep böyleydiler...Biz saf ve salak olduğumuz, nesnel gerçek yerine kendi yorumumuz olan düşünsel dünyamızı yaşamayı tercih ettgimiz için, nesnel gerçekle karşılaşmak zorunda olduğumuz böylesi anlarda şoka giriyoruz.
Yoksa, gerçek zayen buydu, hep buydu...
Elimden geldiğince nazik ve net bir uslupla ona bu olaydan çok etkilendiğimi, bu saatten sonra da etkisinden cikabilecegimi zannetmedigimi anlattım. Anladı, ama kabul etmek istemedi.
Fakat bir yerden sonra, ne kadar uğraşırsanız uğraşın, araya ölüm gibi bir soğukluk giriyor. Ve o soğukluk girdi mi bir daha çıkmıyor...Öyle oldu yine. Ve o da hissetti soğuğu. Niyetim ona kötü hissettirmek değildi ama olan şeyin kendisi kötü ve soğuktu. Belki de o da yaptığı şeyin, yıllar geçmiş olsa da, ne kadar aptalca ve iğrenç olduğunu ilk defa dün anladı ve bunun karşılığında hiç istemediği bir durum oluştu. Yazık oldu...
Uzun zamandır herhangi bir şeyden bu kadar etkilenmemiştim.
Neden böyle oldu, nasıl da böyle garip bir acı kanıma karışıp, damarlarımda gezerek beni mahvetti anlamadım.
Zira aslında, nesnel olarak baktığımda beni o kadar da ilgilendirmeyen, ilgilendirmemesi gereken bir olay.
Geçmişte kalmış, alelâde bir şey...
Acaba, söyleniş şekli mi beni bu kadar üzdü.
Ya da, iletişimde, iletinin kendisi kadar, geçtiği mekan ve zaman da en az ileti kadar önemlidir diyerek, zamanlaması ve o an içinde bulunduğum duygusal ve düşünsel alan mıydı beni etkileyen...
Nedeni ne olursa olsun, mehmet piskinin de dedigi gibi;
mutsuzum...
O acının vermiş olduğu donuklukla, köprüleri tamamen yaktım.
Evet, karşımda bir insan vardı. Bana bu olayı anlatan insan, ki olayın öznesi de kendisi zaten...
Ama kaldıramadım işte, tahammül edemedim, anlattığı olaya dair sekanslar istemsizce geldi durdu gözümün önünede, tiksindim.
Ama konu bu değil.
Esas konu, ben bu olaydan neden ve nasıl bu kadar etkilendim.
Öyle ki, ağzımın içine zehirler geldi sanki midemdem.
Nefesim daraldı, ellerim ayaklarım uyuştu...
Olaya ayrı, beni neden bu kadar etkilediğini anlayamama ayrı üzüldüm...
Ama sanırım şunu artık iyice bir anlamalı,
insanlar hep böyleydiler...Biz saf ve salak olduğumuz, nesnel gerçek yerine kendi yorumumuz olan düşünsel dünyamızı yaşamayı tercih ettgimiz için, nesnel gerçekle karşılaşmak zorunda olduğumuz böylesi anlarda şoka giriyoruz.
Yoksa, gerçek zayen buydu, hep buydu...
Elimden geldiğince nazik ve net bir uslupla ona bu olaydan çok etkilendiğimi, bu saatten sonra da etkisinden cikabilecegimi zannetmedigimi anlattım. Anladı, ama kabul etmek istemedi.
Fakat bir yerden sonra, ne kadar uğraşırsanız uğraşın, araya ölüm gibi bir soğukluk giriyor. Ve o soğukluk girdi mi bir daha çıkmıyor...Öyle oldu yine. Ve o da hissetti soğuğu. Niyetim ona kötü hissettirmek değildi ama olan şeyin kendisi kötü ve soğuktu. Belki de o da yaptığı şeyin, yıllar geçmiş olsa da, ne kadar aptalca ve iğrenç olduğunu ilk defa dün anladı ve bunun karşılığında hiç istemediği bir durum oluştu. Yazık oldu...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar